şükela:  tümü | bugün
  • derya tulga şöyle anlatmış:

    biraz da canlı tarih: rasim akdoğu adını kimse duymamıştır, nereden duyulacak ki adı sadece afyon'da kıytırık bir binaya verilmiş, o kadar! paşamız istiklal savaşı gazilerinden ve ikinci dünya savaşı patlamadan az önce emekliye ayrılan bir korgeneral. savaş başlayınca yüksek rütbeden emekli olan subayları danışman olarak savunma bakanlığına almışlar. paşa delişmenliği ile marufmuş. o sırada msb emekli tümgeneral ali rıza artunkal, rasim paşa onun kapısının önüne dikilir ve "ben bu herife sicil vermedim, şimdi gelip de nasıl başıma bakan oldu!" diye bangır bangır bağırır, çok terbiyeli bir zat olan artunkal da sesini çıkarmadan eski komutanının yatışmasını beklermiş. artunkal hakkında akbulut fıkralarına benzeyen fıkralar vardır, buna rağmen kendisi 1938-1950 arası makamını en uzun süreyle koruyan bakanlarımızdan. yıl 1944-45 arası olmalı, türkiye savaşa girmek için nazlanıyor ve her gün yeni bir müttefik silahını deniyor. bu denemelerden biri ingiliz uçaksavar birliklerince gerçekleştirilmiş, havaya 10 kadar balon bırakılıp bunların 5-6 tanesi patlatılmış. rasim akdoğu kalite kontrolörü olarak orada bulunduğundan tercüman aracılığı ile geri kalan hedeflerin neden vurulamadığını sormuş. sorumlu ingiliz subayı önce afili bir selam çakmış ve "sayın generale lutfen bildirin: savaşlarda %20 isabet sağlayan taraf o savaşı kazanmış demektir! bizse gördüğünüz gibi onun çok üzerinde bir isabet yüzdesine sahibiz!" paşa yine tercümana dönmüş "şuna sor bakalım bu topun nişangah ayarları nasıl yapılıyor!" iyi kötü o da açıklandıktan sonra gömleğinin kollarını sıvayarak pozisyon almış ve peş peşe 10 balonu da indirmiş. tercümana dönüp hafiften burnundan soluyarak "söyle bunlara, biz patagonya'dan gelmedik, biz bugüne bugün türkiye cumhuriyeti ordusunda topçu paşasıyız!" güzel bir hikayedir, kimse aktarmadığı için bilinmez, tercüman tesadüfen babamız olmasa, biz de bilemezdik. bunların çoğu emekli ikramiyeleri bir ev almaya yetmemiş askerlerdir. mekanları cennet olsun!"

    adları, sanları unutulup giden şerefli türk askerlerinden biridir, ismi google'da çıkmıyor bile...