şükela:  tümü | bugün
  • okuduğum bir makalede* "what is macroeconomics?" adlı başlık altında ismi geçen terim. üretimin, istihdamın ve satışların azalması/zayıflaması sonucu ekonomideki endüstrilerin bundan etkilenmesi ve bunun 6 aydan fazla sürmesi durumuna resesyon deniyor, diğer bir türkçe anlamıyla iktisadi durgunluk/zayıflık. amerika 2000 ve 2001 arası bu durumu tecrübe etmiş ve ilginç bir şekilde aynı türkiye'de ki gibi inşaat sektörü ayakta kalabilen tek sektör olabilmiş. ancak onlarda da büyük şirketler ayakta kalabilmiş.

    bu iktisadi durumu anlayabilmenin ve çözebilmek için yalnızca mikroekonomik çalışmalar değil aynı zamanda makroekonomik çalışmalar da yapmak gerekli. çünkü büyük bir dalga gibi ekonominin her noktasını etkiliyor. pek tabii buna bağlı olarak resesyon durumuna düşmenin sebepleri de makroekonomik başarısızlıklardan kaynaklı. bir ekonomiyi bu duruma sokmayı ancak o ekonominin her alanını etkileyerek başarabilirsiniz. günümüz türkiyesinde anlayabileceğiniz üzere kurun yükselmesi ve fiyatların artması sonucu yaşanan satış durgunluğu -inşaat sektöründe bile-, işsizlik artışı/işten çıkarılmalar, üretimin azalması/fabrikaların satışı ile içerisine hızla sürükleniyoruz. büyüme rakamlarına aldanmamak lazım. önümüzdeki yıl ciddi bir daralma yaşayacağını neredeyse her ekonomist söyleyebilir/söylüyor. belki son haftalar kurun biraz düşüşe geçmesi bu daralmayı bir nebze olsun azaltabilir.

    makalede elbette makro ve mikro ekonominin birbiriyle olan sıkı ilişkisini anlatıyor ama ben bunu okurken buradan not çıkarmaktan çok ülkemin geleceği için endişe duydum. şu an dolar düşüyor ve bir nebzede olsa iyi bir gelişme ancak fabrikalarımız satılıyor ve işsizlikler artıyor, fiyatlar düşmüyor iken doların düşüyor olması çok bir şey değiştirmiyor. sırf kurun stabilize olması için bakın düşmesi değil stabilize olması için çok fazla fedakarlık yaptı bu ülkenin ekonomisi. şu seviyede bile kur fiyatları çok çok yüksek.

    bu duruma düşmemek için kesinlikle her yerde okuyabileceğiniz üzere dışa bağımlılığı azaltmalı, üretim arttırılmalıdır. ama ne yazık ki hala ekonomik çözümler, dış ülkelere açılmış birer elden öteye gitmiyor. bu uzun vadede ülkemiz adına ciddi endişeler veriyor.
  • uzun süreli negatif seyir sonrası çok yakında ülke gündeminde kullanılmaya başlaması yüksek ihtimal dahillinde olan terim.
  • yakın zamanda canlı canlı yaşayacağımız şey

    "08 kasım 2018, bloomberg ht
    moody's: türkiye ekonomisi muhtemelen resesyona girdi"
  • an itibariyle gsyh açıklamasıyla türkiye’nin içinde bulunduğu durum.
  • 11 mart 2019 itibariyle türkiye cumhuriyeti'nin resmi olarak girdiği durumdur. bundan sonraki süreç umarım hiperenflasyona doğru ilerlemeden düzgün bir şekilde bertaraf edilir. 2018 kışı zordu ama 2019 kışı "kara kış" olarak geçebilir ve baharın geldiğine lanet edebiliriz.
  • ekonomi arada bir şaşırtsa da en sonunda ne olacaksa o oluyor. önlem almazsanız daha da şiddetli oluyor hatta. seçim sonrası gidişata göre durumu hep beraber göreceğiz.
  • ak parti'nin bize öğrettiği kelimelerden biri daha. adamlar sayesinde ekonomiyle ilgili bütün negatif terimleri öğreneceğiz yakında.
  • ülkenin içerisinde bulunduğu durum.

    büyüme verisi bizim beklentilerimizinden daha yüksek çıktı %5 daralma beklerken %3 geldi, %5 beklememdeki en büyük sebep açıkcası sanayi üretim endeksinin çok kötü gelmesiydi.
  • bugün itibari ile yabancı kaynaklarca resmiyet kazanmıştır.
  • gayri safi yurtiçi hasılanın , iki veya daha fazla çeyrek yıllık periyotta arka arkaya negatif büyüme göstermesi durumudur. ekonomide durgunluk olarak da adlandırılabilir.uzun bir resesyon ekonomik çöküş olarak isimlendirilir. türkiye yılın ilk çeyreğinde % 2,6 küçüldü. resesyonda olduğumuz resmileşmiş oldu. üst üste ikince kez küçüldük ve bunun devamı demek ekonomik olarak çöküşümüz anlamına gelir.

    işte asıl çokomelli olan yer burası.