şükela:  tümü | bugün
  • yazilmis bir metin uzerinde gerekli duzenlemeleri yaparak yayima hazir hale getirme isi.
  • tam türkçesi: "düzelti". metnine göre hem eğlence hem kanser oluşturabilen iş. en zor olanı edebi metin düzeltisi ve tecrübesiz çevirmenin elinden çıkmış olan metnin düzeltisidir. yapan* kişinin* bir süre sonra zevk alarak kitap okuma gibi bir lüksü kalmaz; yabancı dildeki kitapları "nasıl çevrilir acaba?" diye, çeviri kitapları ise "nasıl çevirmiş acaba, yanlışı var mı?" şeklinde okumaya başlar, üstüne üstlük türk bir yazarın elinden çıkan türkçe bir kitabı ise imla yanlışı arayarak okursunuz*.
  • yüksek ünvanlara sahip insanlarin, prestijli kisilerin, saygin sahsiyetlerin yaptigi, bazen akillarin almadigi yazi hatalarini düzeltip yayina hazir hale getirmeye calismanin ismi. söz konusu yazarlara* sunulan takdirlerin buharina ekmegini banarak doyan insanlarin ugrasi.
  • tecrübesiz bir cevirmenin elinden cikan is söz konusu oldugunda diger adi çin iskencesi olabilecek ugras.
  • edebi metinlerden daha da zoru, bilimsel metinleri redakte etmek. hem dile, hem konuya hem de terminolojiye egemen olmak gerekir.
    (bkz: tashih)
    (bkz: yazim yanlisi)
  • bilimsel metinlerin belki de en kolay düzeltilen metinler olmasının nedeni, hem hiçbir cümlenin başka bir anlamı olamayacağı, hem de başa çıkmanız gereken en asli işin "uzun cümleler" olmasıdır. ancak edebi metin çevirisinde hem dile, hem konuya hem de terminolojiye hakim olmak zorluğunun yanı sıra, bir de üstüne üstlük yazarım çeşitli imalarını, göndermelerini, cinaslarını, söylemini, biçemini, dilin ahengini ve tınısını da algılayabilmek gerektirmektedir. redaksiyon bunların hepsinin sağlıklı bir mekanizmayla metne uygulanmasını ve metnin böylelikle yayıma hazırlanmasını içerir.
  • zor iş. tümleci atarsın öbür tarafa tümbürleç olur. yüklemi yüklenir götürürsün öbür tarafa, yükü taşımaz. sap gibi betonarme programları kullansam mı diye düşünürsün. düşünmezsin. vaktin, konsantrasyonun olmalı bu işi yapabilmek için. ilk defa yazılmasından daha zor diyebiliriz.
    bir de son okuma diye bir hadise var, o daha beter. nerden girmiş oraya fazladan bir r harfi, nasıl sıtkı yerine sıktı yazmışlar da milletin sıtkını sıyırmışlar?
  • (bkz: redaktör)
  • bir metni noktasına virgülüne kadar düzeltmek.
  • deli pösteki sayar gibi hata aramaktır...
    mini mini virgüllerin, bi yerden sonra gözlerin önünden matrixvari şekilde akan harflerin, akılalmaz cahilliklerin kabuslara girmesidir düzelti.
    mesleki deformasyonun had safhaya çıkması, keyfine okuduğunuz kitabın en heyecanlı yerinde yanlış virgüle tutulup olaydan kopuvermektir. -de, -ki hatalarını çok yapan insanlarla konuşmak* istememek, yolda tabelalara afişlere tutulmak demektir.
    bi yerden sonra illaki biri çıkıp "aman salla ya sen de çok biliyosun .mına koyyim" diyecektir, nasıl anlatılır ki kendisine içinde bulunulan kabus durumu?
    fenadır fena

hesabın var mı? giriş yap