şükela:  tümü | bugün
  • sanırım bu türküyü dinleyip oynamak yerine ağlayan tek rumelili benim.
  • ağustos ayı gibi tanışmıştım onunla, aslında tanışmadan ziyade bir kavuşmaydı bu.
    uçurumun kenarındaydı, sıkılmış, bıkmış ve yorulmuştu.
    ben ise yürümeye başlamış yavru kedi misali, hoplayıp zıplayıp şaklabanlıklar yapıyordum, aşık olmuştum o yorgun kıza, ölümümün birden olacağını seziyordum ama unutmuştum herşeyi,

    güzel günler başlamıştı, ısrar edilen peşe düşmelerle, canı acıdığında kendisinden daha çabuk ona varmamla, varlığımı yanında hissetirmemle.
    artık beni arar olmuştu, arada bir diyordu olmaz olamaz böyle, çok çabuk oluyor herşey, ben seni mutsuz edeceğim diye uyarıyordu beni,

    ama hiçbiri umrumda değildi, gördüğüm zaman dilimin tutulduğu, yüzümün kızardığı, kalbimin bir el tarafından sıkıldığını ve boynundan süzülen kokusu ile bacaklarımın titrediğini hissettiren bir tanrıçam vardı benim.

    kaçak göçek buluşmalarda ayrılık zamanı geldiğinde tutulan el bir güneş parçası gibi elimi yakıyor, yanımdan giderken bıraktığı veda busesi eritiyordu içimi,

    alışmıştık birbirimize, artık "biz" olmuştuk bir bütündük, herşey nasıl oluyor da böyle hızlı gelişiyor anlamıyorduk, bizi birbirimize bağlayan birşey vardı, hayaller kuruyor, dünyayı iplemiyorduk, bağırarak söylüyorduk nilüferin bizim için yazdığı şarkıyı,yeminler ediyorduk ayrılmamak üzere...

    ama o korkuyordu ve bu yersiz korku onu benden koparmaya başlamıştı bile.
    birden değişmeye, ona hediye ettiğim çiçek gibi hızla solmaya başladı.

    verdiğim sevginin karşılğını vermeye çalıştığını ama bunu yapmayı beceremediğini söyledi, oysa gerçeği söyleyemiyordu, maddelerden oluşan dünyasını sevgisiyle yıkamıyor, suçu cam duvarlar arkasında kendini göremediğimi sanıp söylediği "aşık değilim olamıyorum, senin beni sevdiğin kadar sevemiyorum" gibi cümleler ile güneş gibi bakmaya doyamadığım kalbine atıyordu.

    oysa o kalbine değil beynine esir olmuştu.

    dinlemiyordu kalbini, aramızdaki seviye farkının başına dert açacağını düşünüyordu,
    ben ezik bir insan değildim evet uyuşuk ve uykuya düşkün, düşkün olduğu uykuda onun rüyalarına hasret ama elimden geleni de yapmaya hazır kuzusuydum,

    ve halen kuzusuyum ama o istemedikten sonra ne sazdan samandan evler, ne de saraya karşı yuvalar kurabilirim.

    bana kollarını uzatsan biraz,
    sana kul olurum seven ne yapmaz,
    gel öldür bu ömur böyle tükensin,
    sana bin can feda seven ne yapmaz.

    bu gönul uğruna neye katlanmaz
    öl desen ölürüm seven ne yapmaz,
    gel öldür bu ömür böyle tükensin,
    sana bin can feda seven ne yapmaz.

    beni böyle bırakma ramizem...
  • rumeli'nin bir başka 7/8 lik armağanıdır bize.
  • belamı siken, hayırsız kız.
    yazık ettin lan ikimize, atom bombası yemiş hiroşima gibiyim,. bakma üstümde güneş açtığına, ot bitmiyor ulan ot bitmiyor topraklarımda.

    şarkıda diyor ya hani, bir köşede gülüşün var, sırtımda kanlı bıçağın.

    gece gece nerden geldiysen artık aklıma.

    https://www.youtube.com/watch?v=knsigjmrnw0
  • gecenin güzelliği:

    https://youtu.be/9hub6y3glf4