şükela:  tümü | bugün
  • kendi adını taşıyan vakıfta, bağışlanan paraların tedavi ve ilaçlarda kullanılmadığı, hatta hastaların "tanrı sizin bu yoldan geçmenizi istiyor " bahanesiyle tedavi edilmediği, bağış paralarının vatikan ve misyonerlik amacıyla kullanıldığı kanıtlanmıştır.
    dincilerin iyilik meleği anca bu kadar olur.
  • yok yere yuceltilen asagilik insanlardan biri.

    kapkaranlik ruhuyla iyiligin sembolu olmasi ne muazzam bir ironi ama!
  • ["sevgi enerji demektir!" diye tekrarlamaktan hoşlanırdı. onun için azizlik bir heyecan veya yiğitlik değildi; sürekli bir sabır ve çalışma çabasıydı. bir taarruz değil, pislik ve çamur içindeki siperlerde sürüp giden bir savaştı. azize teresa* işte böyle savaşıyordu. açlığa ve hırçınlıklara sabırla, alayla karşı koyardı. yalnız bir lokma ekmekleri kaldığı ve rahibeler surat astıkları zaman güler ve ötekilere şöyle derdi: "daha iyi ya! daha iyi! vücut şişmanladığı zaman ruh zayıflar!" (...) şaşkın ve aç rahibeler ona hayretle bakarlardı. ama o zaman da azize onlara dönüp bakar ve dudaklarından şu beklenmedik, acı cümle dökülürdü: "bunların hepsi hayata katlanabilmem için zorunludur!" ve ağzından sık sık şu ispanyol çığlığı da dökülürdü: "y todo es nada!" ve her şey hiçtir! (...) teresa kendine geldiğinde tanrı'ya o meşhur ilahisini yazdı: "muero, porque no muero! ölmediğim için ölüyorum!"] nikos kazancakis - ispanya, yaşasın ölüm
  • 100 bin insanın ölümünden sorumlu şizofren osmanlı vatandaşı.

    kendisi, ironi bu ya, dünyada hitlerden de stalinden de daha fazla acı ve gözyaşına sebep olmuş, bulaştığı yolsuzluklar sebebiyle de ödüle boğulmuş bir ruh hastası.

    insanlığın böyle kutsadığı bir kadının insanlığın en büyük düşmanı olmuş olması da insanoğlunun ne kadar mazohist olduğunu gösteriyor. öyle bir sikmiş ki afedersiniz ilah edinmişler aziz yapmışlar karıyı.
  • din sömürüsünün simge ismidir.

    fakirliğe övgüde bulunup kendisi asla fakir olmamıştır. fakir bölgelere yardım göndereceğini taahhüt ederek topladığı yardımları misyonerlik faaliyetlerine gömmüştür.
  • asıl adı agnes gonca boyacı olan 1910 kuzey makedonya doğumlu, arnavut asıllı, fakirlerin değil fakirliğin dostu sözde misyonerdir. nobel barış ödülüdü de dahil birçok ödül alan ve öldükten sonra azize edilen teresanın o öldükten sonra yanında çalışanların hakkında söyledikleri kan dondurucudur.

    -tek kullanımlık enjektörleri körelene kadar sadece musluk suyunda yıkayarak kullanmaları. ebolayı bulan doktorun yayılmasında rahibe teresa ve kız kardeşlerini sorumlu tutmuştur.

    -antibiyotik tedavisi ile iyileşebilecek hastaları, ölüme sürükleyerek binlerce insanın ölümüne sebebiyet vermeleri.

    -bulaşıcı tüberküloz taşıyan hastaların normal hastalarla bir arada bulunması.

    -topladıkları bağışların sadece %7 si insanların iyilikleri için kullanıldığı geri kalanının vatikan'a aktarılması.

    -alınan tıbbi malzemelerin kullanılmaması hatta tarihi geçen tıbbi malzeme kullanmaları.

    -ilk yardım için kullanılan ambulansın içinde ilk yardım çantası bile olmaması , rahibelerin bir yerden başka bir yere giderken kullanmaları.

    -ölüme yakın insanların 'cennete bilet ister misin?' sorusu adı altında gizlice vaftiz edilip hıristiyan yapılması.

    -rahibe teresanın dolandırıcı ayrıca cinsel taciz davası açılan başpiskoposla yakın ilişkiler kurması.

    -etiyopya da bulunan açlık için aldıkları bağışları etiyopya ya göndermemeleri.

    -son evre kanser hastalarına aspirin den başka ağrı kesici bile verilmemesi.

    amacı hıristiyanlığı ve katolikliği yaymak olan teresanın mektuplarında inancının zayıfladığı korkunç bir acı ve cehennemde yaşadığı , sesini duyan olmadığını ve tanrıdan af dilediği yazıyor ve mektuplarının yakılmasını istiyor. mektuplar ise vatikan tarafından korunma altına alınıp yakılmıyor. nobel barış ödülü de dahil birçok ödül alan teresa ölümünden yıllar sonra tümörlü bir hastayı iyileştirdiği ve komadaki bir hastanın uyanmasını sağladığı için papa tarafından büyük bir törenle azize ilan ediliyor.

    acı çekmenin insanı tanrıya daha çok yakınlaştırdığını iddia eden teresa insanların hastalıklarına ve çaresizliklerine kayıtsız kalıp açtığı kurumlarıda yirmi yedi bin insanın ölümünü görmüştür.
  • bakire diyorlar
  • hindistan'daki yoksullar ve yoksul hastalar için bağış olarak milyonlarca dolar toplamış ve bunların bir kuruşunu bu insanlara koklatmamış; sefalet ve acı içinde ölmelerini zevkle izlemiş olan psikopat seri katildir. öldürdüğü zavallı insanları, stalin ve hitler'den farklı olarak başkalarına emir verip öldürtmemiş, doğrudan kendi elleriyle işkence ede ede öldürmüştür.

    hasta insanların, tıpkı çarmıhtaki isa gibi acı çekmeleri gerektiğini düşünmüş ve buna göre davranmıştır. ama götü sıkışıp kalp sorunları çekmeye başlayınca kendini anında modern tıbbın kollarına atıvermiştir.

    ayrıca halkının geri kalmasını isteyen her uyanık gibi bütün hayatını kadın haklarını ezmeye çalışarak harcamıştır.

    yani her ünlü "din adamı" gibi ikiyüzlü bir şerefsizden başka bir şey değildir. böyle bir mahluka bırakın nobel'i, herhangi bir barış ödülü verilmiş olması dünyanın burnunun boktan, götünün yaraktan kurtulmayacağının göstergelerinden birisidir.
  • topladığı bağışların %90'ından fazlasını vatikan bankasına paslayan, çok az kısmını yoksullara dağıtan, hastalıklar bulaşıcı değildir diyip aynı enjeksiyonu yüzlerce kişide kullanan, yoksulluğu övüp kendisine 1.5 milyon dolar bağış yapan dolandırıcı için mahkemeye mektup yazan, din bezirganı yobaz.
  • zamanında medya tarafından öve öve bitirilemeyen insandır.

    bilin ki medya, dünya birisini bu kadar övüyorsa onda vardır bir alametler.
hesabın var mı? giriş yap