şükela:  tümü | bugün
  • adabına sokayım ben onun, sanki rakı içmiyoruz da mars'a taş toplamaya gidiyoruz amk. şişenin yanında kullanma kılavuzu verecekler neredeyse. efendilik, muhabbet, saygı hayatın adabı, sadece rakının değil. sen adam olmadıktan sonra istersen buzunu çift at istersen götüne sok.
  • hayatımın 12 yılını hapiste geçirmeme neden olan saçmalıklar bütünü.

    ne güzel afla içerden çıkıyorum, tövbe ediyorum bir daha adam öldürmeyeceğime. ama tam arkadaşlarla oturup özgürlüğümü kutlamaya başlayacakken at yarağının teki çıkıyor "cık, olmaz, arnavut ciğerini çatalın 3. dişine takıp yiyeceksin. hem rakı sofrasında sarı tişört olmaz" gibi anasının amından uydurduğu zırvalıklarla kafa sikmeye başlıyor. sonra ellerim titriyor, gözüm seğiriyor, rakı şişesini kırıp boğazını kesmeye başladığımda ağzından "fuçuk fuçuk" diye kanlar fışkırırken hala "rakı şişesiyle boğaz kesilmez, rakı adabına uymaz" diye zırvalamaya devam ediyor.

    amına kodumun rakısı bu. küvette köpük banyosu yaparken bile içilir.
  • rakı, damıtılmak suretiyle elde edildiğinden olsa gerek, damıtılmış bir dimağ ile muhatap olmak isteyen geleneksel bir içittir [fermantasyona maruz kalmış içitlerin tarihi ta diyonizos ağbiye dek uzandığına göre var sen hesapla.] sulu-susuz, buzlu-buzsuz varyasyonlarına mukabil, gelenekte, ağzı geniş, ufarak kadehlerde tekilaca shot, rakıca fondip diye tabir ettiğimiz tek dikişte içme yöntemi de vardır. muhabbet tek dikişte içebilir mi diye sordurabilir tabii bu metot, dikkat edilmelidir.

    rakının baş pezevengi şalgam suyu; vezir pezevengi ise beyaz leblebi imiş bir vakitler, sonra değişmiş olabilir. güzel muhabbet eşliğinde yarı aç karna, her akşam* alındığında halis tereyağı gibi (rakı jargonu) akar da gider adamın imiğinden. zamanla imiğini sıkar hâle gelir. insanlık hâlidir, bilançosu iyi tahlil edilmelidir. cümle alkollü içitin faydadan çok zararı vardır. içen, kendine geri dönüşsüz zararlar verebileceği şuuruyla içmelidir.

    sahaya peynir, beyin, bal, ceviz gibi değerleri yüksek besinlerle sürülürse, güzel maç olur.
    her nevi ızgara balık uğurlu yemeği; hususi makam sanat musikisi eserleri uğurlu nağmesi; tambur ile ud uğurlu çalgısı olan rakının uğurlu cl'si 70'dir.

    'retro' rakı meclislerinin mekânı, rum meyhaneleridir; gerek 6-7 eylül, gerek 60 sürgünleri, gerekse de resimli çocuk tarihine geçmemiş kimi vakalar sayesinde bu nevi meyhaneler gayrı namevcuttur. bir eski zeman hatırası olarak, nostaljiperver ve melankolyaperest gönüllerde yaşamaktadır sade. hulyamızdaki kadim kültürü, kimi tarih adamları allah'tan yazmıştır da ilgililer mahzun kalmamıştır bu hususta. vaktiyle, abdullah cevdet beyin kalemlediği mükemmel ve resimli adabı muaşeret rehberi gibi...
  • rakı adabı

    1. sarhoş olunmaz.

    2. masada konuşulan masada kalır. kayıt, not tutulmaz.

    3. fotoğraf çekilmez. dışarıdan çekene kızılmaz.

    4. telefonla konuşulmaz. çalarsa açılır, “rakı içiyorum” denir, kapatılır.

    5. gsm’le oynanmaz: sofra iphone, blackberry tanımaz.

    6. muhabbet esnasında biçem, izlek, imgelem gibi kelimeler kullanılmaz.

    7. kadınlar silip oturur: rakı bardağında ruj izi olmaz.

    8. düzgün konuşulur, lüzumsuz şirin olunmaz.

    9. rakıda hızlı gidene karışılır, yavaş düşene karışılmaz.

    10. argo konuşulur, küfür edilmez.

    11. “hey!”, “hişt!”, “pişt!” gibi ünlemler kullanılmaz.

    12. memleketi herkes meşrebine göre kurtarır, karışılmaz.

    13. yemek yenilmez.

    14. meze tırtıklanır, karın doyurulmaz.

    15. şalgam suyu, soda, ayran, çay yanına konabilir, içine konmaz.

    16. kafaya vurup “lölölö!” demek gibi zevzek şakalar yapılmaz.

    17. masada kitap, dergi, hele laptop asla bulunmaz.

    18. zeki müren, giuseppe verdi dinlenir; kayahan, bryan adams dinlenmez.

    19. varsa müzik duyulacak kadar açılır, bağırtılmaz.

    20. hüzün de neşe de eksik olmaz.

    21. masada ağlanmaz.

    22. ağlayan çıkarsa konu değiştirilir, avutulmaz.

    23. yüksek sesle şarkı söylenmez.

    24. şarkı mırıldanırken el kol hareketleriyle desteklenmez.

    25. el kol fazla hareket etmez.

    26. tartışılır, kalp kırılmaz.

    27. herkes konuşur, monolog olmaz.

    28. aynı anda konuşulmaz, söz kesilmez.

    29. masaya sigara dumanı üflenmez.

    30. bir rakı içilirken başka marka övülmez.

    31. rakı masasında sessizlik olmaz.

    32. zırt pırt tuvalete gidilmez.

    33. masada yellenilmez.

    34. masada geğirilmez.

    35. masaya müzisyen alınmaz.

    36. azıcık uçulabilir ama yalan dolan olmaz.

    37. yüksek sesle konuşulmaz.

    38. kazak pantolonun içine sokulmaz.

    39. çıplak / yarı çıplak durulmaz.

    40. şiir konuşulur, şiir okunmaz.

    41. rakı içilirken başka içki içilmez.

    42. yolluk bir teki aşmaz.

    43. yolluk alınmışsa cila çekilmez.

    44. biradan başka cila olmaz.

    45. cila birası bir küçüğü geçmez.

    46. rakı sonrası kahve, şekerli içilmez.

    47. kahve içilirken höpürdetilmez.

    48. rakı yalnız içilmez.

    49. rakı masası 4-5 kişiyi geçmez.

    50. garsona adı dışında bir şeyle seslenilmez.

    51. garsona rakı doldurtulmaz.

    52. balkon sofrasında içmeyen çalıştırılmaz.

    53. sıcaksa buz konabilir, buz erimeden içilmez.

    54. rakıdan önce su, sudan önce buz konmaz.

    55. rakı sek içilmez.

    56. rakıcı ota çöpe öpüşmez, habire takdir etmez.

    57. içerken serçe parmak havaya kaldırılmaz.

    58. rakı hızlı içilmez.

    59. rakı fondip yapılmaz.

    60. kerahet vaktinden önce rakı içilmez.

    61. büyük konuşanla rakı içilmez.

    62. çok konuşanla rakı içilmez.

    63. sessiz duranla rakı içilmez.

    64. şakadan anlamayanla rakı içilmez.

    65. büyük yudumlarla rakı içilmez.

    66. rakı sofrasında iş dedikodusu yapılır, iş konuşulmaz.

    67. küllüğe limon kabuğu, zeytin çekirdeği konmaz.

    68. tabağa, kâseye sigara söndürülmez.

    69. zırt pırt kadeh tokuşturulmaz.

    70. konuşurken rakı masasına vurulmaz.

    71. bardak boş bekletilmez.

    72. masanın her bir köşesi meze ile doldurulmaz.

    73. ağız şapırdatılmaz.

    74. çatal kaşık dişe değdirilmez.

    75. burun karıştırılmaz.

    76. izinsiz masadan tuvalete dahi kalkılmaz.

    77. şerefe vb. yeterlidir, kadeh tokuştururken yaratıcı olunmaz.

    78. garsona balık ayıklatılmaz.

    79. garsonun sırtına vurulmaz.

    80. personele hatır sormadan meyhanede oturulmaz.

    81. sofraya erken ya da geç gelinmez.

    82. rakı buzdolabının en alt rafından yukarı çıkarılmaz.

    83. içi görünmeyen kadehte rakı içilmez.

    84. masada farklı kadehler olmaz.

    85. masada farklı markalar olmaz.

    86. yerken ağız doldurulmaz.

    87. ağızda lokma varken konuşulmaz.

    88. boğaza, yeleğe peçete takılmaz, dize peçete konmaz.

    89. konuşurken çatal bıçak sallanmaz.

    90. hiçbir durumda ve fikirde ısrar edilmez.

    91. racon kesilmez.

    92. ukalalık, kıskançlık kaldırmaz.

    93. rakı sofrası süslenmez.

    94. loş meyhanede içilmez.

    95. yan masanın muhabbeti dinlenmez.

    96. başka masaya uzun bakılmaz.

    97. masadan kopuk muhabbet edilmez.

    98. çiftler el ele tutuşmaz, oynaşmaz.

    99. sallanan masada içilir, sallanan insanla içilmez.

    100. bunlar kendiliğinden olur, kasarak yapılmaz.

    aydın boysan
  • - rakı bardağı boş beklemez

    - rakı bardağı alttan vurulur, bu konuda geyiğe girilmez, eğer birisi sizden önce davranıp alttan vurma girişiminde bulunduysa, "aman abi estağfrullah, olmaz öyle şey" dememek gerekir, jest görülmelidir, fırsat kollar, bir sonrakini de siz alttan vurursunuz

    - usul, adap bilen en genç kişinin saki olması adettendir, büyüklere (ki büyüklük kavramı orada anlam bulur) sakilik yaptırılmaz

    - ağır abi siz değilseniz, diğerlerinden çok yavaş ya da çok hızlı içmek ayıptır

    - şişede kalan son rakı damlasına kadar eşit paylaştırılır, daha da içmek isteniyorsa bu paylaştırma ritüeline girilmeden yenisi sipariş edilir

    - mezeler eşit tüketilir, herşeyde eşitlik esastır, statü, yaş bunu değiştirmez

    - rakı sizi ne zaman sarhoş edeceğini zamanında söyleyen bir içkidir, bunu farkettiğiniz zaman yanınızdakilere söylemeli, ya da izin isteyip kalkıp gitmelisiniz, ama eğer sizin kalkmanız masayı dağıtacaksa ölseniz bile orayı terketmeyin

    - servisinden memnun kaldığınız garsonları uygun ya da yüklü bahşişlerle taltif etmek gerekir

    - asgari gerekleri yazmıyorum bile, bunlar için (ara: rakı) okuyun, doğrusu da var, yanlışı da var

    - bunları da size babanız bile anlatmaz, bakıyorum hala hiçbiriniz "abi bir akşam senle iki duble bişey atalım, konuşuruz sağdan soldan" demediniz, en önemli kural "kıymet bilin" dir.

    afiyet olsun
  • adam "bunu bilen liseli değildir" başlığına "pokemon kartları" yazmış, gelmiş burada rakı adabı anlatıyor.
    başka sözüm yok sayın yargıç.
  • günlük hayatta adap bilmeyenlerin bile üstüne ahkam kestiği bir konudur.

    kaldırımda yürümeyi bilmez, sokağa çöp atar, araba kullanırken insanlıktan çıkar, her türlü kurnazlığı ve yavşaklığı yapar ama akşam rakı masasına oturunca herkese rakı içme adabı üzerine seminer verir.

    hassiktir oradan!

    uygar bir insan gibi yaşamayı öğren de, rakı adabı eksik kalsın.

    ayrıca alt tarafı bir içki için bu kadar terane yapmak da nedir acaba?

    adabınla iç, kimseye zararın olmasın yeter.
  • eskiden raki, leylek boynu denilen kadehlerde sek olarak, ardından bir yudum su alınarak içilirmiş.. günümüzde ise genellikle
    limonata bardağı denilen bardaklarda içine su karıştırılarak içilmektedir... ender olarak da ince belli çay bardağı da tercih
    edilmektedir pek tabiki.. rakının soğuk içilmesi gerektiği hemen herkes tarafından kabul gören bir görüş olmakla beraber , bu noktada ki ayrılık ise rakıya buz konup konmaması aşamasında ortaya çıkmaktadır... günümüzde daha az sayıda olan rakıyı sek içenler rakıyı şişesiyle soğutup (hatta bardağını da ayrıca soğutup) yanında yine soğuk ya da buzlu su ile içerler... rakıyı içine su katıp içenler ise genelde buz da ilave ederler.. ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, bardağa rakıyı koyduktan sonra su koymadan buz atmamak gerektiğidir.. buz ile ani temas rakının içindeki üzüm ve anason aromasını veren maddelerin kristalleşmesine ve rakının tadının bozulmasına yol açar... rakıya su ilave edildikten sonra buz atılması bu durumu daha aza indirir fakat yine de engellemez... rakıyı sek fakat içinde buz ile içmek ise sadece acemilere mahsustur.
    rakıya buz atmanın bir sakıncası da buzun yavaş yavaş
    eriyip, alınan ilk yudum ile son yudum arasında bazen çok büyük lezzet farklılıkları oluşturmasıdır... en güzeli yine de rakıyı
    iyice soğutup, içine su ilave edilecekse bu suyu da soğutarak ve yanında buzlu su ile içmektir.

    rakı yanlız başına içilen bir içki değil, meze ile birlikte yavaş
    (sindire sindire) içilen bir içkidir... mide ve beyne belirli bir etki
    yaptıktan sonra insan keyiflenir ve güzel sohbetlere yönelir... yani hem anlatır hem dinler. böylece rakı sofrası en az iki kişinin
    katıldığı toplu bir eylem, karşılıklı konuşmalara dayandığı için
    demokratik bir forum, evrensel ve kişisel sorunların ortaya
    getirildiği, fikir alıp verilen, insanın kendisi ile yüksek sesle
    düşünerek hesaplaştığı bir tür psikolojik grup terapisi olmaktadır...
    unutulmamalıdır ki rakı sofrası saygın bir 'cemiyettir'. buraya katılan
    hem bu meclise kabul edildiği için saygı gören bir kişiliğe
    sahip demektir hem de diğerlerine karsı saygılı olmak zorundadır.
    özetle, rakı nasıl içilir sorusunun en güzel cevabı şudur:

    raki adam gibi içilir!

    önce kendine gel, sonra meyhaneye;

    kalender ol da gir kalenderhaneye.

    bu yol kendini yenmişlerin yoludur;

    çiğsen başka bir yere git eğlenmeye.

    kalk sevinç dolduralım garip gönüle

    içelim doğan güne karşı bülbülle

    yırtalım biz de gömleği aşık gülle

    verelim çiçekler gibi ömrü yele..

    omer hayyamda böyle demiş..dogru demiş...iyi demiş...
  • rakı içmeye yeni başladığım zamanlarda bana yol göstermiş bir abimin de dediği gibi, rakı için üç şey lazımdır: muhabbet, meze ve -aslında en önemlisi- zaman. ilk ikisi hakkında çok yazılıp çizilmiştir, üçüncüsünü vurgulamaksa bu kel kulunuza düşmüş olsun:

    burada zamandan kasıt, "uzun zaman"dır. bu da öyle bir uzunluk olmalıdır ki, sonrasına dair bir planı kafanız reddetsin, "sonrası" diye bir şey aklınıza gelemesin. şayet öyle bir plan yapılmışsa veya yapılması gerekiyorsa; yani ortamda örneğin "ceyhanlar 10'da partiye bekliyor", "23:30 kamil koç, levent sen götürürsün değil mi abi beni?", "niptak'ın tekrarı var 12'de, onu kaçırmayalım..." gibi konuşmalar dönüyor veya örneğin aklınız size çalışmanızı, evinize dönmenizi falan öğütlüyorsa olmaz: rakı için başka bir zamanı ayırmanız gerekir. dolayısıyla rakı, ruhun "bir şeyi bekleyiş" halini reddeden bir içkidir: beklentileri askıya alabileceğiniz, günlük sorunları kafanızdan savuşturabileceğiniz "aylaklık" zamanlarına aittir.
  • yanındaki yenecek/atıştırılacak meze seçiminden rakı kalitesinde dikkat edilmesi gereken noktalara kadar uzanan adaplar bütünüdür.

    rakı seçimi

    yeni rakı :standart seçim oluyor kendileri...şayet biraz sonra sayacağımız rakı türlerine ulaşma imkanınız yoksa tek ve zorunlu seçim sizin için...bu zorunlu seçimin bir dezavantajı var...yeni rakıların büyük bir bölümü acımtrak ve keskindir...damıtma süresi kısıtlı ve düzensiz olduğu için istenen damak tadına ulaşmak pek mümkün değildir...bir şehir efsanesi olarak(ilginçtir ki yararını görmüşümdür) alacağınız yeni rakının şişesinin dibinde yer alan rakama bakmanızı tavsiye ederim...rivayete göre düşük rakamların tadı diğerlerine göre daha yumuşak ve içilebilir durumdadır...

    altınbaş :aslında iyi bir rakı içicisi iseniz altınbaş için rakıların efendisi diyebiliriz...şık tasarımı,kaliteli alkol oranı rakıya yeni başlamayacaklar için en uygun seçimlerden birisidir...bir yandan da rakının mazisine sahip çıkma açısından da düzgün bir seçim olacaktır...

    kulüp rakısı :rakıyla arası iyi olmayanların uzak durması gereken rakı çeşidi...çok ama çok serttir ,alkol oranı oldukça yüksektir ve jedi master seviyesinde rakı içmeyenlerin en son tercihi olmalıdır...şayet bu ürün seçilmişse meze seçeneğiniz oldukça zengin tutulmalıdır...gece boyunca ortalama iki duble kulüp rakısı sizi hoş tutmaya yetecektir...

    tekirdağ rakısı :şimdi bunu ikiye ayıralım...birincisi tekelin yeni çıkarmaya başaldığı tekirdağ rakısı..ikincisi de export ürün olarak halen el altından satılan öz be öz tekirdağ rakısı...şayet ikincisi bir şekilde elinize geçtiyse yukarıda yazılan herşeyi unutun ve seçeceğiniz mezelerle harika içkinin tadına varın..gelelim birinci seçime...rakı ile ayda bir görüşen arkadaşların ilk olarak seçmesi gereken rakıdır tekirdağ..tadı özellikle ikinci dubleden sonra şeker gibi gelecek olan içki rakı-mide ilişkisindne muzdarip içicilere ilaç gibi gelecektir...

    bununla beraber türk piyasasında bulunmayan ve almanyadaki türklerin ürettiği aslan sütü adında bir rakı var...iki kez deneme fırsatım oldu ve son derece memnun kaldım...

    rakı seçerken dikkat edilecek hususlar

    alkollü içkilerin efendisini seçerken dikkat edilmesi gereken önemli noktalar var.piyasada bol miktarda taklidi bulunduğu için bu önerilere kulak vermenizi tavsiye ederim.birincisi rakınızı kesinlikle sokak aralarından,küçük tekel bayiilerden almayın.ilk hedefiniz mutlaka süpermarketler olmalı.şayet bulunduğunuz yerde oypa şubesi varsa oradan alacağınız rakının yüzde yüz kaliteli ve gerçek çıkacağına emin olabilirsiniz.rakı şişesinin kapak bölümüne dikkat edin.tekelin aldığı son kararla artık kapaklar etiketlenmiş olarak çıkıyor.bir nevi el değmeden imajı vermeye çalışıyorlar.satıcıların stoğu halen erimediği için eski kapaklardan olanına rastlayabilirsiniz.rakı şişesinin kapağını hafif hareketlerle yoklayın.açılmadığından emin olun.ardından rengini kontrol etmeyi unutmayın.kristallenme var mı mutlaka gözden geçirin.kristallenmiş rakı ya raflarda toz tutmaya mahkum kalmıştır,ya da satıcı bir şişe ispirtoyu size kazıklamaya çalışıyordur.eğer bunu da atlattıysanız artık en önemli hususa geliyoruz.rakıyı bir kaç kez hafifçe sallayın.üstte bir köpüklenme oluşmadıysa artık rahatlıkla o rakıyı satın alabilirsiniz.

    rakının mezeleri

    en önemli sorulardan birisi de budur.insanların çoğu ilk rakı deneyimlerinde iyi meze seçimi yapamadıkları için rakıdan uzak kalmışlardır.bu sebepten ötürü meze seçimi rakı sofrası adabının en önemli noktalarını oluşturur.en iyi rakı mezelerini başlıca şöyle sayabiliriz:

    -az kızarmış tavuk bonfile veya arnavut ciğeri
    -haydari veya cacık
    -yeşil etli zeytin veya kornişon turşusu
    -humus
    -şalgam
    -örgü peyniri
    -isteğe göre mevye(özellikle ballı muz)
    -rus salatası

    şayet tavuk sever iseniz satın alacağınız tavuk bonfileleri sadece tuzlayarak ve az miktar kırmızı biberleyerek hafif kızarmış yağda pişirin.fazla kızarmamasına dikkat edin çünkü uzun bir gece bizi bekliyor ve içi yağ dolmuş et parçaları bizi iki saat içinde sofra başında muhabbetin
    en güzel yerinde iptal edebilir.haydari ve cacık arasında aslında fazla fark yok ve çoğumuzun bu iki yoğurt ürününden de haberi olduğunu varsayarak açıklama yapma gereği duymuyorum.o listede şalgamın ne işi var diyebilirsiniz.şalgam bir anlamda sizin midenizin katalizörü olacak.bir yandan ağzınızdaki acı tadı alırken bir yandan da midenizdeki dalgalanmayı kısa aralıklarla durduracaktır.peynir seçimi de son derece önemlidir.edirne peynirinden lütfen uzak durun.ertesi güne yangından çıkmış bir mideyle uyanmak istemiyorsanız tabii...örgü peyniri hem hoş tadıyla hem de kolay bulunabilirliğiyle en iyi seçim olacaktır...peynirin fazla tüketilmemesi tavsiye edilir...yanında ekstra olarak kavun da yenebilir...fakat bu ikili masada olacaksa gecenin sonuna saklanması tavsiye edilir...bir de rus salatası var...bu benim özel seçimim ve her zaman masamın baş tacı olmuştur..ekleyip eklememek size kalmış elbette...en sona humusu sakladım...

    humus hatay yöresine ait rakının en müthiş mezesidir...humusu evde de oldukça basit bir şekilde hazırlayabilirsiniz...yapmanız gereken tek şey dışarıdan humus unu almak...geriye kalan malzemeleri evden temin edebilirsiniz...

    humusun hazırlanışı

    ocağımızın üstüne orta boyutta tavamızı koyuyoruz.içine 1,5 su bardağı humus ununu ve bir çay bardağı miktarındaki suyu boşaltıyoruz ve humus unu suyu emip bulamaç olana kadar karıştırıyoruz.kıvamı elde ettikten sonra tavanın içindeki karışımı tabağımıza boşaltıyoruz.ardından üstüne halis muhlis zeytinyağımızı hafifçe gezdiriyoruz.ardından bir miktar kırmızıbiber ve tuzu üstüne ekeliyoruz.(hatta size güzel bir yöntem de söyleyeyim.humusu pişirdikten sonra çukur tabak kullanın.humusu tabağa koyduktan sonra tabağın ortasında bir çukur açın ve zeytinyağını oraya boşaltın.)kenarlarına isteğe göre turşu dilimleri de ekleyebilirsiniz.

    son olarak şunu söylemeliyim ki rakıya gerektiği özeni ve ilgiyi gösterin.çünkü o bu saygıyı sonuna kadar hak ediyor...

    afiyet olsun efendim...

hesabın var mı? giriş yap