şükela:  tümü | bugün
  • bir mısır firavunu. 96 erkek ve 60 kız çocuğu babasıdır. m.ö. 1225 yılında aramızdan ayrılmıştır.
  • ışığın seçtiği kişi ve ışığın oğlu nam-ı diğer isimleridir. adam puştun, ibnenin önde gideni.kız kardeşlerini geçtim, öz kızlarıyla evlenmiş, çükü hiç durmamış, 110 tane çocuğu olduğundan bahsediliyor. hayvanın işi gücü çocuk yapmakmış sanırım.
  • 19. hanedanın 3. firavunu, i. seti'nin küçük oğlu. 67 yıl hüküm sürmüş, sıkılıp tahtı oğluna bırakmış, oğlu tahta geçip 60 yaşında ölmüş, ikinci oğlu tahta geçmiştir, tüm bunlar olurken hala yaşmaktadır kendisi. bereketli bir ömür sürmüş yani.

    kadeş savaşı sırasında çok büyük bir hata yapmış fakat ii. muvatalli'nin sebebi bir türlü anlaşılamamış bir manevrayı yapmaması sayesinde canını kurtarabilmiş, çok büyük hasarla ve kesin bir zafer olmadan savaş meydanından antlaşmayla ayrılmalarına rağmen çok büyük bir zafer kazanmış havasına girmiştir. ayrıca bu antlaşma tarihte bilinen ilk yazılı antlaşmadır.

    şöyle anlatayım efendim. hitit ve mısır sınırları arasında kalan, bugün suriye'de bulunan amurru bölgesi vardır. burası o bölgenin en stratejik noktalarından biri. savaş yapacaksanız da, ticaret yapacaksanız da burayı kullanmanız gerekiyor. dolayısıyla iki taraf da göz dikiyor buraya. aslında uzun süredir bu bölgede iki güç arasında ufak tefek çekişmeler oluyor fakat iş büyük savaş raddesine gelmiyor. sonra ramses sessiz sedasız 20 bin asker ve 2 bin araba toplayıp bölgeye doğru harekete geçer. bunu duyan hititler durur mu? durmaz. durmamış.

    ramses orduyu 4 kola ayırır ve bunlara tanrı isimleri verir, amon, ra, ptah, seth. kendisi de amon kolunu kumanda etmektedir. hareket ederken seth kolunu akdeniz kıyılarından yürütür, diğer üç kol içlerden ilerler.

    ramses kadeş kalesi yakınlarına geldiğinde yakaladıkları bedeviler onlara hitit ordusunun halep yakınlarında olduğunu söyler, ancak yalandır. bedeviler aslında hitit casusudur. bazı kaynaklara göre kral muvatalli o sırada kalededir, bazı kaynaklara göre ise kale yakınlarında gizlenmektedir. ordu o kadar geniş alana yayılmıştır ki en uçta bulunan amon kolu ile en arkadaki ptah kolu arasında 25 km vardır. ramses bu haberi alır almaz heyecana kapılıp hemen harekete geçer kadeş kalesini alıp üs olarak kullanmak için. o kadar apar-topar yola çıkarlar ki amon kolu hareket ettiğinde ra kolu henüz toparlanıyor, ptah kolu olan bitenden bihaber yatıyordur. bu hamle ramsesi çok zor duruma düşürmüştür.

    amon kolu apar topar kalkıp henüz tam olarak hazırlanamadan kadeş kalesi önlerine gelirken ve kamp kurmak için koşuştururken muvatalli'nin iki bin savaş arabası birden gizlendikleri yerden çıkıp amon'a yetişme telaşındaki, tamamen hazırlıksız ve telaş içinde olan ra koluna saldırır. ra kolu dağılır, askerler savaş alanından kaçar. arabacılar bu sefer amon grubuna saldırır. tam bu sırada ramses son derece çaresizdir ve yenilgi an meselesidir. muvatalli kadeş kalesinde ya da çevresinde 17 bin piyade bulundurmaktadır. tam da bu anda bu piyade gücünü savaş alanına sürmesi ramses'i öldürmesi, kesin zaferini ilan etmesi anlamına gelmektedir ama yapmaz. ramsesin boynu avuçları içindeyken onu boğmaz, neden yapmadığını ise kimse mantıklı bir şekilde açıklayamıyor.

    ramses bizzat savaş meydanına çıkar, mısır ordusu durumu eşitlemeye başlamıştır, bu sıralarda kıyı şeridinden gelen seth kolu savaşa dahil olur, ardından ptah grubu gelir. muvatalli ise güçlerini bu sırada meydana sürer ancak bu gereksiz asker kaybından başka bir şey getirmeyecek bir hamledir nitekim aynen öyle olur, iki taraf da çok ciddi kayıplar verir. ertesi sabah da muvatalli ramses'e barış teklifinde bulunur. o da savaşı kazanacak gücü olmadığı için kabul etmek zorunda kalır ve sonrasında da kadeş antlaşması yapılır. muvatalli ramses'i yok edebilecek durumdan barış teklif eden taraf durumuna düşmüştür.

    ramses ise bunu çok büyük bir zafer olarak görür. tüm tapınaklara savaşın resimlerini çizdirir.
  • yaşamını okuduktan sonra hayallerle, masallarla yoğurulmuş bir seri olsa da kendisini sevmemek elde değil. ramses; iyi araştırıldığında farkedileceği üzere uygarlıklara müthiş katkılar sağlamış ve oldukça gizemli bir hükümdardır.

    firavun, ameni'ye:

    "benimle gel," dedi.

    "nereye gitmek istiyorsun?"

    "bugun hava çok guzel değil mi? hukumdarlığımın ikinci yılında milyonlarca yılın tapınağına diktiğim akasya ağacının altında dinlenmek istiyorum."

    hukumdarın ses tonu ameni'yi titretti.

    "yola çıkmak uzereyiz majeste."

    "gel ameni."

    milyonlarca yılın tapınağının buyuk akasya ağacı guneşin altında parlıyor ve yeşil yapraklan hafif bir ru¨zgârla hışırdıyordu. ram-ses, kim bilir ne kadar akasya, ılgın ağacı, avokado ağacı, nar ağacı, söğut ve daha birçok ağaç turu diktirmişti! kral'ın sadık hayvan dostlarının vârisi ihtiyar köpek 'gece bekçisi', ağrılarını unutarak ramses'i izledi. akasya ağacının çiçeklerinden çıkan etkili koku ikisinin de hoşuna gitmişti. ne o, ne de efendisi çiçeklerden bal özu toplayan anların durmak bilmeyen dansından kaygı duydular. ramses ağacın gövdesine yaslanarak oturdu. 'gece bekçisi' kral'ın ayaklarının dibine kıvrıldı.

    "ameni, batı akasyası'nın tanrıçasının, öteki dunyada ruhları karşıladığı zaman söylediği sözleri hatırlıyor musun?"

    "bu soğuk suyu kabul et. öluler kentinin ayin havuzundan gelen bu kutsal su sayesinde gönlun ferah olacak ve ruhun benim gölgemde yaşayacak."

    ramses:
    "gökteki anamız bize hayat verir," dedi. "firavunların ruhlarını, yorulmak nedir bilmeyen ve yok olmayan yıldızların arasına yerleştiren de odur."

    "belki de susadınız majeste. su almaya gidiyorum..."

    "dur ameni. yorgunum dostum. ölum yorgunluğu butun benliğimi sarıyor. gerçek gucun ne olduğu konusunda konuştuklarımızı hatırlıyor musun? sana göre, gerçek guç firavuna aitti. maât yasasına saygılı olması ve durmadan karanlıklarla savaşması koşuluyla sen haklıydın. şayet bu guç zayıflayacak olursa, gökyuzu ile yeryuzu arasındaki dayanışma kaybolur, insanlık şiddet ve adaletsizliğe teslim olur.

    bir hukumdarlığın tarihi, bir bayram gibi olmalı derdi babam. guçluler de zayıflar da firavunla beslenmeli, hiçbiri ötekinin zararına ihmal edilmemeli.

    bugun kadınlar keyiflerînce gezip tozuyor, çocuklar gulüyor ve yaşlılar ağaçların gölgesinde dinleniyor. seti'nin, nefertari'nin ve uygarlığımızın yucelmesi için çalışan sadık dostlarımızın sayesinde, bu ulkeyi mutlu kılmak ve doğrulukla yönetmek için gayret gösterdim. tanrıların beni yargılama zamanı geldi artık."

    "hayır majeste. bizi terk etmeyin!"

    'gece bekçisi' iç çekti. bu iç çekiş başlangıcın okyanusu kadar derin, nil ırmağının uzerinde batan guneş kadar yumuşaktı. gece bekçileri hanedanının sonuncu temsilcisi, efendisinin ayaklarının dibinde son nefesini verdi.

    yaz geliyordu ve buyuk ramses de, batı akasyası'nın altında 80 yıllık dünya yaşamının ardından sonsuzluğa göç etmişti.
  • 66 yıl hüküm sürmüş ve bu süre, o çağdaki insan ömrünün çok üzerinde. birçok insanın yaşam süresi, ramses'in hükmünün başlangıcını ve sonunu görmeye yetmemiş.

    tarihin ve talihin gülümsediği insanlar var, tıpkı stefan zweig'ın yıldızın parladığı anlar'da bahsettiği gibi. ramses de bunlardan biri. abu simbel'in girişine, nil'in güzel nefertari'sini kendisininkiyle aynı yükseklikte bir figür olarak işleten bu adamın, haremi olmasına rağmen, şairane bir yönü de var.
  • - "2. ramses'in dışkı yiyen bu küçük böceklerden biri önünde yerlere kapandığını bilmek bir kınkanatlılar uzmanı için neler ifade eder düşünebiliyor musunuz? bokböceğine tapma geleneği mısır sınırlarını aşmış, yunanistan'a, fenike'ye mezopotamya'ya yayılmıştı; romalı lejyonerlerde kılıç kabzasına bir bokböceği silueti kazıtmak alışkanlıktı; etrüsklüler bokböceği şeklinde zarif, ametist mücevherler işliyorlardı."
    (bkz: le premier siecle apres beatrice)
  • 1995 senesinde aralarında altısıyla evlendiği tam 120 kız ve erkek çocuğunun mumyalanmış cesedi bulunan 66. yıl mısır da hüküm sürmüş firavun.
    o kadar çok evlenmiş ki, tarihçiler dahi sayısını tarihi verilerde bulabilmiş değil.
    ilk yazılı barış antlaşmasını imzalıyorlar hititler ile.
    kardeş antlaşması: iki tarafta savaşı kazandığını iddia ediyor ülkelerine dönerken ancak savaşın kazananı yok. iki tarafta büyük zaiyatlar vererek çekiliyorlar. ama ülkelerine döndüklerinde yenildik diyecek halleri olmadığı için bu tavrı içinde oluyorlar.
    nefertari eşleri içinde en ünlüsü. nasıl bir kadında artık tanrı adına değil de kendi adına tapınak yaptırmıştır ramses'e.
  • antik mısır mimarisinde firavun heykeli her zaman firavunun eşlerinden büyük yapılır. bu anlayışı yıkan tek örnek, ramses'in eşi nefertari ile aynı boyutlarda işlenmesi.

    aşkından mıdır eşini eşiti olarak gördüğünden mi bilinmez ancak ramses'in açık fikirli olduğu bir gerçektir.
  • antik mısır tarihinin en kudretli firavunu...

    (bkz: the ten commandments)