şükela:  tümü | bugün
  • ki$i üzerinde baskı yaratan $eyin yok olması üzerine ki$inin daha huzurlu bir ruh seviyesine geçi$ yapması. rahatlatan $ey ortam/olay ya da ki$iler olabilmektedir. örnegin ard arda sınavları olan ögrencinin sınavlarının bitmesiyle ya$am sevincine geri kavu$ması.

    (bkz: rahatlatmak)
  • ikili ilşkilerde sonucu istediğiniz gibi olsa da olmasa da söylenebilecek her şeyi söyleyen kişinin yaşadığı duygu
  • sikintiyi atmak, bosaltmak, normale donmek.
  • varolan, rahatsiz eden ya da sikinti yaratan kisi ya da problemlerden arinip kurtulmak, bunlardan siyrilmanin etkisiyle ruhen ve bedenen hafiflemek, huzura ermektir.
  • rahatlamak diye bir sey yok, ama rahatlamaya calistiginiz anlarda hissettiginiz hafiflik var bence. yastiklarin arasina gomulup kitap okumak, sevdigi bir filmi izlemek ya da arkadasiyla bulusmak uzere 'hazirlanirken' surekli gerceklestirdigi aktiviteden (ise, okula gitmek mesela) uzaklasmis oluyor insan. kitap okumak, film izlemek, disari cikmak da rahatlamanin kendisiymis gibi geliyor. halbuki yok boyle bisii, sadece dusunceleri dagitmak var, bir de o yalanci hafifleme hissi var.
  • fiziksel olarakta bir çok $ekilde içindekini disari çikarmaktir. aglamak, bagirmak, bo$almak, kusmak, tuvalete girmek, vb..
  • sınavların bitmesiyle ayakları uzatıp, arkaya yaslanıp derin bir oh çekmektir.
  • her tarafınıza dolanmış ve sizi yerinizden oynatmayan iplerden en kalınını kestiğinizde hissettiğiniz duygu. hareket özgürlüğüyle gelen ferahlam a hissi. sırttaki gerginlikten kurtulma durumu. çatlayacak haldeyken tuvalete yetiştiğinizde hissettiklerinizin manevi karşılığı.
  • sırf bu duyguyu yaşayabilmek için türlü sıkıntılar çekmeye, engellerle karşılaşmaya değer kimi zaman.

    ihtimali bile hayatı çekilebilir kılar yani.
  • çişini tuta tuta bir hal olmuş, ayaklarını sallamaya başlamış, bacaklarını kıvırmış, dişini sıka sıka ağzı yüzü kaymış insanın artık dayanacak son noktaya gelip, neresi olduğuna bakmaksızın işediği anda yüzünde görebilecek şapşal bir tebessümün nedenidir rahatlamak. **