şükela:  tümü | bugün
  • demiryolları kurarak, trenlerle kömür, para, yolcu, tahıl vb. nesneler taşımaya çalışır oyuncu; işler iyi giderse para kazanır, hep para kazanır, parayı demir yoluna yatırır, büyürr, büyüür, sabancı olar.
  • en son ucuncusu cikan, yeni versiyonlari ciktikca eskilerine gore zorlasan ve orjinalligini kaybeden oyun
  • giriş ekranında (bkz: copy protection) sorduğu tren çeşitlerinin listesine hala gözüm gibi bakarım. müzikleriyle de hatırlanan bir oyundur aynı zamanda.
  • linux uzerinde demosunu oynadigim eglenceli oyun. demo oldugu i¢in kaydettiginiz oyunu ilk menuden yukleyemeseniz bile yeni bir oyun a¢ip oyunun i¢in kaydettiginiz oyunu yukleyebiliyorsunuz.oyle super yani*
  • niye kimsenin aklına gelmemiş bilmiyorum ama, önce önünüzü ilikleyiniz ve akabinde (bkz: sid meier)
  • asagidaki adresten full version'inin ucretsiz olarak indirilmesinin mumkun oldugu -en azindan simdilik- guzel oyun:

    http://www.2kgames.com/railroads/railroads.html
  • 1830 adlı masaüstü oyundan dijital ortama aktarılan oyun. adının 1830 olmasının sebebi, amerikadaki ilk özel demiryolu şirketinin 1830 yılında kurulmasıdır. demiryolu şirketini kurup yeni hatlar işleterek para kazanmanın yanında bir de oyunun borsa ve menkul kıymetler kısmı vardır. masabaşı oyunda dilerseniz şirket kurmadan sadece borsada arbitraj, manüpilasyon yaparak da şirket sahibi olabilir/olmayabilir milletin agzına sıçabilirsiniz. her tur sırasında detaylı bir bilnaçoyla karşılaşırsınız. e bir de insan finans okumuşsa ister dijitalde ister masabaşında diğer arkadaşların pek şansı kalmıyor. ulan hayatım derivatives, bonds, stocks, npv, anova, options, futures, swap ot bokla geçti.
  • 1990 yilinda efsane firma microprose ve genclik katili (hem de seri) sid meier efendimiz is birligiyle meydana getirilmis, zorluk/detay derecesiyle essegin ureme organina cesme kurmus lanet oyun. amiga'nin egzantirik platform oyunlari donemine kafa kol giriserek bir neslin muhasebeci/mali musavir yetismesine derin katkilari olmus, yine bu neslin okuz olmamasina ragmen trenlere derin mehabbet beslemesine vesile olmustur. her ne kadar cok sonralari oyunun aslinda bir masaustu kagit oyunundan arak oldugunu ogrensek de; sid meier denince secdeye yatmaktan, microprose diye aglamaktan, her tren istasyonuna "aceba bu istasyonun yeri ve islerlik/kar orani nasildir, hat yogunlugu ve trafigine negatif etkisi var midir?" diye iclenmekten kurtulamamisizdir. sonraki tycoon oyunlari hafiften sulanmaya ve basitlesmeye baslamissa da, railroad tycoon hala anilarin nadide (sultan degil, meme geldi gozunun onune di mi?) bir yerinde ozenle durmakta, kimi zaman ibadet niyetine acip oynanmaktadir saplantili ve gunahkar psikopat toplulugu (kisaca c64/amiga donemi oyunculari) tarafindan.

    rivayet odur ki, oyunu bitirebilenlerin ruyasina ak sakalli sid baba girer, "lan salak oglum su oyunu oynayacagina ders calissaydin simdi trenyolu isletmeleri ihalesine fesat karistiracak kadar zengindin, neyse sana girsin tren rayi, ben kacar" dermis. ben bitirenlerin yalancisiyim.