şükela:  tümü | bugün
  • * eski istanbul yosmaları
    * sayılı fırtınalar -eski istanbul kabadayıları-
    * refii cevat'ın sürgün hatıraları menfalar / menfiler
    * enkaz arasında
    * bir başka alem refi' cevad ulunay
    * dağlar kralı balçıklı ethem
    * mermer köşkün sahibi

    gibi eserleri edebiyatımıza kazandırmış meşhur gazeteci/yazar. 'eski istanbul yosmaları' ve 'eski istanbul kabadayıları' ile cumhuriyet öncesi dönemin arka sokaklarını ve argosunu da bizlere keyifli bir dille okura sunmuştur.
  • 1890 şam doğumlu yaaar. 1968de vefat etmiştir. galatasaray lisesi mezunudur. 1909da yazarlığa başlar, alemdar gazetesini çıkartır.1914-1918 yılları arasında sinop, çorum ve konya illerinde sürgün hayatı sürer. milli mücadele sırasında ankara aleyhindeki yazılarından dolayı yüzellilikler listesine girmiş 1922-1938 yılları arasında yurtdışıda kalır, afla döner. yeni sabah gazetesindeki uzun dönem fıkra yazarlığına 1953 yılından sonra milliyette devam etmiş. vasiyeti üçler mezarlığına gömülmekmiş, ki gömülmüş.
    diyalogları güzel, kurgusu eksik gedik içermeyen bir yazar.
    (bkz: mermer köşkün sahibi)
  • mütareke basınının ağır toplarından bir ingiliz muhibi, cemiyetlisinden hem de.

    "onlar anadolu'yu dahi temsil edemez. ankara meclisi ancak ittihat ve terakki'yi temsil eder. avrupa'nın tanıdığı meşru bir hükümet var o da bab-ı ali'dir.ankara hükümeti avrupa için kabil-i hitap bir hükümet değildir ve olamaz." (alemdar, 9 şubat 1921)

    "biz anadolu'daki kuvayi gayri milliyecilerin işgal kuvvetleriyle baş edebileceğini sanmıyoruz. salah-ı mevcudiyetimiz için bunların temsilcilerini yok etmemiz gerekir. millet anadolu'yu soyup, kasıp kavuran kuvayı gayri milliyeye karşı halifesinin ve tahtının etrafında birleşecektir." (alemdar, 26 temmuz 1920)

    daha bir sürü incisi var. sonra n'olmuş abimize 150'liklerden olup yurtdışında paşa paşa affedilmeyi beklemiş. şimdiki mütareke basınına örnek olması gerekiyor aslında...
  • mütareke basınının satılık kalemlerinden biri.16 mart 1920 de alemdar gazetesinde söyle yazmış;"kimse çıkıpda bu milletin hali ne olucak demiyor.azimkar bir hükümet ricali,demir bir el ile kuvayi milliye namı altına sığınan bu haydutların kafasına bir yumruk indiremiyor."
  • cuma gününü rakı içerek karşılayan, ittihat ve terakki'ye karşı mücadele eden mevlevi gazeteci!
  • tam adı refi cevat ulunay dır. milli mücadele yılları işbirlikçilerinin önde gidenlerindendir :

    - "türkler kendi güçleri ile adam olamaz. ingilizler elimizden tutup bizi kurtaracak." - 21.05.1919

    - "istiklâl diye bağıranlar kötü niyetlidir." 31.08.1919

    - "tek çarenin galiplerle uyuşmak ve anlaşmak olacağı bu kafasızlarca ne zaman anlaşılacak?" - 23.03.1920

    - "anadolu’daki milliyetçi hareketi yok etmek, millet için var olma meselesidir... o alçaklara karşı çıkanlar, islama, halifeye, padişahımıza unutulmaz hizmette bulunmuş olacaklardır." - 04.04.1920

    - "yunanistan kısa zamanda mustafa kemal kuvvetleri denen çapulcuları tamamen tepeleyecektir." - 08.09.1920

    - "anadolu ile değil, yunanistan ile anlaşmalıyız." - 15.10.1920
  • "ingiliz mandasını istedik diye bizi kovdular, sonra kendileri ülkeyi amerikalı’lara sattılar" da demiş.
  • ne ittihatçılık düşmanıymış arkadaş. oysa eski istanbul kabadayılarıyla çalışması son derece ilginçti. ama işte öyle bir kaptırmış ki kendini mütareke döneminin soysuz ideolojisine, düşmana bile edilmeyecek laflar etmiş.

    "bir osmanlı için ittihat ve terakki düşmanlığı farz-ı ayindir. bunu bir milletin unutmaması için analar öksüz kalan kızlarını bu kin ile büyütmeli. dullar hudut boyunda toprağa karışan kocalarının ruhuna ithaf eyleyecekleri dualara çete'yi lanetlemeyi unutmamalı. öksüzler, boyunlarını büken bu meşum kuvveti düşündükçe bir veba kadar nefret ve ürkme duymalı..." (refi' cevad, alemdar gazetesi, 13 mart 1919).
  • sıcak bir yazar. latif bir keyif adamı.
    yazdıklarından anlaşılıyor ki istanbul'un ara sokaklarında, kahvehanelerinde, hapishanelerinde gezmiş dolaşmış.
    sayılı fırtınalar'ını okudum.
    eski istanbul kabadayılarını anlatıyor.
    sallamaları söyletiyor.
    raconu öğretiyor.