şükela:  tümü | bugün
  • çim sahada sabit duran futbol topuna, kramponla dipten ama sertçe vurulduğunda mikrofonlara yansıyan ses. özellikle aut atışlarına kulak kabartıldığında duymak mümkündür.

    aylar sonra gelen edit: bunu tabii stumpf başlığına yazmıştım bir vakitler ama "seninkini reinhard stumpf başlığına taşıdık arkadaşım" dediler. dolayısıyla topa vurunca "reinherd stumpf" gibi bir ses çıktığını iddia ediyor pozisyonuna düştüm. varsın olsun, öyle bir ses de çıkabilir diyor yiğitliğe bok sürdürmüyorum..
  • yaa ştumpf işte... türkiye'ye gelen en "akıllı" yabancılardan biriydi bu alman panzeri. uzun boylu, yiğitçe bi adamdı. geldiği zaman bunun da hemen gönderilmesini istediler, "topa vurmaktan bi haber" manşetini hatırlıyorum.

    akıllığı ise şurdan; adam çok kısa bir süre içinde öğrenmişti türkçe'yi. ismini hatırlayamadığım bi gaziantep'li zenci wardı, ondan daha iyiydi ama üzerine düşen olmadı. şaşıp kalmıştım, teklemiyodu adam; george haci da böyledir.

    oynadığı 3. veya 4. lig maçıydı. tugay bi korner kullandı, ön direkte ştumpf sarı saçlarını silkeleyerek bi hareket yaptı topa, top gitti gol oldu... "kim attı acaba" sorusu yankılandı etrafta. maç sonuna kadar sabrettik gidip sordular stumpa "vurdum, ben attım" dedi, tugay'a sordular "o attım dediyse o atmıştır" dedi tugay... oysa tugay'ındı gol... amcamı hatırlıyorum, "uyanık gavur nası sahiplendi golü" diye kızmıştı adama. galatasaray'ın kornerlerde ön direkte uzun boylu adam bekletme taktiği wardı, bi kaç gol attı burdan ştump. wagenhauss'un topu burnunun dikine çekerek defans yaptığı dönemde, falko ile paslaşarak defanstan top çıkarması ayrı bi tat getirmiştir türk futboluna...
  • ulan o kadar yaşlandım mı diye düşünmeye başladım yenilsen de yensen de programında kendisini izlerken.stüdyoda bir dolu galatasaray taraftarı var ama neredeyse hepsi bizim ağıboğanı sadece teknik ekipte görev yaptığı günlerden hatırlıyor.ayrıca stumpf ve falco'nun galatasaray tarihinde kapladıkları önemi anlatamadıysak bir şeyleri eksik yapmışız demek ki yıllar boyunca.

    bu ikili defansın göbeğinde buluşunca cim bom önce beşiktaş'ın hakimiyetine son vererek şampiyonluğa ulaşmış devamında da manu'yu eleyerek şampiyonlar ligine kalmayı becermişti.stumpf ve falco zamanında kurulan genç çekirdeğe bu başarılar sayesinde sabır gösterilmiş ve sonucunda galatasarayı uefa şampiyonluğuna taşıyan çekirdek oluşmaya başlamıştı.eğer 1992 yılında suat, okan tugay hakan gibi gençlerle şekillendirilen kadro falco ve stumpf gibi oyuncuların katkısıyla fazla hasar görmeden başarıya ulaşamasaydı bugün galatasaray tarihi farklı yazılmış olabilirdi.
  • tutti frutti'ye katılan erkek yarışmacılara benzer şekil itibariyle.
  • 5 aralik 1992 besiktas galatasaray maci'nda ''ja ja ben vurmak taak'' diye kondugu tugay'ın golu yıllar sonra da olsa tugay'a yazılmı$tır.

    tugi'nin kornerine stumph ön direkte atak yapmı$ mamafih topa degememi$ bir kac iyi adam'ın solisti tadındaki saclarını sıyıran top kaleye girmi$ti. stumph emekci adamdır hak yemez, herhalde macın stresine yenik dü$mü$tür..
  • özellikle dönemin yazili spor basinin bu adama antipatiden öte bi garezi vardi. ayibogan asagi ayibogan yukari yerden yere vururlardi adami. hatta hic unutmam bi keresinde fotomac adli gastemizde bi haber cikmisti kendisi hakkinda. haberde bizim stumpf antrenman sonrasi antrenmana gelen minik ogluyla beraber top oynuyor , ve cocuk eglensin diye bilincli bi baba olarak oglundan calimlar yiyiyor , bu calimlari yerken de yerlerde sürünüyordu suratindaki sen gülümsemeyle. peki bunun üzerine fotomac ne diyordu? "dünyanin en kötü oyuncusu olan ayibogan , dün ne kadar kötü bir defans oyuncusu oldugunu bir daha kanitladi. antrenmandan sonra sahaya inip topla oynayan kücük oglundan bile calim üzerine calim yedi , ilisikteki fotografta da oglunun bile stumpf u ne denli maymun ettigini yerlerde süründürdügünü görebilirsiniz. hic babasina cekmemis dogrusu." simdi size abarti gelebilir. kelimeler birebir tutmayabilir. ama haberin icerigiyle zerre oynadiysam namerdim. kücük yasimda cok etkilenmistim , cok üzülmüstüm bu haberden ,neden böyle bi adam aldik yarabbi diye.

    ayrica o meshuuuur besiktas macinda top kafasini teget gecmis , sadece sacinin tellerine degmisti. zaten topun stumpf la temasi sayesinde de topun izledigi istikamette en ufak bi sapma olmamisti. bu durumda gol normalde kime yazilir bilmem ama takim golü tugaya yazmis herkes tugaya kosmustu gol sonrasi , stumpf oldugu yerde zip zip ziplayarak cosmus , ama kimse orali olmamisti, bi kere daha üzülmüstüm ayibogan icin.
  • guzel bir karsilama toreni hazirlamisiz ilk geldiginde...

    "türkiye'ye futbolcu olarak geldiğim ilk gün sağlık kontrolüne gittiğimde birden kapı açıldı, kanlar içinde biri girdi. sonra da ağzında sigara olan bir doktor gelip onu muayene etti. hastaneden kulübe dönerken her yerde çöp dağları vardı ve ortalık çok kötü kokuyordu... sonradan öğrendim ki çöpçüler grevdeymiş... tesislere dönmek için trafik ışıklarında durduk, yan tarafımızdaki araba durmadı ve son hızla bir yayaya çarptı, adam havaya uçtu ve yandan gelen bir diğer arabanın altında kaldı. içimden, 'ben nereye geldim böyle' diye düşündüm"

    http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=214560
  • gheorghe popescu ile birlikte galatasaray'ın yabancı futbolcuları icinde geceyarisi etiler - bebek civarindaki evlere en cok ''gir-cik'' yapmı$ panzer.. alman panzeri.
  • galatasaray yönetiminin bordo maçında adam gibi bir yerde bir bileti çok görüp ayıp ettiği, kalbini kırdığı harbi cimbomlu bir alman. "galatasaray'dan başka takım tutumuyorum" diyen, gönlü cimbom sevgisiyle dolu böyle adamlara niye gereken saygı gösterilmez ki!

    http://fanatik.ekolay.net/…l_32_127265_6.htm?ver=79
  • stumpf yazlışı bildiğim kadarıyla doğru... feldkamp'ın getirdiklerindendi, hatırlıyorum da stumpf'un gideceği sene salak cimbomum dergisinde 1 karşılaştırma çıkmıştı, stumpf & cihat şeklinde, ve stumpf'un her yerinin sakat olduğu, cihat'ın ise baresi'den daha iyi olduğu sonucu çıkmıştı... geröektende heryeri amliyatlıydı, fakat çok sağlam herifti, stumpf & falco tam alman stili, sade güvenli oyun oynamışlardı, o sene çok iyi bir defansı vardı galatasarayın...