şükela:  tümü | bugün soru sor
  • "taze lezzetler, dostça sohbetler" vaadiyle beşiktaş'ta açılan yepisyeni bir mekan. kahvaltı, ev yemekleri, zeytinyağlılar minvalinde bir menüsü var. şimdi bilen bilir, ben bi ara ölümsüzlüğü kefirde aradım, sonra kefir şişesinde sigara söndürürken kendime gelip 'bu ne yaaaa' dedim. son zamanlarda ölümsüzlük olmasa da bi 60 yılı garantileyecek şekilde sağlıklı besleneyim bari diyorum. yemek yapamadığım için benim için böyle mekanlar pek kıymetli. gittim, gördüm, yedim: taze ve leziz. tavsiyeediyore.

    (yazar burada adres veriyor: beşiktaş balık pazarının yakınındaki kartal heykelinin sırtına sırtınızı verip yürüyün ve ilk soldan girin, biraz ilerde sağda)
  • minimal ama renkli dizaynı ile hoşa giden kahvaltı mekanı.
    böyle evinizde gibi oturup, bir yandan yemek yerken bir yandan uzun uzun sohbet edebiliyorsunuz.
  • beşiktaş'ın en şaaane kaavaltısını veren mekanı. ev yapımı reçeller, acıkalar, sucuklar efendime söyliim en lezzetlisinden peynirler, zeytinler falan.. (bak şimdi, kendi kendime gaza geldim, sabah olsa da kaavaltı etsek hakketten lan.)

    bu kadar mı diiil, öğlen acıktınız mesela, canınız ev yemeği istedi, hemen renkli limona gidin. en yakışıklısından, taptaze malzemelerle yapılan zeytinyaglıları, pilavları, et yemeklerini yedikten sonra annenizin yemeklerini begenmeyebilirsiniz, en iyisi bahsetmeyin siz annenize, mazallah aranız falan bozulur.

    ha bir de ercan'ın sık sık uğradığı mekan. daha ne olsssun panpalar.
  • bir antep usülü kuru patlıcan dolması var, ilk kez dün yedim, gece 10 da yolladım kendimi tekrar, kapanmıştı, bugün gidip iki porsiyon yedim dört porsiyon eve aldım, nasıl fena nasıl bir lezzet allammm, dayanamadım yedim bir tane az önce, şimdi bi tane daha yiycem galiba, ölücem galibaaa çok lezzeettlii diye entry girdirten beşiktaşta sevimli bir lokanta. gidiniz!
  • lezzetli taze yemekleri, özellikle tadına doyum olmayan mücver ve kuru dolması vazgeçilmezlerim arasında olan sıcak bir beşiktaş mekanı. uzun süredir de öğlen molalarıma eşlik ettiler ancak bir süre sonra maalesef tüm bu güzelliklerine rağmen gidememeye başladım. sebep şudur; çalışan garsonlar çok tatlı şirin genç üniversite öğrencilerinden oluşur, yemek pişiren ablalar bu işi aşkla yapmaktadır. lakin başlarında duran top sakallı abimizin çalışanlarına sebepli sebepsiz bağırışı halen kulaklarımdadır.. umarım bir gün son bulur ya da burayı okur da kendine bi çeki düzen verir bilemedim ki..
  • mıhlama sözüm olduğu için girmek zorunda kaldık da burada karadenizli ukala bir lavuk var, herhalde işletmecisi (değnekçiye daha çok benziyordu ne yalan söyleyim) insanlıktan soğutur. daha piyasada hazır halde satılan mıhlamadan haberi yok (beşiktaş üçler de satılıyor), 3 gram beyniyle t.şşak geçmeye çalışıyor.
  • istediğin kadar zeytinyağlıyı tabağına ekle ama tabakta bırakırsan 2katı hesap ödeyeceğini söyleyen mekan.

    çalışan abi biraz sinirli.

    kulaklarımı çınlatacak derecede acı tarhana çorbasını, abimiz bana kızmasın diye bir sürü dilim ekmekle yedim bitirdim. sonra yemeğimi yedim ama mıncıkladığım ekmeği bırakırsam sinirli abimiz kızar diye, %500 doymuş olmama rağmen çay içerken bıraktığım ekmeği de yedim.

    amaç düzgün yemek yemekken, deli gibi ekmek yiyip işe dönmüş oldum.

    benim happy hours çok yemekten dolayı, uyuyarak geçti valla bu cuma.