şükela:  tümü | bugün
  • arsene wenger'den sonra arsenal'in başına geçecek olan rb leipzig takımının 49 yaşındaki avusturyalı teknik direktörü.
  • bu yıl rb liepzig ile adeta fairtyle bir sezon yaşatmasına rağmen hakkında 1, bununla birlikte 2 entry girilmiş olan underrated teknik direktör. haramilerin(fc bayern) saltanatını yıkabilecek tek adamdır gözümde. lucien favre dortmund'a geçerse o da yıkabilir. julian nagelsmann da çok iyi hoca ama hoffenheim gibi ortalama oyuncuların olduğu bir takımla max 3 ve 4.lüğe oynar maalesef. şimdi türkiye'de hiç bilinmeyen bu güzel futbol adamının hikâyesine bakalım.

    aslen avusturyalı olan hasenhüttl, futbola da veli kavlak gibi bir süper starı çıkartan memleketi avusturya'da başlamıştır. en parlak zamanını, avusturyalı bir futbolcunun oynamazsa dayak yiyeceği austria wien'de geçiren hasenhüttl daha salzburg'a ordan da çeşitli belçika takımlarına gitmiş. tıpkı başarılı her hoca gibi futbol kariyeri tırt olan başarılı teknik adam, belçika ligi'nden tükenmişlik sendromuyla ayrılınca soluğu almanya'da almış. köln'e gitmiş, türk lokantılarına dönerin tadına varmış ve almanya'ya tamamen yerleşmiştir. futbol kariyerinin sonunda ise isminden asla anlayamayacağınız, bayern münich'in pilot takımı olan ve aynı zamanda bavyera bölgesel amatör liginde(4. lig) mücadele eden bayern münich ii'de 2 yıl geçirip futbolu 2003-2004 sezonunda qardaş ölqe deustschland'da bırakır.

    hocalık kariyerine de yine almanya'da başlar. bavyera bölgesel lig takımlarından spvgg unterhaching'in genç takımını çalıştıran hasenhüttl, a takımın hocası lig başında kovulunca yerine o sıralarda kayseri erciyesspor'dan istifa eden fenerbahçe'nin eski hocası werner lorant'ın yardımcılığına getirilir. ancak werner baba yerinde rahat durmaz (bkz: #11258402) ve 1-2 ayda caretaker menajer olarak getirildiği menajerlik görevinden istifa ederek almanların ikinci memleketi türkiye'ye gelir.(kasımpaşa'nın başına geçtikten 6 hafta sonra kovulur 6'da 0 puan alır ve 1 yılda 3 takımdan kovulan nadir adamlardan biri olur) lorant'ın türkiye sevdası hasenhüttl için adeta bir become a legend moduna dönüşür. zira ilk sezonunda şampiyon olacaktır...

    şaka şaka 2007-2010 arası yaklaşık 2.5 sezon burda çalışan hasenhüttl, 18 takımın bulunduğu ligte çalkantılı bir sezonun ardından 6. olur. ikinci yıl da 4. olur. takdir belgesini 1 puanla kaçıran öğrenci misali, play-off oynamayı 1 puanla kaçırır. yönetim sırtını sıvazlar "üzülme koçum seneye yaparsın" der fakat 3. sezonunda işler istediği gibi gitmez, bir dizi mağlubiyet serisinden sonra sezonun ortasında görevden alınır. işte hasenhüttl'ün de hocalık hikayesi tam da bu noktada başlar. arka fonda eye of the tiger çalarken, hırs yapmış hasenhüttl 3. ligten fm'de alt lig kariyeri yapıyormuşcasına vfr aalen'in başına geçer ve yükselişi bu şekilde başlar.

    2011 ocak ayında başına geçtiği aalen, düşme hattının 1 puan gerisindedir. 20 takımlı bundesliga 3'te 16. sıradadır. beklenti kendisinin takımı ligte tutmasıdır. öyle de olur ligi 11. bitirir, yönetimi sevindirir falan ertesi yıl da aynı şey beklenir kendisinden ama birçok transfer yapıp takımdan birçok kişiyi sepetler. bu yönetimi korkutsa da bahisçileri üzen bir sürpriz yaparak 2011-2012'de ligi 2. bitirerek doğrudan bir üst lige gitme hakkı kazanır. yönetim şokta, 100-150 kadar aalen taraftarı sevinçten ne yapacağını şaşırmış. kimi gitmiş "ich liebe dich ralph hassenhüttl" diye dövme yaptırmış vücuduna kimi gitmiş evine portresini asmış. kimi yeni doğmuş erkek bebeğinin adını ralph koymuş. her neyse, ertesi sezon bundesliga 2'den düşmesi beklenen aalen'i müthiş bir kontra atak futbolu oynatarak ligin gediklisiymişcesine 9. yapmıştır fakat sezon sonu sportif direktör ile yaşadığı sorun neticesiyle istifa etmiştir.

    bundesliga 2'deki bu beklenmedik performansı, hakiki bundesliga 2 gediklisi olan ıngolstadt'ın dikkatini çeker ve ingolstadt'ın yeni hocası olur. ilk yıl alışma sürecidir, 2013-2014 sezonunda 10. olur. yönetim zaten çok bir şey beklememektedir hasenhüttl de bunun rahatlığıyla takılmaktadır. o sezon takımın eksiğini gediğini görmüş, ligi de epey bir çözmüştür. 10. olan takım bir sezon sonra 2014-2015'te ligi şampiyon bitirerek bundesliga'ya çıkar. bu ingolstadt için de hasenhüttl için de bir ilktir. ertesi sezon büyük bir heyecanla lige başlarlar, banko düşmesi beklenen ingolstadt direnir ve geçen sezonu 11. tamamlar. wolfsburg gibi dev bütçeli takımın play-out oynayacak olması(teorik olarak küme düştüler) hamburg gibi taşaklı bir takımın yıllardır düşme hattında olması göz önüne alındığında ralph hasenhüttl tırt yorumcu tabiriyle, şapkadan tavşan çıkarmıştır. o bütçe ile takımı ligte 11. yapması epey büyük iştir. tıpkı aalen gibi ingolstadt da kendisi ayrıldıktan bir sezon sonra küme düşer. adamdaki yeteneği burdan da az çok anlayabiliriz.

    zaten kendisi de tüm almanya da bu yeteneğin ve başarının farkındadır. bu yüzden bazı teklifler alır. tekliflerin en önemlisi de rb leipzig'ten gelir. bir proje takımı olan leipzig, 2006 yılında red bull tarafında leipzig'te kurulmuş bir futbol takımıdır. amaç sadece yatırımları alıp iş yapmak değil altyapıya önem vermek, şehirde futbolu geliştirmektir. "şehri arkasına alma" fikri sayesinde de bu büyük atılım kısa vadede iş yapmasa da uzun vadede meyvelerini toplar. bu başarılardaki en büyük pay ise elbette ki, ralf rangnick'e aittir. hoffenheim'da müthiş işler yapmış bir menajerken red bull grubunun global anlamda elemanı olur ve leipzig kolunun da sportif direktörü olur aynı zamanda rb salzburg'un da sportif direktörlüğünü yapmaktadır. 2012'de amatörde olan leipzig aynı yıl hem amatörü şampiyon tamamlar hem de amatör bir kupa olan saksonya kupasını kazanır. ertesi yıl da yükseliş sürer 3. lige yükseldikleri gibi 2. olarak bir üst lig olan bundesliga 2'ye çıkarlar. ilk çıktıkları gibi bundesliga 2'den bundesliga'ya çıkamazlar. neticede gerçek futbol dinamikleri, football manager'daki gibi değildir.

    ancak çıktıkları ilk sezonda bundesliga 2'de 50 puanla 5. oldular bu da epey büyük bir işti. ki 8 puan daha alsalardı play-off oynayabileceklerdi. çıktıkları ilk yıl alt liglerden kalma olup da şimdiki ligin zorluğuna adapte olamayan ve entegrasyon sorunu yaşayan topçuları yollayıp, gelecek vadeden ve parlatabilecekleri düşük bonservisli oyuncuları getirerek takımı hem güçlendirmek hem de gençleştirmek istediler. bunlardan en önemlileri bu sezon da kadronun temel taşları olan emil forsberg ve marcel sabitzer'dir. bu kadro revizyonu yüzünden belki de ilk sezonda bundesliga 2'den çıkamadılar ama sonraki zamanlar için büyük işler yapmış oldular. takımın başında ragnick geldiğinden itibaren alexander zorniger vardı. 2012-2015 yılları arasındaki başarılı süreçte takımı yöneten zorniger, bundesliga 2'de aldığı ufak tefek kötü sonuçlar sonrası devre arası gelmeden saçma sapan bir şekilde kovulur. kovmaya sebep olarak da "beklentilerin altında kaldı, planlarımız sekteye uğruyor" minvalli şeyler söylerler. halbuki 20 maçta 7 galibiyet 8 beraberlik ve 5 mağlubiyet alarak 29 puan toplamıştır. ardından takımın başına caretaker olarak achim beierlorzer'ı geçirirler. kendisi leipzig'in genç takım hocasıdır. kovulan zorniger yerine 15 maçta 6 galibiyet 3 beraberlik ve 6 yenilgi alır. yani belki de zorniger de kalsa benzer bir başarıyı gösterecekti. velhasıl kelam, 2014-2015 sezonunda bundesliga 2'de 50 puan ile kapatır leipzig. 1. ise 64 puanlı ralph hasenhüttl'ün takımı ingolstadt olur. o sıra gözlerine kestirmiş olsalar gerek ki, leipzig'te ceketini çıkartan sportif direktör ragnick, iş başa düştü diyerek göreve başlar ve 1 yıllığına hem direktör ve hem de sportif direktör görevini üstlenir.

    bundesliga 2'den takımı bundesliga'ya çıkartacak isim olan ragnick, ilk transferini beşiktaş'tan atınç'ı transfer ederek yapar. transfer vakti çıkan "biz proje takımıyız, herkes görecek ağlatacaz olm almanya futbolunu 2. lig takımı diye küçümsemeyin bizi" minvalli söylemler de doğru çıkacak ki atınç'ı da hemen gözden çıkardılar neye 6 milyon verip aldılar orası da ayrı mevzu. gerçi bunların omer damari diye bir topçuları var epey boş bir herif. ona da epey para dökmüşlerdi. bir diğer fiyasko transferlerinden biri. şimdi bütün rb takımlarına kiralayarak oynatıyorlar. salzburg, new york falan gezip duruyor. resmen futbolun erasmusunu yapıyor adam kardeş takımlara gide gide. her neyse 2015-2016 sezonunda 36 maçta 21 galibiyet 7 beraberlik ve 8 mağlubiyet alarak, sezonu 1. freiburg'un 5 puan gerisinde 67 puanla 2. olarak tamamlayıp takımını doğrudan bundesliga'ya çıkaran ragnick, menajerlik görevinden istifa eder ve sportif direktörlüğe devam eder. sportif direktör olarak da takımın yeni menajeri olması için de hemen ralph hasenhüttl'e teklif götürür, hasenhüttl'ün ingolstadt ile anlaşması 3+1 opsiyonlu olduğundan ve 3 yılı doldurduğundan opsiyonu kullanmayıp rb leipzig'e basar imzayı ve bu yıl ki büyük başarısı da böyle başlar.

    yalnız genel olarak hem taktiksel anlamda hem de oyuncudan verim alma konusunda çok başarılı ralph hasenhüttl. özellikle genç parlatma konusunda bu sezonun leonardo jardim ile en iyisi tartışmasız. gelecek sezon şampiyonlar ligi'ne doğrudan katılacaklar. bu takım doğası gereği öyle üst düzey bir oyuncuya 50-60 milyon euro harcayıp transfer etmez. şampiyonlar ligi için çok farklı bir mücadeleci bir ekip olacaklar. belki gruptan bile çıkarlar. uefa'ya düşseler de uefa'yı da alırlar gibi duruyorlar. bakalım neler yapacaklar. kanalıma abone olmayı unutmayın...

    edit: adamı o kadar övdük şl'de tokat manyağı ettik. hey be. ama hâlâ iyi hoca. ligte estiriyor, dileğim şampiyon olmasıdır. ki bu yıl olabilir aslında.
  • bu sene türkiye'de popüler olacak olan avusturyalı teknik direktör.
  • gelmesi halinde oynattığı futbolla fenerbahçe dinamiklerine uyum sağlayacağına ve tat vermeyen futbol nedeniyle tavırlı taraftara yeni bir heyecan getireceğine inanıyorum
  • fenerbahçe'nin teknik direktörü olmasını canı gönülden arzu ettiğim futbol adamı.
  • fenerbahçe'ye gelmemesini istediğim teknik direktör.

    4-4-2'yi benimsiyor ama orta dörtlünün iki kanadı orta ikiliye göre daha ileride pozisyon alıyor. bunun nedeni de rakip takım çıkarken kanat oyuncularının da prese katılarak takımın kontra atak hücuma yönelik oynaması.

    küçük takımlarda , tecrübesiz stoperlerde işe yarayabilir ama işini bilen büyük takım stoperleri prese gelen kanat oyuncusunun boşalttığı alanda ki takım arkadaşına topu ulaştırabilmek için yön değiştirirken hızlı pas yaptıklarında veya tek pas ile kanatta boşta kalan arkadaşlarına topu ulaştırdıklarında ralph'in takımını hazırlıksız yakalayarak kolayca tehlikeli bir atak başlatabiliyorlar.

    büyük takımlarda başarılı bir hoca olabileceğini sanmıyorum ama kontra atak futboluna yatkın vasat takımlarda başarılı olabilir.

    ayrıca çalıştırdığı takımların maçın ilk 10 dakikası içerisinde gol bulma yüzdesinin yüksek olması da ilginç bir istatistik.
  • bir galatasaraylı olarak olarak söylüyorum,aykut kocaman'ın tam anlamıyla anti tezi. ölümüne hücum yaptırıyor. bizde fatih terim olmasa hakkında en az 43(avusturya'nın telefon kodu)* başlık açardım. şu an boşta.