şükela:  tümü | bugün
  • şu günlerde imkansızlara biraz takılmış bulunmaktayım. varsayımlarımdan birisidir bu da.

    bazı zamanlar rastgele ifadesi üstüne düşününce çıldırmaya başlıyorum. ve insanlarla bu kavram üzerinde tartışmak için açtım bu başlığı aslına bakarsanız. evet efendim, rastlantı/rastgele nedir?

    şöyle ki, determinist bir yaklaşımla düşünürsek eğer, örneğin yazılımcılıkta php dilinde random diye bir komut vardır. 0 ila bilmem kaç milyar arasında bir rakamı rastgele çağırır. ama bu rastgele sayı çağıran algoritma bile aslında rastgele çağırmıyor o sayıları. rastgele sayı çağırmak için bir denklem kuramazsınız çünkü öyle bir şey aslında yok. hiçbir şey rastgele değildir, her şeyin bir sebebi ve o sebeplerin başka bir sebebi vardır. yazı tura atarken üstte kalan yüz rastgele belirlenmez; dönüş hızına, ön yüzün ağırlığına vs. bağlıdır. buraya kadar beni delirten bir şey yok. beni delirten kısmı şöyle açıklayayım.

    düşünüyorum, müzik çalarda sözde rastgele şarkı değiştirme modunu açtıktan sonra geri tuşuna basınca az önce dinlediğiniz şarkıya geri dönüyor değil mi? peki ya geri tuşuna bastığınızda sözde rastgele modu hala devam ediyorsa? yani o az önce dinlediğiniz şarkıyı değil de hala sözde rastgele bir şarkıyı çağırıyor ve bir önceki şarkı sadece denk geliyorsa? bunu o sözde rastgele şarkı çağıran algoritmayı yazan adam biliyor belki, ama ben o adamla konuşmadığım için hala emin değilim. bilmem kaç seksilyonda bir ihtimal bile olsa geri tuşuna bilmem kaç seksilyon kez bassanız bile az önceki şarkının sözde rastgele algoritmasıyla tekrar oynatılması mümkün müdür? seksilyon çarpı seksilyonda bir ihtimalle evet, mümkündür.

    ve az önce elimi ayağımı titretmiş bir olay oldu. bilardo oynuyorum cep telefonumda. ve her zaman ben başlıyorum. yani yüz kere oynamışsam şu ana kadar, yüzünde de ben başlamıştım. ama bir anda bilgisayar başladı oyuna. ve o anda az önce bahsettiğim rastgele mevzusu aklıma geldi, nefesim kesildi. yani eğer kimin başlayacağı rastgele belirleniyorsa 1/2 ihtimalle ben başlayacağım oyuna. ama yüz kere üst üste benim başlamam da mümkün. fakat bu 1/2^100 ihtimal. ve anca sırf bu yüzden yapılmış bir hesap makinesinin hesaplayabileceği bu ihtimal eğer gerçekleştiyse şu an oturup ağlayabilirim. (eğer bu oyunu oynayan varsa beni bi aydınlatın ya, pool live tour oyunun ismi. belki bir bug olmuştur ama siz falan da başlayabiliyorsanız bu oyunda ben cidden ağlarım. bu kadar mükemmel bir olasılığın gerçekleşmiş olabilmesine.)
  • hayatım boyunca vermiş olduğum tüm kararlar boyunca şu an burada bu yazıyı yazıyorum siz de yine hayatınız boyunca vermiş olduğunuz tüm kararlar neticesinde bu yazıyı okuyorsunuz.

    sizce de burada bir olağanüstü bir durum yok mu? daha mucizevi olanı sonsuz olasılık denizinde bir veya birçok olasılığın denk gelmesi örtüşmesi.

    burada ilahi bir güç yoksa bu rastlantısallığı ortaya çıkaran şey nedir? yani bir algoritma yoksa nedir bu rastlantısallığın nedeni?

    (bkz: bilemiyorum altan)
  • (bkz: olasılıksız)

    --- spoiler ---

    kitapta her şeyi hesaplayabilen bir beyne sahip olsaydık olasılıklar ortadan kalkardı diyordu.yani mesela bir parayı attık,yazı tura oynuyoruz diyelim.paranın maruz kaldığı tüm fiziksel etkileri hesaplayabilsek(dünyanın dönüş hızı,rüzgarın o anki etkisi,havadaki sürtünme katsayısı,paranın atılırken maruz kaldıgı kuvvet,yerçekimi vs.)paranın yazı mı tura mı geleceğini bilebilirdik.olasılık diye bir şey kalmazdı.hatta bunu yasamdaki her şeye uyguladığımızda,her şeyi hesaplayabildiğimizde geleceği görebilirdik.
    --- spoiler ---
  • aslinda imkansiz olan, bir olayin rastlantisal olup olmadığının kesin olarak belirlenmesidir diyebiliriz; çünkü asla sonsuz sayida deney gerçeklestiremiyoruz.
    bununla beraber, bilgisayar rastlantisalliginda is biraz daha farkli. mesela random number generator kullandiginizda arka arkaya 5 kere ayni sayi cikmasini beklemezsiniz, ama aslında bu gayet mümkündür. ıste bilgisayar algoritmalari yazılırken, sizin bu beklentinizi karsilamak için, uygulama suni olarak "rastgelelestirilir". örneğin 1 ile 10 arasinda rastgele bir sayi belirleyen bir uygulamada ilk ve ikinci seferlerde 3 gelmesi, ayri ayri olarak ayni olasiliga sahip olmaliyken, daha "rastgele" olmasi icin 2.deki ihtimal biraz daha düşürülür. arka arkaya ayni sayi gelmeye devam ettikçe bir sonraki seferde ayni sayinin gelme ihtimali git gide düşer. böylece siz de istediginiz "rastgele" hissini elde edersiniz.
  • bilmiyorum gerek var mıydı ama belki bilmek isteyenler olabilir diye düşündüm.

    2^100 = 1.267.650.600.228.229.401.496.703.205.376

    1 / (2^100) = 7,8886090522101180541172856528279e-31

    yani yaklaşık olarak %0,00000000000000000000000000007889 ihtimalle bu durum gerçekleşmiş.

    diğer bir deyişle "nonilyonda bir" bile değil.

    bu da neredeyse;

    güneşin içinden rastgele alacağınız her bir 1,57 kilogramlık parçanın seçilme ihtimali,

    samanyolu galaksisinin çapı içinden rastgele seçeceğiniz her bir 1.339.907.741,69 kilometrelik parçalardan birinin seçilme ihtimali,

    ya da bilinen evreni bir küre olarak düşünecek olursak, bu küreden rastgele seçilecek olan her bir 1.833.553.528.034.330.051,17 kilometreküp hacmindeki mekanın seçilme ihtimali kadardır.
  • "adamın birinin kafasına bir taş düşmüş olsun, bundan doğal olarak taşın onu öldürmek için düştüğü sonucu çıkarılmaz mı? bu dünyada tesadüfe yer olmadığını göstermenin daha iyi bir yolu var mıdır? belki bunun olduğunu, çünkü rüzgarın estiğini, adamın da o sırada oradan geçmekte olduğunu söyleyeceksin. ama onlar ısrar edecekler: neden rüzgar tam da o anda esmiş? eğer yine rüzgarın kalktığını, çünkü denizin bir gün önce sakinken aniden dalgalanmaya başladığını, adamın ise bir dostu tarafından davet edilmiş olduğunu söylersen; yeniden ısrar edecekler ve soruları asla bitmeyecektir: peki ya neden deniz dalgalanmıştı ? neden dostu adamı tam da o gün davet etmişti? ve böylece nedenlerin nedenlerini sorup durmayı asla bırakmayacaklardır; ta ki sen tanrının iradesine, yani cehaletin tımarhanesine sığınıncaya kadar..."

    spinoza üzerine on bir ders - gilles deleuze (beşinci ders)
  • tanrı idraki(bilinmesi) bütün raslantısal olasılıkların sebebidir. olasılığın hayata geçmesinin yeterli bir sebebi olmalıdır oda tanrı fikridir. ozaman raslantıyı aşan bir şey olmalı, tanrı. tanrının kendisi gerçek dışıdır.
    ancak özgür irade meselesi nedir? dünya-insan tanrının varoluşundan farklı bir tarz değildir ve insanı anlamak için özgür irade bir zorunluluktur. "tanrı" matematiksel olarak "iradesizlik" içermeyeceğine göre insan için irade zorunluluktur.
    peki insan iradesiz bir şekilde, sevgisiz davranmazmı? evet davranır. ama bu sevgisiz, iradesiz davranma bir zorunluluk değildir. daha anlaşılır bir şekilde söylersek öbür tarafta irade, sevgi, ve bilmekten hesaba çekilmeyeceğiz. iradesizlikten sevgisizlikten ve bilgisizlikten hesaba çekileceğiz çünkü bunlar vardır ama bir zorunluluk değildir. örneğin bilgi "hak" tır ama bilgisizlik "hak" değildir.
  • kontrol edemediğimiz için kontrol edildiğimiizi düşündüğümüzden stres yaşıyoruz...kontrol edildiğimiz durumda kontrol edilmediğimiz düşüncesi ile yaşamak ne akıllıca nede onurlucadır...bu insan olarak(cüzi irade) yaratılmayı-varolmayı da reddetme sonucunu beraberinde getirirki sonu yaratıcıyıda-doğal olanıda reddetmeye kadar gider...