şükela:  tümü | bugün
  • hayatımda gördüğüm en saçma, en insanları düdükleme odaklı -üstelik uluslararası- uygulamalardan biri.

    bir vize başvurusunda buluyorsunuz, "vize ücreti" ödüyorsunuz. başvurunuz reddediliyor, ama "vize ücreti" iade edilmiyor.

    açıklama olarak, "işte biz de belli bir prosedür işletiyoruz, burada bu başvurular için insan çalıştırıyoruz" diye bir açıklaması var.

    "yersen" diye yapılan bir açıklama.

    ben az çok bu işlerin içinde olduğum için mağrudiyetlerle biraz daha fazla karşılaşıyorum. misal vatandaşın biri ingiltere vizesi almak istiyor, konsolosluk ona seçenek sunuyor, 6 ay, 2 yıl, 5 yıl, 10 yıl diye.

    vatandaş "almışken 5 yıllık alayım" diyor, 925 dolar ödeyip 5 yıllık vizeye başvuruyor, ama bu başvuru daha önce vizesi olmadığı için reddediliyor. aslında bu vatandaşın, daha önce vizesi olmadığı için 5 yıllık vizesinin reddedilme olasılığı % 99. ama bunu ona kimse söylemiyor başvuru sırasında.

    "benim ülkeme girmen için vize alman lazım, onun da ücreti var. ama vizeyi verebilirim de vermeyebilirim de. ücret bana kalır."

    mantık bu. anlayan beri gelsin.
  • visa application fee'nin iadesi olmadığını bilmeyenlere saçma gelir. uk usa

    sen vizeyi alama, bir de başvurmamış gibi parayı iade almak iste. iyi, ösym'de sınav kazanamayanlara iade etsin başvuru paralarını. yok öyle bir dünya.

    (bkz: kafan çok güzelmiş canım güle güle kullan)

    (bkz: visa application fees are non-refundable)
  • "adamlar beni ülkesine almak için yedi ceddimin kaydını sorsun, bankada kaç param olduğunu bile onlara açıklamak zorunda bıraksın, bankada param olsa bile çalıştığım şirketten dilekçe istesin, üstüne bir de haraç kessin, ben de onları bayrak taşıyarak savunayım" diyenleri sıraya sokan mevzu.
  • hizmet bedelinden çok daha fazlasıdır o bedel. türkiyeye gelmek isteyen ingilize 20 pound, ingiltereye gitmek isteyen türke 136 dolardır, o da en ucuzu! üstelik türkiyeye gelenin önceden hiçbir başvuru yapması gerekmez, havaalanında vize alacağı garantidir.
  • ancak kafaniz cok iyi calismiyorsa sacma bulacaginiz bir olay.

    basvurunun islenmesi, evraklarina bakilmasi, evet yedi ceddinin sorusturulmasi, mulakat vb. bunlar hep insanlar tarafindan yapiliyor. insanlar da bedava calismiyorlar.

    ha 180 dolar tutmuyordur bir vizenin islenmesi, ama onemli olan mesele su: vizenin kabul edilmesiyle vizenin reddedilmesi adamlara zaten asagi yukari ayni fiyata maloluyor. birinden aldigi parayi digerinden neden almasin?
  • yahu bırak oraya ödediğin parayı, adam "herşeyini hallet, öyle vize iste" diyor. gidiş dönüş uçak biletini almışsın, otel rezervasyonlarını yaptırmışsın..yani tatili ödemişsin zaten anca ondan sonra başvurabiliyorsun. e bokoğlan, kabul etmezsen noolucak? ben başvurayım, de bana kabul edicem ya da etmiycem diye, ona göre masraf yapayım, insanları niye strese sokuyon?

    komple götlük bütün süreç zaten..

    edit: yalayıcılara ithafen; booking.com u herkes biliyor yavrum, havalanma. elbette öyle halloluyor, bunu herkes gibi konsolosluk da biliyor. e istenmesinin sebebi ne o zaman? uçak bileti de, malesef "az bi farkla" kurtarılmıyor. ryanair, easyjet, wizzair hadi neyse zaten ucuz da, pegasus, sunexpres gibi güya low-cost firmalar en düşük ücretli promo biletlerini nah geri ödüyor. en ucuz yurtdışı bilet fiyatı 300 lira, gidiş-dönüş 600 lira.

    olayın işleyişi, mantığı yanlış. o kadar ciddi bir karar vermiyorum, ülkende tatil yapmaya çalışıyorum, neden tüm adanmışlığımı isteyip ondan sonra bir de tonlarca belgeyle uğraştırıp, görüşmeye çağırıp haftalarca vize için bekletiyorsun?

    ha bundan memnun olanlar varmış, şaşırdım.
  • götü boklu türkiye'den avrupa'ya giderken zorluk yaşamasının çok normal olduğunu anlamayan insanlara ters gelebilir. türkiye'ye gelmek isteyen ingilizden 20 pound aldığımıza şükretmemiz lazım, tersi de tabii ki adamlar süründürecek lan göçmenlerle mi uğraşsın adamlar o kadar medeniyet kurmuşlar.

    tanım: ücret çok yüksek olduğu için yanlış bulduğum uygulama, bir kısmı iade edilmeli en azından.
  • herhangi bir vize başvurusunda ana-baba adı hariç hiç kimsesi sorulmayan, banka kayıtlarına bakılmayan, banka kayıtlarına bakılmasa dahi çalıştığı şirketten bile dilekçe istenmeyen ve buna rağmen vize alabilen kişiler tarafından yadırganmayan hadise. hayır, anlayan beri gelsin diyorsun. geliyoruz, bu niye rahatsız ediyor ben de onu anlamıyorum?

    zaten bunu saçma bulan insanların sıkıntısı şurada: "bana söylenmedi".

    araştırma, soruşturma, bodoslama "almışken 5 yıllık olsun" gibi bir mantıkla sanki alman garantiymiş gibi 5 yıllık vizeye başvur, ondan sonra paramı iade etmediler diye ağla.

    (bkz: ingiltere bize vize vermiyir)

    hani reddedilme ihtimali %50 bile olsa anlayacağım. sen %1 alma ihtimali olan bir vizeye başvuruyorsun, sonra alamadım diye nereden ne bulsam diye uğraşıyorsun.

    (bkz: istatistiğe inanmak)

    bu enerjini o vize hakkında daha önce araştırma yaparak kullansaydın şuan bunları tartışmıyor olabilirdik.

    (bkz: aramaya inanmak)
    (bkz: ingiltere vizesi)
    (bkz: ingiltere vize başvurusu)
    (bkz: ingiltere vizesinin iki kez reddedilmesi)
  • ülkelerin vize uygulaması kadar saçma değildir.

    edit: anladığım kadarıyla vize uygulaması falan filan her şey normal, tek sorun başvuru yapanın beceriksizliği.