1. asagi dogru dizilmis illerin iftar saatleri yaklastikca yavas yavas yukari ciktigi,sonunda en yukari gelen ilin acik maviden laciverte donup listeden ciktigi tuhaf format yuzunden 'iller yarisiyor' isimli bi yarisma izliyormusum gibi hissetmeme sebep olan program.
  2. senai demirci tarafından, bir vapurdan sunulan, istanbulun birbirine karışan ezan sesleri ile gayet güzel bir program. beraber beklemek ne güzel...
  3. bana futbol programlarını hatırlatmakta mütemadiyen. birkaç kişi*oturup kritik yapıp bilgi vermekte, teknik direktörler ve klüp yöneticileri programa bağlanarak yorumda bulunuyorlarmış gibi.
    ya da ben şansal ile erman'ı özledim.
  4. iftar borsasını ilgiyle takip ettiğim program.
  5. şimdiye kadar hiç iftar programı yapmamış trt için bence tüm eksiklerine rağmen çok iyidir, güzeldir, yeterlidir.. bu ramazan başka hiçbir kanalın iftar programını açmadım hep ramazan sevincini izledim.. önceden olmuşmuydu böyle birşey hatırlamıyorum ama ben ilk defa canlı yayınlanan bir iftar programında canlı yayında okunan ezan ve yine canlı yayında okunan kuran-ı kerim dinledim ve mutlu oldum..

    eksikleri var tabi ki ilk defa yapılıyor ve biraz acemilik çekiliyor.. geçişler çok iyi yapılmakla beraber sohbet kısa tutuluyor, sık sık ilahisiydi müziğiydi birşeyler dinletiliyor. bazen öyle oluyorki konuğun anlattığı konu paramparça oluyor.. yavuz bülent bakiler bir anısını 3 parça halinde anlatmıştı..

    sonra halil yıldırım diye bir adam var anadoluda ramazan bölümlerinde her gün başka bir ilden canlı yayında görünüyor.. hiç akıcı konuşamıyor, kimseye doğru dürüst söz vermiyor, programın akışını bozacak şekilde hareketler yapıyor.. kısacası beceremiyor..

    yine de tüm eksiklerine rağmen güzel program oluyor.. çok güzel bölümleri oldu iskender pala ve zara'nın konuk olduğu program gibi.. bitmese daha da saatlerce dinlesek şu sohbeti diye geçirdik içimizden.. seneye daha iyi bir programla devam ederler inşallah..
  6. 2004 yılı ramazanında televizyonlarımızın kapalı kalmasına sebep olmuş iftar programı.
    trt'nin alıştığımız iftar program formatı gayet aklı başında iken, bu rüküş* yapım bizleri çileden çıkarmıştır.
    efendim, meramımızı daha iyi anlatabilmek için rahatsız olduğumuz hususları sıralamamız gerekir:
    evvela, program ilk günler istanbul'a göre ezanı okumuş, 5 gün sonra ankara saatine göre ayarlanmıştır. bu durum hem ankara'da, hem istanbul'da iftarı bekleyen bir çok insanı şaşırtmıştır. nitekim, karmaşanın bu kısmı halledilmişse de, hercailik şu güne kadar devam etmiştir.
    istanbul dekoruyla iftarı beklemek hoş olsa da, kuran ı kerim okunurken arkadan duman üflenmesi, 3. sınıf yeşilçam film yapımcılarının bile tenezzül etmeyeceği bir ucuzluk, basitlik olsa gerektir. okunan kuran olunca, şu sıralar pek revaçta olan "sırlar dünyası" falan filan gibi dizilerin "dramatik" efektlerine ihtiyaç yoktur.
    senai demirci'nin, aşırı çıt kırıldım, neredeyse efemine halleri ve ellindeki gülleri devamlı kadrajın içine sokmaya çalışması ise ancak hint filmlerinden alınmış ilhamın bir tezahürüdür. hatta güle yönelik bu psikolojik rahatsızlık kimi zaman misafirleri de etkisine almış ve mim kemal öke yeni çıkan kitabını tanıtırken, kitaba zoom yapan kameranın önüne gülleri sokmuş, kitabını kamufule etmiştir. (bu görüntü bana vaktinde orhan abimiz ve müjde yengemizin oynadığı süper bir filmi hatırlatmıştır. bu filmde de "gül" metaforunun dibine vurulmuş, en nihayetinde orhan abimiz, müjdeyi yatağa attığında gül goncaları ekranda birbirlerine kafa atmışlardır!)
    dirtyrider'ın da isabetle açıkladığı gibi, bu sene zuhur eden iftar borsasının*, ibadetimizi zedelediğine de şüphe yoktur.
    zamanında kanal 7'de ahmet özhan ve tugrul inancer'in tadına doyum olmayan sohbetleri, geçtiğimiz sene star televizyonunda serkan ercan'ın hazırladığı ve ramazanın dini değil fakat sosyal yönüne isabetli ve samimi bir vurgu yapan başarılı programının ardından bu sene de trt'nin iftar programını nasıl dejenere ettiğini naçar tecrübe ettik. geçmiş olsun.
  7. trt'nin yıllar sonra çoğunluğu müslüman olan bir ülkenin televizyonu olduğunu hatırlayıp yaptığı iftar programıdır.

    önceki yıllarda hazırlanan iftar programları banttandı. bir parça kuran okunur, hükümet suratlı bir adam berbat bir üslupla bir şeyler anlatır, sonra banttan bir ezan ve "allah devlete millete zeval vermesin" duası ile program sonlanındı. bu mudur özlenen yapımlar...

    bu yayının farkı, programda devletin o ebleh yüzü yoktu.
    insanları tanımadığınız zaman onları yapmacık olmakla suçlayabilirsiniz. ama herkes haklı aslında, yıllarca bu ülkede yalancı yüzlerini öyle güzel kelimelerle kapattılar ki, böyle samimi insanlarla karşılaşmak şaşırtıyor izleyiciyi.

    gerçek hayatta da, tv'deki kadar samimi, candan ve sıcak olan kbb doktoru senai demirci, gerek hoş sohbeti, gerekse ağırladığı konuklarla iftar zamanlarına renk katmış, bu ülkenin tv'sinin yine bu ülkenin insanlarının eline geçtiğınde ortaya neler çıkabileceğini göstermiştir.

    ramazanın bitmesi kadar, bu programın sonlanması da üzücüdür.
  8. iftar vakti takip edilebilecek çok dolu bir iftar programı.

    gördüğüm kadarıyla sunucu konuşmalarını o gün okunması için seçilen ayetler ile uyumlu olarak hazırlamaktadır ve bu programdan "türkiye müslümanlığı" diye birşey varsa eğer* onu hissedebiliyorsunuz... insanlar istanbul beyefendisi gibi konuşuyorlar ve bir sükunet var...
  9. bugün senai demirci'nin islam'ın ne kadar geniş kapsamlı bir din oldugunu, hristiyanlıgı ve museviliği de kapsadığını anlatırken "yani ingilizce ifade edersek the din" demesiyle fesüphanallah dedirtmiş program.

ramazan sevinci hakkında bilgi verin