şükela:  tümü | bugün
  • öncelikle araç renault symbol 90 beygirlik değil, 75 beygirlik olanlardan, aynı zamanda da birkaç parçası değişmiş, 4-5 parçada da boya var. boya takıntısı olanlar lütfen entry’nin kalanını okumasın, şimdi onlarla uğraşamayacağım.

    bahse konu şahıs çok değerli bir arkadaşımdır, adam gibi adamdır. hiç üzülme kardeşim, sonunda doğru yolu buldun, senin adına gerçekten de seviniyorum ve hakkında her şeyin hayırlı olmasını diliyorum.

    arkadaşımın adı mert. bakırköy’de oturan babadan zengin, hayatında hiç çalışmamış, lüks arabalara binen, limitsiz kredi kartı kullanan fakat tüm bunlara rağmen kadınları tanımak yönünden eksikleri olan bir arkadaşımız.

    mert ile bundan 1-2 sene önce kadar önce önemli bir gece klübünde eğlenirken, iki kız ile tanışıyoruz. kızlardan birisinin adı merve, diğerinin adı ece. aynı gecenin sabahı merve ile mert sevgili oluyorlar, ben de ece ile. kızlar da tam lüks düşkünü tipler. hayattaki en büyük zevkleri eğlensinler, lüks arabalarla gezsinler, bizim gibi zengin adamların yanından ayrılmasınlar...

    ben ece ile biraz takıldıktan sonra baktım ki saçma sapan hareketler yapıyor, beni sıkmaya, her şeyime karışmaya başladı. canım benim neredeyse üzerimde egemenlik kuracak, dedim hoop her şey buraya kadarmış. buna hemen yol verdim. baktım üzüldü, ağlıyor, araya merve’yi falan sokmaya çalışıyor, dedim merve kusura bakma ama bende biten biter. neyse konu zaten ben değilim...

    bizim mert ile merve de ilişkilerine devam ediyorlar. fakat bu merve de az çakal bir kız değil. bizim mert’in parasıyla dişlerini yaptırmalar, lüks eşyalar almalar, çocuğun arabasının logosu kameraya gelecek şekilde resim çekip, sosyal medyaya koymalar... kız zaten 6 ay içerisinde nasıl birisi oluğunun sinyalini verdi ama gel de bunu bizim mert’e anlat. gitti kıza aşık oldu beyinsiz.

    defalarca uyardım bak kanka yapma, etme kestirip at şu işi, ileride bu durum daha farklı noktalara gidecek üzülen sen olacaksın falan ama adam beni dinlemiyor abi. neymiş aşık olmuş.

    öyle mi öyle. kızı gidiyor bir de ailesiyle tanıştırıp nişanlanmak için nabız yokluyor falan, kız mert’in ailesiyle tanışmaya mini etekler, fileli çoraplar böyle geliyor. haliyle mert’in annesi ve babası da kızın orada notunu veriyorlar. yani kendi ailelerine uygun bulmuyorlar.

    tanışma faslı sonrası mert ailesine ben nişanlanmak istiyorum diye bir ön yoklama çekiyor. ailesi tek ses hemen karşı çıkıyorlar, hayır asla olmaz. sen bu kızı ne kadardır tanıyorsun, böyle ani karar almana müsade edemeyiz... fakat bizim aşık mert kimseyi dinlemiyor ve emrivaki yaparak 3 ay sonra kız ile dediği gibi nişanlanıyorlar.

    tabii bizim merve havalara uçuyor. artık hayatın tümüyle garanti altına almak için önünde sadece bir adım kaldı, o da evlilik. hangi kız olsa sevinir öyle değil mi?

    fakat bir müddet sonra merve’nin lüks tüketimleri nişanlanmanın vermiş olduğu gaz ile artmaya başlayınca, bizim mert bu durumdan nihayet rahatsız olmaya başlıyor ve merve’yle çok ciddi bir kavga ediyorlar, sonrasında bizimki hoopp soluğu bende alıyor. moral sıfır, ağlamaklı bir hal. üstünde ailesinin onu bu konuyla ilgili daha önce uyarmamış olmasın mahcubiyeti de var tabii, gelip bana dert yanıyor. kanka biz merve’yle asla olamayız! nasıl kurtulacağım bu işten lütfen bana yardım et!

    dedim mert öncelikle sakin ol kardeşim. bir yolunu bulacağız, sen kafanı takma, iyice rahatlasın diye buna bir iki kadeh de bir şeyler koydum. ve onu bu işin içinden tereyağından kıl çeker gibi kurtaracak olan dahiyane formülü masaya koydum.

    renault symbol 75 beygir değişenli araç.

    mert şaşırdı, ne diyorsun oğlum sen dedi? dedim kanka bu saatten sonra sen iflas etmiş bir adamsın, artık altındaki lüks arabayı da benim ofise bırakıyorsun, ve bir müddet benim şirket araçlarımdan bir tanesi olan symbol’ü alıp kullanacaksın. merve de arabanı sorarsa, ailecek tüm mal varlığınıza haciz geldiğini, evlerin de 1-2 ay içinde tahliye edilmesini, altınızdaki arabaları da aldıklarını, bu aracı da, durumumuzu öğrenen serkan sağolsun şirket araçlarından birini tahsis etti diye söyleyeceksin dedim.

    bu da planı aynen devreye koyuyor, merve ile görüşmeye benim şirket aracı symbol ile gidiyor, merve bunu o halde görünce şok oluyor tabi. diyor bu ne böyle mert? mert de hayatım arabaya gel anlatacağım diyor ve planımızı kusursuz olarak anlatıyor. tabii merve şok. ne hikmetse o aşk kadını merve, çocuğu teselli etmesi gerekirken malların, mülklerin, arabaların muhasebesini yapmaya, bunları tekrar geri alabilmelerinin yolunun olup olmadığının peşine düşüyor... aşk’a da bak be. gel de duygulanma.

    mert de bunun üzerine hayır aşkım, her şey bitti tamamen battık diyip moralinin çok bozuk olduğunu söyleyerek eve gitmesi gerektiğini söylüyor. tabii merve yine odun gibi duruyor, sarılsana çocuğa, onu teselli etsene ama yok. merve’nin kafada o an ne tilkiler dönüyor tabii. sonuçta zengin olma hayalleri suya düşen bir kızdan söz ediyoruz. neyse dostlar...

    birkaç hafta sonra kız bakıyor eski zenginlik kalmamış, kendisine kredi kartıyla montlar, pantolonlar, alıp lüks mekanlarda ciritler atamıyor, bizim çocukla sürekli eften püften sebeplerle kavga çıkarmaya başlıyor. son olarak yine ciddi bir kava ediyorlar ve kızın ağzından mert ben nişanı atmak istiyorum diye bir laf çıkıyor.

    tabii bu söz mert için bulunmaz bir nimet. hemen tamam hayatım, seni anlıyorum diyerek telefonu suratına kapatıp, 1.5 dci 75 beygir, bol değişenli km’de 0,20 kuruş yakan manuel şirket aracıma atlayarak, merve’yle nişan atmak için ailesinin evine doğru yol alıyor...

    hiç kimse üzülmeden, tertemiz bir şekilde kavgasız, gürültüsüz çiftimiz nişan atıyorlar.

    peki mert evli olsaydı, bu işin içinden bu kadar kolay kurtulabilir miydi?

    elbette ki hayır. merve onun donuna kadar alırdı.

    not: ayni durumdan muzdarip olup ne yapacağını bilemeyen arkadaşlar varsa, aracım emirlerine amadedir.

    edit: imla
  • peygamberleri nikolaus otto olan kadınlardan kurtulabilmek için doğru bir yöntemdir.. 75'lik olması başarıya ulaşma şansını artırmıştır.. kahramanımızın gerçeği çok geç olmadan farketmesi okuyucuları sevindirmiştir.. bundan sonraki yaşamında tekrarını yaşamamasını diler, sağlıcakla kalmasını dilerim..
  • "başkalarının" görmemişliğini konu alan entryde bizim gibi zengin adamlar kalıbını kullanan yazarın arkadaşıdır.

    dayanamadım ekleyeceğim editi:
    (bkz: benim ofis)
    (bkz: benim şirket araçlarımdan bir tanesi)
    (bkz: serkan sağolsun şirket araçlarından birini tahsis etti)
    (bkz: manuel şirket aracım)

    (bkz: aşırı iyelik eki kullanımı)
  • ''ben nişanı atmak istiyorum'' demek bu kadar zor muydu? ne gerek vardı bu kadar clio'ya diye düşündürtmüş bir adet mert içeren serin hikaye.

    not: bu arada, zengin adamın symbol'ün kaç beygir olduğunu bilmesini geç, geri vitesinin nerede olduğunu bulamaz.
  • bunu yazacağımı hiç düşünmezdim ama (bkz: serin hikaye)
    puanım ise 4/10.
  • şaselerde oynama olsa daha çabuk sonuca ulaşacak adam.

    iddia ediyorum; evlenmeyi düşünen her genç adam karı adayını bu şekilde bir teste tabi tutsa, evliliklerin sayısı en az yüzde 80 azalır.
  • ergen hikayesi eşliğinde sözde subliminal olarak "ben çok zenginim" mesajı verdiğini zanneden yazar saçmalığı.
  • nescafe 3ü 1 arada içip en sevdiği dizi diriliş ertuğrul olan yazarın entrisidir.
  • bir nişanı bile atmayı beceremeyen adamlar nasıl zengin oluyor böyle amk ya. adaletini sikeyim böyle hayatın!

    edit: cool story.
  • ulan ben de ciddi ciddi okuyorum hikayeyi.

    beyler zengin adam, yiyici kıza aşık oluyor,kız para yiyor,adam artık fakirim diye reno sembol ile gidip nişanı atıyor.

    hikaye boktan. hikaye 3. sınıf türk dizisinin vasat bir bölümü. hikaye götten sallama. asıl olay,yazarın zengin olduğunu duyurmaya çalışması.

    tanım: "hasssiktirrrrr amk" diyerek okumayı bıraktığım boklu hikaye.