• kendisinin her yaptığı açıklamada aklıma gelen ilk şey muaviye - ali ve deve hikayesi oluyor nedense;

    --- spoiler ---

    bir gün hz. ali'nin taraftarlarının yoğun olduğu küfe'den, bir arap, devesiyle şam'a gelmiş. şam sokaklarında dolaşırken biri ona yanaşmış:
    - ver o dişi deveyi bana! demiş. tartışma büyümüş, küfe'den gelen adam, "bu deve benimdir, üstelik dişi değil, erkektir" diye itiraz etmişse de anlaşamamışlar. konu muaviye'ye yansımış.
    halk meydanda toplanmış... muaviye, küfe'den gelenle şam'da deveye sahip çıkan yerliyi dinledikten sonra, kararını açıklamış:
    - bu dişi deve şamlınındır!
    sonra toplananlara dönmüş ve sormuş:
    - ey cemaat, bu dişi deve kimindir?
    cemaat hep birlikte bağırmış:
    - şamlınındır!
    küfeli şaşkın bir vaziyette devesinin ardından bakakalırken, muaviye onu yanına çağırmış:
    - ey küfeli, dinle! sen de ben de biliyoruz ki, bu deve senindir ve dişi değil, erkektir. ama sen küfe'ye dönünce gördüklerini ali'ye anlat ve de ki: "ey ali, muaviye'nin, dişi deveyi erkekten ayırt edemeyen, o ne derse evet diyen 10 bin adamı var! ayağını denk al!"
    --- spoiler ---

    en çok şaşırdığım nokta da şudur:
    üzerinden 1500 yıl geçmiş, muaviye hala aynı muaviye, ali hala aynı ali, deve de hala aynı devedir sayın seyirciler.
    hiç bir gelişme yok.
    *
  • az önce demirtaş'a çemkirdiği konuşmasını dinledim, "demirtaş iki maymunu oynuyor" dedi,
    adam üçüncü maymunu da çalmış, geçmiş olsun.
  • ya hakkinda soyleyebilecegim tum gg ifadeleri bi tarafa birskirsam, samimi bi merakim var onla ilgili...

    dunyanin 7. zengin lideri bu adam. ıngilitere kralicesinden zengin filan.

    oturabilecegi en ust kademede, cumhurbaskanligi makaminda olturuyor... ogullari kizlari birer sehzade adeta filan.
    1000 odali saray bile yapti lan adam kendine....

    hayattan benim de, coklari gibi anladigim su,
    sagligin huzurun mutlulugun var, sevgi dolu bir ailen ve basinin ustunde iyi kotu bi dam varsa, eyvalla iste abi... budur hayatin varip varabilecegi en guzel nokta.

    bu adamda fazlasi, coooook daha fazlasi var.

    ama doymuyor. ınanilmaz. oglu 18. gemisini aldi. kendine cumhurbaskanligi yetmedi, baskanlik istiyor...

    bu hirsin, bu ihtirasin, bu motivasyonun kaynagi nedir aga? naabiyon sen?

    ıste bu soruyu sordugumda, o deli buyuk mal varligi, makami, osu busu miniminnaciklasiyor gozumde.

    nasil buyuk bir aclik ki bu, hicbir sofra doyuramiyor seni demek.
    ıcinde nasil bi bosluk, issizlik varsa artik, hicbir makam, mevki tatmin edemiyor.

    baskanliktan sonra ne var sirada? halifelik mi?
    doyacak misin o zaman?

    gercekten acinasi bir ihtiras... dunyanin en muhtesem sofrasinda doyamamak... tatmin dolu bi insan gibi isinamamak... soyle bir arkana yaslanip gulumseyerek nefes alamamak...

    bir insan icin en buyuk ceza, bu buyuk tatminsizliktir. dunyanin tumune de hukmetsen, kendi icinin boslugunda ezilen bir zavalli olma hali aslinda...

    bizim de sanssizligimiz, kendi ezikliginden oturu doyamayan bir ihtirasi, "kudret, karizma, guc" zannedecek kadar hadim idraklerin iradesine boyun egmek durumunda kalmamiz...
  • dünya tarihine, adayı olmadığı bir seçimi kaybeden ilk politikacı olarak geçecek kişidir.
  • israfını eleştiriyorsun, beyaz sarayın 40* katı büyüklüğünde saray yapıyor.
    polis şiddetini eleştiriyorsun, iç güvenlik yasası çıkartıyor.
    otoriterliğini eleştiriyorsun, başkanlık sistemini getiriyor.
    ekonomi politikalarını eleştiriyorsun, merkez bankasına ekonomi dersi veriyor.
    ahlakını eleştiriyorsun, davutoğlunun şeffaflık paketini bile engelliyor.
    yolsuzlukları eleştiriyorsun, ayakkabı kutularındaki paraları faiziyle iade ettiriyor.
    dış politikasını eleştiriyorsun, vatikanın dahi yalanladığı açıklamalar yapıyor.
    kutuplaşmayı eleştiriyorsun, kendini alkışlayanı halkı kin ve düşmanlığa tahrikten yargılatıyor.
    taraflılığını eleştiriyorsun (cumhurbaşkanıyken), fermuarımın açılışına bile katılıp oy istiyor.

    işte bu yüzden, diyanetin şaşaasını eleştirince de, zırhlı mercedesi diyanete geri vermekle yetinmeyip üstüne uçak tahsis etmeye çalışması doğal. ona laf etsen, bu sefer hızlı tren + bir miktar holosko verecek. 2025 yılında diyanetin bir düzine uydusu olmazsa neyim, maksat ezan uzayda da yankılansın.

    fıtratında yanlışından dönmek yok, doğruyu döndürmek var. hatadan ders almak yok, hatayı ders olarak öğretmek var. rahmetli john nash ile herhangi bir oyun teorisi simulasyonunda yarışsalar, bu algoritma sayesinde bizimki her türlü kazanır.

    * hesap kitap adamları için: orjinal kaynak
    beyaz saray kullanım alanı 5100 metrekare olarak verilmiş. beyaz sarayın resmi sitesinde verilen "kat alanı"na denk geliyor. binada toplam 100 küsur oda var. toplam alanı ise bahçesiye 73 bin metrekare (gidenler farketmiştir, bina bayağı ufak). ak saray içinse kullanılan rakamlar 200 bin (bianet) ile 300 bin (diken) arasındaydı. ufak olanını aldığımdan 200 bin /5 bin = 40 yapar. fakat elma ile armutu karşılaştırmışız. bu bahçeli alanı zira. bilgilendirici bir resmi site olmadığı için, bina alanı ne kadar, kat alanı ne kadar, bulamadım. saatlerce uğraşamadım da, google aramasında ilk 20'ye giremeyen bir sonuç gerçek değildir (yeni dinimizin ilk dogması). kısacası alan olarak 4.5 kat, kullanılabilir alan olarak en az 10 kat büyük diyelim, oda saysından oranlayarak. perspektif notu: 2013 verilerine göre abd'nin ekonomisi türkiyenin en az 20 katı]
  • adam akıllı tek isteğim ölmen. ciddiyim başka hiçbir şey istemiyorum , bundan sonra başa kim gelecek umurumda değil. hani sen diyorsun ya misal bu gün isteseler de istemeselerde osmanlıca öğretilecek diye , sen de istemesen de istesen de öleceksin , tek dileğim bunun en yakın sürede olması. acı çekerek ölmen ya da huzur içinde ölmen de umurumda değil. sadece yok ol artık.

    ama tek diyeceğim sana ve bu satırlara okuyan herkese sözüm olsun, yeminler ediyorum ki gelip o mezarına tüküreceğim ! yapacağım bunu. ister dayak yiyeyim ister tutuklanayım sonrasında mahkemelerde sürüneyim yapacağım bunu.

    ali'nin hatırına ,
    ethem'in hatırına ,
    senin aptal kinin ve politikaların ve anlaşmaların yüzünden şehit olan mehmetciklerimizin hatırına , madencilerimizin hatırına,
    işçilerimizin emekçilerimizin hatırına,
    memurumuzun hatırına,
    bizden çalıp başkalarının cebine koyduğun yılların hatırına
    muhalefetin okumamış kesim dediği ve senin kolayca kandırıp haklarını yediğin ama farkında olmayan taşralıların hatırına
    tükürücem o mezarına !!

    bu da senin istesen de istemesen de benim yapacağım bir şey

    tanım : kasımpaşalı eski futbolcu.

    debe editi : takip et unutturma
    (bkz: ali ismail korkmaz)
    (bkz: ethem sarısülük)
    (bkz: maden işçileri)
    (bkz: şehit aileleri)
  • gerçekten nasıl bir algı dünyasında yaşıyor, hayatı nasıl, hangi şekilde idrak ediyor kısacası neyin kafasını yaşıyor merak ettiğim insandır. özellikle gezi olaylarından sonra giymiş olduğu görünmez dünya lideri kaftanından sonra her sözü gündem, her hareketi olay olan bir insan nasıl bu kadar istikrarlı olabilir şaşıyorum. abi neden bu adam bu kadar hayatımızın içine girdi. neden bugün de ben rüyamda tayyip'i gördüm mesela paris'te bir binada fransız balkonundan ayaklarını sarkıtmış şekilde şiir okuyordu.

    nasıl bir hayal dünyasının içinde olduğunun acaba kendisi de farkında mı. ve en son şunu fark ettim adam oynadığımız bütün bilgisayar oyunlarının gerçeğini oynuyor resmen. yani sokaklarda gezip sen sigara içme, sen de dövme yapma olmaz derken diğer yandan vatandaşın birini boğazlayıp yumruk sallıyor puan topluyor. gta vice city'de sanki canlı bir karakter. yani bir gün bir arabayı durdursa sonra arka kapıyı açıp içeri girse sonra tekrar çıksa sonra arabanın etrafında dönerken elinde bir sopa belirip ön kapıyı açsa ve herifi ölümüne tekmelese yerde bile tekmelese bu ülkede artık kaç kişi şaşırır buna.

    ya da gidip buraya topçu kışlası kuracağım bu parkı da aynen alıp başka yere kuracağım. zeytinburnun'daki gökdelenler biraz fazla uzun traşlamak lazım onu. isteseniz de istemeseniz de köprü inşa edeceğim diyor ve yapılıyor. adam simcity oynuyor alalen. adamın mayor'ları da akraba. her sözüne evet diyor öyle ekranın dibinden fırt diye çıkıp kızamıyorlar da.

    canı sıkılıyor adamın gidip faal ya da eski futbolcuları topluyor, fatih terim'i falan getiriyor stad açmış futbol oynuyor. difficulty derecesini de beginner yapmış. aşırtma gol atıyor, kaleci ile karşı karşıya kaldığında kaleci ters köşeye yatıyor. rakip forvet kendisine arapası atıyor. sonra tayyip'in takımı galip geliyor dünyaya mesaj veriyor adam sanki sanırsın pes'te kariyer modu oynuyor.

    en son saray yaptı kale gibi görme şerefine nail oldum geçen ay uzaktan da olsa ama nerden tahmin ederdim ki adam kale'nin içinde paso halberdier basmış meğerse, yetmemiş men-at arms basmış pikemanlar selam veriyor. garibim filistin başbakanı abbas da şaşkın nereye yürüyeceğini bilmiyor etrafında 13.yüzyıldan sakallı, zırhlı adamlar hatta 2.yüzyıldan çekik gözlü okçular gözlerini belertmiş bakıyor. tayyip'in etrafında yaverler yaparım, usta emrin! onu geçtim perslerden yardım istiyor falan gold please! haritada amerikayı müslümanlar açtı diyor hüloloğ diye destekleyenler. age of empires'tan çıkıp medieval total war kafasına ulaşmış. hayret ediyorum. attan düşmeseydi eğer at üstünde kavuk, zırh elinde kılıç poz da verirdi kesin. ben yine bekliyorum bir g20 zirvesine böyle gidecek diye.

    şimdi esas ülkede nükleer santral projesi var. hell march eşliğinde kırmızı butona basacağı günler de yakındır. sırada red alert var sanırım. adam saldıracak beyler artık. anası da yok ki recep evladım kapa şu bilgisayarı yemeğin soğuyacak hadi desin. ve tüm bunlardan en çok etkilenen de biz oluyoruz yine. resmen bir insan evladının oynadığı oyunları içindeyiz maalesef gta, simcity'deki gibi şehrin figüran sakinleriyiz, pes'teki gereksiz taraftarlar gibiyiz, age of'taki işçi, oduncu, madenciyiz biz sonumuz meçhul.
  • kendisine iki çift lafımın olacağı zat, bu ülkenin gördüğü en kötü padişah.

    bakıyorum 10 kasım törenlerine katılmamışsın. aman katılma, aman. çok iyi ediyorsun. halk senin koruma ordun olmadan rahat rahat ata'sını ansın. diğer yandan, bakıyorum demokrasi adı altında gemi iyice azıya aldın. atatürk'ün cumhuriyeti ilan ettiği binanın önüne sıra sıra polis diken sen, benzer bir orduyu etrafına almadan bugün ankara'ya çıkamazsın, en azından bunu biliyorsun.

    gülüyorum, biliyor musun? bu ülkenin insanlarının saygısızlığı zaman zaman ağlatsa da beni, senin bu tutumunu düşündükçe gülmekten, neşelenmekten kendimi alamıyorum. her ay vergi adı altında beni soyup soğana çeviriyor olabilirsin belki. (bu açıdan o kadar kızgın değilim, ilk yapan sen değilsin.) züğürt tesellisi seninki, ben kazandım işte diyebilirsin. kazanmadın güzelim. hiçbir türk kazanmadığı gibi, sen de kazanmadın.

    74 yıl sonra insanlar akın akın anıtkabir'e gidiyorlar. peki sana ne olacak tayyip?

    turgut özal örneğinde gördük işte. kefenin cebi yok. güm diye gidiyorsun. geriye sadece birbirlerini yiyen mirasyedilerin kalıyor. senin de elinde bundan başka bir şeyin olmayacak. süleyman'a kalmamış bu dünya, sana da kalmayacak. çekemiyorsun, çatlıyorsun. geberiyorsun kıskançlıktan. kıskanmak insani bir şey. insani olmayan ise, bu kıskançlığının onu sevenlere biber gazı sıkmaya kadar varmış olması. bu acizliğin resmi.

    acizsin. çünkü gerçeği biliyorsun. gerçeği sen de biliyorsun, ben de, herkes de biliyor. rantçıların bile.

    onun ölümünden 100 yıl sonra da insanlar mezarına çiçek bırakacaklar. onun verdiği hakların kıymetini bilenler, yaşamlarının sonuna kadar bugün onu anacaklar. ya sen? sen daha koruma ordun olmadan kendi yönettiğin halkın arasına çıkamıyorsun. senin ölümünden 100 yıl sonra kimse yürümeyecek. sana kargalar vefa gösterirse şanslısın.

    gerçeği biliyorsun. kimse ölümünden ne 89, ne 99 yıl sonra sokaklara dökülüp senin cumhuriyetini, idealini haykırmayacak. sana ancak leş kargaları düşecek. bunu bilmek, bugün için bana yeter. bunu bildiğini bilmek, yeter.
  • bu dunyada anlayamadigim iki temel sey var,

    a) "olm ben bunu yerim lan" diyerek, bugday gibi bi bitkiyi 7 islemden gecirerek pisirebilen adam, hadi kayisi falan anlarim, dalindan kopar ye, ama cig halinde disini kiran bitkiyi nasil temel besinin yaptin abi?

    b) bir de bu adamin hala surekli konusuyor olmasi. yav adam hala konusuyor. cok acaip. bitmiyor yav adam. lan tamam iste elli kere secildin ne istediysen yaptin, kukla basbakan (aka: yildirim akbulut) da halloldu. biz pes ettik, guc yettiremedik, olmadi yani. 2015 te secim var su halimize bak.... bu vakitten sonra deliye bagladik zaten koy g.tune rahvan gitsin tadinda yasiyoruz, sokaklarda isid falan gezse, isid bayragini alip kafayi yemis bicimde "sssssssss...... biiiiiir kiiii uuuuuc" diye uclu cekerek toyota pick up larda ziplayacagiz, o kadar sirazemz kaydi, sen hala ayni konulari konusuyorsun.

    yav birileri bu adama artik kazandigini, ulkenin g.tunu basini dagittigini, isleyen hic bir kurum kalmadigini, bu vakitten sonra bu ulke duzelecekse ikinci bir kurtulus savasi (bildigin silahli mucadele) gerektigini, ona da mevcut liberal/kapitalist duzende kimsenin g.tunun yemedigini anlatsin. bitti yani tayyip aga, istedigini aldin, diger bir degisle beyler vurmayin artik adam oldu. ama hala konusuyorsun yav. canin mi sikiliyor nedir? milletin cani sikiliyor, franz kafka oluyor, leo tolstoy oluyor, bu adam can sikintisindan bizi bayiyor. cok kafa actin be hoca bi sus artik.
  • soma'da aleyhine slogan atıldı.
    sonuç; ölen yakınları tekmelendi, hatta bazılarını bizzat kendisi yumrukladı,

    gezi'de aleyhine slogan atıldı.
    sonuç; 7 ölü binlerce yaralı var,

    new york'ta bile aleyhine slogan atıldı.
    sonuç; korumalar insanların üzerine yürüme cesaretini gösterdi,

    stadlarda aleyhine slogan atıldı.
    sonuç; türk fubolunu passolig ile bitirdi.

    aleyhinde gazetede bazı köşeyazarları yazdı.
    sonuç; işlerinden oldular, mahkemelerde süründüler, gazeteleri basıldı..

    aleyhinde yazmayanlar oldu.
    sonuç; onları bile 'bitaraf olan bertaraf olur' diyerek sindirdi,

    aleyhinde tweet atılma teşebbüsünde bulunuldu.
    sonuç: iki sanatçı hakkında suç duyurusunda bulunuldu.

    aleyhinde bir yolsuzluk operasyonu başlar gibi oldu.
    sonuç; tüm adalet sistemini komple kendine bağlayıp bitirdi.

    internette aleyhinde yazılar yazıldı videolar konuldu,
    sonuç; twitter youtube bir dönem kapatıldı, şimdi ise interneti kötü birşeymiş gibi gösterip aleyhinde algı operasyonu yapmaya çalışıyor.

    aleyhinde millet hangi ortamda birşey yapıyorsa, o ortamı komple bitiriyor...

    sonuç; sanatı bitmiş, futbolu bitmiş, özgürlüğü bitmiş, adaleti bitmiş, gazeteciliği bitmiş, protesto hakkı bile elinden alınmış bir türkiye oldu çıktı.

    yeni türkiye.

    sloganı ise 'milli irade'

    ulan milli irade bunun neresinde?
    içerde.
    içerde.
    çok içerde, rantında, yolsuzluğunda, yozlaşmasında, çürümüşlüğünde...

    sonuç; bitik bir ülke