şükela:  tümü | bugün soru sor
  • türkiye büyük millet meclisi 21. dönem milletvekili
    ramazan toprak, aksaray
    aksaray - 1960, h.musa, hacer - istanbul üniversitesi hukuk fakültesi -
    ingilizce - askeri savcı ve hakim, istanbul 3. kolordu ve batı garnizon
    komutanlığı askeri mahkemesi başkanı, serbest avukat - evli, 2 çocuk sahibi.
  • entellektüel, demokrat insan, başbakanının milletvekili, türkiye sağcılığının islami yansıması, kimdir nedir araştırılmayası şahsiyet...

    (bkz: rektor yucel askin ermeni kokenlidir)
  • orhan pamuk kitaplarını toplatıp yakan zihniyetin meclise girmiş olanıdır...
  • bir başka utanç kaynağımız... "milletinvekili".
  • ilahi yazari.
  • "...
    – “erdoğan'a soruyorum ramazan toprak kim?”
    sadece erdoğan değil, akp'den çok siyasetçi bu ismi tanıyor:
    ramazan toprak, akp kurucusu.
    ramazan toprak, iki dönem milletvekillik yaptı.
    ama önce askeri savcı ve hakim olarak görev yaptı.
    12 eylül 1980 askeri darbe döneminde…
    – genelkurmay başkanlığı'nda askeri savcı olarak görev yaptı.
    – malatya 2. ordu komutanlığı sıkıyönetim askeri mahkemesi'nde görev yaptı.
    – diyarbakır 7. kolordu komutanlığı sıkıyönetim askeri savcılığı'nda görev yaptı.
    – istanbul 3. kolordu ve batı garnizon komutanlığı askeri mahkemesi'nde görev yaptı.
    12 eylül döneminde yaşanan hukuksuzlukları anlatmaya gerek var mı?
    12 eylül'ün savcısı ramazan toprak'ın görev yaptığı malatya'dan tek örnek vereyim:
    malatya doğanşehir'de mhp'li cengiz baktemur tetiği çektiğinde aslında 17 yaşındaydı. nüfus kağıdında yazılan doğru kabul edilerek idam edildi! haberi duyan annesi felç geçirdi…
    12 eylül savcısı ramazan toprak'ın diyarbakır'da görev yaptığı dönemde, cezaevinde yaşanan insanlık dışı olayları yazmama gerek var mı? işkenceye maruz kalan 34 kişi öldü! zulme dayanamayan tutuklulardan beşi kendini asarak, dördü ise kendini yakarak ölümü seçti…
    ramazan toprak adını birileri unutmuşa benziyor!
    ..."
    https://www.sozcu.com.tr/…nce-aynaya-bakin-3392869/
  • soner yalçın'ın iddialarına şöyle cevap vermiş:

    iddia 1. “12 eylül savcısı olduğumu, sıkıyönetimde hakim ve savcı olduğumu” iddia edip “eli kanlı olduğumu” yazmış. arsız ve hayasız yalan ve iftira. hiçbir dönemde sıkıyönetimde görev almadım. askeri hakim olarak göreve başladığım 1987 yılında sıkıyönetim kalkalı yıllar olmuştu.

    allah eli ve dili kanlı olanlar ile kuru iftiracılardan korusun. ne mutlu delikanlılara!

    iddia 2. “1 mayıs 1982’de idam edilen ülkücü gencimiz cengiz baktemur’un idamında hakim olduğumu” yazmış. arsız ve hayasız bir iftira daha. o tarihte hukuk fakültesi 3.sınıf öğrencisiyim.

    iddia 3. “diyarbakır cezaevindeki ölümlerde rol aldığımı yazmış. mayıs 1995 yaz ayı başında istanbul’a tayin olup diyarbakır’dan ayrıldım. ben ayrıldıktan 15 ay sonra eylül 1996 ayında meydana gelen olaylarla beni ilişkilendirerek terör örgütüne hedef gösteriyor. hayasızlığın ve iftiranın bu kadarı fazla!

    iddia 4. ” askerlere mesaj vermek için milli savunma komisyon başkanı yapıldığımı” yazmış. 12 eylül döneminde hapse atılanlar bilahare başbakan hatta cumhurbaşkanı olup tsk’nın başkomutanı oluyor da ben niye milli savunma komisyonu başkanı olamıyor muşum? aklısıra bu tahrikle hükümet ile askeriyeyi karşı karşıya getirme gibi kirli bir ara dönem provokasyonu peşine düşmüş olduğu da anlaşılıyor. 28 şubatçı kafa yapısı ve kalıntısı olduğunu ele vermiş.

    iddia 5. “askeriden ayrılma şeklimi herkesten sakladığımı, başbakan gül’ün ‘ordudan atıldığını bilmiyordum’ dediğini yazmış. 28 şubat döneminde ordudan atılma değil ama şura kararıyla re’sen emekli edildiğimi başta abdullah gül olmak üzere hemen herkes gayet iyi biliyordu.

    iddia 6. “evrak hırsızı diye ordudan atıldığımı” yazmış. hayasızca bir iftira daha. doğrusu, “disiplinsizlik nedeniyle re’sen emekli edildim.” aradan 22 yıl geçti, hâlâ disiplinsizliğimin ne olduğunu bilmiyorum. iftiracının dediği doğru olsaydı 28 şubatçılar olayı(?) derhal savcılığa intikal ettirirler ve “disiplinsizlik” gibi ortaya karışık, ne olduğu belirsiz bir gerekçeye sarılmak zorunda kalmazlardı. ara dönem sözcüsü ağzıyla konuşuyor.

    vee nihayet ağzındaki baklayı çıkarmış soner “efendi” : “”ramazan toprak adını birileri unutmuşa benziyor! baksanıza, babası üzerinden tunç soyer’e saldırıyorlar!” demiş.

    yalan ve iftiralarını uzun uzun sıraladıktan sonra sadede gelmiş. chp ve muhalefetin izmir adayı tunç soyer’in babası emekli askeri hakim nurettin soyer’in 12 eylül 1980 sıkıyönetimi döneminde ülkücü gençlere karşı takındığı tavırları gündeme getirenlere karşı durumdan vazife çıkartmış olan soner “efendi”, bir gazeteci gibi değil de fanatik bir siyasetçi rolüne soyunmuş, “31 mart izmir bb başkanlığı seçiminde muhalif ittifakın bir ortağının(iyi parti) destekçileri olan ülkücü ve milliyetçi camiayı chp adayına oy verdirmeme taktiğinin bir parçası olmak için çırpınıyor. ve böylesine hayasız, sakil ve rezil yalan ve iftiralara sarılmaktan başka çare bulamadığı anlaşılıyor.