şükela:  tümü | bugün
  • new york'lu 2001 yiilinda evan mast ve mike stroud tarafindan kurulmus indie electonic/indie rock grubu. eski adi cherry olarak gecmektedir.

    discography:
    2004-ratatat
  • evan mast'in kayitlarini evde yapmis oldugu albumdur...enstrumantal olmasi daha bir hos kanimca.yer yer hiphop ve rock ritimleri farkli bir tarz katmis albume...
  • insanın içine işleyen melodilerinde mike stroud'un ben kweller ve dashboard cofessional mutfaklarında çalışmış olduğunun etkileri büyük olan duo.
  • serbest cagrisimdan (bkz: to rococo rot)
  • yeni albümleri classics 22 ağustos'ta raflarda.
  • i, cactus'e inanılmaz benzerliği ile dikkatimi çekmiş gruptur.. şeker gibidir, bıkmadna dinlenir.. bir de bu ara peyote'nin gözdeleri sanırsam bu adamlar, paso ratatat çalıyor terasta vallahi..
  • uzun zamandır aklı başında müziklerde gitarı genel anlamda bi ritim aleti olarak görmeye alışmıştık, kimi düzgün rock eserlerindeki efendi soloları ve kimi post-rock grupları tenzih edersek. şimdi ratatat bolca ebow ve de slide çubuğu kullanmış, guzel de efektler filtreler cabası. huzurlu bi afacanlık, kedigillerin cingözlüğü var classics albümünde. ustruplu synth'ler, yormayan ama sönük te olmayan beat'ler, böle nası desem, hani kediler oynarken tırnak çıkartır ya, kediyle oynadığınızı hissedersiniz, gerçek olduğunu anlarsınız kızamazsınız ya hani, işte öle bişey. yaz sonu & sonbahar döneminin klasikleri arasında.
  • insanı insanlıktan çıkarmayan, "o yeee" diye zıplatmayan ama vay anasini diyip de uzuntuden oldurmeyen grup. oyle grilerde bir sounda sahip. ilk album ratatat'tan sonra classics'te daha mutlu mesut, daha buyumusler gibi. hah olmus denilesi. bir de ratatat remixes mixtape olayi var ki envai cesit r'n'b, hiphop sanatcisini toplamislar, bence leziz olmus. sabah aksam dinlenesi, loop'a alinasi calismalar. hepsi teker teker inci, toptan besi bir yerde gibiler. (bkz: nefis)
  • 27 ocakta radarlive kapsaminda turkiyeye gelecek elemanlar.
    (bkz: omfg)
  • classics albümleri güzel olmuş. hem björk'ten sorumlu devlet bakanımız buyurdu ki, björk ratatat'a "gelin benim new york'taki stüdyomda yapın kayıtlarınızı" demiş ve kapılarını açmış.

    classics albümleri güzel olmuş, evet. hele bir montanita var ki böyle dinlemeye kıyamadım, şaşırdım güzelliğine...