*

şükela:  tümü | bugün
  • genellikle güzel, mini etek ve ortalama zeka fakat ortalama üzeri bağlama ve dolgun göğüs sahibi hatun kişilerdir. zeki olanları bir şekilde sivrilir ve halkla ilişkiler müdürü felan olurlar. *
  • iki adet müşteri temsilcisi kız vardır:

    1) işe zamanında gelenler
    2) bir vakitler işe zamanında gelenler.

    ikinci türe genelde kapının gösterilmesi gerekir. bunun yapılmadığı yerlerde bu kızlar öğlenleri nişantaşı kafelerine yemeğe sonra alışverişe giderler...
  • bunlarin bir de 40 küsür yasinda olanlari vardir. garip ama gerçektir..
  • (bkz: cillop)
  • (bkz: traşlı)
  • (bkz: camel toe)
    (bkz: uy)
  • ajansin grafik atölyesinde oturmak icin can atarlar sacma sapan konular bularak sohbete baslama geyikleri yaparlar, en cok reklamda düsünülen cast ın yerine deneme cekimlerinde kullanilirlar, bu nedenle bir sürü güzel fotograflari vardir. yaratıcı grubu deli etmek icin parkelerin üzerinde yüksek topuklarla manken gibi yürüme gafletinde bulunurlar ve olanlar iste o an olur.
  • herkesin ter akıtarak ortalıklarda koşturduğu reklam setlerine pür makyaj ve genelde "çizme-uzun etek" ya da "bileğe kadar çizme - dar kot pantolon" kombinasyonlu kıyafetle gelirler. bütün gün monitörün başına oturur, monitöre bir kez bile bakmadan aralarında çeşitli ajans dedikoduları yaparlar. her nasılsa hepsinin bildiği ve teknik bir laf sandıkları bir kelime vardır: magenta . "ay bu çok magenta" "magentasını biraz alırsak olcak galbaa.." gibi diyaloglarıyla bilinirler. "oranj" çok kullandıkları bir kelimedir. 200 metre uzaktan binbir zorlukla getirilmiş türk kahvelerini bitirdikten sonra nedense monitöre bakmaya tenezzül ederler ve arka tarafta, flu gözüken bir aksesuarın rengine takılıp en az 14 dakika yönetmenle o aksesuarın, ürünün vermesi gereken mesajla bağlantısını tartışırlar. ay delirtir adamı bunlar...