şükela:  tümü | bugün
  • reklamcilar icin kendinden nefret etme duygusudur. bazen olur, ters orantili olursa.
  • aynı zamanda reklam ajanslarını ve reklamverenleri birbirine kenetleyen ilişkidir... şöyle ki eğer ürün iyi değilse ama işletmenin pazarlama departmanı ne olursa olsun iyi bir şekilde tanıtımı yapılsın mantığıyla kaliteli bir tanıtım yapılmasını sağlarsa bir anlamda kendi ipini de çekmiş olur çünkü reklamı görüp bi hevesle ürünü almaya koşan tüketicilerin doğuracağı talep sonucu daha fazla üretime gidilecek bununla beraber ilk kullanım sonucu memnun kalmayan tüketici ikinci kez satın alma davranışına gitmeyecektir... bu durumda dimyata pirince giden reklamverenin evdeki bulgurdan olmasına neden olacaktır çünkü elinde ilk ürettiğinden daha fazla sayıda ürün kalacaktır...
  • kalitesi yüksek ürünlerin genelde pazar lideri olmaları kalitenin doğal bir sonucudur. pazar lideri olan bir ürünün ise teorik olarak "kendi kendini satması" beklenebilir. bu durumda, "kaliteli ürünlerin reklama ihtiyacı yoktur" diye düşünebiliriz. ancak, ürünün dahil olduğu ürün kategorisi, yüksek rekabetli, fiyat duyarlı veya çok kalabalık bir kategori olabilir. bu durumda kaliteli pazar lideri ürünümüz kategorisindeki sırasını ve pazar payını korumak için ya bol bol reklam, ya da kaliteli reklam yapmaya zorlanır. pazar lideri salakça maliyetlerini kontrol edemeyen bir ürün değilse, yine teorik olarak cebi en dolgun reklamveren kategorisinde at koşturmaktadır. böylelikle rakiplerine kıyasla çok daha kaliteli reklamlara imza atabilme şansı da açıktır.

    kalite tartışılabilir birşey olmakla birlikte, tüketici tercihlerlerinin onayladığı birşey olarak kabul edilir. kalitesiz bir ürünün aynı zamanda ucuz ve çok satan bir ürün olduğu varsayımına bakarsak, pazar lideri kadar olmasa da hiç de azımsanamayacak bir miktar reklam bütçesi olduğunu da varsayabiliriz. yine de kalitesiz ürünümüzün reklam stratejisi kaliteyi değil, fiyatı ön plana çıkaracaktır bu durumda. "ödediğim paraya değer kalitede" * imajını vermeyi hedefleyecektir. bu tarz reklamların kalitesi de fazla yüksek değildir...

    bu anlamda, kaliteli reklam ile kaliteli ürün ilişkisinin ne kadar ekmek o kadar köfte kalitesinde olduğunu söyleyebiliriz.
  • reklamın kaliteli olması ürünün de kaliteli olacağı anlamına gelmez ancak reklamın kaliteli olması ürünün kaliteli olduğu "algı"sına yol açar.
    hatta çoğu zaman sadece reklamının olması bile bir ürünün rakiplerinden daha kaliteli algılanmasına sebep olur. "kimse hiç bir işe yaramayan ürünü için gidip reklam çektirmez, saniye başına bilmemnekadar para sayıp da yayınlatmaz; rakiplerinden daha kaliteli ki şirket bu kadar reklam harcaması yapıyor" düşüncesi, insanların otomatik olarak ürünü, markayı, firmayı daha kaliteli, daha güvenilir vb algılamasına neden olur. reklam kalitesi sadece müşterilerin değil ürünün satışını yapan kişilerin de ürüne olan bakış açılarını pozitif yönde etkiler, motivasyon artırır.
  • reklamın kalitesi, ürünün kalitesinden daha iyi olması durumunda, ürün akılda kalmayacağı için müşteriler tarafından hazzedilmeyen olay olacaktır. reklamın asıl amaçının bir ürün hakkında bilgi vermek, bakın böyle de bir ürün var demek olduğunu kabul edersek, bir grup insanın kendini tatmin etmesinden öteye demeyen bir durum oluşacaktır.

    cem yılmazlı opet reklamı buna en büyük örnek olsa gerek. insanların aklında "alırım anahtarını" kısmı kazındı. herkes gidip bir ton anahtar aldı.

    (bkz: reklamlarda komedyen furyası)
    (bkz: cem yılmaz'lı opet reklamları)
  • bir reklam ajansı için pozitif korelasyondadır.
  • ürün muadilleri ile aynı fiyat aralığına sahip fakat ürünün reklamları muadillerinin reklamlarından daha kaliteli ise ürünün kalitesinin muadillerinin kalitesinden daha düşük olduğu ön görülebilir kanımca.
  • genelde dogru orantilidir / olmalidir. zira markanin parasi boksa; parayi basar en kalitelisinden urunu piyasaya sunar, -yine ayni sekilde- en iyisinden / kalitelisinden reklamini da yaptirir.
    ama bazen ozurlu (kalitesiz) marka yoneticileri sagolsun; markanin kalitesine sicacak reklamlara okey demeyi basarabilirler de.
    bi error term var yani bu korelasyonda.