1. genellikle remastered ya da "digitally remastered" biçiminde karşımıza çıkan deyiş. daha çok '90'lardan önceki, kayıtların bugüne oranla daha çiğ ve kusurlu olduğu albümlerin yeni sürümlerinde görülür.

    albümün ses kâlitesinin stüdyo teknikleriyle elden geçirildiği, q sound denen nispeten tiz sesin daha pürüzsüz hâle getirildiği modifiye işlemidir kendisi. albümler bu işlemden geçirilerek yeniden piyasaya sürülürler. madonna'nın ilk üç albümü*** "remastered" olarak ve içlerine ikişer de remiks eklenerek 2001'de yeni bir baskı görmüştü örneğin. bu albümlerin şu anki piyasa sürümleri bunlardır, orijinâl kaydı bulmak zordur.

    benzer bir modifiye işlemi dvd'lerin görüntü kâlitesini arttırmak amacıyla da kullanılmaktadır.
  2. remastering işlemi sonucunda sesler daha pürüzsüz, daha belirgin olur ama bu pürüzsüzlük gerçek cisimlerdeki pürüzsüzlüğe benzetilebilir: bir yüzeyi zımparalar ve pürüzleri giderirsiniz (gürültüyü azaltma). ama gidip de orhun kitabelerini zımparalamazsınız çünkü yüzeyde kaybedilmesi göze alınamayacak şeyler vardır. seste de bu böyledir, sese verdiginiz önemle doğru orantılı olarak onun doğal halini korumak istersiniz.

    ayrıca çoğu remaster'ın "bu albüm çağın koşullarına uyum sağlayamadı sessiz sakın efendi adam olarak kaldı, zamanın kurbanı oldu*, biz bu albümün ses seviyesini arttıralım gümbür gümbür olsun" gibi sanat düşmanı bir mantıkla yapıldığını da unutmamak gerekir.

    işte bu sebeplerle, remaster'lar, bence, genelde kötüdür.
  3. plak işine girmeden önce, "kayıtları elden geçiriyorlar, düzeltiyorlar, parlatıyorlar demek ki remaster candır." diye düşünüyordum. ama birkaç aydır bu konuda çok karmaşığım sözlük. dinamik aralık sıkıştırma diye bir bela var başımızda malum. günümüzde remaster denen işlem, albümlere bunu dayayıp, sesi de kökleyip, iki de bonus şarkı atıp, piyasaya salmaktan başka birşey değil. plağın piyasasının tekrar artması sebebiyle, remaster sürümlere burun kıvıranların sayısı gün geçtikçe artmakta ve sanırım bende bu kişilere dahil olmak üzereyim. misal şu an elimde the cure'un orijinal ingiltere baskı faith plağı var, onu edinene kadar hep remaster edilmiş 2005 baskısından dinlemiştim. albümdeki kick tonunu çok metalik ve rahatsız edici buluyordum. plağı dinleyince farkettim ki, kick sesi aslında doğal ve çokta rahatsız etmeyen bir ses olarak kaydedilmiş. fakat remaster sürümünde , o ince detay herhalde aralık sıkıştırma uğruna heba edilmiş ve metalik bir "çıt"lama olarak şarkılarda yerini almış.

    dijital ortamın ilerlemesi ile birlikte remaster işi de çetrefilli hale geldi. günümüzde "mastered for itunes" diye saçma bir atraksiyon bile var. itunes nedir abi, 320kbps mp3 için özel master mı olur? apple, endüstriyi buna zorluyor. dinamik aralık sıkıştırma denen saçmalığın, neredeyse her remaster edilen albüme uygulanması da standart oldu. elimize oldukça metalik, ruhsuz, fazla cilalanmış albümler geliyor bu sayede ve bunlardan yapılmış mp3'ler, flac'lar da kulaklara tecavüz girişiminden farksızlaşıyor. tabii ki bu işi eli yüzü düzgün yapanlar da var, steve hoffman'ın, master of puppets ve ride the lightning için yaptığı dcc remaster'lar gayet iyi sürümlerdi. plak için de "dmm pressing" olarak adlandırılan sürümler genelde iyi bulunuyor. fakat, genel hatlarıyla remaster işinin günümüzde suyu çıkmıştır. plaklarda bu remaster işinden nasibini almışlardır, dijital dosyalardan plak yapmak fantazisinden tutun, eski basım albümleri "düzeltme" adı altında dijital katliama uğratarak piyasaya sürmek gibi çılgın işler dönüyor. çoğu firma "remastered for vinyl/audiophile quality" gibi cafcaflı lafların arkasına sığınıyor, ama bir bakıyorsunuz ki, "sahne"si dar, sıkıştırılmış, yüksek frekanslarda sapıtmış plak baskıları almışsınız.

    yukarıda saydığım sebepler dolayısıyla remaster işine biraz uzaklaştım. plaklar konusunda, nette iyi yorum görürsem alıyorum. cd'lerde biraz daha el mahkum, eski baskılar piyasadan yok oluyorlar çünkü. işin kötü yanı, fellik fellik katalog numarası, basım yılı gibi bilgiler arayıp, ebay'de falan aramak oluyor. le orme'un plaklarını henüz ucuza görmedim, yeni baskılara da her forumda yazılan aynı "too compressed". her şeyin bu kadar yapaylaşması mı gerek yaw 2012'deyiz diye...

    kıssadan hisse vermek gerekirse, ses kalitesi konusunda takıntılı müzik dinleyicisi olmayınız efenim. ömürünüzden ömür götürmeyiniz. youtube'dan müzik dinleyen nesilden olmak daha akıllıca.
  4. türkiye'de de yapılmaya başlanmış bu iş. ulan hani tamam türkiye'de her iş yamuk biliyoruz da bu iş hepten yamuk olmuş. adamlar zeki müren'in kayıtlarını alıp, vokal sesini dijital filtrelerle ayırarak, üstüne yeni bir orkestrasyon eklemişler. gerçi bunun adı remaster değil, nitelikli dolandırıcılık oluyor ama adamlara sorsan remaster yapmışlar işte. erkin koray'ın elektronik türküler albümünü remastered adı altında bambaşka şarkılarla çıkaran dolandırıcıları ise hiç söylemeyeyim.

remaster hakkında bilgi verin