şükela:  tümü | bugün
  • ....bütün bulmacalarda çıkan "kutsal hint destanı" sorusunun cevabı.
  • rama serisine (bkz: arthur c clarke) esin kaynagi olan hint destani
  • "rama'nın yürüyüşü". şair valmiki'nin sanskritçe kaleme aldığı büyük hint destanı. çok eski bir efsaneye dayanan bu metin son biçimini ancak miladi takvimin ilk yüzyılında almıştır.
  • genelde rama ve onun ezeli düşmanı rawananın çatışmalarını anlatır..
  • (bkz: navaratri)
  • call to power 2 deki wonderlardan bir tanesi olur aynı zamanda.
  • ramayana mö 1200-1000 yılları arasında kuzey hindistan'da yaşamış olan rama ve sila ailelerince temsil edilen, siyasal açıdan güçlü olan iki ailenin geleneğini yansıtan bir destandır. ahlakı ön plana alarak o dönemdeki hindu yaşamı ve değerlerini yansıtır. rama ideal prens, sita ise ideal eş olarak karşımıza çıkar. bu destanda ilyada da olduğu gibi bir kraliçenin kurtarılması, odysseia da olduğu gibi bir kahramanın uzun bir gezi boyunca yaşadıkları anlatılır.
    hintli birçokları için, bu destan hala yaşayan bir gelenek ve dinsel inancın bir parçası olmaya devam eder.
  • "ağaç kabuklarından yapılmış elbiselerle hayran bakışlar altında sürgüne giden rama, sita, lakshamana..."

    "rama'nın güzel karısı sitaya anlattığı çitrakuta tepelerindeki kır manzaralarının güzelliği"

    "sitanın kaçırılırken okyanusa düşürdü halhalları" peki vişnu'yu freud'un divanına yatırırsak..

    krişna nın kadınsılığı , baba figürü ve eşcinsel aşkı..

    ramakrişna nın transvestit durumları..huxley bir keresinde enteleküeli seksten daha keyifli şeyler bulabilen insan olarak tanımlamıştı

    eşcinsel oral seks(fellatio) hint destanlarında o kadar fazla ki...

    kleine'ın fallik annesine bağlı olarak değişen sahneler

    kali ilginç bir biçimde penisi olan annedir

    freud daha çok platonun eros kavramını kullanmış gibi görünür

    ama tanrının kalküta da yaşadığını da söyler

    freud un hastaları genelde isterik kadınlardı ama..hindistanda hastalar erkekti..

    hintli erkeklerde batı otoritesinden eser yok

    rama neden ideal kraldı?

    sita neden ideal sevgili?

    lakshamana ideal abi

    krisnanın oğlu da annesiyle evlendi..milton'ın paradise lost ta anlattığı kadın figürüyle sita çok benzeşiyor..günüm sırf bu yüzden güzelleşiyor
  • aslen 500 sayfanın üzerinde olup türkçeye imge'den olsun dost'tan olsun çevirileri kısaltılmıştır. konusu ise şöyle: rama, tanrı avatarı olduğu için kafadan tahta oynayan bi gençtir. üstüne üstlük peygamber hörmeti görmekte, krallarca kendine kız hediye edilmekte, kardeşlerince saygıda kusur edilmemektedir. bu da tutar kötü ruhları * avlamaya girişir. ha, bunun karısını kaçırdılar diye tabi. motif olsun diye. ve savaş sahnelerinde kanının son damlasına kadar savaştıktan sonradır ki en kral silahı ateşler.

    eğlenceli bi eser.
  • uc buyuk hindu tanrisindan biri olan yasam tanrisi vishnu'nun yeniden dogumlarindan* prens rama'nin basindan gecenleri anlatan, valmiki tarafindan yazildigi iddia edilen hint destani.

    efsaneye gore ayodhya krali dasaratha'nin ilk karisindan rama ve lakshman, ikinci karisidan da bharatha ve shatrugan isimlerinde dort oglu vardir.

    bir gun bir cileci bir amca, rama'dan seytan rakshasalardan birinin oldurulmesi icin yardim ister. rama bu dilegi yerine getirir ve cileci kendisine buyuk gucler verdiren dua eder ve boylece rama baya afilli, guclu kuvvetli, gurbuz bi delikanli olur. yardim dilekleri karsiliksiz kalmayan dini butun amca bununla da yetinmez, ramayi elinden tutarak tanidigi cok kral bir arkadasina goturur ve kralin kizi prenses sita ile rama oglani evermek ister. yalniz o kral arkadasin tek bir kosulu vardir o da rama'nin orada bulunan ve yok edici tanri shiva'ya ait olan yayi germesidir. rama sadece yayi germekle kalmaz bi de "kiririm bu yayi" diyerek ortadan ikiye ayrilir boylece sita hatunu elinden tuttugu gibi ayodhya'nin yolunu tutar.

    bu siralar ayodhya krali dasaratha kendini hic iyi hissetmemekte ve olum doseginde guneslenmektedir. bir cok kisiye malum oldugu uzere, kendisinin yerine rama'yi gecirmek ister. ama kralin ikinci karisi bu durumdan hic memnun degildir. daha onceden dasaratha'ya yaptigi bir iyilik karsisinda, kral karisina dile benden ne dilersen demis oldugundan cazgir kari bu sozu krala hatirlatir ve senden dilegim oglum bharatha'nin kral olmasi ve rama'nin da bu diyardan surulmesidir der.

    kral dasaratha bunu duyunca sok olur, ayilir bayilir ama bi kere bi soz verdigi icin bundan donemez. kendisine fenalik basar, tansiyonu falan duser ama butun bunlar care etmez. karari uygular sonra da huznunden nallari diker.

    anasinin kendisi icin yaptiklarindan habersiz olan bharatha, sehre geri doner ve olaylari ogrenir. harbi delikanli olan bu cocuk, once anasina bi kizar sonra da gider rama'dan ozur diler. "benim anam bi kanciklik yapmis, gel gec otur tahta, kral sen ol canim abicim" der hatta rama'nin terliklerini alip tahta koyar ve bak iste ne de guzel yakisti diyerek rama'yi kralliga cagirir. fakat delikanliliga toz kondurmayan rama, "yok kardesim sagol, soz sozdur." der ve pilini pirtisini toplayip, yanina karisi sita'yi da olarak oradan ayrilmaya hazirlanir. hem ana hem de babasi bir olan diger kardes lakshman, abisi rama'yi yalniz birakmak istemez onlarin pesine takilir ve muhtesem uclu on dort yil surecek surgun hayatlarina baslarlar.

    bunlar az gider uz gider; dere tepe duz gider sonunda ormanlik bir alanda konaklamaya ve oraya yerlesmeye karar verirler.

    panchavati daglari yakininda gunluk hayatlarini surdurmektelerken, rama'yi goren ve hatun bir rakshasa olan surpanakha ona asik olur. fakat rama bu disi seytana yuz vermez. bunun uzerine surpanakha kiskancliktan sita'yi oldurmeye calisir. olaya tam zamaninda mudahele eden eniste lakshman, surpanakha'nin burnunu ve kulaklarini keserek onu cezalandirir.

    hem kiskancliktan catlayan hem de orasi burasi kesik bir ifrit haline donen surpanakha kendi evine doner ve abisi seytanlar krali ravana'ya giderek facasi dagilmis suratini gosterir ve oc alinmasini ister. rama ve lakshman'in saglam adamlar olduklarini bilen rakshasalar bir plan kurarak onlarin yanina gider.

    plana gore rakshasa'lardan biri cok guzel altin rengi bir ceylan kiligina girecek ve rama'yi ortamdan uzaklastiracak, rama yeteri kadar uzaklastiginda diger rakshasaya seslenecek ve daha sonra da bir digeri sita'yi kaciracaktir. elemanlar plani yururluge koyarlar.

    ormanin icindeki evlerinin onunde o guzelim ceylani goren sita tutturur "kocacigim bana bu ceylani getir" diye. rama bu olayin icinde bir pislik oldugunu kavrar ama karisinin nazi iyice cekilmez hale geldiginden alir eline okunu ve yayini duser ceylanin pesine. giderken sakin benim pesimden gelmeyin diye tembih eder. onu bir yerde kistirip okunu firlatir, ceylan kiligindaki rakshasa tam olmek uzereyken rama'nin sesini taklit ederek "ah yandim uleeen" diye bagirir.

    bu sesi isiten sita, lakshman'dan gidip abisini kurtarmasini ister. rama'nin sozu aklindan cikmayan ve rakshasalarin ayak oyunlarini bilen lakshman once gitmek istemez, abisinin sag salim donecegini bunun bir oyun oldugunu soylese de sita bu sefer "sen ramayi buradan uzaklastirip beni kotu emellerine alet etmek istedin, senin gibi eniste olmaz olsun" der. tepesi atan lakshman, "mina kodumun yengesi" diye icinden mirildanarak yola cikmaya hazirlanir. ayak oyunlarini sezen eniste, bahcenin etrafina okunmus pirinc doker ve sita'yi o pirinc cizgisinin disina cikmamasi icin uyarir.

    rama ve lakshman'in uzaklasmasini firsat bilen ve sotede sita'nin yalniz kalmasini bekleyen diger rakshasa bir cileci din adami kiligina girerek yengeye yaklasir. ac oldugunu belirterek brahman rizasi icin bir parca ekmek diler. lakshman'in sozunu unutan sita pirinclerin disina cikar ve sozde yardim ayagina kendini kaptirir. cileci kiligindaki seytan sita'yi kacirarak onu rakshasalarin kralligi olan lanka adasi'na* goturur. seytanlar krali ravana, sita'yi karisi olarak almak ister ama sita namuslu cikar ve ravana'ya vermez. her ne kadar seytan da olsa racon geregi zorla sita'ya sahip olmak istemeyen ravana onu karar degistirene kadar tutsak alir.

    geri donup de sita'yi evde bulamayan delikanli kardesler, olaylari hemen anlar ve yengeyi aramaya cikarlar. yolda o olur, bu olur, su olur ve sonunda maymunlar krali'ni bulurlar.

    sita'yi arayan rama ve kardesi lakshman, maymunlar ordusundan yardim isterler. bu ordunun komutani ruzgarin oglu yari tanri* hanuman, sita'yi aramak uzere yola cikar ve kara parcasi* bitince kendini buyuterek karsidaki ada lanka'ya sicrar. orada rakshasa'lardan bazilarini oldurur fakat sita namusunu korumak adina hanuman ile donmek istemez ve rama'nin gelip kendisini kurtarmasini ister.

    bunun uzerine hanuman geri doner ve sita'yi buldugunu soyler. maymun ordusu ve iki kardes yola cikar fakat arada deniz oldugu icin karsiya gecemezler. bunun uzerine kendini istedigi kadar buyutme ve kucultme yetenegi olan, ucan maymun hanuman sagdan soldan taslar toplayarak bir kopru olusturur. (hatta bugunlerde uydu fotograflarinda o tastan koprunun parcalarinin gozuktugunu iddia eden hindular bu sekilde efsanenin aslinda gercek oldugunu iddia ederler.)

    ve lakin maymun ordusu ve delikanli kardesler ile seytan ordusu karsi karsiya gelir. onbin yil boyunca yok edici tanri shiva'ya dua ederek olumsuzluk gucu kazanmis olan ravana idaresindeki rakshasalar hic de kolay pes etmezler. iki taraf da agir kayip verir.

    hatta savasin bi devresinde rama bogazindan yaralanir, zehirlenir. onu ancak himalaya daglarinda yetisten bir ot kurtarabilecektir. bunun uzerine hanuman yine ucarak gider, otu bulamadigi icin dagin tepesini sokerek getirir. rama iyilesir, savas devam eder ve iyiler kazanir.

    butun bu olanlara ragmen, sita'nin namusundan suphe eden rama ilk basta karisi ile barismaz. fakat sonra allem eder, kallem eder birbirini seven bu iki genci baristirirlar.

    sonunda esas oglan rama, yenge sita ve eniste lakshman hep beraber ayodhya'ya doner. bu arada on dort yillik surgun de bitmistir tabi. rama gecer tahtina oturur bu efsane de boyle biter.