şükela:  tümü | bugün
  • takoz recep deyince akla ilk gelen malmö macinda kendi kalesine attigi muhtesem gol ise, bellegi biraz guclu futbolseverler için ikinci enteresan olay sudur:
    1988 yilindaki tsyd kupasinda fb-bjk maci. fener tehlikeli olabilecek bir noktadan serbest vurus kullanmakta. fener'li oyuncu gerildikten sonra topa dogru kosarken recep de baraji bozarak topa dogru hareketleniyor, ama bu olayi o kadar abartiyor ki fener'li futbolcudan once yatarak ve kayarak topa ulasip dokunuyor. tribunde hem fenerli hem besiktasli taraftarlarin kahkahalari arasinda recep sari karti goruyor. fener'li futbolcu topu yerine koyuyor ve tekrar geriliyor fakat, evet, inanilir gibi degil ama recep ayni seyi bir kez daha yapiyor, yine baraji bozmakla kalmayip 9 metre 15 cm'lik mesafeyi katedip topa kadar kayiyor ve topa bir daha dokunuyor. biz tribundekiler gulmekten hakemin kirmizi karti nasil cikardigini goremiyoruz bile. isin daha da komik yani recep hakeme siddetle itiraz ediyor ve saha disina zar zor cikartiliyor.
  • turkiyenin gelmis gecmis en iyi sag beklerin birisidir, sakatlandigi cok nadir gorulmustur. ayirca 4 ayak ustune kosabilme gibi bi ozelligi de bulunur. super insandir.
  • takım arkadaşlarından zeki'nin söylediğine göre, recep'e takoz denilmeye başlandığı dönemde, bir gazetede minibüs tekerinin altına yatıp, bir güzel sırıtıp bir takoz gibi poz vermiştir. zeki'nin olm bu nasıl poz allah belanı vermesin tadındaki lafları üzerinede, abi vallahi haberim olmadan çekmişler diyerek beni benden almıştır.
  • gazetede bir haber vardi bir kere "recep korkuttu" diye. kast edilen antremanda sakatlanma tehlikesi gecirmis olmasi idi. ama benim kurdugum senaryoda recep soyunma odasinda kapi arkasina saklanip iceri gelen arkadaslarini korkuttu gibi birsey belirdi. malum pek bir cirkindir kendisi. "korkuttu" falan...kucuktum komik geldi o an.
  • gerekli gereksiz bir sürü adama şu tabir kullanılır ama gerçekten adam gibi adamdı recep.

    sessiz sedasız futbolu bıraktığı dönem, dönemin başkanı serdar bilgili recep'e kulüpten haksız yere gönderildiğini ifade edip, jübile yapma önerisi sunmuştu ama recep'ten "beşiktaş bana değil, ben beşiktaş'a borçluyum. jübile istemiyorum" cevabını almıştı.

    aynı dönem verdiği bir röportajda da, "kırgınlık mı?beşiktaş istesin bekçi bile olurum, ne yapsam, borcumu ödeyemem" demişti.

    recep malmö maçında kendi kalesine gol atmıştı, belki yetersizdi, belki yeteneksizdi, belki de tipsizdi ama 4 mevsim, 365 gün adam gibi adamdı, bu kesin.
  • vakti zamaninda bi spikerin $u sozlerinde gecen besiktas eski defans oyuncularindan* biri.
    -recep, recep ilerliyor. evet recep bir çalım daha attı. rakip yari alanin ortalarinda bir calim daha. haydi recep , recep $uuut! taaç.*
  • ayakları beyninden hızlı çalışan ve sakarya da oynarken takımının en fazla gol atan forveti olan, orta yapma özürlü bir kardeşimiz.italyaya 87 metreden attığı golü unutamıyoruz:)
    (bkz: zamanla uzayan mesafeler)
  • nam-ı diğer takoz recep.

    yaklaşık 15 yıldır futbol izlemekteyim. "yendik mi lan?", "dingiltere" vb. efsane star gazetesi manşetlerinden tutun da efsane telegol yorumlarına kadar futbolla ilgili pek çok komik olaya denk gelmişimdir fakat tekoz recep'in jübilesi kadar komik bir futbol olayı ne gördüm ne de duydum.

    malumunuz, jübile yapan futbolcu maçın 5-10. dakikasında, tüm oyuncuların omuzları üzerinde saha kenarına getirilip maçtan çıkarılır. işte takoz recep'in jübilesi de böyleydi. saha kenarına gelen recep'e kameralar ve mikrofonlar tutuldu ve klasik "neler hissediyorsun" sorularından sonra şöyle bir diyalog yaşandı;

    muhabir: peki recep, bu güne kadar kaç gol attın?
    takoz recep: kendi kaleme mi?

    ne zaman futbolla ilgili bir muhabbet olsa bu hikayeyi muhakkak anlatırım, deli gibi de güleriz hala. bir insan bu kadar mı kendini bilir yahu. canına yanayım recep, allahına kurban recep, has adamsın recep, cansın can.
  • türk futbol tarihinin adam markajında rakibini futbola küstüren yegane ismidir. seneler boyu 2 numaralı formasıyla sahalarda arz-ı endam etmi$tir. akıllarda 19 eylül 1990 malmö be$ikta$ macında kendi kalesine attıgı vole ile yer etmi$tir. bu golden sonra bi de kaleci engin'e bakıp ''tutamıycaksan ne zıplıyon hopluyon'' demesiyle kalp hırsızıda olmu$tur.

    zamanın spor gazetesi fotospor'un düzenledigi fotospor futbolcu güzellik yarı$ması sırasında fotomac gazetesi taraftarlara bir alternatif olsun diyerek o zaman icin en cirkin kabul edilen fenerbahceli ümit birol ve recep cetin'in agzından her gün bir demec yazmı$tır. recep kendisi icin yakı$ıklı diyen ümit'e ''o yakı$ıklıysa ben alain delon'um'' diyerek cevap vermi$ ve tartı$mayı sonlandırmı$tır. ümit birol'un bu zamandan sonra futbolu her zaman geriye gitmi$, o kıvır kıvır sacları genc ya$ında dökülmü$tür.
  • yirmi yıl kadar önce bir gazete ‘yakışıklı futbolcu’ anketi düzenlemişti. metin tekin, semih yuvakuran, aykut kocaman yarıştılar. hergeleler bir de ‘çirkin futbolcu’ bahsi açmış, bu unvanı beşiktaşlı recep çetin’e uygun görmüşlerdi. sonrasını, o zamandır fıkra gibi dinliyoruz: recep dava açacağını söyler, metin de uyarır onu: ‘tamam da, hâkim seni görünce ne diyeceksin?’

    http://www.radikal.com.tr/…1.06.2010&categoryid=103