şükela:  tümü | bugün
  • the blacklist dizisinin protagonisti a.k.a. red. ayrıca son yıllarda gördüğüm en karizmatik dizi karakterlerinden.
  • bu film burda neden bu kadar az ilgi görmüş ki çok süper bir film izlemenizi tavsiye ediyorum beyler.
  • karsilikli otursak, ureticisini hic duymadigim bir sise sarap acsa, servis yaparken o sarabin uretildigi uzum baglarinin sahibiyle ilgili bir anisini anlatsa, ben mest olsam, koltukta erisem, o anlatmaya devam etse, mumkunse en ummadigim anda beni oldurmese.
  • kendisiyle ilgili en sevdiğim şey her durumda anlatacak bir hikâyesinin olması. önceki sezonu vasatın üstünde kılan yegâne şey özellikle dizi sonlarında anlattığı hikâyelerdi. bu hafta o da bitti.

    ekleme: epeydir fark ettiğim bir şey; bu karakterden olağanüstü bir aşık olurdu. lizzy red'in kızı ya da onun gibi bir statüde görülmüyor/lanse edilmiyor olsa ölümüne aşık diyebilirdik. lizzy'e bakışı, ah o bakışı yok mu? allah'ım sen ne büyüksün.
  • son 3-4 yıldır dizi furyasında gördüğüm en başarılı karakter. the blacklist isimli dizide fbi ın en çok aranılan 10'lusunun yıllardır zirvesinde yer alan bir suçlu/kaçak. james spader'ın hayat verdiği ray aka red 20 yıllık suçlu hayatında dünyanın hemen hemen her yerinde bulunmuş, inanılmaz bir network ve lüks zevklerle bezeli bir hayat yaşamış.
  • insanı, fbi'ın en çok aranan top on listesine girmeye razı edebilecek bir "baba" karakteri.

    her şeyi bilen, her zaman kollayan vb.

    böyle baban olsun bir milyon borcun olsun kroluğu ile sözlerimi noktalıyorum. evet.
  • bu adami ne kadar sevdigimi anlatmak icin spoiler vermem sart. cunku 3. sezondaki dev buyuk bir olayi anlatmadan durumu izah edemem.

    --- spoiler ---

    o gerizekali liz karisi dogum yaptiktan sonra red'i odasindan kovdu ya. sahneye girip kizi bogazlamak istedim de sirf red'e dert olmasin diye yapmadim.

    sonra noldu, kiz kendisi öldü. valla ne yalan konusayim, ne karakteri seviyorum ne oyunculugunu begeniyorum ne de dizi icin gercekten onemli buluyorum. basima bisey gelmeyecekse, liz'i arayacagimi hic de dusunmuyorum.

    ama liz öldü diye benim guzelim red abime noldu oyle ya. yahu sen ne guzel bir adamsin, tamam babam veya sevgilim ya da kankam olmani istemem ben seni anca boyle uzaktan seveyim o ayri. ama netice olarak ne kadar sevdigimiz bi abimizsin, liz ne hali varsa gorsun ama sana bisey olmasin. vallahi icim parcalandi kiyamadim ya canim benim. sabah bi moralim bozuk keyfim kacik uyandim. o denizli bolumdeki hali neydi oyle kafa iyice gitti adamin.

    diger yandan, iste o bolumde beni huylandiran iki sey var.

    birincisi, jenerikten onceki sahnede red'in doktoru sorguya cekmesi. ikincisi de megane boone'un isminin jenerikte yine gecmis olmasi.

    eger red liz'i goturmeden once, tom ve doktor liz'e bir gecici ölüm ayarlamislarsa ben onumuzdeki bolumlerde sunlari gormek isterim:

    1. mr. kaplan yoldas ozelestiri versin. bu numarayi red yutsa o yutmamaliydi.

    2. liz uyanip durumu fark ettikten sonra

    a. lutfen tom'u öldürsün ve sacmalamayi kessin. ama o sümsük karida bu mantik ne gezer.

    b. yok eger tom'la kalacaksa, red bu sefer allah yaratti demeyip lutfen hepsinin sulalesini sikertsin.

    ayiptir lan red gibi adama bu yasatilir mi. bak ya.
    --- spoiler ---

    hadi selametle.