şükela:  tümü | bugün
  • 1 ocak 1913 günü hamidiye kruvazöründen istanbul harbiye nezaretine şifresiz şöyle bir mesaj geçmiştir:

    -gemimizin makine dairesinde çıkan yangın kendi imkanlarımızla söndürülmemiş olup, emniyet maksadıyla gemi yedeklenerek erenköy koyuna (birkaç sene sonra nusrat mayın gemisinin mayınlayacağı ünlü koy) çekilmiştir. söndürme çalışmaları devam etmektedir.

    halbuki gemide herhangi bir yangın söz konusu bile değildir. gizliliğe bilerek riayet etmeyerek aslında çanakkale boğazı çıkışında onu pusuda bekleyen yunan donanmasının 4 muhribini bu açık mesajla boğazın içine çekmiş. aralarından cesur bir manevra ile ege denizine açılmıştır.

    31 aralık - 23 şubat 1913 tarihleri arasındaki hamidiye kruvazörü girit, beyrut, iskenderiye, cidde, malta, sicilya ve antalya arasında tek başına korsan kruvazör harekatı gerçekleştirdi. yeri geldiğinde arka güvertede katran varilleri yakarak kendine duman perdesi sağladı. rauf bey in yaptığı bu harekat seneler sonra kriegsmarine e de ilham kaynağı olacaktır.
    (bkz: graf spee)

    kaynak: savaş aldatmaları-mesut günsev
  • mondros'ta ülkeyi uğratmış olduğu hezimet diplomatik formasyondan yoksun olmasından kaynaklanır.

    son senelerde savaşlarda gösterdiği başarılarla* adından fazlaca söz ettiren rauf bey o dönemin pek çok bahriyeli subayı gibi ingilizler tarafından eğitilmişti ve iyi derecede ingilizce biliyordu. 1918 sonunda bahriye nazırlığı görevinde bulunan rauf bey'in itilaf devletleri ile bırakışma şartlarını müzakere etmek için seçilen mütareke heyetine başkanlık etmesine karar verildi ve yanında ingilizce bilmeyen iki kişiyle beraber limni'ye gidip mütarekeyi imzaladı.

    aslında londra'dan agamemnon gemisine gönderilen talimatta, türk tarafına sunulacak olan 24 maddeden sadece ilk dördünün kesin olarak kabul ettirilmesi yeterli görülüyordu, geriye kalan (ve itilaf devletlerine o meşhur keyfi işgal hakkını veren yedinci maddenin de dahil olduğu) maddeler ingilizler için birincil öneme sahip değildi. ancak büyük bir diplomatik başarısızlık örneği olarak gösterilebilecek bir şekilde küçük değişikliklerle de olsa bırakışma 24+1 (bırakışmanın yürürlük başlangıcını belirleyen madde) madde ile kabul edildi.

    mondros'ta gösterdiği başarısızlık rauf bey'in üzerine adeta yapışmıştı. anadolu savaşı başarıya ulaştıktan sonra lozan'da başlayacak görüşmelere baş temsilci olarak gitmek ve mondros'un üzerinde bıraktığı kötü ünden kurtulmak istiyordu. her ne kadar mustafa kemal kendisini hayal kırıklığına uğratan insanlara pek çok kez ikinci şanslar vermişse de, lozan konusu son derece hassas olduğu için risk almak istemedi ve rauf bey'in isteğini reddetti, kendisi yerine lozan'a gönderilen ismet bey ile de arasına kırgınlık girdi. bu durumlar rauf bey'in m.kemal ve ekibine olan küskünlüğüne ve gelecekteki muhalefetine sebep olarak gösterilebilirler.

    kaynak: ahmet kuyaş'ın devrim tarihi derslerinden akılda kalanlar.
  • kendisine:

    "paşam garpta bütün mühim şahsiyetler hatıralarını kaleme alırlar siz de istiklal harbimizi anlatsanız fena mı olur? " sorusunun sorulması üzerine (soruyu soran merhume müvevver ayaşlı hanımefendidir)

    "evladım bu milletin elinde kala kala istiklal harbi kaldı hatırlarımı yazıp onu da ben mi bitireyim"

    cevabını veren istiklal harbi paşası.
  • atatürk'e suikast yapılacağı haberini alınca "ben yurdışına çıkayım sonra ne yapacaksanız yapın" cevabını veren insan.. bir nevi : (bkz: devrim kendi cocuklarini yemistir)

    kaynak:
    (bkz: ugur mumcu)
    (bkz: gazi pasa'ya suikast)
  • milli mücadele yıllarında başvekil olduğu dönemde, kendisine gelip, mustafa kemal'in diktatörlüğe yöneldiğini, bunun önlenmesi için birşeyler yapılması gerektiğini söyleyen yenibahçe'li şükrü'ye, "şükrü, 600 senelik padişahını reddeden bu millet bir selanikli'nin peşinden mi gidecek, hele şu düşmanı bir atlatalım, gerisi kolay" diyen ufku geniş devlet adamı.
  • ikincil kaynak olmakla beraber yazmak istedim. cemal madanoğlu anılarında şöyle belirtir:

    1. dünya savaşından sonra esat paşa önderliğinde istanbul erenköy’de belli başlı dernek/parti liderleri ile kurtuluş hesaplarının yapılacağı akşam yemeği maskesi altında bir toplantı yapılır.
    gelenlere esat paşa’nın ilk sorusu şudur, mücadele istanbul’da mı olmalı anadolu’da mı?
    sonuç, anadolu’da...
    ikinci soru şudur: bu direnişi kim yapabilir ve kim önder olabilir?
    uzun süren tartışmalar sonrasında tek isim öne çıkar, ünlü bahriye nazırı, hamidiye kahramanı rauf orbay.

    tam o sıralarda toplantıya takip edildiği endişesi ile geç gelen albay refet bele katılır.refet bele alınan kararları sorgular:
    nerede?
    anadolu’da...
    güzel...kim?
    rauf bey...

    refet bey biraz duraksıyor ve düşünüyor. bunu üzerine diğerleri soruyor:
    sen kimi önerirdin?
    ben geciktim, tartışma ve konuşmlarınızda bulunamadım.bulunsaydım rauf bey’den başkasını önerecektim.
    kimi?
    mustafa kemal paşa’yı.

    bir sessizlik ortalığı sarıyor. bunun üzerine rafet bey mustafa kemal paşa ile rauf bey arasında bir karşılaştırma yapıyor ve yineliyor:
    bizi bu çıkmazdan çıkarsa çıkarsa mustafa kemal çıkarabilir; bizi ancak o kurtarabilir ama o bizi kurtardıktan sonra biz onun elinden nasıl kurtuluruz bilemem.
  • 1 . dünya savaşı sonrasında önder adayı olarak öne çıkan 2 kişiden biridir.
    maalesef hamidiye kahramanı rauf obay mondros müterakesi'ni imzalarken yenilmez kumandan, anafartalar kahramanı mustafa kemal o antlaşmayı ve sevr'i yırtıp atmıştır.
  • mezari sahrayicedid kavsagindaki mezarlikta, en ucta.
  • nice barbaros'lar yeti$tirmi$ bir milletin belkide son barbarosvari kaptanidir. kumandani oldugu hamidiye ile ege ve akdenizde buyuk i$ler ba$armi$tir. hem de bu i$leri kidemli yuzba$i rutbesinde iken gercekle$tirmi$tir. mustafa kemal'den daha cok taninan ve sevilen bir sima olmu$tur canakkale zaferi oncesinde.

    1913-1914 seneleri arasinda surekli ege, akdeniz ve kizildeniz dolaylarinda dolanip durmu$, pe$indeki onlarca du$man gemisine kendisini batirma imkani vermeden bircok stratejik noktayi imha etme ve bazi onemli gemileri batirma $erefine nail olmu$tur.

    ali fuat pa$a gibi mustafa kemal'in anadoluya gecme planlarindan haberdar olan ilk insanlar arasindadir. kendisi bahriye subayi oldugu icin anadoluya herhangi bir atama alamadigi icin bandirma uzerinden kendi arzusu ile anadoluya gecmi$tir.

    soylenir ki henuz yeni cikmi$ oldugu seferlerinden birinde hamidiye'nin ba$ tarafina konan bir bayku$ geminin tayfasini panige surukleyince mavzeri eline aldigi gibi bayku$u kaptan ko$ku dolaylarindan hacamat etmi$tir. bu seferi kazasiz belasiz tamamlamayi da ba$armi$tir.
  • birinci dünya savaşında "hamidiye zırhlısı"nın komutanlığını yapmıştır. "hamidiye kahramanı" diye de bilinir. cumhuriyet'in ilk yıllarında muhalif grubun liderlerinden biridir.

    düzeltme: bir sonraki entrye (#2505911 nolu) bakın.