şükela:  tümü | bugün soru sor
  • yalan nedenlere dayanıyorsa, mesela çalışılamamış bi sınavın ardından makeup almak ihtiyacı duyuluyorsa, tüm tiyatral yeteneklerin sergilenmesi gereken eylemdir. insan öyle kaptırmalı ki kendini, doktorun odasından çıktığında, belirtilerini sergilediği hastalık semptomlarını ruhunun derinliklerinde gerçekten hissetmelidir. ayrıca tahlil veya direkt muayene gerektirmeden rapor verilebilecek rahatsızlıklar bulmaya dikkat edilmelidir (bkz: migren).
  • kendinize zorla kaçırttığınız bir sınavın ardından yapılması farz olan eylem. alınıp alınamayacağının belirsizliği haddinden fazla stres yaratır.

    carmen yine son geceye bıraktığı bir sınava çalışırken canı sıkılır ve daha fazla kafa yormak istemediğine karar verir. "sabah gidip rapor alırım" diye düşünür ve uyur. sınav sabah 9'dadır, psikolojik midir stresten midir 8'de uyanmış bulunur. hasta olmadığı için rapor alma işleminin ancak kaçırdığını söylemekle olabileceğini düşünüp kendini uyumaya zorlar. amaç doktora pijamalarla ve şiş gözlerle gidip daha inandırıcı olabilmektir. 9'u geçe artık daha fazla dayanamayıp kalkar, uçarak okuldaki sağlık merkezine gider. ne hikmetse kadın doğumünitesini seçmiştir.

    d: evet, neyin var?
    c: uyuyakaldım..
    d: yani?
    c: ee.. uyuyakaldım.. saat 9 bucuk.. 9'da sınavım vardı benim.. bitecek yarım saat sonra..
    d: anladım.
    c: hehe, ne güzel
    d: ama bunun kadın doğumla ne alakası olduğunu anlamadım?
    c: hmm.. şimdi doktor bey, tabi bunun kadın doğumla bi alakası olmadığı gibi başka hiçbir doktorla da alakası yok.. kemküm..
    d: rapor diyosun yani?
    c: e hayır demem tabi..
    d: ne senin bölümün, sınıfın?
    c: 3. sınıf, hede..
    d: hmmm tamam o zaman bu seferlik yazıyorum, uyuma bi daha! uyanamicaksan hiç uyuma! kaçıncı sınıfa gelmişsin hala uyuyakalmak ne?! biraz sorumluluk sahi..bıkbık..bıdıbıdı..
    c: ???
  • tanıdık manıdık yoksa, bu durumda en isabetlisi dahiliyeye gitmektir. bizim okul garip bi' yer. sözlü filan yapılıyor. 0 almaktan değil, o insan azmanı hocalardan azar yemekten korkuluyor. neyse, beni sardı malum korku, sabaha kadar uyumadım, çalışmadım da. yüzüm bembeyaz, hortladım mnacaine... gittim paşa paşa devlet hastanesine, sıramı bekledim, bütün yeteneklerimi sergileyerek şikayetiniz nedir sorusuna

    "midem bulanıyo, dün geceden beri kusuyorum, ishalim" diyerekten -klasik besin zehirlenmesi semptomlarını saymak suretiyle- cevap verdim. kadın karnıma bastırıyo, ishallik bi durum yok. taş gibi maşallah ahah. ikinci soru geliyo, ne yedin:

    dürütslükte üstüme yoktur; mal oğlu mal olduğumdan bu soruya cevabım "kereviz" oldu. ulan hayatında ilk defa kereviz yedin, ilan mı ediyosum nedir. kadın ne diyeceğini bilemedi, tedirgin gözlerle beni süzüyor,

    'aeeoo okulda hamburger yemiştim ben evet eveet' dememle "besin zehirlenmesi!"nin alnıma yapışması bir oldu. ilaç milaç derken, "eheğ rapor yazabilir misiniz, sözlüm vardı da..." patlattım bi'tane. anladıysa anladı, bana ne.

    ha sonra ne oldu; bi' dahaki staj grubuyla sözlüye giremeyip, mazeret sınavlarını bekledim. konular ayı gibi birikti, 25 aldım. uyanıklık yapmışsın deyu ayar kaydı bi' de hoca. mis.

    bi' daha mı? tövbe... ama yarınki sözlüye de hiç çalışamadım be? :(
  • kendi başına iş başarmış olmanın verdiği gururu arttırır bünyede...
    hele bi de işin içinde yalan dolan, abartma kandırmaca yoksa daha da hakedilmiş bi ödül gibi görülür...
    geriye tek bi şey kalır; nefes almakta zorlanan burun, yanmaktan kıpkırmızı olmuş bir çift göz, rapor alınıcak hastaneye ulaşmak için uzun yollar katetmiş yorgun bünye ve sıranın üzerinde uyumaktan dolayı tutulmuş sırt ve aynı sebeple artık varlığından haberdar olmadığınız uyuşmuş olan omuzlarla beraber rapor alarak sınavına girmekten kaçtığınız dersin raporlu öğrenciler için yapılan sınavına eşşekler gibi çalışmak...
    he yataktan kafanızı kaldırabilirsiniz ne ala!
    (bkz: raporlu öğrenciler için yapılan sınavın normal sınavdan daha zor olması)
  • tıp fakültesinde bir ders çıkışı yaşanmış olay;

    - peki hocam rapor alsam?
    - tanıdığın doktor varsa alırsın *

    sonuç: rapor alınamaz!
  • eğer yeni işe başlayalı bir ay olmamışsa, hastalıktan kıvransanızda yapamadığınız eylem. sgk sisteminde görünmediğinizden doktorlar vermek istese de size rapor veremiyorlar. sanki insan hasta olacağı zamanı kontrol edebilirmiş gibi , o süreçte ne ilaç yazdırabiliyor ne de rapor alabiliyorsunuz..
  • bazı gerizekalı şirketler veya insiyatif almaktan her daim kaçınan yalaka yöneticiler yüzünden bir günlük de olsa mecbur olduğunuz durumdur. ecnebilerin çalışanına güvenerek izin verdikleri yıllık bir kaç günlük mazeretsiz işe gelmeyişler bizde pek çok yerde yoktur. şansıma ilk çalıştığım yerde istirahate ihtiyaç duyduğum ufak gribal rahatsızlıklar vb. durumlarda yöneticime telefon açıp o gün için izin alıyor yıllık izinden vs. den düşmeden rahat rahat iyileşme imkanı buluyordum ancak kurumsal şirketlerimizin pek çoğunda rapor al veya yıllık izin kullan sözü olmadan geçilmiyor! bazen o rapor sevdasına dışarı çıkıp daha beter hasta olup geliyorsunuz ama elinizde o gün için raporunuz var ya o yalaka orospu çocuğu yöneticinize yeter...
  • gece gece 3 hastane dolaşıp aldığımdır. ıkincisindeki doktor tam anlamıyla orospu çocuğuydu. zaten o kadar acil vakayı gördükçe rapor için geldiğimden yerin dibine giriyordum bu gitti bi de artist bilmiş tavırlar yapmaya başladı çıldırdım gece gece. yakın zamanda hasta yakını dehşet saçtı temalı haberlere başrol olmasını diliyorum. ıbne.
    bu arada üçüncüsünde panik bozukluğa bağlı göğüs ağrısı semptomlarını sıraladım ve ekg çekti(mvp var kalpte). eve git istirahat et dedi. yarın önemli bir işim olduğunu söyleyip rapor vermesini rica ettim çok tatlı bi dille "bugattime bi rapor yazın" diyiverdi hemşireye. tabi bende inanılmaz bir rahatlama mutluluk. teşekkür ede ede raporum elimde evin yolunu tuttum sonunda. allah doktor beyin ve acildeki hastaların yardımcısı olsun ne diyim.
  • insan ne kadar hasta olsada ilk önce doktoru inandırmak zorunda hissettiği, almak için bin takla attıran belge. alındıktan sonra ne kadar hasta olunduğunu işyerine anlatmak zorunda insan. en sonunda "acaba hasta değil miyim lan" diye düşünmeye başlıyor insan. iki ucu boklu değnek. bir de işe başlanan ilk gün var. ya gerçekten saçma bir durum.
  • acilden kısık sesle dürüst istemesi zor, yalan hastalıklı ayıp kağıt.

    yalandan korkak doktora denk gelmiştim o vakit. aynen aktarıyorum.

    -hocam rapor almam lazım sabah sekizde sınavım var ve ben hiç çalışmadım (kısık sesle saat 00.26)
    +öyle yazamayız (yüksek ses) bi hastalığın var mı?
    - hocam hastalığım yok şu an gerçekten kritik bir durum size yalan söylemek istemedim kalaba.. ( araya girer)
    + hastalığın var mı arkadaşım ne diyorsun sen!!
    - var (yükseldim) var basur var kanamalı buna bağlı ishalim, oturamıyorum, sağ elimde terleme var, bir de kalbim hızlı çarpıyor (enerji dirink)
    + ağrı var mı
    - var
    + yan tarafa geç iğne yapsın arkadaş şunu ver (yazılı kağıt )

    hemşire (tık tık pıt pıt eldiven falan)

    c: ya benim ağrım yok doktora öyle söylemek zorunda kaldım bu ağrı kesiciyi yapmasan ( nefes enerji dirinkli)
    h: (karşı balkon duysun diye bir sesle) bunu yapmıam lıazımmm beyefendiii...
    c: yav tamam bağırma biliyorum yaptın say ağrı kesici bu ağrım yok. rapor almam lazım benim.
    h: (gene haykırarak) buna ben karışamam bikvikvik
    c: yav seni tanısaydım arkadaş olsaydık çoktan hallettiydin.
    h: böyle bişıey mümkün değil beyefendi.
    c: e yaptırmıyorum iğne miğne git söyle doktora

    söyledi geldi

    dr: oğlum niye karıştırdın acili
    c: ...
    dr: yarın mı sadece, (yanındakine: yaz şuna bi akut sünüzüt )
    c: hocam teşekkür ederim.

    saat 01.14