şükela:  tümü | bugün
  • ekonomik kriz dünyayı kasıp kavururken türkiye'yi teğet geçmesinin nedeni, iran'a uygulanan ambargodan istifade etmenizden kaynaklıdır. yunanistan, ispanya, italya, portekiz ve bir çok avrupa ülkesinin durumu ortada. iranla yapılan ticaret sayesinde bir çok yatırim ve hizmetler yapıldı. kısmen kendi medyası ve sermayesini kurmuş olabilir, yoksa içerdeki azılı düşmanları ile mücadele etmesi imkansızdı. erdoğan rüşvet yedi demek haksızlık ve iftiradır. ülkenin başından onca badire geçmesi ve hala ekonomik olarak ayakta kalmasının nedini türkiye'nin iran ile yaptığı anlaşmadan kaynaklıdır.

    edit: iran ile yapılan ticaretin ne gibi vatandaşa yatırım olarak döndüğünü soranlar olmuş. yüzlercesini yazarım ama gerek yok inkar edeceksiniz nasılsa. ama tuttugunuz futol takımlarının stadını bile devlet yaptı bre vicdansızlar.
  • ülkenin ekonomik olarak ayakta kaldığını düşünen yazar beyanıdır.
    cari açık nedir? nasıl kapatırız? vergi kaçırmak nedir? nasıl azaltırız? elinizdeki nereden geldiği belli olmayan paraları yurtdışına yollayıp vergi barışı ile geri alırsanız bunun adı vergi kaçakçılığı mıdır? görevi kötüye kullanma mıdır? ve bu ikisinin rüşvetten farkı nedir? sorularınında bu başlık altında, başlık sahibi arkadaş gibi bu işlerden anlayan arkadaşlar tarafından cevaplanması dileğiyle.
  • başlığı açan arkadaşı anlamadım. tanımda birbirinden konu olarak bağımsız 3-4 farklı cümle kurup erdoğan'ın rüşvet yemediğine dayanak gösteriyor. işte bunlar, herşeyi az az bilen ama hiçbir şeyi tam bilmeyenler.
  • bir ekonomi bakanı 50 milyon euro + %50 kar payı almış ve bunu tek başına almış. kesinlikle katılıyorum.
  • türkiye ekonomisinin bu işten ne kadar çıkarı olduğunu net, bilimsel ve matematiksel şekilde ortaya koymadıktan sonra yazarın temennisinden öte olmayan çıkıştır. verdiği bilgiler çerçevesinde boştur, safsatadır.
  • zaten kanunen yemiştir diyemeyiz, ima bile edemeyiz.
  • başlık ile ilk entry arasında hiç bir bağlantı yok. başlıkta "erdoğan rüşvet yemedi" savı ileri sürülüyor, devam eden entry'de bununla ilgili sadece "rüşvet yedi demek haksızlıktır" notu düşülüyor. entry'de anlatılmak istenen iran'la olan ticaretin türkiye'yi ekonomik krizden koruduğu.

    iran'la olan ticaret biçiminin kendisi, gerek babek zencani gerekse de reza zarrabın yeminli ifadelerinden yola çıkarak, rüşvetle yürümektedir.

    "mahkemedeki ifadeler yalan", "tapeler komplo ve montaj", "hepsi dış güçlerin ve fetönün oyunu" şekline şüpheleriniz olduğunda, bu kısıtlı bilgi alış imkanlarında (ki kendileri de basının tayyip'in emrine göre şekillendirildiğini kabul edebiliyor yüzsüzce) başvuracağınız tek yöntem kendi mantığınız olmalıdır. eğer henüz kirlenmemişse...

    kirlenmemiş bir mantık, iran'la olan ticaretin yolsuzluk olduğunu, bu yolsuzluğa o ya da bu nedenle iktidarın izin verdiğini, hatta bu iktidarın sürecin içinde bizzat rol oynadığını görür, kabul eder. böyle bir yolsuzluk ortamında, "kendine de pay alır" dersek, bu neden iftira olsun ki?

    tayyip başta olmak üzere onlarca kişi bu dönen pastadan kendi dilimini aldı, afiyetle yedi. senin benim gibilerin eşek gibi çalışarak milyonda birini zor göreceği paralar birilerinin cebine kolayca girdi. hadi, söyleyin de kurtulun, "tayyip'ime helal olsun" diyin, "yiyor ama çalışıyor" diyin, "herkes yedi, o da yiyecek tabii" diyin. bu argümanları tartışalım. ama apaçık gerçekleri "iftira atılıyor" şeklinde ortaya koyarsanız, gerçekten de sizinle konuşuabilecek hiç bir şey kalmaz.
  • sike yaptiysam fenerbahce icin yaptim gibi bir savunmayla yirtacaktir fazla ustunde durmaya degmez.
  • üretip malını irana satan insanların cebine girmesi ve dolaylı olarak hazineye vergi gelir kaydı yazılması gereken paraları; aracılık etmek sureti ile

    rüşvet haramdır. yememek için itidalli olmak gerekir. ama dereyi dolanmak haram değildir. şeytanın bile aklına gelmez. o derece..