şükela:  tümü | bugün
  • iq ortalamasının 20 olduğu bir okulda geçen film. ayrıca rahatsız edici olması amaçlanan sahnelerin bazıları öyle alakasız bağlamlarda kullanılmış ki sanki senaryo aşamasında bir liste yapılmış, akıllarına hangi iğrençlik geliyorsa o listeye doldurmuşlar gibi.

    a: abi bir fikir daha buldum. göz yalamak. nasıl?
    b: iyi ama nerede kullanıcaz?
    a: ya öylesine bir kız bir erkeğin gözünü yalasın işte, iki saniye gözüksün yeter.
    b: tamam hadi madem girdik bir yola, bunu da not ediyorum.
    c: ineğin götüne kol sokturalım?
    b: bir saniye canım tek tek gidiyoruz.
  • son bilmem kaç yılın "en rahatsız edici filmleri" listesine hızlıca giriş yapan bu güzide filmimiz; sanıldığı ve çoğunlukla yazıldığı gibi, olmadığın bir şeye "dönüşüm" filmi değildir. tamı tamına, özünde ne olduğunu keşfetme filmidir. ve bu ikisi arasında, ince ve güzel bir çizgi vardır, ki film de derdini anlatırken bu çizgiyi aşmadan tertemiz bir iş çıkarır. aman diyeyim siz de ne tarafta durduğunuza dikkat edin, yoksa yamyamlar yer sizi. (bana bir şey olmadı).
  • bugunlerde yeni dijital kameralarda, ve bir zamandan beri profesyonel dijital kameralarda olan beceri. resmi jpg yerine raw dosya formatinda kaydediyor. yani kamera sensorden ne okuyorsa bunu direkt kaydediyor, jpg kaydederken kamera sensorden okuduklarini bazi islemlerden gecirip jpg haline donusturuyor.
    raw dosya kullanmanin faydalari: jpg'in aksine kayit ederken resimde kalite kaybi olmuyor, jpg 8-bit iken raw genelde 12-bit yada 16-bit kullandigi icin pixel basina daha cok cesit renk/parlaklik kaydedilebiliniyor, bir bakima daha cok dynamic range sagliyor.
    raw dosyasini jpg'e cevirme kameraya ozel bir programla bilgisayarda yapiliyor.
    zararlari: dosya boyutu cok daha buyuk oluyor, hafiza yetmiyor, resimleri gorebilmek icin bilgisayarda islemden gecirmek gerekiyor.
  • jpeg'le ne kaybedildigini anlamak icin mutlaka denenmesi gereken format.
  • manga ve anime severlerin sıkça karşlaştıkları bir terim. basitçe mangaların çevrilmemişi ve animelerin altyazı eklenmemiş hali için kullanılır diyebiliriz.
  • cinsel rekabetleri bir ortak obje üzerinden kızışan iki kız kardeşin hikayesi.

    --- spoiler ---

    henüz "çiçeği açmamış" masum ana karakterin, cinsel objeye dair şahit olduğu ilk cinsellik anı oral seks, yani tadına bakma, yutma temelli bir eylem. eş cinsel olduğunu söyleyen ve gösteren karaktere iki kız kardeş de ulaşamaz ancak aralarındaki rekabet kısa değinilerle yansıtılırken, abla kız kardeşe iğdişe benzer bir operasyon yaparken cinsel iktidarı temsil eden orta parmağından oluyor. 1-0. ablanın öcü, kadınların ve özellikle genç kızların teslim olmaya daha yatkın olduğu çağın vebası instagram-sosyal medyayı andırır şekilde kız kardeşi erkek eline kendinden geçmişçe ulaşmaya çalışırken afişe etmek. 1-1. yüzleşmenin ardından, kız kardeş ortak cinsel objeye ulaşarak iktidarı ele alıyor; ancak filmin evreninde cinsel fetih, masum kızımızın "çaylak"lığının ilk gününde öğrendiği şekliyle yutmak-yemek üzerinden zuhur ediyor ve objeyi kız kardeşine kaptıran abla, sahip olmayı bir adım öteye götürerek objeyi yiyerek öldürüyor. özlerindeki arzu ve bu arzunun onları dönüştürdüğü canavarla yüzleşen kız kardeşler beraberlikle hikayeyi kapatıyor. ablanın kız kardeşi son görüşünde ona diğer orta parmağının hala yerinde olduğunu göstermesi, aralarında film boyunca devam eden sıcakkanlı kardeş tavırlarına rağmen bir rövanş çağrısı niteliğinde.

    freudyen bir ikinci filmle hikaye aile içine taşınıp obje, çaylak öğrenciden daha deneyimli ve tedbirli, aynı zamanda belki de arzulu olacak baba olabilir.
    --- spoiler ---
  • ülkem coğrafyasında, ismi şebnem olan bazı hanımların da, bilir bilmez seçtiği nick'tir.

    açar bakar türkçe sözlüğe önce. şebnem'in karşısında "çiy" görür. sonra türkçe-ingilizce sözlüğe bakar, "çiğ" vardır orada. zaten, "çiy" kelimesini de yakıştırmaz kendine; y'li versiyonunu fazla çiğ bulur. halbuki çiğ öyle mi, yumuşak g'nin asaleti y'de yok ki, hem çiğdem'i de andırıyor, sözlükte yanlış yazılmıştır muhtemelen zaten "y" ile. ve böylece gelir raw. o beğenmediği çiye itibar etmemesinin sonucunda, hem birebir anlamı hem de mecazi anlamı gerçekten çiğ bir nick'e kavuşmuş olur hanım kızımız.
  • 36. istanbul film festivalinde izleyiciyle buluşan bir "gece yarısı çılgınlığı" filmi.

    --- spoiler ---

    film çok iyi başlıyor. sinematografi, filmin müziği, atmosfer. harika da enstantaneler var. kızı maviye, erkeği sarıya boyayıp bir odaya kapatarak "içerden yeşil olmadan çıkmayacaksınız" denmesi, kızın seviştiği esnada çocuğu ısıramayıp kendi kolunu dişlemesi vs. birçok şey. yönetmenliği de iyiydi filmin.

    tek rahatsız eden şey filmin ilk 1 saati çok güzel gidiyorken son 45 dakikada (oysa hikaye çok güzel potansiyel kırılımlara sahip) geçişlerde, anlatımda böyle eksik, klişe böyle garip hissettiren bir şeyler var. yer yer hollywood klişelerine dönüşüyor.

    ilk filme göre hiç fena bir film değil. güzel kotarmış.
    --- spoiler ---
  • senelerdir haybeye fotoğraf çektiğimi fark ettiren oluşum.
    jpeg lüzumsuzunun, ömürden ve hatıralardan çaldığı bir kaç seneye tekabül ediyor.

    günlük kullanımda her daim raw çekime ayarlı olması gerekiyor makinanın bence.
    lakin önemli gün ve haftalarda, raw çekim modunu iptal etmezseniz o önemli etkinliğin tam ortasında kart doluveriyor. ve fotoğrafçılığınız masaya yatırılıyor. aman tikkat.

    (bkz: uzmanlar uyarıyor)
    (bkz: ana haber bülteni klişeleri)
  • spoiler vermeden özet geçmek gerekirse ; göbeğe yerleştirilen tabletten izlenirken, bi yerden sonra tableti yatağın en uzak ayakucu köşesine koydurtup kendini izlettiren film.

    psikolojik rahatsızlığı geçtim fiziksel rahatsızlık bile yaratıyor.