şükela:  tümü | bugün
  • ken loach'ın 1993 tarihli filmi. filmde ilk komünyon ayinine katılacak küçük kızına elbise almak durumunda kalan ama bunu karşılayacak gücü olmayan bir adamın hikayesi anlatılır. ve olaylar gelişir.
  • 'ken loach' abimizin 1993 yapımı enteresan filmi. irlandali katolik ve kronik işsiz bir babanın kızına 'communion' elbisesi almak için para araması ve bunun devamında gelişen olayları konu ediyor.
    sadelik, içtenlik ve realizm bu filmi kabaca tanımlayan üç sözcüktür kanaatimce. loach keskin bir bakışla britanya'daki en yoksul tabakanın hayatını, küçük bir kuzey kasabasındaki bu irlandalı aile üzerinden anlatıyor bize. abimizin başka filmlerine laf atmak gibi olmasın ama ' the wind that shakes the barely' veya 'land and freedom' gibi iç savaşları anlattığı filmlerde karakterleri bu kadar yakin hissedemiyorum kendime açıkçası. 'raining stones' tarzı filmlerinde ise gerek karakterlerin derinliği olsun, gerek işin içine serptiği mizah unsuru olsun, ayrı bir güzellik katıyor filme.
    filmin içinde vaaz veya uzun uzadiya sosyalizm konuşmalari yok, ama loach politikaya değinmeden bile politik mesajini vermesini çok iyi biliyor. uzak bir ihtimal bile olsa, erkegin koyun çalması, kadının dikiş makinasıyla çalışması, loach'un kapitalizmin britanya'da yeni yeni oturduğu yillara yaptığı bir gönderme olabilir. o dönemde köylüler arasinda koyun çalmak yaygın bir olaydı, ve endustri devrimiyle de kadinlarin dikiş makinalariyla çalıştığı büyük iş yerleri mevcuttu.
    ilerleyişinin biraz ağır olması sebebiyle 'ken loach'a yeni başlayanlara tavsiye etmesem de, 'raining stones' zamanimizi evrensel bir temayla bize yansıtan bir ayna gibi. filmin mesajini almaniz için middleton'un sakini olmaniz gerekmiyor, insanlarin öylesine bir yoksulluk içinde öyle sıcak bağlar kurmasi insan ruhunun muazzam ve boyun eğmez yapısı hakkinda bir fikir veriyor seyirciye.
  • ben bu filmi biliyorum ve de sevin okyay'ıda seviyorum.
    - basitim değil mi?
    fish and chips eşliğinde eşofmanlarımı çekip işçi sınıfının gündelik kaoslarını içime sinderelleyeyim...