şükela:  tümü | bugün
  • türkiye komunist partisi adını sip'li ibişlere kaptıran tkp geleneği takipçilerinin en önemli kişilerinden.
    tip'in tkp adı ile ancak kendini aldattığını yaptığı bir açıklama, radikal'de ve yunan komunist partisi radyo televizyonu'nda yayınlanmıştır.

    sip "tkp" adiyla sadece kendini aldatmaktadir!

    av. rasim öz'ün 2 aralık 2001 tarihinde radikal gazetesine ve yunanistan komünist partisi radyo televizyonu'na verdiği açıklamanın tam metnidir.

    "evrensel olarak bilindiği gibi; türkiye komünist partisi, tkp 10 eylül 1920'de yalnızca bir defa mustafa suphi önderliğinde kuruldu. zaman zaman burjuvazinin yoğun saldırıları ve bazı hainlerinin teslim olmaları karşısında durağanlıklar yaşasa da "nerede bir komünist varsa tkp oradadır" sloganı ile özetlenebilecek anlayış partinin hep var olmasını sağladı. tkp ve tkp'liler 81 yıllık parti tarihi boyunca legal / illegal süreçlerde zindanlar, sürgünler, zulümler ve ölümler yaşayarak çok ağır bedeller ödediler. 12 eylül sonrasında ikibini aşkın tkp üye ve yöneticisi yargılandı kimileri mustafa hayrullahoğlu, ahmet fevzioğlu gibi yargılanmadan katledildiler. sözde yargılananlar yargısız infazlarla zindanlarda zulüm çektiler. yargılanan partililerden bini aşkın insanımızın avukatlığını yapmış olmanın onurunu taşıyor aynı zamanda savunmanları sıfatıyla onların sesi ve isyanlarını yansıtmaya kendimi yetkili görüyorum.

    bu bağlamda sosyalist iktidar partisi'nin (sip) 11 kasım 2001 günü temel sosyalist etik ilkelerini, tümüyle yok sayarak siyasi bir korsanlıkla "tkp"nin ismini gasp ederek türkiye komünistlerini ve dünya komünist partilerini aldatarak onun tarihi ve onurlu adından geçici de olsa yararlanıp, nazım'ın adı gibi sömürme girişimini şiddetle kınıyor, türkiye ve dünya komünistlerine bunların gerçek yüzlerini sergiliyoruz. türkiye ve dünya işçi sınıfının onların gayri meşru girişimlerine izin vermeyeceğine inanıyoruz.

    bilindiği gibi komünist partilerin temel dayanağı işçi sınıfıdır. komünist partiler de bunun için işçi sınıfının öncü partileridir. oysa sip son iki yılda yoğunlaşmak üzere giderek sosyalist ilkeleri terkle, burjuvaziye ödünler verip teslimiyet çizgisine gelerek varlığını koruma çırpınışına girmiştir. sip'in yayın organı "gelenek" dergisinde en yetkili partililer ağzından aşağıdakileri okuyoruz.

    1) umutlarını kestikleri işçi sınıfının "kapitalizme karşı bilinçlenmesinin boş bir beklenti olduğu"nu söyleyerek işçi sınıfının tarihsel misyonunu reddetmektedirler.
    2) devamla "işçi sınıfı ve emekçi kitleleri anti kapitalizmle harekete geçirmenin imkansız olduğu"nu söyleyerek bilimsel sosyalist teoriyi ve işçi sınıfını yok saymaktadırlar.
    3) "emek sermaye çelişkisinin sosyalist devrime yol açmayacağı"nı söyleyerek sınıf mücadelesini ve emek sermaye çelişkisini reddetmektedirler.
    4) "emek sermaye çelişkisinin sosyalist öğretiye uymadığını" söyleyerek umutlarını burjuvazinin resmi ideolojisine bağlamaktadırlar.
    5) "sosyalizmin ideolojik mücadelesi işi emek sermaye çelişkisine indirgemek değildir" diyerek emek sermaye çelişkisini yok saymaktadırlar.
    6) "türkiye kapitalizmi bağımsız olmadan edemez ve bunu yitirmekten ölesiye korkar" diyerek türkiye burjuvazisinin emperyalist kapitalizmle ortaklığını yok sayarak, burjuva milliyetçiliğine sığınmaktadırlar.
    7) "militarizmin anti-emperyalist olduğu"nu söyleyerek, emperyalizmle mücadeleyi mc donald's ile mücadeleye indirgemekte ve "yanlış yolların buluştuğu kavşakta anti- kemalizm yatmaktadır" diyerek de, şevket süreyya tkp'ciliğini benimsediklerini açığa dökmüş, burjuvazinin resmi ideolojisine sığınmışlardır.
    8) sip genel başkanı tkp adını gasp girişiminden sonra yaptığı açıklamada "tkp'nin kapatılması halinde başkaları gibi ülkemizi yabancılara şikayet etmeyiz" diyerek bir yandan türkiye'nin, ab ile yürüttüğü süreçten yararlanmak amacıyla kp adına sığınırken öte yandan "sizi diğerleri gibi avrupa insan hakları mahkemesi'ne şikayet etmeyiz" diyerek burjuvaziye göz kırpmaktadır.

    bunu yaparken, işkence tezgahlarında can verenlerin, sakat bırakılanların, çarmıha gerilen yaralarına kan emici böcekler salınan tkp mk üyesi ayhan bulutgil, zulme karşı direnme hakkını kullandıkları için katledilen tkp mk üyesi mustafa hayrullahoğlu, (deniz) ahmet fevzioğlu ve adlarını sayamayacağımız yüzlerce insanımızın haklarını burjuva hukuk düzeni içinde avrupa insan hakları mahkemesi'nde aramak zorunda kalmasını suç gibi göstererek tkp adına nasıl talip olunur?

    sadece tkp'liler mi? 12 eylül faşizmi boyunca ve halen yapılan işkence, baskı ve zulme karşı bu düzen içinde hak arama özgürlüğü bulunmayan yediyüzbini aşkın ilerici-sosyalist-komünisti, kendilerine zorla dışkı yedirilenleri, yaşadıkları zulmü avrupa insan hakları mahkemesine şikayet ettikleri için faşistler gibi vatan haini ve kendilerini böylece vatansever sayanlardan tkp'li olur mu?

    sip yönetimi yalnızca sip'ten yeni kopmaları önlemek niyetiyle, komünist ilkeleri çoktan terk etmiş oldukları halde, onun türkiye ve dünya komünist parti ve çevrelerinde saygın ve onurlu adını sahtekâr biçimde kullanarak geçici güncel çıkarlar sağlamak amacı ile tkp adını gasp etme girişiminde bulunmuştur.

    oysa, ocak-şubat 2000 tarihinde yaptığımız "türkiye komünist partisi üzerindeki yasağın kaldırılmasına yönelik platform" çağrımızı kabul etmeyerek hemen akabinde sip içinde bir grubu görevlendirerek "komünist parti" adlı bir tabela partisi kurdurdular.

    şimdi ise sözde kp'lerini fesh ederek, tkp adını sahtekâr biçimde kullanmaya kalkışmaları işçi sınıfı ve emekçi halkın gözünü boyamak, kadrolarının kafasını karıştırmak, proletarya liderlerini pusuya düşürmek, burjuvaziye teslimiyetlerini gizlemek için, övgüler dizdikleri burjuvazinin beklentileri doğrultusunda 1921'lerde kurulan sahte/resmi tkp adını kullanmayı tekrarlamaktadır.

    sip uzunca bir zamandan beri tkp mk üyesi olarak ölen "sevdalınız komünist" ozan nazım hikmet'i baş siyasi malzemesi haline getirerek, onun saygınlığını ve tıpkı bir süreden beri burjuvazinin nazım ve che'yi sömürdüğü, ticari ve siyasi çıkarlarına alet olarak kullanmaya kalkıştığı gibi kullanmaya kalkışmıştır.

    son olarak da tkp adını kullanma girişiminde bulunurlarken, tkp'nin kurucusu mustafa suphi ve önderleri ethem nejat, salih hacıoğlu, şefik hüsnü, reşat fuat, zeki baştımar ve ismail bilen gibileri yok sayarak aynı ticari ve siyasi sömürü amacı ile nazım hikmet'i sahte tkp'lerinin bir numaralı üyesi ilan etmeleri tkp'ye ve onun adına, tarihine ne denli saygılı olduklarını ve ne denli sahte ve siyasi sömürücü olduklarının en somut kanıtıdır .

    komünist teori, ilke, felsefe ve siyasal çizgiden ,enternasyonalizmden vazgeçip milliyetçiliğin kuyruğuna takılanlara yeni bir ad gerekiyorsa bu hiç bir şekilde tkp değil,bugün varmaya çalıştıkları çizgiye uygun başka bir ad olmalıydı. çünkü :

    sip'in sahte -tkp-'sinin, ne felsefesi
    ne sınıfsal kökeni
    ne örgütsel geleneği
    ne siyasal çizgisi
    ne programı
    ne tüzüğü
    ne amblemi ve bayrağı
    ne marşı
    ne de tarihinin gerçek tkp ile hiç bir ilgisi yoktur.

    sip, varlığını öteden beri vurguladığı ve yayın organları "gelenek" dergisinin son sayılarında görülebileceği gibi tkp'yi red, inkar ve ona siyasi küfre dayandırmaktadır..

    buna rağmen tkp adının evrensel saygınlığı, onuru ve dünya komünist partileri nezdindeki enternasyonalist kimliğinden yararlanmak, geçici likidasyondan sonra kendini boşlukta hisseden bir kısım eski tkp'lileri de çizgisine çekebilmek, likidasyona rağmen saygınlığı, onuru ve kendileri yok edilemeyen tkp üye ve taraftarlarının tkp'yi yasal olarak da örgütleyip yeniden ülkenin kaderine el koymalarını engellemek ve bu yoldaki girişimlerinde onların önünü keserek, likidatörlerin dahi tümü ile yok edemediği tkp'lileri ve taraftarlarını yok etmek amacı ile bu siyasal korsanlığı üstlenmişlerdir.

    ancak bu işi yapanların gerçek yüzleri türkiye komünistlerine dünya komünist partilerine gösterilmiş olduğundan bu sahte komünistlere sahte tkp adı da hiç bir yarar sağlamayacaktır.

    tersine tkp adını alarak, aralarında bulunan komünistleri sip'te tutma girişimlerine rağmen; daha önceleri sip'ten ayrılanların çoğu gibi, merkez komitelerindeki darbecileri ve sip'i terk etmeye devam ederek , gerçek komünistlerin saflarında yerlerini alacaklardır.

    çünkü bilindiği gibi tkp'nin mücadele tarihi 10 eylül 1920'de başlayan emektar üyelerinden genç taraftarlarına kadar enternasyonalizme dünya komünist hareketine komünist ilkelere ve işçi sınıfına sadakatin tarihidir. ona ihanet edenler olmuştur.(şevket süreyya, vedat nedim, nabi yağcı gibi) olacaktır. ancak, işçi sınıfı, reel sosyalizmin geçici yenilgisine rağmen, büyük ekim sosyalist devrimi ve ulusal kurtuluş savaşı'nın ateşleri içinden doğmuş ve ağır bedeller ödemiş olan tkp'nin sahte etiketini kullananları affetmeyecek ve tarihin çöplüğüne atacaktır.

    onlar tkp adını kullanmayı hiç bir şekilde hak etmemişlerdir. bu adı ancak tkp felsefesi ve siyasal çizgisini benimseyen ve bu güne taşıyanlar kullanacaktır. bunu söyleyenler, tescil ettikleri patentleri nedeni ile burjuva yargısından dava açarak değil, ama etik olarak sip'in bu adı kullanmasının sosyalist siyasi ahlakla bağdaşmadığını işçi sınıfına ve emekçi halka ve komünistlere teşhir ederek onların kendiliğinden bu adı terk etmeleri sağlanacak, bu adı hak edenler kullanacaktır.

    hatırlanacağı gibi sahte tkp'nin genel sekreteri bir yıl evvel yunanistan komünist partisi radyo ve televizyonu ile sip'i temsilen yaptığı söyleşide neden tkp değil de kp adını aldıkları sorusuna verdiği yanıtta: "tkp'nin devamı gibi gözükmek istemiyoruz."
    "bu partinin adı türkiye'deki sosyalist mücadelenin mirasını temsil etmez."
    "bu ad kürt ve türk emekçilerinin aynı örgütte örgütlenmesine engeldir."
    "mevcut engeller karşısında kurulacak bir komünist parti; majestelerinin partisi olacaktır."
    "tkp adı altında bir kavgaya katılmıyoruz, partimiz sip'in belirli bir siyasal çizgisi var. biz bunu terk etmeyeceğiz."
    "tkp hiç bir zaman milliyetçi ön yargılardan kurtulamamıştır"(yani enternasyonalist değildir) diyordu.

    senesine varmadan ve adını gasp etmeye giriştiği güne kadar değin küfrettiği tkp adını alması hangi etik ve siyasal kuralla bağdaşır?

    majestelerinin partisi hangi adı alırsa alsın ziya paşa'nın özdeyişinde olduğu gibi kırk yıllık "yani"nin "kâni" olmayacağını söylediği gibi aynı özü muhafaza etmektedir. devlet bahçeli'nin, adını değiştirerek vladimir ilyiç lenin adını alması onu ne kadar lenin yaparsa sip'in isim değişikliği de onu o kadar tkp yapacaktır.

    bu gerçek tüm türkiye komünistlerince bilinmektedir, dünya komünistleri de bilecektir. sip'in merkezindeki cunta ne tabanındaki ve ne de dışındaki komünistleri değil yalnızca kendisini aldatacaktır.
  • haydar kutlu ve nihat sargın'ın avukatıydı. 1987'de sargın, kutlu'yla birlikte türkiye'ye döndükten sonra, haftalarca süren gözaltının ardından hakim karşısına çıkarılmak üzere mahkemeye götürüldüklerinde işkence gördüklerini haykırmış, rasim öz de demokrasi mücadelenizde arkanızdayız mealinde karşılık verince o da apar topar tutuklanmış ve kutlu-sargın'la birlikte yargılanmıştı!
  • 1977 1 mayıs' nda çıkan olaylardan dolayı mağdur olan sanıkların avukatı ve aynı tarihlerde maden-iş hukuk dairesi müdürü.
  • 2010 istanbul barosu genel kurulu'nda katılımcı avukatlar'ın barolar birliği delege adayı.
  • 2 aralık gecesi cnntürk'e telefonla bağlanıp kemal türkler davası ile ilgili mahkeme heyeti başkanı ali asker kazak'a analı bacılı küfreden avukat. eminim rahatsız olan, kendisini kınayan insanlar olacaktır. ben ise böyle insanlara ihtiyacımız olduğunu düşünmekteyim. bu önemli davaya başka türlü insanların ilgisini çekemezsiniz. ayrıca, bir hukuksuzluk yapılmış, göz göre göre katiller salınmış, bir cinayet davası zaman aşımına uğratılmış, eliniz kolunuz bağlı. ne yapacaksınız "allah'a havale ediyorum" mu diyeceksiniz? tabi ki bu haltı yiyene küfredeceksiniz.
  • ali asker kazak'a saydırdığı küfür, zidane'ın materazzi'ye attığı kafa etkisi yaratan avukat. türlü mahkeme kararlarının topumuza küfür niteliğinde olduğu bir memlekette, rasim öz'ün ettiği küfür, düğüm düğüm olmuş boğazda tek nefeslik yer açmaktır. zekeriya beyaz'dan gelsin: "yerinde edilmiş küfür, küfür sayılmaz; ruhu yellendirir."
  • cnntürk canlı yayınında ali asker kazakın ailesine yolladığı öpücüklerle farkında olmadan, kemal türkler davası ile ilgili olarak kamu vicdanını harekete geçirmiş avukat.

    http://www.milliyet.com.tr/…010/1321480/default.htm
  • insanlık vicdanınla geçilen dalga ve küfre en iyi şekilde cevap vermiş avukat. ağzı bal yesin, ömrü uzun olsun. hepimiz gün gelecek katilleri ve onların ağa babalarını öpeceğiz.
  • söyledikleri pek çok kişinin içinden geçenlerin sesli haliydi sanırım.

    ama yine de daha geç bir saatte söyleseydi iyi olurdu.