şükela:  tümü | bugün
  • akla mantiga uydurma.
  • (sosyolojide)en iyi sonucu alabilmek için eldeki kaynaklari olabildigine verimli ve tutumlu kullanabilmek
  • aklileştirme de denir.
  • bilgi birikimi arttırkça tüm savunma mekanizmaları arasında tüm odağın rasyonalizasyona yönelmesi muhtemeldir zira bilgi yolu ile edinilen "anlayış" arttıkça duyguların arka planda kalması kaçınılmaz gibidir.tabii ki bu iyiye ya da kötüye dair bir işaret değildir,sonuçta kökteki bozukluk devam ettikçe rasyonalize etmek ucube yansımalardan ibaret olmaya devam edecektir.örnek olarak rasyonalize etmeye meğilli bir insan -karşı tarafı ikna edemese bile- sokakta neden çıplak dolaştığına dair kendine göre çok mantıklı nedenler üretebilir

    (bkz: modern insanin zihinsel sorunu)
  • çok ilginç bir temeli var bu sürecin ve ben bunu gördükçe dehşete düşüyorum:

    bir durum var. tek başına bir durum. misal:

    "ugapika çumaçuma devleti, muhalif kitlelerin sokağa çıkmalarını engellemek için sistematik olarak sokakta şiddet uyguluyor" diyorsunuz mesela.

    mesela bir de şey diyorsunuz:
    "ugapika çumaçuma ülkesinin %87'isini oluşturan tankutiler, diğer dinlerden olanlara ve dinsizlere sistematik bir baskı kuruyorlar" diyorsunuz.

    bu durumda:
    - ugapika çumaçuma devletinin vatandaşlarının %78'ini oluşturan çumagupikler'e
    - %87'isini oluşturan tankutiler'e
    hakaret etmiş sayılıyorsunuz.

    bu yetmiyor:
    şiddet şenliklerinin gösterilerine bakıyorsunuz ve midem bulanıyor diyorsunuz.

    tamam artık kesinlikle ugapika'yı bölmeye çalışanlardan biri yerine koyulabilirsiniz. ugapikayı bölmeye çalışan yyt örgütü mensubu yerine koyulabilir, çocukken tacize uğramış olduğunuz varsayılabilir. işte en büyük rasyonalizasyon aracı da şudur:
    "bütün bu demokratlık kisvesi altında, aslında düşmanımızın elini güçlendirecek araçları bularak saldırmaya çalışan kişi" olursunuz. bütün şiddet aslında düşmanı yok etmek için uygulanır ve sahalarımızda görmek istemediğimiz görüntülerdir bunlar. yani aslen artık taraftarsınızdır ve şiddeti yapan kişi sizin hata yapmış adamınız (belki de gerekli pis işi yapmış kolunuz), şiddete maruz kalan kişi, barışçıllık kisvesi altında aslında düşmanınızın emelleri için çalışan ya da ona alet olan kişidir. siz hatasıyla sevabıyla, iyisiyle kötüsüyle, hata yapanı da bağrınıza basarsınız, yeter ki karşı çıkmasın. karşı çıktığı zaman onlardan olur ama. gözünü sevdiğimin paradoksu.

    ey evladım, oysa anlatılan senin hikayendir.

    ama buna inanırsa delirebilir insan. inandığı tüm değerler sarsılırsa, ugapika'yı nasıl ayakta tutabilirler. demokrasinin güvence getirebileceğini kim garanti edebilir.
  • kişinin davranışlarını kulağa makul gelen, ancak doğru olmayan gerekçelerle savunmasına verilen isim. kabul edilemez davranışlara kılıf uydurmak için kullanılır özetle. benim esas bahsetmek istediğimse, bu savunma mekanizmasının politik tartışmalarda sıklıkla kullanılmasının artık gözüme iyice batıyor olması. misal, savunduğunuz siyasi görüşün siyasi arenadaki temsilcileri bir boka bulaştıysa, "sanki senin adamın da zamanında benzer bir boka bulaşmadı" demek buna örnek gösterilebilir. o boka bulaşan siyasi veya her kimse, onun adına utanacağına, "o kurumun veya partinin destekçisiyim ama bu içindeki herkesi desteklediğim anlamına gelmez, bir boka bulaştıysa yazıklar olsun" diyeceğine, "ama örtmenim ali de konuşuyor" seviyesine iniyorsan, bu rasyonalizasyonun alası değildir de nedir?!

    uygulamalı bir örneğini görmek için:

    (bkz: #14429954)
  • * toplu halde isten cikarmanin kibarca ifadesi. hassiktirizasyon bana hep daha makul gelmistir oysa ki.