şükela:  tümü | bugün
  • noel babayi gokyuzunde ucuran, damdan dama konduran hayvan. noel babanin kendisinin de bizatihi geyik biri oldugunun gostergesi de sayilabilir.
  • ren nehrinin oralarda yapılan geyik muhabbetinin kısaca adlandırılış şekli.
  • (bkz: the ogre)..
  • muz yemeyi seven hayvan turu..
  • sevilen masal canlısı.
  • anadoluya ilk defa noel baba tarafından getirilen geyik türüdür. gerekli gazı verdikten sonra uçabilen kanatsız hayvan olması nedeniyle o zamanlar piyasası sağlamdı. noel baba bir senelik buğday karşılığında 9 adet sıfır kilometre ren geyiği almıştır. antalyadaki muz ağaçlarının telef olmasına neden olmasına rağmen noel baba geyiklerine gözü gibi bakmıştır. anadolunun ren geyiğinin cazibe merkezi olmasına ramak kala noel babanın ölümü bu olayı bitirmiştir. muz bahçeleri ren geyikleri tarafından talan edilen bahçe sahipleri, noel babanın da ölmesini fırsat bilip artık gaza gelip uçamayacak olan ren geyiklerini kesip yemişlerdir. şuan antalyada muz ağaçları olmasına rağmen hiç ren geyiği yoktur. bu insanoğlunnun bir ayıbıdır, şahsi çıkarlar için doğal hayat zarar görmüştür.
  • (bkz: rudolph)
  • atlardan 7000 yıl önce ehlileştirilmiş olan hayvan.
  • dünya tarihinin ilk ehlileştirilmiş hayvanı.

    wikipedia'ya göre, 14 bin yıl kadar önce avcı toplayıcılar, şu anda rusya- moğalistan sınırının bulunduğu yerlerde kendi göçebe gruplarından çok uzaktaki ren geyiklerini ayartmayı ve kendilerine bir sürü yaratmak için bu geyikleri çiftleştirmeyi öğrenmişler.
  • ehlileştirilmiş hayvanlar içinde son sıralarda yer alan hayvan.

    wikipedia'da ren geyikleri üzerine yazılan bilginin tartışmalı olduğunu düşünüyorum. üstelik "ilk ehlileştirilmiş hayvan" ifadesi de pek akla yakın durmuyor. şöyle ki, hiç bir canlı türü ehlileştirildikten sonra, tekrar vahşileşmez. veya onu ehlileştiren insan toplulukları, bu geleneklerinden vazgeçmez. bu bilgiyi oraya yazan kişi, muhtemelen kulaktan dolma bir bilgiyi, kendi mantık süzgecinde çorba haline getirip ortaya salmıştır.

    kulağına dolan bilgi ise aslında teorik bir önermenin yanlış anlaşılmasıdır. önermenin orijinali ise, paleolitik arkeoloji ve antropoloji üzerine çalışan bir grup bilim insanının polemikleri üzerinden doğmuştur. varsayılan, son buzul çağının son demlerinde insanın, ren geyikleri ile karşılıklı bir çıkar ilişkisine girdiğidir.

    tamamen tesadüfi bir şekilde, son buzul çağının yarı-göçer toplulukları, ren geyiklerinin, insan dışkısının bırakıldığı bölgelere özel bir ilgi duyduğunu fark etmişlerdir. bunun bilimsel açıklaması, buzul çağında, vücutları için gerekli tuz ihtiyacını doğal yollarla karşılayamayan ren geyiklerinin, insan dışkısı karışmış kar suyu üzerinden bu ihtiyaçlarını gidermeleridir. insan diğer memeli türlerinden farklı olarak dışkısını farklı yerlere ve belli bir amaç doğrultusunda serpiştiren bir canlı türü değildir, köpekler gibi mesela. insan topluluğu kısa dönemli yerleştiği/kamp yaptığı alanların çok da uzak olmayan bir yerini ortak bir tuvalet gibi kullanır. bir süre sonra ren geyiklerinin bu tuvalet alanına özel bir ilgi gösterdiğini fark etmiş ve kendi dışkısını ren geyiklerini avlamak için bir tuzak olarak kullanmıştır. ilişki tümüyle karşılıklıdır; çünkü toplu insan dışkısının karıştığı kar suyu sayesinde ren geyikleri de vücutları için gerekli tuza ulaşma imkanı bulmuştur.

    bu durum "ren geyiklerini evcilleştirmek/ehlileştirmek" olarak değil; "ren geyikleri ile ilişki kurmak" olarak ifade edilebilir ve tümüyle farklı bir durumu gösterir. balık avlamak için oltaya yem takmak ile bir benzeşim kurmak mümkündür (tümüyle aynı olmasa da).

    ilk evcilleştirilen canlı türü ise, yaklaşık mö 11 bin yıllarında yanımıza katılmış köpekler türleridir.

    edit: wikipedia'da ren geyiklerinin ne ilk evcilleştirilen hayvan olduğuna dair bir not, ne de bunların son buzul çağında evcilleştirildiğine dair bir veri bulunuyor. üstüne üstlük çok açık bir şekilde bunların (evcilleştirilmeye uygun türlerinin) bronz çağı-demir çağı dönümünde evcilleştirildiği belirtilmiş. yani mö 2000-1000 arası yıllar söz konusu. bu tarihe kadar insanlığın artık at, eşek, domuz ve hatta kediyi dahi evcilleştirdiğini yani hayvanlar üzerine büyük bir deneyim kazandığını belirtmek gerek.