şükela:  tümü | bugün
  • bir bağıntının* dönüşümlü* olma durumu.

    bu durumun incelendiği bağıntı r ise, bu bağıntı a kümesi için tanımlanmışsa (a x a) ve x a kümesinin herhangi bir elemanı ise, tüm x'ler için "(x,x) r bağıntısının elemanıdır" şartı sağlanmak zorundadır.
  • nesnelestiren oznenin nesnelestirilmesi isi.
  • yüzleşme çevirisi ancak tikel bir bağlam çevresinde -o da işin içine belirli esneklikleri katarak- mümkün olabilir ama özellikle felsefe bağlamında reflexivity için hegel örneğini düşündüğümüzde yansımalı-olma (reflexion için ise yansıma) tercih edilebilir. düşünümsellik kavramda bahsedilen kendine-geri-dönüş, farklı ya da özdeş-olmayandan özdeşliğe ve aynıya gerisin geri geliş, ya da kendi üstüne bükülme anlamlarını bir oranda içeriyor ama ona yüklenenin ağırlığını kaldırıyor mu tartışılır ve bu tartışmada kuşkusuz düşünümsel olanın aynı'ya kendisi olmayan üzerinden dönen bir şey olup olmadığı hem ontolojik hem epistemolojik olarak konu edilebilir. elbette bu geriye dönüş halinde düşünümsellik bir eşzamanlılık görünümü içerisinde mi vuku buluyor yoksa tam tersine örneğin levinas'taki gibi artzamanlılık yapısı içinde mi oluşuyor, bunlar çok ince ama bir o kadar önemli bağlam sorunları. yine aynı şekilde reflexion için derin düşünüm kullanılıyor kimi zaman, bu da derin düşünümde öze geri dönüşe atfefilen bir burkulma, bir içe-dönüşün olanağı ile ilgili, oradan gelişiyor... yine de her şeye rağmen varolanlar arasında, bütün bu bağlamların ayrı mekanlılığında geçiş olanağı sağlayan kavram düşünümsellik.

    son bir not olarak düşünümsellik levinas, henry ve marion gibi fenomenoloji geleneğine ait görebileceğimiz ve radikal dışşallık ile aşkınlık fikrini etik bir mecrada düğümleyen düşünürlerde hem bir vicdanı hem de narsisistik bir dönüşü içermeyi hesaba katar.
  • "düşünümsellik" ısınamadığım laflardan biri. bunun için olsa gerek bir metinde gördüğümde bir türlü bağlamına oturtamıyor, kavrayamıyorum.
  • hikmet kırık hocanın bugünkü yüksek lisans dersinde türkçe'ye içselleştirilmiş dışavurum olarak çevirdiği kavram.

    ulrich beck'e göre bu kavram risk toplumu bireylerinin davranışlarından biriymiş.
  • bir fenomenin açıklanması eyleminde kullanılan kurallar, düzenlemeler, ideolojiler, anlam ya da kültür sistemleri ve pratiklerin esasında o fenomenin (yeniden) üretilmesinde rol oynaması.
  • dil bilimde insan dilinin özelliklerini ve insan dilinin hayvanların kullandığı iletişim aracından farklılıklarını ortaya koyarken sıraladığımız özelliklerden biri.

    insanların kendi iletişimlerini aralarında tartışabilmesi ve gerekli yansıtmayı yapabilmesi reflexivity ile ilgilidir. mesela yarın güzel bir film izleyeceğim dediğimiz zaman kastettiğimiz "yarın" kelimesinin karşı tarafta anlam bulması dilin bu özelliği sayesindedir.
  • düşüncenin pozitif geri beslenmesi.