şükela:  tümü | bugün
  • kısaca rfa diye de bilinen, tolga özbey'in rashit grubunu dağıttıktan sonra
    eşi aybike çelik özbey ile kurduğu nowave, garage, postpunk tarzlarında müzik
    yapan grup. türkiye'de pek değeri bilinmese de amerika'da 4 ep ve 1 albüm yayınladılar.
    şarkıların bazıları bu adresten dinlenebilir https://soundcloud.com/andromedareptilians
  • son çalışmalarına dair hafif müzikte yayınlanan röportajları için bkz;

    http://hafifmuzik.org/…-punk-ruhu-ve-koklere-donus/
  • rashit'in eski gitaristi tolga özbey, toz ve toz gibi birçok güzel çalışmadan bağrımıza bastığımız taylan turan, aybike çelik ve merve ertuğrul'dan oluşan leziz grup. son günlerde doksanlarda türkiye'de boy göstermiş grupları dinliyor, niye artık böyle heyacanlandıran işler çıkmıyor diye hayıflanıyorken karşıma çıkmaları ayrı bir sevme nedeni oldu benim için. bim'den aldıkları hoparlörler gibi evdeki imkanlarla yapıyorlarmış kayıtlarını, o katıksız punk ruhunu buram buram hissettirmelerinin bir sebebi de bu sanırım. yayınlanan ilk video kliplerine de buradan ulaşarak coşabilirsiniz.
  • old friend aybikenin grubu(ymus). ismi de sanıyorum o dönemlerden kalan aybikenin illuminatik takıntılarından biri.

    (bkz: remember remember the sixth of october)
  • tek kelimeyle ozenti. birden cok kelimeyle anlatmak gerekirse goruntu,tarz olarak tamam, muzik tirt. solist ablanin ingilizce aksan yerlerde ses de ahim sahim degil.
  • geçtiğimiz ay içerisinde fanzineist festival kapsamında arkaoda dinleme şansı bulduğum özgün bir sounda sahip grup. kulak kabartınız...
  • 2016 da çıkardıkları "reptilians from andromeda" albümünde dinlediğim ve ciddi bir ingilizce telaffuz sorunsalıyla karşı karşıya olduklarını düşündüğüm grup. "sweet's gone" şarkılarını dinlerseniz ne demek istediğimi anlayacaksınız.
  • kimsenin olaya mudahale etmeyisinden (muhtemelen objektif sekilde muzikalitelerini degerlendirebilecek insanlarin kaale almayisindan, ya da fikirlerini duyurabilecekleri platforma sahip olmayisindan) sazi elime alip yapici elestri cizgilerini asmadan (zorlanacagim) birkac bir sey tinlatmak istedigim muzikal olusum. yapici elestri sinirlarini asmak istemiyorum cunku turk yeralti sahnesi yuvarlak tanimi icindeki cesitliligin artmasi gerektigine inaniyorum. elestirmek istememin sebebi ise yeralti sahnesi consumer’larinin bu arkadaslara pek bi icraat gostermeden sid and nancy’cilik oynama imkanini tanimalari.
    istanbulda muzigin gece disari cikip iki dans edip alkol alma araci olarak gorulmesi beni gercekten rahatsiz eden bi sey, seyircinin sanatcinin isine dolayli yoldan saygi duymamasi durumu reptilians orneginde oldugu gibi sanatcinin(?) da kendi isine duydugu saygiyi azaltan bi faktor. eline gitari ve photoshop programini alan raw music, diy vb. sirt dayanaklariyla muzigin ve performansin kendisini umursamayan kitlenin sirtindan gozleri boyanarak elde edilen kazanimi(cesitli konularda fikirlerini belirtmek icin sunulan platformlar, arzuladiklari personalari yaratmak gibi)kisa gunun kâri olarak cukka yapip sanatci etiketi arka cepte dolaniyor. ben gecen seneden beri bu arkadaslarin neredeyse her 2 ayda bir(mubalaga yerinde agirdir)album cikarttigina ve bu albumlerin mixlerinin inanilmaz efsane yabanci(alti cizili)kimseler tarafindan yapilip albumlerinin yabanci ulkelerde(alti cizili)yayinlandigina dair paylasimlar goruyorum. alt sahnede yapilan isleri umursadigim icin yapilan paylasimlari basindan beri takip ediyorum, ve her iki ayda bir album cikartiyoruz dedikleri seylerin ayni sarkilarin temposu arttirilmis, ya da vokale echo(ornek yerinde agirdir)eklenmis halleri oldugunu goruyorum. grubun gitaristi tolganin eskiden beri piyasanin icinde olmasindan dolayi olusmus cevresinden oturu cesitli muzik platformlari bunlarla roportaj yapiyor ve facebook sayfamda “reptilians ile roportaj-“biz ruhumuzun bize soyledigini yapiyoruz”” “tum kisisel problemlerim bu albumde turkiye arabistan olduuuuu”(mya2) baslikli paylasimlari goruyorum. o sanatci tribini atma malzemeleri olan sarki sozlerine baktigimda konularin ne kadar sig islenildigini gorup, kotuce mixlenmis ve dunyadaki bir cok seyin tekrari seklinde yazilmis muziklerinden de nasibimi alamayinca tatminsizlikle sarkilarini kapatiyorum. kotu olan asil sey ise grubun yaptiklari isleri amator bir is degilmis gibi lanse etmeleri, eger kendileri ve cevrelerindekilerin eglenceleri olarak tanimladiklari bir durum icerisinde olsalardi ortada zaten bir problem olmazdi. yine de fikrimce bir toplulugun toplanip kotu bir muzik urunu cikartmasi hic yapmamalarindan daha iyidir ama umut ediyorum gercekten umursayip dusunup yapabilicekleri en basit is yerine daha planli bir is cikartip ahkam kesme haklarini bilekleriyle kazanirlar.
  • rfa'yı beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz, ancak her zaman ileriye doğru gittiklerini görebilirsiniz; her yeni şarkıda daha çarpıcı işler çıkarıyorlar. bu net. kadroya orkun ve mert'in de eklenmesiyle şarkıları zenginleşti ve yeni boyutlar kazandı örneğin. mainstream bir durum yok, ama bir şekilde ortaya koydukları her geçen gün sayıları artan üretimleri var. videolar da cabası. yeraltı gruplarının hiç biri bu kadar üretken ve iddiasız olamamıştır. vesselam rfa sadece kendisini ve kendi sürecini temsil ediyor. bu bile bence saygı değer bir şey. ve herşeyden öte, grup üyelerinin insanlıklarını tek geçerim. tanıştığınızda ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.