şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: rejim) basliginda etraflica islenmis konu.
  • asla beceremediğim bir eylemdir bu,ne zaman "rejim yapıyorum" desem,bu laftan sonraki ilk tartıya çıkışımda garanti kilo almış oluyorum.nedir bunun sırrı hala çözemedim gitti.
  • aşırıya kaçıldığı zaman ölümüne yememek, sağlığı bozmak için uğraşmak, uyarıları dinlememek, en sonunda da nasıl kurtulucam ben diye söylenmektir.
  • sinirleri gercekten de yipratan, ciddiye alinmasi gereken bir seymis bu. pek inanmazdim "ay rejimdeyim sekerim sinirlerim cok bozuk uhuhu" seklindeki kadin soylemlerine. "aman trip bunlar canim" der gecerdim. ta ki bugune kadar.

    evdeki iki kisi kendilerine ziyafet cekmeye hazirlanmaktalar.
    - biz urfa soyluyoruz, sen de ister misin?
    - hayir :(
    - emin misin?
    - hmffh... siz bana salata soyleyin. soganli olsun ama.

    ancak telefonda dogru duzgun siparis vermeyi bir turlu beceremezler. "bir salata" dendigi duyulur ama soganli denmemistir. bu arada odemeyi ne sekilde yapacaklarini soylemeden telefonu kapattiklari icin tekrar ararlar ancak salata yine belirtilmez. ve telefon kapaninca rejimli bunye delirir:

    - ya gerizekali misiniz ya?! salata soganli diyorum so-gan-li!!
    - e soyledik ya?
    - hayir soganli demediniz!
    - e tamam bir daha arayalim o zaman? *el telefona gider*
    - hayir! aramayin! salak misiniz ya?! bir siparis vereceksiniz yapacaginiz bu onu bile beceremez mi bir insan ya?!
    - peki ben yapayim sana salata istedigin gibi?
    - hayir dedim istemiyorum! yemiyorum bi' sey tamam mi!

    hayvan gibi bogurulup kapi carpilir. ahah pms gibi bir seymis bu ya.
  • "onunla doyacak misin?" sozunu sikca duymaniza neden olan caba. rejim yaptiginizdan haberdar olmayanindan doktor kontrolunde rejim yaptiginizi ve dahi gunluk yemek listenizi bilenlere kadar herkes bunu sorar.

    rejim yaptiginizdan haberdar olmayanlari gecistirseniz de rejim yaptiginizdan haberdar olanlara sinirlenmekten alamazsiniz kendinizi. yahu iradesi ile savasan adama boyle gerzekce soru sorulur mu, kardesim?
  • akşam saat 8 de dişlerini fırçalayarak dükkanı kapatmaktır.
  • artık düşünmekten bıktığım şey... sürekli yediğim her yemeğin suçluluğunu hissetmekten, gerçekten hiçbir yediğimden keyif alamamaktan, sürekli neler ve nasıl yenmesi gerektiğini okumaktan,bugün de boğazımı nasıl tutarım demekten,tutamamaktan, ağır çikolatalı soslu tatlılar yerine daha az kalorili olanlarını tercih etmekten, asla mayonez yiyememekten, doya doya kola içememekten,patates kızartması yiyememekten, hamburgercilerin asla birinci tercihim olamamasından,çayı şekersiz içmeye alışmaktan, her bakkala gittiğimde cipslere kaçamak bakış atmaktan, yemeklere az yağ koymaktan, protein ve karbonhidratı birarada görmekten,domates çorbasının kaşarının gözüme batmasından, her çorbanın bi dilim ekmeğe eşit olduğunu düşünmekten bıkmış durumdayım.. 24 yaşındayım bundan sonra asla bugün olduğumdan daha fit olmayacağım ama bedenime o kadar kafayı taktım ki, kendime en çok özgüvenimin olması gereken yaşta,50 kg dan 47 e ineceğim günü bekleyerek,tüm giyilebilecek kıyafetleri erteleyerek geçiriyorum... beynimim içi kirlenmiş... nasıl toparlayacağız bu yanlış koşullandırmaları diye düşünüyorum...

    edit: hala aynı kafalardayım hiç inemedim o kiloya.
  • yemek yeme standardi yuksek olan kisiler icin bakildiginda; kibrit kutusu kadar beyaz peynir, 8 kasik sebze yemegi gibi olculere maruz kalindigindan rejime baslanan ilk hafta boyunca tokluk hissinin yasanmamasina yol acan eylemdir. aslinda eylemsizlik demek daha dogru. ancak ilk haftadan sonra, her seye alisabilme potansiyeline sahip olan insan, az yemeye de alisir ve doymaya baslar. hic doymamak, bir hafta boyunca surekli ac olmak ilginc bir deneyimdir.
  • kimse gormeden bir dilim pasta yiyip kanitlari yok edince kilo almadigini zannetmektir.