şükela:  tümü | bugün
  • castilla ve aragon krallıklarının birlesmesinden sonra ispanya yi sadece muslumanlardan degil yahudilerden de arindirmak icin baslatilan hareket. katolik olmayan halka "ya yarin evinizi terk edersiniz, ya katolik olursunuz, ya da sizi keseriz" denmistir. bagnaz bir hareket olsa da ispanya nin birlesmesinde, atilim yapmasinda, halk ve yoneticilerin kenetlenmesinde cok etkili olmustur.
    kelime anlami da tahminimce yeniden ele gecirmektir.
  • genelde müslüman arapların iber yarımadası'ndan defedilmesi anlamında kullanılır.* bir sava göre*; bu yeniden fetih hareketleri sonrası portekiz ve ispanya'da ulus devlet daha erken yapılanmış ve bunun sonucunda da saldırgan-misyoner eğilimler güçlenmiştir. bu veriler de keşif hareketlerinin niye bu yarımadadan başladığını bir nebze olsun açıklamaktadır.
  • literatürde geçen anlamı açısından kaba tabirle iberya halklarının intikamıdır. müslümanların sahip olduğu güney ve güneydoğu topraklarındaki siyasi çatırtıların artması ve onlarca beyliğin ortaya çıkmasının nihai sonucunda; yavaş yavaş şehirler düşmüştür. yüzyıllar alan bir süreçtir bu. müslümanlar yıllar önce bu topraklarda kullandığı siyasi bölünmüşlükten faydalanma stratejisinin kendi başlarına gelmesine engel olamamıştır.
  • tarihin en büyük kıyımlarından birinin yaşandığı "yeniden fetih" hareketi.
    özgür din anlayışı amacıyla hiristiyanlar başlatmış ve ülkede katolik devlet oluşturacak kadar sınırsız bir özgürlük kazanmışlardır.
    ancak aynı özgürlüğün ülkelerinden kovulan yahudilere ve öldürülen müslümanlara verilmemesi unutulmayacak bir olaydır.
  • ercisnet com sitesindeki zamanda yolculuk dizisi, bugünkü bölümünü reconquista'ya ayırmış. bir yahudi-müslüman devleti olan endülüs'ün çöküşü üstüne verilen bilgi, bugünler için anlamlı olabilir.
  • sanılanın aksine bir kere olup biten bir durum değildir 3 evreye ayrılır,1. ve 2. si tartışılır ancak 3. sü kesinlikle yapılması gereken bi hareketti, keza bu hareketin ne kadar doğru olduğu 100 yıl sonra ispanya imparatorluğunda görüldü..
  • isp. yeniden fetih

    ispanyol tarihinin 770 yillik bir surecidir. 710 yilinda emevi hanedanliginin iber yarimadasini (iberian peninsula) buyuk olcude fethi sonrasi kurulan endulus emevi devleti ile baslar, 1492 yilinda son musluman endulus devleti granada sultanliginin yikilmasi ile sona erer. yani temel olarak hristiyan hispanik halkin kendi topraklarini yeniden fethini kapsayan surectir. amerika'nin kesfi ile savasi birakan ispanya ve portekiz gozunu yeni ufuklara diker, reconquista da burada sona erer.

    genel olarak tarihciler, reconquista surecinin baslangicini covadonga savasi olarak alirlar. tahminen 722 yilinda gerceklesen savasta kucuk bir vizigot ordusu, emevi ordularindan birini yenilgiye ugratip sonuc olarak iber yarimadasinin kuzey kesiminde daglik bir krallik kurdu: asturias

    vizigot ordusunun komutani pelayo (ing. pelagius) tarafindan kurulan krallik, musluman isgaline karsi elde edilen ilk basari ve akillardaki buyuk bir semboldu, zira catir cutur sizi kilictan geciren bir orduya karsi aldiginiz ilk zafer ve kurdugunuz ilk krallik. daha sonralari bu krallik buyuyup guclenip canina okuyacaktir endulus emevilerinin, orasi ayri.

    muslumanlarin ispanyadan atilmasi fikri ilk kez anonim bir yazit olan chronica prophetica (883-884)'da islenmistir. gerekce olarak muslumanlar ve hristiyanlar arasindaki kulturel ve inanc ayriliklarinin iber yarimadasini boldugu, bunun sonucunda hristiyan varliginin tehdit altinda oldugu belirtilir.

    11. yuzyilda hacli seferlerinin baslamasiyla "hristiyan topraklarinin yeniden fethi" dusuncesi basgostermeye basladi. muslumanlarin bu topraklarda isgalci olduklarini, tipki onlarin "cihad" ilan etmeleri gibi hispanik katolikler de reconquistayi baslattilar.

    biraz tarihi geri sarip bastan alayim. ispanya isgal edilmeden once bolgede hukum suren bir vizigot kralligi vardi (lat. regnum visigothorum). 700lu yillarin basinda (711 kabul edilir) tarik ibn ziyad komutasindaki berber askerler cogunlukta olmak uzere araplar ve kuzey afrikalilar cebelitarik'i gecerek iber yarimadasina ciktilar. hizla ilerleyen muslumanlar pirineos'u (ing. pyrenees) bile gecip fransaya girdiler.

    yeni fethettikleri topraklarda hemen bir islami duzen kuran muslumanlar, haberi emevi halifeligine gonderirler:

    "sevgili halife hazretleri,

    ispanya'yi fethettik. burada halife hazretlerine bagli bir emirlik ilan ettik. emirlerinizi bekliyoruz.

    saygilar"

    halife i. velid hemen butun musluman komutanlari geri cagirir. mesela ilk fethedilen bolge olan al andalus (tur. endulus), ordu komutani tarik ibn ziyad tarafindan yonetilmekteydi, fakat halife kendisini sam'a (ing. damascus) cagirinca yerine musa bin nusayr gorevlendirildi. vizigot krali roderik'in dul karisi ile evlenen musa bin nusayr'in oglu abdulaziz sevilla'da kendi yerel yonetimini ilan etti. fakat hristiyan karisindan cok etkilendigini ve hristiyanliga donme ihtimali bulunduguna ikna edilen halife i. velid tarafindan suikastine hukum verildi falan filan. yonetim ondan ona, sundan buna gecmis iste. ogluna kuzenine vs. buralar cok sikici yerler, geciyorum.

    ilk reconquista hareketine gelelim. hersey yaz mevsimi biterken basladi aslinda. yuksek vergilerden bikan kuzeyli bir grup uzerine hosnutsuzlugu gidermesi ve vergileri toplamasi icin gonderilen emirler basarisiz olunca ordu gonderilir. ordu pelayo'nun kuvvetlerini bir guzel tokatlar, bunlar da daga cikarlar. kendilerini savunabilecekleri dar bir gecite dalip mevzilenirler, sonra yerel halkin da yardimiyla endulus ordusuna saldirirlar. daglarda savasmaya aliskin olmayan endulus askerleri bozguna ugrar, bu ilk zafer (covadonga savasi) de reconquistanin baslangici olarak kabul edilir.

    endulus ordusunun bozgunu uzerine pelayo, zafer kazandigi daglarda asturias kralligini ilan eder. bu kralliga da kimse dokunmaz, ilismez. neden, cunku o yillarda butun endulus ordusu toplanip fransa uzerine akin yapmak uzere hazirlik yapiyordu. "donuste bunu da aliriz, yol ustunde degil nasilsa" diyerek sonraya birakmislar olsa gerek.

    bu rahatliga ragmen asturias kucuk ve gucsuz bir krallikti. bunu bilen pelayo ve ailesi, kuzeydeki diger soylu ve guclu ailelerle evlilikler yapmislardir. mesela pelayo'nun kizi ermesinda, cantabria dukunun oglu alfonso ile evlenmis.

    pelayo'nun olumunden sonra yerine gecen oglu favila ayi saldirisinda oldurulmus. onun yerine gecen i. alfonso, galicyalilarin da destegini arkasina alip moorish (fasli, magribi) askerleri galicya'dan ve leon'dan atti. hatta bu basarilarindan dolayi kendisine nickname olarak el catolico (ing. the catholic) verildi.

    sonralari basa gecen ii. alfonso kralligi daha da buyutup guclendirdi, hatta kendisi zamaninda krallik resmen charlemagne ve papa tarafindan tanindi. ayrica yine kendisinin hukumdarligi sirasinda st. james the great (tur. buyuk yakup)'in kemiklerinin santiago de compostela, galicia'da bulundugu duyuruldu. bu duyuruyla birlikte fransizlar ve diger katolik avrupalilar galicya'ya gidip gelmeye basladi. bu olayin kralliga en buyuk getirisi, olayin dini boyutunu kullanarak kendi tarafina yardim cekmesi olmustur. isa'nin 12 havarisinden biri olan st. james ile asturias kralligi, yalnizliktan kurtulup diger katolik devletlerle iletisim icine girmistir, ayrica st. james ispanya'nin koruyucu azizidir.

    buyuyup gelisen asturias kralligi'nin yaninda bir diger bagimsizligini muhafaza eden navarra kralligi, enduluslerden gelen akinlara ragmen yikilmayip ayakta kalarak cok buyuk bir is basarmislardir aslinda. pirineos'un otesine gecemeyecegini anlayan endulus komutanlari, hedef olarak iber yarimadasinin tam fethini benimsediler. bunun icin de zaman zaman kuzeye, asturias ve navarra'ya akinlar yaptilar fakat basarili olamadilar.
  • tahmin edileceği gibi "yeniden fetih" anlamına gelen reconquista ispanya'da milli bilincin oluştuğu olaylar dizisi olarak görülüyor.

    711 yılında ünlü emevi komutanı tarık bin ziyad ünlü hikayesinde herkesin bildiği üzere gemileri yakar ve yaklaşık 740 yıl ispanya'nın çeşitli bölgelerinde hüküm sürecek olan islam hakimiyetini başlatmış olur. zaten hiçbir zaman siyasi istikrarın ve güçlü bir devletin olmadığı genelde çeşitli krallıkların bu bölgede yer alması elbette ki emeviler'in işini kolaylaştırmıştır. öyle ki bu bölgeye önce fenikeliler, sonra kavimler göçü sonrasında gelen halklar, romalılar, keltler, vizigotlar gelmiş bölgedeki yerli olduğu düşünülen katalan, bask, aragon halklarıyla devasa bir sentez oluşturmuşlardır. son olarak bölgeye gelen müslümanlar hristiyanlar ve bölgeye fenikeliler zamanında gelen yahudilerle beraber bölgeye entegre olarak kültürel çeşitliliği artırmıştır ancak emeviler de daha sonra bölgenin genel havasına uyarak iç çatışmalarla boğuşmuş, bu nedenle bir müddet sonra ilerlemeleri durmuş ve gerileme dönemine girmişlerdir.

    emevilere'e karşı ilk zafer olan 722 tarihli covadonga savasi görünürde küçük ve önemsiz bir savaş sonucunda küçük bir asturya krallığı'nın ülkenin kuzeybatısındaki dağlık alanda kurulması gibi görünse de ülke topraklarında hristiyan güçlerinin krallık sahibi olmasını geleneği devam ettirmiş tamamen topraklardan sökülmemelerini sağlamış, daha sonra kurulacak krallıklara ve kazanılacak zaferlere temel olarak görülmüştür. 924 yılında "leon krallığı" adını alan ve "kastiya krallığının" da temelini oluşturan asturyalılar yıllarca ispanya toprakları'nda bileği bükülmeden "iber yarımadası'ndan islam hakimiyetinin sökülmesi" fikrinin bayraktarlığını yapmıştır. diğer krallıkların temelini oluşturan pamplona krallığı ise kurtubalılar'la zayıf düşene kadar ittifak ederek hayatta kalarak "navarin", "aragon" ve "portekiz" krallıklarının temelini oluşturmuştur. 1000'li yıllarda ispanya'da dakika skor şu şekildeydi tık. görüldüğü gibi ispanya'nın neredeyse tamamını alan kurtuba halifeliği'ne kuzeyde ufak krallıklar karşı koymaya çalışıyordu. bu krallıklar da büyük oranda kuzeyden gelen haçlı yardımlarıyla ayakta durmuşlardır.

    1064 yılına gelindiğinde ise papa 2.aleksandr avrupa topraklarından islam hakimiyetinin kesinlikle sökülüp atılması gerektiğini yüksek sesle savunur olmuştu. yıllardır birbirini yiyen ufak krallıklarsa birleşip savaşmadıkları takdirde hepsinin halifelik tarafından yok olacağını anlamıştı. bu nedenle haçlılar'dan gelen büyük desteği de alan krallıklar emeviler'e karşı yıllarca bitmeyen savaşlar dizisine giriştiler. 1100'lü yılların ortasına gelindiğinde halifelik, şu anda "endülüs" adı verilen bölgeye yani ispanya'nın güneyine büyük oranda püskürtülmüştü tık; 1252 yılına gelindiğinde ise gırnata krallığı olarak yeniden isimlenen islam devletinin elinde sadece bugünkü granada adı verilen şehir ve çevresi kalmıştı. 1492'ye kadar adım adım topraklarını kaybeden krallık 1492 yılında tamamen yok olmuş. ispanya'daki islam hakimiyeti sona ermiştir. buradan krallığın adım adım erimesini görebilirsiniz.

    "yeniden fetih" deyiminin "zaten hak edilen toprakları geçici bir işgalden kurtarma" demek olduğu bunun da "hristiyan egemenliği'nin yeniden tahsisi" manasına geldiği çok açık. 740 yıllık islam hakimiyeti ve yahudi kültürü emeviler'in bitişinden sonra çok ağır darbe aldı. 4 ocak 1492'de sevilla'da meydanda 6000 müslüman ve yahudi'nin yakılmasıyla başlayan kıyımlarda binlerce insan engizisyon mahkemesi kararları sonucu yakıldı, asıldı, sürüldü, din değiştirmeye zorlandı, köle olarak çalıştırıldı, bütün mal varlığına el koyulmasını çaresizce seyretmek durumunda kaldı. farklı bütün kültürler: dinler, diller, kıyafetler, öğretiler, kitaplar, mimariler yok edildi. ispanya'da yaşayan hristiyan halklar, yıllardır verdikleri var olma mücadelesinin birikimi olarak görebileceğimiz patlamayı çok ağır ve kanlı gerçekleştirdi.

    yıllardır bize derste "osmanlı hoşgörüsü" sosuyla aktarılan ülkeden sürülen yahudiler'in(ladinoların) ülkeye kabul edilmesi de, konuşması dahi yasaklanan çingenelerin isyan dansı flamenko da bu dönemin eserleridir.

    yıllarca birbirini yiyen küçük krallıkların ortak düşmana karşı hristiyan kültürü altında ilk kez bu kadar koşulsuz birleşmesi ise ispanya milliyetçiliği'nin temelini oluşturur. o kadar ki ispanya iç savaşı'nda franco önderliğindeki faşistler "reconquista" tanımını kullanmış kendilerinin de devlet kurmak isteyen halklar(bask, katalan) ve komünistlerle tıpkı emevilerle savaşan krallıklar gibi savaştıklarını, ispanyol-hristiyan kültürünün bayraktarlığını yaptıklarını savunmuşlardır.