şükela:  tümü | bugün
  • etkin bir pazarlama aracı olarak kulanılan kadın ve cinsellik temasından sonra en çok başvurulan yöntemdir..
    en güzel gözlü, en güzel burunlu, en güzel dudaklı ve makul seviyede tombiş bebekler seçilerek boylarından büyük laflar söyletilip, maymun gibi hareketler yaptırılır ve duygu sömürüsüne ziyadesiyle açık olan hedef kitle "ayy ne şirin şeyy" diyerekten ürünü derhal satın almaya meyleder.. bu arada "bu çocuk bezini/bu bebek mamasını kara kuru bebekler haketmiyor mu acaba" diye düşünmek kimsenin aklına bile gelmez.. hap gibi yutturulan estetik anlayışın el kadar bebeleri de içine alarak hücrelerimize kadar sirayet ettiğinin kimseler farkına varmaz..

    bir de çocuklarla ilgisi alakası olmayan ürün ve hizmetlerin reklamlarında da kullanılır bu bebekler ki bu da çocuk istismarının geniş taban bulmasıyla birlikte tavan yapmasıdır.. mesela akaryakıt, gsm hattı, televizyon kanalı vs. reklamlarının bu bebeklerle ne ilgisi var şimdi diye kimse düşünmez..

    benim çocukluğumda bir ağlayan çocuk fotoğrafı vardı, kartpostal ve posterleri peynir ekmek gibi satardı.. işte belki de taa o zamana dayanır reklamlarda çocuk istismarının temeli.. bugünkü reklamcıların duvarlarını o posterler süslemiş olmalı bir zamanlar..
  • (bkz: sucu cocuk)
  • çocuğu göstermeden de gerçekleştirilebilen bir eylem, bir şenkal.
    nasıl mı?
    bir adet nil karaibrahimgil alınır, çaktırmadan çok zekice ve felsefi söz yazıyorum lpg'siyle izleyizi bayıltılır, bu sözler ve dandiriniynaynininom derinliğindeki mesaj çocuk ağzından söyletilir bu güzel bağyana (nası bi çocuksa, sexy çocuk) sevgili reklam severler, bir sevgi karambolünde " na naaaa pabucu yarım nananananananna" derken bulur kendilerini.

    sonra "süt istiyorum" veletinin arkasına (dandirik fikir, sırıtan sömürü) "akses kazandırır" melodisinin aynısına "türkselle bağlan hayata, hayata bağlan türkselleeeğ" diye söz yazıp 3 ek notayla yeni reklam çılgını yapıyoruz diye sevgi pıtırcığı olmaktan delirmiş izleyici\müşteriye kakalanır. hazır kakalamak demişken (bkz: çocuk bezi reklamları)
  • "danone" firması, reklamlarda çocuk istismarı konusunda aşmış, hatta bi de üstüne master yapmıştır...
    illa o çocuklar büyiycek ya, allahım 6 ay önce cüce olan çocuk, danone yoğurtları yedikten sonra bir bakmışsın dev gibi olmuş da potalara smaç basıyoo... hakkaten çok inandırıcı yani...

    (bkz: ahahahhahahah ben buna gülüyorum ya)
  • (bkz: #9519495)
  • asıl istismarın, kendini tatmin ya da üç kuruş para uğruna, o küçücük çocukları deneme çekiminden deneme çekimine, yönetmen görüşmesinden en az oniki saat süren reklam filmi çekimlerine götüren aileler tarafından gerçekleştirildiği *vaka i adiye
  • yeri geldiginde bebelerin cinsel kimliklerini bile on plana cikaran semeredir bu.
    henuz fallik donemlerine bile adim atmamis, gotu bezli, el kadar iki yavruyu, sevgili kiliginda gosterime sunmaktan cekinmeyen sinektan yag cikarma girisimidir. zurnanin zirt dedigi yerde, bebeleri dudak dudaga yapistirmaktan bile geri kalmaz bu istismar.

    ha, arz/ talep meselesidir. sermayenin oldugu kadar, ebeveynin hatasi ile de susludur; bak katilirim ona.

    sinci, giderayak aklima geldi: prezervatif reklamlari ile baslar bu dumbeleklik.

    "keske butun hepsi reklamlarda kalsa
    ne bok isler var hayatta, hasta oluyom hasta!"
  • "bırakınız bu işleri" dedirten durum. hangi istismar? çocuk istismarı kala kala reklamlardaki bebelerin derdine düşmeye mi kaldı? bu reklamlarda bir istismar varsa da en fazla duygu istismarıdır. ha o bebekler reklam çekimlerinde uykusuz mu kalmış, maması mı yetişmemiş varsın onu da çocuğunu set set gezdiren ana-babası düşünsün!
    geçiniz reklamları, çocuklar asıl gerçek hayatta sömürülüyor. aileler sömürüyor, devlet sömürüyor, sokak sömürüyor. dünyada 200 milyonun üzerinde çocuk işçi var. türkiye'de çocuk işçi sayısı 6.5 milyon. bunun neredeyse 5 milyonu ailesi tarafından parasız çalıştırılıyor. *
    istismara (sömürü) karşı olacaksanız;
    * sokaktaki çocuklardan mendil almayın,
    * acıyıp da ayakkabılarınızı boyatmayın,
    * onlara arabanızın camını sildirmeyin,
    * para vermeyin,
    * istiklal marşı'nın 10 (yazıyla on) kıtasını şaşırmadan okuyor diye 4 yaşındaki el kadar çocukla * gurur duymayın...
    yapmayın, etmeyin. istismar deyince "reklamlardaki" çocukları aklınıza getirip, "cık cık cık çocukları kullanıyorlar" diye ahkam kesip, hah bugün de sosyal sorumluluğumu yerine getirdim diye kendinizi boşuna rahatlatmayın.
  • reklam ve dizilerde oynayan çocuklardan bazıları bu işten kazandıkları parayla ailelerini finanse etmekte,anne ve babalar çalışmak yerine çocuklarını setlere götürmeyi tercih etmektedir. aile ekonomisini kalkındırma adına çocukların eğitimlerinin ve sosyal hayatlarının ihmal edilmesi çocuğun ekonomik yönden istismarıdır. ister reklamda oynasın ister mendil satsın sonuçta aynı kapıya çıkmaktadır.