şükela:  tümü | bugün
  • baba recep lakabıyla tanınan bjk futbolcusu. ortalama kullanıdığı üç frikik atışında biri golle sonuçlanırdı.
  • bir ara galatasaray'da da top koşturmuştur.
    (bkz: baba hakki)
  • beşiktaş, kasımpaşa ve galatasarayda oynamış ama insanların aklında her zaman beşiktaşlı olarak yer etmiş, taraftarlar tarafından "baba" ünvanı verilen 3 futbolcudan biri olmuş efsanelerden biriydi recep adanır. türk futbol tarihinin en önemli galibiyetlerinden biri olarak hatırlanan 17 haziran 1951 de berlin olimpiyat stadında almanyayı 2-0 yendiğimiz maçta bir golede imzasını atmıştır.
  • 1960 yılında futbolu bıraktıktan sonra 1966 yılında arsenal ile oynanan jübile maçında beşiktaş formasını son kez giymiştir.

    http://www.youtube.com/…bkflifxco&mode=user&search=
  • beşiktaş'ın nam-ı diğer baba recep'i. her ne kadar ona sadece beşiktaş forması giymeyi verememiş olsalar da baba recep'i tribünler bağrına basmıştır.

    hiç hazzetmediğim halde hıncal uluç'un konuyla ilgili güzel bir yazısını okumanızı isterim.

    http://www.kartalhaber.com/…aber.php?haber_id=12833
  • haber1903 ekibinden derya akgül ve murat bozkurt baba recep'in evini ziyaret etmişler ve kendisiyle bir röportaj gerçekleştirmişler. çok da güzel bir söyleşi olmuş. kendilerine teşekkür ediyorum bu güzel söyleşi sebebiyle. baba recep'in ağzından güzel anılar güzel anekdotlar var. ne güzelmiş o zamanlar. böyle güzel bir insanı ve büyük futbolcuyu sahada izlemek büyük bir şans olmalı.

    haber 1903'teki röportaj:

    "- halen parami alamadim -
    1929 yılında ankara’da doğdum. futbol hayatıma 1950 yılında ankaragücü takımında başladım. ankaragücü'nde şampiyonluk ve türkiye kupası finalinde galatasaray'a karşı oynadık ve 4-3 galip gelip kupasını kazandık. 1950'li dönemin başbakanı adnan menderesin sağ kolu olan necmettin önder ile berber recep bana beşiktaş'ta oynamam için teklifte bulundular.o zamanlar orduspor ile bir hazırlık maçı yapmıştık. bu karşılamayı seyreden beşiktaş'ın başkanı arap sadri lakaplı sabri usluoğlu bana 3 bin liralık bir teklifte bulundu. bende beşiktaş'a bir aşkla bağlı olduğum için hemen bu teklifi kabul ettim. uzun bir süre para alamıyordum ve askerlik çağım gelmişti. askerliğimi bir an önce aradan çıkartıp tekrar takımıma dönmek istiyordum. bunun için bir akşam kulübümden 50 lira avans alarak askere gitmek için yola çıktım. fakat bu eylemimden beni arap sadri döndürdü. o zamanın parasıyla bana 2.000 liralık bir çek yazdı. 1950 yılından bugüne (2011) kadar tam 61 sene geçmiş olmasına rağmen hala içeride 1.000 lira param bulunuyor. (gülüyor)

    - alman manşetlerinde yer aldim -
    1951 yılında a milli takımıyla almanya'ya maça gittim. rakip kaleciye attığım golü halen bugün gibi hatılıyorum. kalecinin gözlerinin içine bakmadan topu ağlara göndermiştim. bu karşılaşmada göstermiş olduğum performanstan ötürü alman basının manşetlerinde yer aldım.

    - baba lakabi beni mutlu ediyor -
    "baba" lakabını taraftarın sevgisi ve bağlılığından aldım ve bu lakapla anılmaktan gurur duyuyor.rakip takım taraftarları bile beni hala tanıyorlar ve ilgilerini eksik bırakmıyorlar.

    - gol kralliğim elimden alindi -
    beşiktaş'ta futbol oynarken 13 golle fenerbahçeli oyuncu lefter'in arkasından geliyordum. fenerbahçe ile lig maçında karşı karşıya geldik. bu karşılaşmada 2 gol atım ve gol krallığına hak kazandım. fakat fenerbahçe o karşılaşmada lisansız futbolcu oynattığı için maç iptal edilip sarı lacivertli takım hükmen mağlup sayıldı. bunun sonucunda benim bu karşılaşmada attığım iki golde sayılmamış oldu ve gol krallığını 1 golle kaybettim.

    - galatasaray - beşiktaş maçinda elimi kalbime koydum -
    "beşiktaş'tan ayrıldıktan sonra sırası ile kasımpaşa'ya ordanda galatasaray'a gittim. sarı kırmızılı formayla çıktığım maçta beşiktaş'a karşı mücadele ettim. o karşılaşma öncesinde beşiktaş tribünü tarafından çağrıldım ve elimi kalbime götürerek siyah beyazlı taraftara olan bağlılığımı ifade ettim. daha sonra galatasaray tribünleri tarafarından selamlanmak için çağırıldığımda ise sarı kırmızılı tribüne ayağımı gösterdim. bu demek oluyor ki ben sadece bu kulüpte futbol için varım beşiktaş'a ise kalbimle bağlıyım. yaptığım bu hareketten dolayı iki takımın tribünleri ayağa kalkıp beni alkışladılar."

    - beşiktaş kulübünden beni bir tek seba hatirladi -
    "ağır bir kalp ameliyatı geçirdim. beni hastanede yattığım süreç boyunca ilk arayan antalya valisi idi. beşiktaş kulübünden ise onursal başkanımız süleyman seba ve arkadaşları aradı. bu isimlerin dışında antaya futbol severler derneği tarafından çok ilgi gördüm."

    bu sıralar eski fubolcularımızdan fethi türkeç'i de ziyaret eden baba recep bu yaşta olmasına rağmen vefa örneği sergiliyor. beşiktaş taraftarlarına çıkara, menfaate dayalı olmadan gerçek sevgi ile bağlılığı tavsiye eden baba recep 2 bilet için kulübünü destekleyecek taraftarın beşiktaş'a yakışmadığını sözlerini ekliyor.

    - eşimi kiskandim -
    "evimin her köşesinde 50 yıldır beşiktaş kulübüne üye olan eşim nahide adanır'a verilen altın rozet ve plaketler bulunmaktadır. bende bu kulübe hizmet verdim ama eşime verilen plaketlerden nasibimi alamadım. bunun için eşimi bir nebzede olsa kıskandım." diyerek sözlerini tamamladı."

    http://haber1903.com/…den-alinan-bir--baba-_3_47368
  • spor ruhu nedir? sorusunun cevabı niteliğinde bir anıttır. şahsen tanışma şansım olmadı. ancak yıllardır konuşmadığı abisinin oğlu ustamdır. gençliğine ve beşiktaş'a ait hatıra çoktur. yıllar yokluk zamanları "koca" beşiktaş ankara'ya deplasmana gelir ve takım ankara'daki tanıdıkların evlerine yerleşir. işte futbolun futbol olduğu dönemler bu zamanlardır. tanıdıkların evinde alınan uyku ve yapılan maçlar. baba recep, gazi mahallesinde abisinin iki katlı evinde kalır. bundan sonrası hayal gücü olsun; sabah kalkılır, geniş ailece güzel bir kahvaltı masası kurulur, kahvaltı yapılır bahçede. son kritikler yapılır hınzır gs taraftarı haşarı yeğen elini arkada işaret parmağı orta parmağının üstüne gelecek şekilde başarı diler amcasına.
  • beşiktaş'ın arsenal'la eşleşmesinin ardından sıkça bahsedilen 1966'da beşiktaş'ın 2-0 kazandığı arsenal maçı jübile maçı olan yaşayan efsane.

    19 ağustos 2014 beşiktaş arsenal maçına yönetimin davetlisi olarak antalya'dan gelecek ve en son futbolcu olarak 1959'da, teknik direktör olaraksa 1977'de yeşil zeminde karşısına çıktığı beşiktaş taraftarı'yla tekrar buluşarak, kendisi için hazırlanan plaketi alacak.

    süleyman seba'nın takım arkadaşı ve kulüp tarihinin önemli isimlerinden birini bu şekilde onurlandıracak olan yönetim çok güzel bir iş yapmış olacak.
  • hayatta kalan son 'baba' idi. vefat etmiş allah rahmet eylesin.
  • futbol camiasının önde gelen kulüplerinden, kişilerinden, tff ve tüfad gibi kurumlardan cenazesine giden olmamış. antalya'da otelli spa'lı toplantı olsa dolar taşardı büyük ihtimal.

    http://www.futbolarena.com/…nda-vefasizlik-317815h/