şükela:  tümü | bugün
  • genellikle remastered ya da "digitally remastered" biçiminde karşımıza çıkan deyiş. daha çok '90'lardan önceki, kayıtların bugüne oranla daha çiğ ve kusurlu olduğu albümlerin yeni sürümlerinde görülür.

    albümün ses kâlitesinin stüdyo teknikleriyle elden geçirildiği, q sound denen nispeten tiz sesin daha pürüzsüz hâle getirildiği modifiye işlemidir kendisi. albümler bu işlemden geçirilerek yeniden piyasaya sürülürler. madonna'nın ilk üç albümü*** "remastered" olarak ve içlerine ikişer de remiks eklenerek 2001'de yeni bir baskı görmüştü örneğin. bu albümlerin şu anki piyasa sürümleri bunlardır, orijinâl kaydı bulmak zordur.

    benzer bir modifiye işlemi dvd'lerin görüntü kâlitesini arttırmak amacıyla da kullanılmaktadır.
  • remastering işlemi sonucunda sesler daha pürüzsüz, daha belirgin olur ama bu pürüzsüzlük gerçek cisimlerdeki pürüzsüzlüğe benzetilebilir: bir yüzeyi zımparalar ve pürüzleri giderirsiniz (gürültüyü azaltma). ama gidip de orhun kitabelerini zımparalamazsınız çünkü yüzeyde kaybedilmesi göze alınamayacak şeyler vardır. seste de bu böyledir, sese verdiginiz önemle doğru orantılı olarak onun doğal halini korumak istersiniz.

    ayrıca çoğu remaster'ın "bu albüm çağın koşullarına uyum sağlayamadı sessiz sakın efendi adam olarak kaldı, zamanın kurbanı oldu*, biz bu albümün ses seviyesini arttıralım gümbür gümbür olsun" gibi sanat düşmanı bir mantıkla yapıldığını da unutmamak gerekir.

    işte bu sebeplerle, remaster'lar, bence, genelde kötüdür.
  • klasik rock albümleri bu yoldan geçirilmektedir. aslına bakarsanız, gereksiz bir işlem de değildir.
  • (bkz: daya hacu)'nun ingilizcesi
  • eski veya yeni çekilmiş ama görüntü kalitesi teknolojik eksiklikten dolayı kötü olan filmlerin orijinallerinin, master'larının temizlenip yeni bir master elde edilmesi işlemine de denebilecek bir şeydir remaster.
    örneğin grain temizlenmesi vb. ...