• xbox da oynadım. pc ye çıksın bir yarım milyar daha veririm. oyundan öte sanat eseri olmuş.

    --- spoiler ---

    oyunun sonuna kekocan üzülmüş. olum şehirde zengin tayfanın oturduğu mahalleye bir gir 5 dakika geçir o sokakta veya ;

    birbirine düşürdüğümüz iki aile'den biri olan yaşlı kadının çiftliğini bir incele. rdr 2 şeytan ayrıntıda gizlidir oyunu. o çiftliğin girişindeki devasa ağaçlar, kölelerin kaldığı tek göz ahşap evler vs vs çok şey ifade eder anlayana.

    bu arada bahsi geçen çiftlikte çok güzel bir easter egg bulunmakta iyi araştırın gençler çiftliği karış karış gez incele.

    --- spoiler ---

    not :assassin creed ile bu oyunu karşılaştıran gafil ne yapmak nereye varmak istemektedir?
  • özellikle önceki entry'im ekşi şeyler'de yayınlandıktan sonra gerek twitch'te gerek ekşi'de oyun ile ilgili pek çok şey soruldu bana. ben de özellikle yeni başlayanlara yardımcı olması amacıyla bir mini rehber hazırlamaya karar verdim. başlıklar altında sunacağım, ve spoilersız olacak tamamen; zaten oynanış rehberinde spoiler yazmak da zor olurdu. başlamadan; her akşam 9'da muhabbet ederek oynuyorum. orada da aklınıza takılan başka şeyleri sorabilirsiniz. kanalım;

    https://www.twitch.tv/avukatbilal

    hazırsanız başlayalım:

    ----- temel ihtiyaçlar ------

    oyunda 3 adet temel ihtiyacınız var; bunlar "health", "stamina" ve "dead eye". bunları oyun boyu önemsemeden oynayarak bitirebilirsiniz; ancak şöyle ki mesela oyun boyu hiç yemek yemediniz; oyunu bitirme süreniz kafadan 2 katına çıkar. oyunda bu özelliklerin "core" ve "bar" kısımları vardır. core kısmı ortada göreceğiniz; doluyken beyaz ve boşken kırmızı olan şey. bar ise çevresindeki beyaz çizgi. önemli olan core'un dolu olması; zira dolu değilse bar da bir işe yaramaz.

    örnek vermek gerekirse; stamina core'unuz kırmızı iken isterseniz bar full olsun; 1 düşmanı öldürürken bile aşırı zorlanırsınız. auto aim alamadığınız gibi, sürekli sallanır silahınız. health core'unuz boş ise, çok kolay ölürsünüz. dead eye core'unuz düşük ise; dead eye modunda nişan alamazsınız. ancak stamina barınız düşük ve dead eye coreunuz dolu ise; dead eye modunda rahatça nişan alabilirsiniz; sapla samanı karıştırmayın yani :d

    peki bunlar nasıl doldurulur? bunun en kolay yolu; yemek yemektir. özellikle ceylan, geyik gibi hayvanlardan düşen "big game meat"i bir kamp ateşinde pişirirseniz, 3-4 tane etiniz olur. her biri bu coreları fuller, fullemese bile epey doldurur. ve dolu bir core da 1 saat kadar gider. anlayacağınız; 1 dakikanızı harcayıp ihmal etmeyin bunu, yazık edersiniz.

    kamp nasıl kurulur diye merak ederseniz; boş bir arazide üçgene basılı tutarsanız karakteriniz oturacak; etrafta birileri yoksa bir daha basarsanız kamp kuracaksınız. kampta crafting de yapabilirsiniz. patlayıcı mermi, otçul hayvan yemi gibi.

    alternatif olarak, l1'e basılı tutup item kısmından altta kampı da seçebilirsiniz, at üstündryken daha pratik olur. hatırlatma için skumbage teşekkürler.

    sağlığı çok etkileyen şeylerden biri de, hava sıcaklığı. şöyle ki; her kıyafetin iyi olduğu hava vardır. gömlek ile dağda dolaşmak mantıksız olduğu gibi ayı postundan yapılan ceket ile güneş altında dolaşmak da mantıksız. health core'unuz bundan kötü etkilenir.

    neyse ki, oyunda atımıza elbiseler yerleştirebiliyoruz. değiştirmek için; atın üzerindeyken ya da yanındayken silah ekranını l1'e basılı tutarak açıp, envanterden horse kısmına gelip, en alt kısımdan kıyafeti seçebilirsiniz. kamp ya da evde hangi kıyafetleri ata koyacağınızı da seçebilirsiniz.

    sakal ve saça gelince; doğal olarak bunlar da uzamakta. saçın 7, sakalın 9 seviyesi var, ve berberlerde istediğiniz stili seçip, uzunluğunu da belirleyebiliyorsunuz. tabii uzunluğu artırılamaz. saçınızın uzaması için "hair tonic" içmeli, düzgün durması için "hair pomade" kullanmalısınız. sakalı nası keseceğinizi belirleyebilirsiniz. khabib nurmagomedov, walter white ya da ebubekir el bağdadi olmak sizin elinizde anlayacağınız.

    yemek yemenin bir etkisi daha var, o da kilo durumunuz. öğün kaçırırsanız zayıf, abartırsanız şişman olursunuz. şişman iken staminanız daha çabuk biter ama az hasar yersiniz, zayıf iken staminanız daha çok dayanır ama daha çok hasar yersiniz. kendiniz seçin idealini :d

    yılan tarafından sokulursanız, ilk iş direk uyuyun. en efektif kurtulma yolu budur.

    banyo yapmaya gelince, majör bir etkisi yok. ancak npc etkileşimleri ciddi değişmekte. yıkanmanın en efektif yolu; 50 cente bir hotel ya da salon gibi bir yerde lodge tutup yıkanmaktır. her salonda olmaz, ama saint denis'teki pokerli salonda mesela yıkanabilirsiniz. o da olmadı; nehre girin, azıcık da olsa temizlenirsiniz.

    banyo yaparsanız kokmazsınız bir de, hayvanları ürkütmezsiniz böylece avlanırken. skumbage teşekkürler hatırlatma için.

    ----- at ------

    oyundaki en sadık dostunuz, tabii ki de atınız. ancak çok önemli püf noktaları var.

    öncelikle; atınızı üst oka basarak ıslık ile çağırabilirsiniz. tabii bunun range'i sınırsız değil; yani atınızdan indikten sonra çok koşmayın. atınız ile aranızdaki bağ artarsa, range de artar.

    bir de atınız ile aranızdaki bağ olayı var. atınız ile belirli aktiviteleri (değineceğim) yaparsanız ya da sürerseniz bağınız da artar. 4 seviyesi vardır. 2. seviye şaha kalkma özelliği, 3. seviyede aniden durma özelliği, 4. seviyede ise drift attırma özelliği açılır. her at için bağ farklıdır.

    atınızın da ihtiyaçları var. eğer atınız pis ise, staminası daha çabuk biter. bunun için, attan inip "brush"ı seçmeniz gerekmekte. atınız aç ya da enerjisiz ise, bir şeyler vermelisiniz. atlar otçul olduğu için, çevredeki bitkiler en iyi seçenek; diğeri ise bir "stable"a gidip at için yemekler almak olacaktır; armut, saman gibi. attan inip "feed" derseniz atınızı beslersiniz.

    at sürerken "l3"e basarsanız atınızı okşarsınız. bu atınızı sakinleştirir aynı zamanda. peki atın neden sakinleşmeye ihtiyacı var? eğer çevrede yılan, timsah, ayı, panter gibi hayvanlar varsa at huzursuzlaşır ve sizi sırtından atar. bunu önlemelisiniz.

    atınız eğer ölürse, geçmiş olsun. geri gelemez daha. ancak ağır yaralıysa, horse reviver adındaki, doktorlardan elde edebileceğiniz eşyayı kullanabilirsiniz. yanınızda kesinlikle taşıyın.

    oldu da atınız nehirde kaldı, direk kement atıp çekin.

    eğer atınız ölürse, eyeriniz de atın öldüğü yerde kalır. yani yeni at bulana kadar taşımalı, ya da bi at bulduktan sonra dönüp almalısınız.

    oyun açık dünyaya geçer geçmez, haritanın sol üstündeki beyaz arap atını yakalayın. oyundaki en iyi 3. at ki en iyisi 1600 dolardı galiba ve oyun bitince açılıyor. o da arap atı üstelik, çok bir fark yok.

    ve son olarak; asla ama asla başkalarının atlarını öldürmeyin. şerefinizi aşırı düşürür.

    yeri gelmişken;

    ----- şeref sistemi ------

    rdr 1'de ne güzeldi sistem. bunda içine bayağı bayağı etmişler. mesela rdr 1'de şerefsiz olmanın da bonusları vardı, bunda yok; iyi olmalısınız. mesela rdr 1'de kötü olursanız, kara atınız oluyordu, thieves landing'de indirim vs. oluyordu. bunda ise geçmiş olsun, yok öyle bir şey. ama honor sahibi olmanın avantajları var. bazı eşyalar - özellikle kıyafetler - yüksek şerefte açılmakta. her dükkanda indirim var; ve en önemlisi, at ile birine çarpıp özür dileyince vatandaşlar anlayışlı oluyorlar. insanların size olan tavrı değişiyor.

    peki nasıl şeref kaybedersiniz? masum insanlara çarparak, dükkan soyarak, at öldürerek, yaraladığınız ve düşürdüğünüz bir hayvanı öldürmeyerek, öldürdüğünüz ve çeteden olmayan insanların cesetlerini soyarak (siz öldürmeseniz bile düşürür), küçük balıkları alarak, bilimum evcil ve damızlık hayvanı öldürerek. en önemlisi de, sizden yardım isteyen insanlara yardım etmeyerek. yani bir insan size bir şey diyecek diye durdunuz, o insana yardım etmezseniz artık şerefiniz düşer. o yüzden her önüne gelene durmayın, yardım edecekseniz durun.

    peki nasıl şeref kazanırsınız? süt sağarak, bok temizleyerek, atlara saman vererek, yakaladığını küçük balıkları nehre geri atarak, bountyleri canlı yakalayarak, insanlara yardım ederek ve bilhassa para almayarak, insanlara karşı "greet" diyerek ( tabii etkisi milyonda 1 filan bunun), kısacası azıcık şeref sahibi olarak. ama en efektif yol gerçekten de küçük balıkları nehre geri atmak.

    en önemlisi de, çoğu güzel yan görev şerefliyken açılmakta.

    --- suç sistemi ----

    oyunda suç işlemek çok basit. herhangi bir insanı rob seçeneği ile soyabilir, ya da öldürüp cesedinden alabilirsiniz. dükkanlar için de aynısı geçerli, ancak iyi planlanmayan bir soygun size yarardan çok zarar sağlar.sokaktan geçen insanlara bakmadan bir silahçıyı soydunuz diyelim, kazanacağınız 40 dolara karşılık 60 dolar bounty, hatta çatışırsanız 200 dolar bounty ödeyebilirsiniz.

    örnek vermek gerekirse; ben arka tarafta poker oynatan silahçıyı soymuştum. her şey güzel gidiyordu ancak polisler silah sesini duydu. kasayı açmam gerekiyordu, ancak çıkış yolunu bilmiyordum. 3. kattaydım, ve polisler 2. kata kadar çıkmıştı. dolayısıyla kasayı bırakıp çıkışı aradım. iyi planlanmadığı için dolayısıyla sadece 80 dolar civarı alabildim, ama en plansız da değildim dolayısıyla bounty de yemedim.

    her dükkan sahibinin de özelliği farklı. kimi direk silah çeker, kimi çok uysaldır. ama en uysal olanı bile 4-5 defa soyunca artık agresifleşiyor.

    tabii en hoş olanı da; diyelim ki bir dükkan sahibinin bacağına sıktınız, bir dahaki geldiğinizde o bacağın yerine tahta ile bulabiliyorsunuz.

    ilerlerde yakaladığınız at ve at arabalarını da okutmak iyi bir para kasma yolu tabii.

    size tavsiyem, minör bir suç işlediyseniz "surrender" diyerek teslim olun. hengameye değmez. eğer başınızda bounty varken o eyalette ölürseniz, paranız gitmekte. ama dağdan düşerseniz para gitmez. yani suç işlemeyin, ya da işlerken yakalanmayın. bandana ya da maske de kullanabilirsiniz ama sizin kimliğinizi çok iyi saklamıyor.

    ödüller her eyalette farklı, ve herhangi bir postaneden ödüllerinizi ödeyip sizi rahat bırakmalarını sağlayabilirsiniz.

    ---- avcılık ve balıkçılık ----

    geldik en sevdiğim kısma. oyunda bu sistem gerçekten iyi. artık hayvanı öldürmek yetmiyor, kaliteli bir hayvanı temiz öldürmek gerekli. temiz öldürmek; minimum hasar ile tek vuruşta öldürmek demek. hayvanına göre değişir. mesela; siyah ayıyı tek okla kafasından öldürmek temiz iken, tavşanı vermint rifle ile öldürmek temizdir. tavşanı ok ile, ceylanı pompalı ile öldürürseniz temiz olmaz.

    her hayvanı gördüğünüzde study seçeneği çıkmakta. inceleyince kalitesini görürsünüz. pristine kalitede bir hayvanı temiz öldürmek size mükemmel post verir. mükemmel post ile de kendinize özel kıyafetler yapabilirsiniz. ayrıca; eğer hayvanı yüzdüğünüzde satchelinizde yer yoksa, her parçasını alamazsınız. bunun için paranızla hep satchelinizi geliştirin.

    kuşları nasıl öldürdüğünüz, kaliteden ziyade düşecek tüy sayısını etkiler. o yüzden dert etmeyin.

    atınız ile hayvanları ezmek, daima poor kalite kürk verir. kendinizi zeki sanmayın :d

    balıkçılık için ise; önce bait shoptan bait almalı, ardından tuttuğunuz yere göre yem kullanmalısınız. nehir, bataklık ya da göl için özel yemler vardır. genellikle, yemi takıp oltayı atarsınız. balık yemi yutunca r2'ye basılı tutarak, eğer hareket ediyorsa sol analoğu çekerek direnç gösterir, etmiyorsa da sağ analoğu saat yönünde çevirerek, yakalayana kadar tekrar ederiz.

    oyunda bir de efsanevi hayvanlar vardır. hikayedeki bir görevden sonra açılıyorlar, ve bu hayvanların bölgesine girince, sağ üstte uyarısı çıkıyor ve haritada o hayvan kafasında bir taç ile çiziliyor. ekranda ne yazdığına dikkat edin. eğer çok aktivite var, yakalayamazsın derse çıkın sonra tekrar gelin. eğer hayvanı kaçırırsanız, 2-3 gün bekleyio öyle tekrar gelin.

    ama diyelim ki her şey güzel, bölgeye girdiniz. r3'e basarak sarı ipucuna gidin, takip ederek sonraki ipucuna gidin. her hayvanın totalde 3 ipucusu var. efsanevi hayvanların nasıl öldüğü önemli değil; daima legendary post verir. eğer hayvan cesedini at sırtına yükledikten sonra ölürseniz, hayvan gitmez, trapperdan erişebilirsiniz. tabii cesedi satamayacağınız için para kaybı olur, ama çok da önemli değil.

    hayvanları trapper ve fence'de işleyebiliriz. trapper dericidir, ve sattığınız kürkler ile kıyafet yaparsınız. buradaki kıyafetler gerçekten çok hoş. fence ise, rehincidir. çaldığınız değerli eşyaları satarsınız, ve "talisman" ya da "trinket" alabilirsiniz. trinketler legendary hayvanlardan yapılır ve bonuslar verir. "talisman" ise legendary hayvana ek olarak, değerli eşya da ister. ayrıca, çeşitli crafting reçetesini (patlayan mermi, zehirli ok gibi) fence'den alabilirsiniz. haritada çok yok; ama saint denis'te yan yana fence ve trapper var.

    efsanevi balıklar ise yan görev sonucu açılmakta. internete yazabilirsiniz; özel yemlerini alarak bu 20 kilo civarı balıkları avlayıp satabilirsiniz.

    oyunda bir de challengelar var; master hunter, gambler gibi. belirli başlı istekleri olur "3 ceylan yüz", "valentine'dan rhodes'a 5 dakikada git", 24 saatte 4 dükkan soy" gibi. bunları yaparsanız, trapperda özel silah kılıf eşyaları açılır.

    ---- kamp yükseltmeleri ----

    oyunda kampınızı da rahatlıkla yükseltebilirsiniz. kampa tıbbi eşya, yemek, silah gibi şeyler alabilirsiniz ve açıkçası hiçbir işe de yaramıyorlar. 2 dolarlık mermi için 400 dolar harcamanız gerekebilir. tek güzel yükseltme; lodging. önce dutch'a, ardından arthur'a lodging açarsanız, kamptan fast travel yapabilirsiniz.

    kampa zaten sizden başka kimse de neredeyse bağış yapmıyor. kampa bağışları değerli eşya ya da parayla yaparsınız.

    --- silah ve kombat sistemi ----

    olabildiğince oyun başında ok kullanın. başta zor gelse de çok basit aslında, nişan al ateş et sadece. ok kullanmanın faydası; aldığınız her kill kalıcı canınızı artırır. fırlatmalık bıçak ve tomahawk da artırır ama onların menzili çok değil, ve kesin kill de vermezler. tüfek kullanıyorsanız da, free aim ile kafaya nişan alıp vurun; dead eye'ınızı artırır.

    silahlar kirlenince kesin "gun oil" ile temizleyin. sonra "vay efendim schofield revolver çok kötü" demeyin :d

    yakın mesafedeki bir adam ile dövüşürken lasso ile saldırırsanız, otomatikman bağlar.

    yanınızda daima miracle tonic ve snake oil taşıyın. verilen dead eye süresi ile 10 kişiyi tek dead eye'da rahatlıkla öldürebilirsiniz.

    kesinlikle vermint rifle alın; küçük hayvan öldürmek için birebir.

    ---- genel tipler ----

    - timsah gibi hayvanları kışkırtmayın; öldürmüyorsanız uğraşmayın.

    - derin suya asla girmeyin.

    - atın cinsinden çok aradaki bağ önemli, o yüzden beyaz arap atı almasanız bile stable'a para vermeyin at için.

    - para harcarken cimri olmayın.

    - challengeları erkenden yapmaya başlayın.

    - oyunda oto pilot var. at üstündeyken gideceğiniz yere işaret koyun, touchpade basılı tutun, sinematik ekrana geçince x'e basıp azıcık hızlandırın, kendisi gidecektir işaretli yere.

    - kumar ilk oyun gibi değil, büyük para kazanamazsınız.

    - platin kupa hedefliyorsanız, spoiler yemeyecek şekilde şöyle bir guide'a bakın. ama yine de bakmaya korkuyorsanız; sadece diyeceklerim; şerefli olun ve 5. chapterdaki hayvanları iyi inceleyin.

    - oyun bitene kadar kamptaki yan görevleri kesinlikle yapın.

    rehbere ara ara güncellemeler de yaparım. başka merak ettikleriniz için; her akşam 9'da yayın yapıyorum muhabbetli bir şekilde. orada da sorabilirsiniz. kanalım;

    https://www.twitch.tv/avukatbilal
  • geri sayımı bittiği andan itibaren her gün beni max 3-4 saatlik uykuyla işe gönderen oyun. oyundan daha fazlası. sırf adamım john'la kampta oturup muhabbet etsem bile yeter.

    uykusuzluktan ayakta uyuma, klavyeye kahve dökme, elini kesme, sırt ve eklem ağrıları çekme, yapılacak işleri unutma ve dahi sallamama, hatunla tartışma (arthur ses tonuyla gutnaytgöörl, olraytgöörl, yuokeygörl diyorum at mıyım la ben diyo) ve gerçek dünyadan tamamen soğuma vs gibi yan etkileri verdiği zevke tercih ediyorum. testislerim de benimle aynı fikirde. yiha. bürs. hov. iziboy.

    cash not: online açılınca ne olacak bilemiyorum. toprak atın.
  • yuzde 43 e gelip senaryo gorevlerini yapmayi biraktigim oyun.bitirmeye kiyamiyorum resmen.satchel yani inventory ceplerini veya kampdaki cevreyi upgrade etmek icin preston a perfect pelt ler bagislamaya calsiiyorum.

    geyik,buzagi,domuz gibi hayvanlari avlamak kolay hele ki long scope aldiysaniz rifle a,ancak racoon,squirrel gibi ufak hayvanlari oldurmek iskence.hem small arrow tipi bow ile vurmaniz lazim,hemde kafa bolgesinden vurmaniz lazim.

    bu ufak hayanlar da hemen kaciyor ve cok hizlilar,butun upgrade leri bitirdikten sonra,senaryoya donecegim sanirim.

    duzeltme not:legendary animallari vurdugunuz anda trapper da kullanima acilmis oluyormus.goturup goturmemenin tek farki satisdan elde edilen para imis.

    perfect wolf vurdum,at da yer yoktu hayvanin kendisini tasimak icin,2 gun sonra oradan gecerken bi baktim,curumeye ramak kala ayni yerde duruyor.vay amk didim,kaptim tekrar.
  • çıktığı gün aldığım oyun. gerçi oyun demek haksızlık olur, doğrusu western simülasyonu olacak
  • bayırda önünde koyunların otladığı bir ev gördüm. girip içeride ne var diye bakayım dedim. bastım l3'e sessiz sessiz yaklaşıyordum. koyunların yanından geçtim tam eve girecekken bir tanesi gelip onur akın'ın klibinde taşa kafa atan koyun gibi kafa attı bana. içeri devrildim tabi. daha sonra ev sahibi napıyosun lan sen son of a bitch diyerek silahını bana doğrulttu. abi dur valla bak yanlış anladın demek isterken refleks olarak bende silahı çekip vurmuşum adamı. bunlar kaşla göz arasında gerçekleşti. daha sonra eve bir hüzün çekti ki sormayın. dedim artık mevtaya lazım olmaz diye evdekileri loot ettim. bir çobana göre baya baya birikimi vardı adamın. işi tamamladım çıkıyorum mekandan koyunların hepsi bana bakıyor. baktım üzüldüm hallerine. çoban öldüğü için büyük ihtimalle aç kalıp ölecekti sabiler. bizim çetenin de posta ihtiyacı vardı biliyon mu? abi 9 tane falan koyun kestim ortalık kan gölü. lan baktım şöyle bir etrafa kendimden iğrendim yeminle. oyun bu duyguların hepsini rastgele yaşanan bir olayla bana hissettirdi. daha ne olsun?
  • dün akşam 2-3 saat kadar oynadım. oyun gayet güzel görünüyor ama açıkçası beni ilki kadar içine almadı diyebilirim.
    benim gibi düşünen var mıdır bilemiyorum. başlığa da artık bakamıyorum çünkü her taraf spoiler kaynıyor.
  • öldürmeyen allah öldürmüyor. #82889185 sonrasi gelismeler var, edit'lemek yerine buraya yazayim dedim.

    en son dagda tas ile taharet alip kuru yulaf yiyerek konstipasyona dogru kosar adim ilerliyordum.

    sansima gece vakti yagan yagmurdan da faydalanarak karanlikta dere kenarina inebildim. burada bir guzel gusledip tabiri caizse irinlerimden arindim. sabah olmadan yiyecek biseyler bulmam lazim ki sabah yine bounty hunter'lar pesime dusecek. baktim az ilerde calilarin arada bi cift kulak dikelmis, arkasi donuk, kalcali bi tavsan ileriyi suzuyor. aha dedim azik cikti, bunu da kacirirsam acimdan olecem. yayi cektim oku surdum, tam o sirada arkadan bi ses:

    -aklindan bile gecirme! bosarim vallahi seni.

    bizim hanim, zamaninda hollanda lop tavsani besliyormus. yavrucak da yazik can sikintisindan balkona terasa cikip oynuyormus. yine boyle bir gun terasa cikan merdivenlerin trabzan arasindan dusup rahmetlik olmus. bizimkinin tavsan gorunce ici ciz ediyor. birak gercek hayatta tavsan eti yemeyi, oyunda bile olsa oldurmek - oldurmeyi teklif dahi etmek- yasak. at ile birinin uzerinden dort nala gectim diye bi araba laf yedim, kesip yemeyi varin siz dusunun. bir oyun icin yuva yikmaya degmez diyip uzandim yere. ne goreyim, tepemde hukumetten ihale almayi bekleyen yandaslar gibi dolasan akbaba surusu, acimdan olmemi bekliyor. yirtici kusun eti haramdir ama islam daha buralara gelmedi, darü'l-harb'dayiz. affetmedim...

    yikandim, aklandim paklandim, karnimi doyurdum ama hala kellemde odul var ve cebim delik. kampa dogru yol alayim son bir sans diyip tekrar dustum yollara. oyun acik dunya ve neredeyse hic bir olay birbirini tekrar etmiyor. yani ne ile karsilasacaginiza dair hic bir fikriniz yok. bir gun at sirtinda hayat kadini tepeliyorsunuz, ertesi gun ormanin girisinde bir velet tarlasi yanmis kürt gibi çömelmis, "anaaam anaaam" diye hungur hungur agliyor. dedim yardim edeyim öksüze, sevaptir. velet demesin mi "anami emer misin abi?" dedim noluyor ben mi acliktan sacmaliyorum. anasi meger az beride yerde yatiyormus, yilan sokmus. zehri em iyilestir diyor. olur dedim, ihtiyaci olan kadini emmek sevaptir. iste emdik epey, zehri akittik. kadin kendine gelir gibi oldu. sayiklamaya basladi "beni esim oldugunden beri kimse sizin gibi emmedi isminizi bagislar misiniz?" diye. dedim "isimlerin onemi yok, iyi olun yeter".

    tam ayrilacam yanlarindan, tan yeri agariyor. bu sefer velet tutturdu "anamin hayatini kurtardiniz size borcluyum, illa borcumu odeyecem." cikardi yeleginin cebinden iki tane gold nugget. ama kafam kadar, abartmiyorum. "bunlari az ilerideki terkedilmis magaradan topladim, parlak parlak hosuma gitti. al abi senin olsun baktikca bizi hatirla bundan sonra" diyor. tanesi 75 papele okutuluyormus sonra ogrendim. gozlerim parladi, attim cebe anasi duymadan. muhtemelen evde saglam bi dayak yemistir o bebe de anasindan "iki emdirdik diye ne malini mulkunu veriyon tanimadigin adama?" diye.

    cocugun bahsettigi magaraya girdim, aman allahim. icerisi cil cil altin. maden mi patlamis, cokmus mu ne olmussa kirik dokuk destekler arasindan sandikta sari sari parliyolar. pic de en buyuklerini kendine almis zaten sonra farkettim. magaradakilerin hepsi ufacik, kedi tasagi kadar. topladim ne var ne yok, gittim postaneye sabahin ilk isigiyla. vatan borcu bu, kacisi yok. pasa pasa bedellimi yaptim, kurtuldum.

    genc yasimda bu kadar aksiyon yeter. bundan sonra dutch efendi kasabaya git azik al der giderim, mary-anne baharat topla der dag tepe ihlamur kekik toplarim. john marston saman ver atlara der onu tasirim. etliye sutluye karismam. hem dun gece uyurken hanimin sirtina pat pat vurup easy girl demisim, uyandi anlam veremedi. biraz abarttim sanirim oyunu. az dinleneyim.
  • bazısı oyun yapar rockstar resmen yaratmış. haftada 60 saatten fazla neden çalıştıkları anlaşılıyor oyunu oynarken.

hesabın var mı? giriş yap