şükela:  tümü | bugün
  • temizlik maddesi vb. reklamlarda hep karşılaştırma yapılır:
    "aha bizim deterjan daha beyaz yaptı.", "aha bizim yumuşatıcı yumuşacık yaptı ama öbürü kazık gibi.", "aha bakın bu bez bütün çişi emdi ama öbürü sızdırdı." ya da "bakın bakın bu bebenin kıçını koyduk bezin üstüne ama ıslanmadı ama öbürü leş gibi.", "bakın bu ped ne kadar ince, arkası görünüyor neredeyse ama öbürü kol gibi."
  • cesitli calismalar ve arastirmalar sonucunda, izleyici ve hedef kitleler ustunde inandirici bir etkiye sahip oldugu kanitlanan reklam formatlaridir bunlar.

    camasir suyu, deterjan, dis macunu gibi daha cok hijyen ile alakali urunlerde (ki yaraticilik bu tip urunler icin ikinci plandadir; esas olan tuketiciye urunun ozelliklerini gostermektir) takip edilen belirli formatlar mevcuttur.
  • ev aletlerinin en büyük düşmanları çocuklardır.
  • bunlar yasalarla sınırlanmışlardır.

    örneğin:

    "margarin reklamları ile ilgili mevzuat"ta aynen şöyle bir cümle bulunur: "her kim ki margarin reklamı çekecek, muhakkak kırda bayırda piknik yapıla, sabah kahvaltısı edile." tabii bu ibare 1992'de yazılmıştır. bundan önce "her kim ki margarin reklamı çekecek, muhakkak ki iki tabağın altına bir kendi margarinini bir rağkip margarini koymak suretiyle kişilere test yaptıra, 'bence sağdaki' dedirte." şeklindedir.
  • "gazete reklamı zorunlu kadrosu ile ilgili mevzuat"ta eğer ki gazetenin vereceği bir promosyon var ise, muhakkak bir anne bir baba bir kız bir oğlan iki çocuk, varsa bir de dede kullanmak zorunludur.
  • klişenin reklamın yapılması zorunludur bu işlerde. şöyle ki:
    "geçen yüzyıldır kafanıza vurduğumuz o ayşe teyze var ya, o size de gelebilir."
    bu mesajı ver, word of mouth olayını ye.. böyle.
  • kıyas vardır ve caydırıcı etkisinden dolayı çok önemlidir.. hemen hemen her üründe kullanılır. misal:

    dişmacunu - bakınız şimdi yumurtanın bi tarafını bizim süper koruyucu diş macunumuz olan aha bununla, diğer tarafını da çürüten, eriten öbür rezil diş macunuyla fırçalıyoruz. sonuç?bununla fırçalanan taraf ne kadar sağlam, rezil macunla fırçalanan taraf ne kad-dar iğrenç! ya bununla fırçala ya da hiç fırçalama.. o derece.

    şampuan- neşenin saçının yarısını bununla, diğer yarısını kepek üreten şampuanla yıkıyoruz. sonuç? bunula yıkanan tarafta kepekten eser yok! diğer taraf pislik içinde.

    çamaşır/bulaşık deterjanı - metrelerce lekeli kumaşı/mutfaklar dolusu yağ içinde bulaşığı bir bu müthiş deterjanla yıkadık, bir de bu hiç bi halta yaramayanla. sonuç? bizimki nasıl da tertemiz oldu, oysa şu.. suyla yıkasan bile daha temiz olabilirdi.. o derece pis.

    sabun - yüzümüzün bi tarafını bu nemlendiriciden de öte sabunla, diğer tarafını bu ne idüğü belirsiz şeyle yıkıyoruz. sonuç? bakın bizim sabunla yıkanan taraf nasıl da yumuşacık nasıl da pürüzsüz, diğer tarafsa.. bırak hiç bakma bile diğer tarafa.

    örnekler çoğaltılabilir..
  • özellikle her kireç önleyici mamülün reklamında bir çamaşır makinası , ustası tarafından sökülür ve o ünlü yılanımsı parça* çıkarılır. evi su basan ev sahibi kadın dehşetle "eyvah kireç içinde kalmış,napıcam?" der. .usta " bıdı bıdı marka kireç önleyiciyi kullanırsan ahanda böyle tertemiz bir yılanımsı parçaya **sahip olursun" der.....