şükela:  tümü | bugün soru sor
  • coca cola bunun cilkini cikarmaktadir,sanki sanirsiniz asirlardir gelen bi ramazanda coca cola icme gelenegimiz var ve icmessek tutulan oruclarin hic bir anlami kalmiyor.aile buyukleri ozellikle coca cola dan sasmiyor.
  • her sene olduğu gibi, ramazan gelmeden başlamış yapmacık reklamlardır.
  • her yıl en alakasız bulduğum coca cola ramazan reklamlarıdır. kapitalizmin nasıl her yola gelebildiğinin, her şekle girebildiğinim pek güzel göstergesidir.
  • yılın 11 ayı bikinili hatun fotosu basıp ramazanda 39 kupona kokulu kuran veren hürriyet gazetesinin de içinde bulunduğu günümüz kapitalist dünyasında bireyleri salaktan bile öte bir noktaya koyan reklamlardır. ama suç bu reklam ve reklam verenlerde değil bunları yiyen insanlardadır.
  • bir sonraki level bayram temalı reklamlardır.
  • ramazan ayını, oruç - iftar - sahur gibi ritüelleri vurgulayan reklamdır. ramazan davulcuları, karagöz - hacivat, elden ele kolaların dolaştığı ramazan sofraları, trafikte sıkışan araçta ramazan pidesi ve yoğurtla iftar yapmak zorunda kalan insanlar, klasik türk musikisiyle bezeli reklam müzikleri falan bu reklamların vazgeçilmezleridir. son dönemde burhan öçal'ı davulcu, türkiye'nin laik kesiminin yılmaz temsilcisi candan erçetin'i de ramazan, birlik, beraberlik, sevgi temalı pozlarda görmekteyiz. islam dininin kapitalizmle olan uyumunu göstermesi açısından ilginç reklam kuşaklarıdır.
  • klisenin son noktası reklamlardır.

    -abi ramazan temalı reklamı cekmeye baslayalım mı?
    -dede hazır mı?
    -evet abi
    -surekli kosan cocuk?
    -evet abi
    -hayat bilgisi kitabındaki gibi sacını tarayan anne ve baba
    -o da tamam
    -11 ayın sultanı ısıklı tabelası
    -onu da ayarladık abi
    -osmanlı muzikleri tamam mı
    -arka mahalleden calgıcılar biz calarız dediler abi
    -iyi baslayak o zaman
  • anne, baba, bir adet velet, babaanne, dede, ziyafet sofrası, 2.5 lt kola, güleryüz kombinasyonlarından yıllardır vazgeçmeyen reklamlardır. bir diğer versiyonu müstakil ev, kocaman bahçesinde uzakta bir masa, tepede lambaların olduğu şirin mi şirin ramazan sofralı temadır.
  • bu sene beni yine ben olmaktan çıkarıp ayrılsak da beraberiz'deki berna'nın annesine döndürmeyi başaran işkence silsilesi. beykoz'daki bembeyaz villasının yemyeşil bahçesinde, mac face & body fondötenle boyanmış suratlarıyla iftarı bekleyen aile, hepimiz biliyoruz ki hiçbiriniz oruçlu filan değilsiniz.
    hele kaynanası görümceleri başına toplandığı halde 20 çeşit yemek hazırlamaktan enfes bir mutluluk duyar gibi ağzı kulaklarına varan, hayatında biber dolmasının biberine bile dokunmadığı 10 metreden belli olan, saçları maşalı, kendisi 34 beden o gelin şu an ezanı beklemek yerine alaçatı'da butik otellerde tatil yapıyor. yeter artık yeter, defolun gidin top atılır atılmaz uludağ limonata'yı kafasına dikenler, sırma su'yu bir sürahiye doldurmayıp 1,5 litrelik pet şişeyi o süslü sofraya koyanlar, "sütaş peynir olmadan sahur yapamam murtaza :s" diyen davulcular, hepinizden iğreniyorum. ama en çok da:

    (bkz: algida maraş reklamındaki sevimsiz çocuk)

    şu son haftalarım sokakta gülşen'in bangır bangır şarkısından, tv açıkken de bu çocuktan kaçmaya çalışmakla geçiyor. çıktığı anda kumanda yakınımda değilse t-rex istilasından kaçan amerikalılar gibi depar atıyorum evin içinde. mi6 ajanı olsam, beni yakalayıp bir koltuğa bağlayıp durmadan bunu izletseler majesteleri kraliçenin donunun rengine kadar öterim. reklamcılara bu çocuğun rating alacağını düşündürmede katkısı olan herkese allahtan bela diliyorum.

    bir diğer kabus da köy öğretmeni temalı operatör reklamı, mübarek 20'li yıllardan fırlamış öğretmen hanımkızı iftarda yalnız bırakmamak için gelen köylülerden birine kız "de'yi bitişik yazmışsın ayrı olacak" diyince, "ramazanda ayrı gayrı mı oluğğğğ" diyor ve dirseğiyle karın boşluğuna vurarak dürtükleme hareketi yapıyor bir çilekeş anadolu kadınımız. cahilliğe duble övgü. görünce kaşınmaya başlıyorum.

    daha bunun "bayram tatilinde sakın ha gidip keyfinize göre tatil yapmayın, kahramanmaraş'a eşinizin ailesinin akrabalarının yanına gidin pis hayırsız beyaz yakalılar ;(" temalı devamı var. reklamcıyla marka sahipleri bayramda miami'de fink atsın, siz de kaynananız kent şeker reklamına bakıp ağlıyor diye marmaris'e bile gidemeyip onun yerine 3 gün anadolu'nun sıcak, bakımsız, gıybetli ve çekyatlı bir yerinde dedikoducu misafirlere baklavalı dolmalı tabak hazırlayın. adaletini öpeyim dünya. yaşamak bu deyil.

    edit: madem debe'ye girdi duyar kasılmadan söyleyim, malum reklamdaki çocuğun tipiyle bir sorunum yok, ha olabilirdi de ama yok. açıkçası çocuğa reklama 3. denk gelişimde filan göz ucuyla baktım. ama konuştuklarıyla büyük sorunum var. poyraz karayel dizisindeki çocuktan tüylerim diken diken olduğu için o diziyi de izlemiyorum mesela. ağdalı, yapış yapış, overdose sevimli olmaya çalışan her replikten ve bilmiş konuşan çocuk karakterlerinden iğreniyorum.
  • geldi yine tipini sevdiklerim. artık bilimum yeme içme ile ilgili firmalar, cıvık cıvık samimiyetsiz ramazan reklamları ile aklımızı alacak.