aynı isimde "resident evil (dizi)" başlığı da var
şükela:  tümü | bugün
  • 4-5 arkadaş etrafı bi vukuat sonucu olay yerini kontrol etmek üzre hallenmişlerdir... gezerlerken üstlerine kudurmuş bi hayvanat saldırır, bunnar tırsar bi eve sığınırlar, evde bi dolu insan wardır ama zombi olmuş, kudurmuşlardır... bunnarı alt etmek gerektir, adamın veya kadının birini bizim kontrolümüze verirler, korkarak oynarız.

    pc'de çıktığında 3d kartları daha yeni yeni "anaa" gibi tepkilerle duyduğumuz günlerde 8mb ram'li ekran kartları istemesi ile bizi şaşırtmıştı. ardından (resident evil 2) geldi ve piyasayı süpürdü.
  • oynanış açısından emektar hayranları yeni oyunlara çok söyleniyor ama bana kalırsa hikaye yönünden daha da beter sıçıp sıvamış oyun serisi.

    96'dan beri oynuyorum bu seriyi. bütün karakterleri tanıyorum. hikayenin nasıl başladığını biliyorum vs. ancak ben artık bu oyunu hiçbir şekilde tanıyamıyorum. önüme jill valentine diye konulan kadını tanıyamıyorum. chris redfield'ı tanıyamıyorum. benim tanıdığım claire bu değil. leon ne hale geldi böyle? 20 yıldır aynı 4 kahramanın ve de 1 anti kahramanın(wesker) etrafında dönen hikayeye ne oldu böyle? insan gibi görünen ama insan olmayan, iki çift normal laf etmeyen karakterler. sürekli görev, görev, görev... mission mission mission... operasyonlar, askerler, teröristler, bombalar... counter strike mı oynuyoruz? nedir bu bsaa*, fbc* saçmalığı? eskiden bir stars vardı bir de umbrella. nedir bu saçma sapan kısaltmalı örgütler? bieseyey diye örgüt mü olur ya? kim bu sürekli kapalı kapılar ardında dolap döndüren kodamanlar? kim bu şehirleri durmadan bombalayan teröristler? las plagas, uroboros, progenitor, t-abyss, c-virus derken bu virüs işi iyice zıvanadan çıkmadı mı? kim takip edebiliyor bu öyküyü artık allah aşkına? ölen karakterler aslında ölmüyor. şehirler domino taşı gibi peşpeşe devriliyor, havaya uçuyor. biraz boku çıkmadı mı?

    ne kadar basitti her şey eskiden. ilk oyunda kapana kısıldıkları malikaneden kaçmaya çalışan gariban stars üyeleri vardı. ikinci oyunda abisini arayan genç bir kızla, polis olarak ilk ve son gününü geçirdiğinden habersiz acemi bir polis vardı. üçüncü oyunda zombi istilasına uğrayan şehirden kaçmaktan başka bir amacı olmayan bir kadın vardı. evet, tek amaçları kaçmak, canlarını kurtarmak, sevdiklerine kavuşmaktı. her biri masum ve özdeşleşmesi, empati kurması kolay karakterler ve öyküleri vardı. peki sonraki oyunlarda ne oldu?

    size yeni oyunlardan herhangi birinin öyküsünü özetleyeyim: 24 farklı ülkede teröristler şehirleri bombalarken 8 adet yeni virüs piyasaya sürülmüş ve karaborsaya düşmüştür. bu sırada olayları bastırmak üzere devreye giren cfsfgsdasadds örgütü, hotori katuma'nın planlarını da suya düşürmek için chris redfield'ı göreve yollar. ancak chris redfield aynı zamanda hgddrds örgütünün de aynı amaç için sahaya jill valentine'ı yolladığını öğrenir. bu sırada uzaydan faaliyetlerine devam eden albert wesker hain planlar peşindedir. aslında wesker ölmüştür ama aslında ölmemiştir. şimdi çok sinirlidir. virüsü ele geçirmesi için ada wong'u lüks bir yolcu gemisine yollar. aslında ada wong ölmüştür ama aslında ölmemiştir. şimdi o da çok sinirlidir. derken afrikalı zenciler teker teker zombiye dönüşmeye başlarlar. ancak o da ne? bunlar aslında zombi değil yepyeni bir virüstür. leon kennedy polisliği bırakıp amerikan başkanı korumalığından aşağısını kabul etmez hale geldi geleli xsxxxs örgütünün gizli bir üyesidir. o da yaratıklar tarafından kuşatılan şehre giderek, şehir nükleer bombayla havaya uçurulmadan evvel oradan çıkmak zorundadır. oraya neden geldiği ise belli değildir çünkü hiç gelmese kaçmak zorunda kalmayacaktı. tüh, neyse artık olan oldu. derken jill valentine işin altında aslında ewrderds örgütünün elebaşı morgan freeman'ın olduğunu öğrenir. oysa ki morgan freeman tanrıdır ve bunu herkesten gizlemektedir. claire redfield yıllardır haber alamadığı abisini nihayet bulur: "naber chris?" "aaa inanmıyorum claire nihayet kavuştuk şimdi hoşçakal benim nükleer bombadan kaçmam lazım sonraki oyunda görüşürüz." chris şehirden kaçarken şimdi de vbcbvc terör örgütü ortaya çıkar ama onlar da aslında ywtwtws örgütüyle işbirliği halindedirler ve deney yapmak için yepyeni bir virüsü lüks bir yolcu gemisine sala...allah kahretsin bu öyküyü daha önce kullanmıştık ama olsun bir daha kullanalım evet yolcu gemisine salarlar yok lan o trendi, gemiye ilk kez salıyoruz iyi o zaman sal gitsin. gemideki tüm afrikalı zombiler zenciye dönüşmeye başlar ancak o da ne? bunlar aslında zenci değil bildiğin çinlidir. şimdi claire önce sebepsiz yere gemiye binmek sonra da oradan çıkmakla görevlidir çünkü gemi birazdan denizin dibini boylayacak sonra da havaya uçacaktır hayır karıştı önce havaya uçacak sonra denizin dibini boylayacaktır şehirlere bombalar yağardı biz durmadan sevişirdik derken ada wong çıkagelir çünkü aslında o virüsün peşindedir ama leon'un bir planı vardır geri sayım başlar koş leon koş evet çıkış kapısı göründü ama çok geç kötü adam mutasyona uğramış bile şimdi onunla savaşmak zorundadır mermileri bitiyor başaramayacak galiba derken gökten bir roketatar düşer reketatarı iğrenç yaratığa doğrultur bum! öldü nihayet fakat virüs çalınır ve ne yazık ki herkesin planları suya düşer ama önemi yok nasıl olsa birazdan uzaydan uydu aracılığıyla tüm dünyayı lazerle havaya uçuracaklar buuuuuuum! binalar yıkılır ortalık toz duman helikopterle kaçıs sahnesi the end. credits. klişe post-credits sahnesi. asıl şimdi the end.
  • yayınlandığı 1996 senesine kıyasla kesinlikle zamanın ötesinde bir oyundur resident evil. devasa malikanenin kendine has renkli odalarından tut büyük salondaki saatin çıkardığı sese kadar insanı geren onlarca detaya sahiptir.

    oyunu chris redfield veya jill valentine'den birini seçerek oynuyoruz. aslında her iki karakterde de senaryo ve oyunun gidişi aşağı yukarı aynı olsa da küçük bazı farklılıklar mevcut. chris ile oynanış daha zor zira hem oyunun başlangıcında verilen silah ve cephaneler hem de inventory kapasitesi jill'e oranla daha düşük.

    bir de oyunun bir kısmında jill valentine piyano ile moonlight sonata çalıyor. moonlight sonata çalınan oyun kötü olabilir mi yahu?
  • hem oyun hem de film olarak kalıcı ve başarılı , sonuç olarak hollywood birçok oyundan film yaptı fakat hiçbiri bu kadar ses getirip devamı çekilmedi hatta öyle ki bazılarının oyundan haberleri olmadığı için bunun sadece film serisi olduğunu sanmaktadırlar yani neredeyse filmi oyunun önüne geçti bile diyebiliriz.
  • dikkat: az sonra okuyacağınız yazıda ana avrat spoiler vardır.

    giriş: resident evil aslında hepinizin bildiği gibi 1996 yılında çıkmış bir oyundur. ana seride 8 oyunu vardır. (daha geniş bilgi için aşağı bakınız.)

    edit: render edilmiş kamera yerine, fixed kamera tabirini kullanmak daha doğru olur diye uyarı aldım. siz yazıyı fixed diye okuyun. uyarı için teşekkürler. `@tek elle ses olmaz iki elle ses olur`

    --- spoiler ---

    - resident evil zero

    resident evil zero 2002 yılında konsollara özel olarak çıkarılmış bir oyundur. konusu ise racoon şehri dışındaki malikanenin yakınlarından enteresan istihbaratlar gelmektedir. ormanlık bir alan olduğu için kamp alanına giden insanların ormandan garip inlemeler duydukları, bazı garip ölüm olaylarının yaşandığı belirtilmektedir. bunun üzerine s.t.a.r.s adındaki özel bir tim arklay dağlarına inceleme için gönderilir.

    -bu sırada da bir savaş suçlusu olarak lanse edilen billy coen arklay dağlarının orada askeri aracın içinden kaçmıştır ve öncelik billy coen üzerine kaymıştır. stars, bravo timindeki 18 yaşındaki çaylak paramedic rebecca chambers ise boş bir tren bulur ve bok varmış gibi içerisine bodoslama atlar. ve ta taaaaaaaaa ilk zombimiz karşısına çıkar falan. sonra bravo takımını keklik gibi avlarlar.

    - oynanış klasik re oyunlarında olduğu gibi render edilmiş kameralar üzerinden ilerlemektedir. kontrollerin hepsi diğer oyunlarda olduğu gibi aynıdır. re remake serisinde karşımıza çıkan eşyaları yere bırakma durumu bu oyunda da vardır ve oyunu iki kişi dönüşümlü olarak oynamaktayız, yoksa oyun bitmemektedir. (billy ve rebecca'yı istediğimiz zaman değiştirebiliriz. zaten değiştirmezsek oyun bitmez.)

    edit: remake serisinde yere eşya bırakma var demiştim. silin onu kafanızdan, yere eşya bırakma direk zero oyununda başladı. uyarı için teşekkürler `@tek elle ses olmaz iki elle ses olur`

    - resident evil

    - ilk resident evil oyunu olma özelliği taşıyan bu oyun 1996 yılında çıkmıştır. bravo takımı arklay dağlarına gidip bir zaman sonra ses vermeyince, noluyoruz amk diyen alfa takımı bölgeye gönderilir. amaçları arasında hem bravo takımının akıbetini öğrenmek hem de garip cinayetleri araştırmaktır. başlarında ise albert wesker adlı aşmış villain vardır. grubun diğer önemli üyeleri ise; chris redfield, jill valentine ve barry burtondur. brad vickers ise pilotlarıdır.

    - sağ salim indikten sonra bölgeyi araştırmaya başlayan alfa takımı bir zaman sonra garip garip sesler duymaya başlar. bölgede mal gibi sağa sola bakarlarken zombi köpek sürüsü joseph frost adlı üyeyi ekmeksiz götürür. ödlek pilotumuz brad ise ''hımııını sikiim'' deyip, helikopteri kaldırıp topuklar. bizimkiler ise '' vauy bubaaan düşmanlarını sikeyim '' deyip, son sürat kaçarlar. götleri tutuşa tutuşan koşan ekip en sonda bir tane malikane görüp son sürat içeri yardırırlar. içeri bodoslama giren ekipte (jill ya da chris ile oynayabilirsiniz.) artık kimi oynuyorsanız diğer oynanabilir grup üyesi kayıp olarak gözükür. malikanede yemek odasından sonra girdiğiniz ilk hol kapısında kenneth sullivan adlı kayıp bravo ekip üyesinin bir zombi tarafından kemirildiğini görürsünüz. zaten bu oyun tarihinde gördüğümüz ilk zombidir, o yüzden bizde yeri bir başkadır. ''aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaarrrgh'' diye çığlık atıp barry'nin yanına kaçarken, bizim barry 45'lik magnumu zombinin ağzına dayayıp beynini patlatır sonra olaylar gelişir falan filan.

    - oynanış ilk re oynanışıdır. render edilen kameralar, kontroller, taşıma kapasitesi falan hep bu oyunda çıkmıştır. oyunda boss çılgınlığı vardır. yawn isimli yılanımızdan tutunda, köpek balığına hatta oradan ilk tyrant'ımıza varana kadar boss enflasyonu yaşanır oyunda ve en zor re oyunudur diyebiliriz. bizim cumhurbaşkanlığı sarayından bile büyüktür malikane. ağzına sıçtığım malikanesinde 5000 oda falan vardır. gir çık gir çık anamız ağlar.

    - resident evil 2

    - 1998 senesinde çıkan resident evil oyunudur. malikaneden sonra olanlar olmuş ve virüs racoon şehrine yayılmıştır. r.p.d'ye yeni atanan çaylak polisimiz leon kennedy ise durumdan tamamen habersiz bir şekilde cipiyle görev yerine doğru gitmektedir. (yeni atanan bir kişide cip nasıl olur diye sormayın bilmiyorum.) aynı şekilde malikane olayından sonra piyasadan kaybolan chris redfield'ın kardeşi claire redfield abisini aramak için şehre chopper motoruyla gider. (oh amk ne güzel, cipler, chopperlar) neyse leon şehre girdikte sonra yerde bir tane bayan cesedi görür. üstüne de kargalar tünemiştir. onları kovalar, karıya öküzün trene baktığı gibi bakar. o esnada köşe beriden birer ikişer zombi çıkmaya başlar ve karıda canlanıp leon'un ayağını kemirmeye çalışır. euzubesmele çeken leon zombilere ateş etmeye başlar ama hiç birine kurşun işlemez. leon kıçım kıçım geriye çekilir.

    - diğer boyutta clair, restorana dalar. selamun aleyküm çeken claire karşısında cevap veren kimseyi bulamayınca daha yüksek bir sesle ''selamun aleyküm dedik aloooooğh yok mu lan bir müslüman?'' diye tribe girer. yerde pirzola kemirir gibi adam kemiren birine rastlayınca '' 3 kulhu 1 elham'' okuyan claire, işe yaramadığını görünce kıçım kıçım geriye çekilir, kapıyı açar veeeeeeeeee o esnada leon ile karşılaşırlar. claire ''ateş etme bokunu yiyim abi'' deyince leon karizmatik bir şekilde ''aşağı eğil be amk kahpesi'' der, claire eğilir ve leon arkadaki zombiye head shot atar.

    - sonra polis arabası bulup kaçarlar ama o da ne? arkada pusu atmış bir zombi '' 50 kuruş ver len tırreeeek'' diye ortaya çıkar. bizimkiler de kaza yapıp zombiyi yol tabelasına çevirirler ama bitti mi? tabii ki hayır. bir anda tırın içinde zombi olmuş bir dayı, peygamber vitesine takmış bir vaziyette üstlerine doğru gelmektedir. biri sağa öbürü sola kaçar, tır patlar ve rpd binasında buluşup bir çay içmek üzere sözleşirler.

    - oynanış klasik re oynanışıdır. render edilmiş kameralar, taşıma kapasitesi ve kontroller bire bir aynıdır. tek farkı bu oyunda 2 farklı senaryo vardır. a ve b senaryolarını ister claire ister leon ile oynayabilirsiniz. oyunda iki tane çok güçlü boss vardır. bir tanesi mp5'lerle kevgire çevrildikten sonra ölmemek için g virüsü kendine saplayan william birkin, diğeri ise re 1 oyunundaki tyrant'ın ultra gelişmiş versiyonu olan mr. x'dir.

    - oyun ilk defa racoon city'de geçer. rpd polis binası, kanalizasyon ve umbrella'nın gizli tesislerini ilk defa görürüz. oyunda yerden bulabileceğiniz parçalarla güçlendirebileceğiniz silahlar mevcuttur. oyunda licker adıyla bilinen yeni bir çeşit zombi türümüz de vardır. zombi diyorum çünkü lickerlar da insandır ama mutasyonları daha enteresan bir şekilde seyr-ü sefer etmiştir. oyunda t - virüsünün yanı sıra g - virüsü* dediğimiz yeni bir oluşum da vardır. embryo g ve william birkin bu virüsün etkisinde kalmıştır.
    - resident evil 3 nemesis

    1999 yılında çıkan resident evil oyunudur. oyunu anlatmadan önce iki farklı zaman diliminden bahsedeceğim. oyunun bir kısmı re 2 oyunundan 12 saat öncesini, bir kısmı da re 2 oyunundan 12 saat sonrasını anlatır.

    - konusuna gelirsek eğer malikaneden sağ salim kurtulup evine dönen jill valentine olayı insanlara anlatmak için götünü yırtar ama durum ört bas edilir. bu sırada chris ortalıklardan kaybolur, jill ise pompacısı eeeee yani ortağı olan chris kaybolunca derin üzüntülere gark olur. bu sırada william birkin kevgire çevrildikten sonra g - virüsünü kendine batırıp, oraya g virüsünü çalmaya gelen paralı askerlerin* amına koyunca, bazı t - virüsü* örneklerini de fareler yer oradan da su kanallarına falan karışır neyse işte şehirde zombiler patlak verir.

    -durumu kontrol altına almak için polis ekipleri ve özel ekipler şehri karantina altına alıp, zombileri öldürmeye çalışırlar. yetmez umbrella şirketi özel paralı askerler falan yollar ama çok azı hayatta kalmayı başarabilir. şehirde kan gövdeyi götürürken, jill ise ilk önce evinden kaçmaya çalışmaktadır. tam kapının orada bir patlama olur ve jill arabaya uçar. oradan da çıkıp şehirde avare gibi gezinmeye başlar. o sırada ilk seriden tanıdığımız bir arkadaşını* gören jill, onun yanına koşar. barda zombi tarafından kemirilen brad son anda kurtulur ve jill'e ''la bi yaratık var, anamızı avradımızı sikmeye geldi. yarraaa yan bastık'' der. la neydi, noldu derken bir anda kendimizi rpd avlusunda buluruz. bu sırada yukarıdan aşağı bir şey düşer ama nasıl bir şey? ikiyeeeee beeeeş amk. düşerken o sırada ''vuuuuuoooooaaaaaaaarghhhhhhhh'' diye bir ses çıkarır ve brad'in ağzına verir. şaka yapmıyorum hakikaten ağzına verir. brad tabi bu kadar büyük dokunaç mı diyeyim malafat mı diyeyim neyse işte kaldıramaz ve caaaaaaaart diye ağzı yüzü ikiye ayrılır. brad'i bok çuvalı gibi fırlatıldıktan sonra jill çok sakin bir şekilde ''brad'' der. sanki arkadaşı değil de kan davalısı öldürülmüş. neyse yaratık da jill'e bakar ve ''staaaaaars'' der.

    - işte bu yaratığın adı nemesis'dir. tyrantların şahıdır. milyarda bir ihtimalle bu hale gelebilen bir tyrant düşünün. müthiş akıllı, emirlere harfiyen uyan ve envayi çeşit silah kullanabilen bir yaratık varsa bu oyun dünyasında, işte onun adı nemesistir. diğer tyrantlar önüne gelene saldırırken, bu tyrant türü sadece stars üyelerini öldürmek üzere umbrella tarafından özel olarak programlanmıştır. ha bir de yaratıkları öldürür. diğer kişilerle bir problemi yoktur. diğer insanları öldürmez. ilk ve son kez boss bir karakterin oyun adında geçtiğini görürüz. düşünün artık nasıl taşşak varsa karakter de. bizi oyun başından sonuna kadar kovalar. her caddede her odada her binada ensemizdedir pezevenk. bu da oyunu zorlaştırır.

    - oyunda bir süre sonra gördüğümüz karakter ise carlos oliviera adlı paralı askerdir. ilk başta ''ula bu bizi mi zükecek?'' diye ön yargılı bakarken sonra ''aman çükerse çüksün, hem latin falan'' diye karaktere yüz vermeye başlarız. neyse nikolai zinoviev, mikhail viktor diğer önemli karakterlerdir. tramvayla kaçmaya çalışırken nemesis ortaya çıkar ve mikhail bombanın pimini çekerek kendini imha eder ve arkadaşlarını kurtarır. son sözü şehadet parmağını havaya kaldırarak ''allahu akbar'' demek olmuştur. neyse bizimkiler çanı çalıp kurtarma helikopterini getirirken, nemesis ''var mı lan öyle kaçmak'' deyip, roket atarı helikopterin ağzına doğru ateşler. helikopter bin parçaya ayrılır, yetmez jill'in ağzına da verir ama jill ağzına almaya alışkın olduğu için ortadan ikiye ayrılmaz artık nasıl bir yarak varsa chris de düşünün yani ama tabii virüsü kapmış olur. carlos reis son saniyede yetişip bizi alıp teravih namazını kılmak için racoon city merkez camisine götürür. jill ise tadı dimaağında kalmış olacak ki ''ıııığgh ığğğğgh'' diye zevk sesleri çıkarırken carlos da zamanla yarışıp anti virüsü almak için hastaneye koşar. neyse buraya kadar saydığım yerler 12 saat önce, buradan itibaren ise 12 saat sonrasında geçmektedir. yeter geri kalanı da oynayın görün amk.

    - oyun içi oynanış genel olarak klasik re serisine benzemektedir. render edilmiş kameralar, taşıma kapasitesi ve kontroller bire bir aynıdır diyebiliriz. tabii farklar da var. taşıma kapasitesi tramvay da ekstra bir itemle arttırılıyor ve oyunda dodge olayı var artık. zombi ya da herhangi bir yaratık da olabilir, tam saldırma anında, r1 yani nişan alma tuşuna basarsanız, jill kendini hamleden kurtarıyor. bakmayın çok büyük bir yenilik bu. bütün oyunu neredeyse dodge yaparak bitiren bir insanım ben. tabii bunu yapabilmek için oyunu bir 100 kere oynamanız gerekebilir o da ayrı bir konu.

    - bir de bunun yanında oyunda yeni silahlar var. eğer nemesisten kaçmayıp onu gebertirseniz, (yani bayıltırsanız) üstünden değişik değişik itemler düşüyor. komple sağlık paketi ve iki parça hand gun silah bulabilirsiniz. bunun yanında barut kısmı var işin. oyunda 3 farklı barut tipi var. a,b ve c tipi barutları alıp üstünüzde bulunan itemle combine ederseniz farklı tipte mermiler üretebilirsiniz. oyunda zaten mermi ya da silah sıkıntısı yok. bol bol dağıtmışlar anasını satayım hele easy'de falan oynuyorsanız, oy oy. oyuna hand gun, assault rifle, shotgun, magnum gibi silahlar başlıyorsunuz ve mermileri etrafa su gibi dağıtmışlar. yani resmen tavuk yemler gibi mermi yemlemişler her yeri. neden? önemli olan zorluk değil, bizde çok sağlam bir konu var demişler. aynı hareket silent hill 2 oyununda da yapılmıştı. bizde öyle bir taşşak var ki al istediğin silah olsun, mermi olsun. sen konuya odaklan konuya demişler.

    - ha tabi oyunun sonunda şehre atom bombası atılır ve racoon city tarihin tozlu sayfalarına karışır hehe.
    - resident evil 4
    2005 yılında çıkan resident evil oyunudur. oyunun konusuna gelirsek, bizim çaylak leon, amerikan başkanının koruması ve özel ajan olmuştur. gizli bir tarikat artık nasıl becerdiyse amerikan başkanının kızını kaçırır. düşünün amk, amerikan başkanının kızını kaçırıyorsun ve kaçabiliyorsun. neyse araştırmalar sonucu kızın ispanya'da bir köyde tutulduğunu öğrenirler ve ordu göndermek yerine bizim leon'u gönderirler. halbuki ne gerek var. yolla tankını, topunu, tüfeğini dağıt şehri. neyse ya konuyu devam ettirirsek, iki tane ispanyol polisi ile yola çıkan leon köye gelir, bir ev görür ve eve selamun aleyküm diyerek sağ ayakla girer. o sırada dayının biri içeride taş şömineyi harlamaya çalışıyordur. leon ''selamun aleyküm emmi bir kaç sorum olacaaağdı'' der ama bizim dayı sallamaz. leon ''dayı yaşlı herhalde duymuyor'' diye içinden geçirip, dayının yanına giderek kızın fotoğrafını gösterir ve bağırarak ''emuceeeeeeeee, seeeen buu kızııı gördüüüün mü? alooooooooooğh'' der. dayı da dönüp ispanyolca '' ne bağrıyon diyaframını ziktiğim sarı çüklüsü'' der ve ilk gördüğü baltayı kaparak, leon'u ortadan ikiye yarmaya çalışır. leon genç tabi kaçar ve dayıya dönerek '' dur lan orada, amk köylüsü'' der ama dayı durmaz neyse dayıyı indirir ve yola devam eder falan filaaaan.

    - oyunda re 2 den tanıdığımız ada wong karakteri de vardır. bizim leon kızı mı kurtarayım, ada'yı mı öpeyim derken iki arada bir derede kalır. şimdi geçelim oyunun özelliklerine;

    - bu oyun bir devrimdir. oyundaki her şey değişir. öncelikle render kameralar yerine omuz arkası kamera yerleştirilir. artık nişan alma otomatik değil, manuel'dir. oyundaki taşıma kapasitesi bizim performansımıza göre belirlenir. oyundaki karaborsacı abiden yeni silahlar satın alabilir, hatta silahları her yönden geliştirebiliriz. oyunda artık altın vardır. yetmez özel mücevherler buluruz, sağdan soldan. oyunda başkanın kızı ashley graham çeşitli yerlerde bize eşlik eder. ona dur ve devam et komutları verebiliriz. t - virüsü yoktur. oyunda las plagas paraziti vardır ve artık zombi devri bitmiştir. köylüler insani özelliklerini devam ettirirken, aynı zamanda yaratıksal özellikler gösterirler. koşarlar, silah kullanırlar, grup halinde saldırarak taktik kasarlar. bunun yanında quick time eventlar girmiştir oyunun içine. öyle bedavaya sinematik videoları izleyeceğim zannediyorsanız, çok güzel eşek cennetine gidersiniz. bir de bunun yanında leon bazı özel hareketler yapabilmektedir. bunun için yaratıkları sersemletmeniz lazım. tekme, uçan tekme ve suplex atabiliyor. paraziti kontrol eden kişi de oyundaki boss osmund saddlerdır. zaten oyunda boss enflasyonu vardır. her yerden farklı bosslar çıkar. yani devrimdir bu oyun devrim ama bence güzel bir devrimdir. tabi devamındaki oyunlar bok gibidir o ayrı.
    - resident evil 5
    - 2009 yılında çıkan re oyunudur. konusu ise bsaa özel tim komutanı chris redfield'ın afrikada olan garip olayları araştırmak üzere yola düşmesini anlatır. yanında da özel ajan sheva alomar vardır. konu ile ilgili daha derine girmek isterdim ama pek bir şey vaat etmiyor. sadece wesker'ın olması güzel bir ayrıntı bir de sinematikleri sağlam geri kalan her şey tırt.

    - nedenine gelirsek, direk re 4'ün kopyası olduğu içindir herhalde. yani yeni hiç bir şey vaat etmiyor. yani oyundaki haritalar bile re4 haritasının afrika versiyonu o kadar. tabii ki her oyunda yeni bir şey olacak diye bir kaide yok ama o zaman da oyun içi çok sağlam işlenmesi lazım ama o da yok. sadece re4'ün kötü bir kopyası.

    - tek yenilik diyebileceğimiz şey co - op oynama özelliğidir. tek başına sheva'yı kontrol edebildiğimiz gibi arkadaşımızla da sheva ve chris olarak aynı anda oynayabiliyoruz. bakın aslında oyunu kurtaran tek şey de bu. geri kalan her şey olabildiğince tırt. tabii bu benim görüşüm.

    - resident evil 6
    -2012 tarihli resident evil oyunudur. oyun çok yönlü değişimlerden geçmiştir ama güzel midir kötü müdür kararsızım. bir kere üç farklı senaryo var. helena harper ve leon senaryosu, chris ile piers senaryosu, jake muller ile sherry birkin senaryosu.

    --------- helena ve leon ------------

    - amerikan başkanıyla kanka olan leon, götü devlete dayamış mis gibi takılırken ülkede hatta dünyada virüs salgını yaşanır. bu sırada leon habersiz bir şekilde başkanın yanına sokulmuşken bir de ne görsün, başkan zombi olmuş. helena ise orada malak gibi duruyor. leon arkadaşı olan başkana ''yapma etme gözünün akını yidiğim, hiç sana yakışıyor mu?'' derken, başkan helenayı gözüne kestirmiştir bile ağzını dadını biliyo pezevenk tabii, neyse helena ince ince yürürken bir anda saldırır ve leon başkanın adını yani ''adaaaaaaaaaaaaam'' diye bağırarak head shot çeker. belki de adamsın adam diyordur bilemiyorum. helena bütün suçu üstüne alırken, leon karizmatik bir sesle ''what are you talking about?'' der ama öyle bir der ki, yani hollywood klişelerine ekstra klişe ekler. neyse kız da ''tall oakle katedraline gidelim, her şeyi anlatçam'' der. amk bize neyse, daya kafasına silahı anlatsın her şeyi. neyse konu gelişir böyle.

    ----------- chris ve piers --------------

    - chris özel bir görevde takımını kaybettiği için kendini suçlu hissetmektedir ve kendini alkole verir. takımının kaybının sorumlusu olarakta ada wong'u görmektedir. tam içerken, piers oraya gelir ve kavgaya tutuşurlar. göreve geri dönen chris ve ekibi maceraya atılırlar.

    ---------- jake ve sherry --------------

    - william birkin'in kızı olan sherry'i re 2 oyunundan hatırlıyoruz. bu kızımız büyümüş ve ne hikmetse ajan olmuştur. vücudunda g virüsü taşıyan kızımızın ultra özellikleri vardır. bu sırada paralı asker olup yakalanan ve virüsün etkilerini kanıyla temizleyebilecek bir kişi olan jake ile beraber merkeze gitmektedirler ama kısmet olmaz macera başlar.

    - oyundaki en derli toplu senaryo bence leon senaryosudur. bunun yanında leon senaryosunda zombi varken, diğer senaryolar da zombi görmeyiz. genel olarak call of duty ve battlefield karışımı bir atmosfer hakimdir. oyun iyicene korku öğelerini bırakıp aksiyona dönüşür. oyunda artık istediğimiz zaman tekme, tokat atabilmekteyiz. herb işi biraz değişmiş, böyle ağzımıza naneli ciklet atar gibi bir şeyler atıyoruz ve health barımızı yükseltiyoruz. oyun co op oynanabiliyor. hatta bu oyunun esas amacını ben co op oynansın diye yapıldığı üzerine kuruyorum. oyun çok geniş spektrumlu gibi gözükse de yaratık sayıları aslında oldukça sınırlı. yeni bir virüsümüz daha var. adı c virüsü. oyunun her yerinde quick time event var. hatta o kadar var ki artık sinirlerimiz hoplamaya başlıyor. yani oyunda 2 dakika soluklanmak diye bir şey yok maalesef. yani oyunu öyle bir yapmışlar ki oyun potpori haline gelmiş ve her şey çok karışmış birbirine ama buna rağmen oyun içi oynanış ve hikaye oldukça klişe ve sığ bir şekilde ilerliyor. açıkçası ben pek beğenmedim oyunu.
    - resident evil 7

    - 2017 çıkışlı son resident evil oyunudur. ethan winters, karısından bir mail alır. karısı kendisinden yardım istemektedir ama karısı olacak mia winters aslında kaybolalı bayağı uzun bir zaman olmuştur. neyse lokasyona giden ethan, bir ev bulur ve içine selamsız sabahsız atlar. ev terk edilmiş bir haldedir ve her şey çürümüştür. bu sırada bir video kaset bulan ethan, daha önceden aynı eve gelmiş bir çekim ekibinin hazin hikayesini izlemiştir. bazı ipuçlarını öğrenen ethan şöminenin altından gizli kapakçığı çekerek bir odaya girer ve dolaşırken birden video da yenilen andrey adlı kişinin cesedini görür ama bitmiş vaziyettedir. bu sırada karısı mia'yı bulur ve yola koyulurlar ama bir zaman sonra karısı yaratık haline gelip türlü türlü manyaklıklar yapmaya başlar. biz karıyı iki kez yere yığarız ama üçüncüsünde de gelir. bu arada her gelişinde aslında normal insan haline geri döner ama bir zaman sonra tekrardan yaratık haline gelir. bizin ethanın elini tornavidayla duvara çiviledikten sonra, elektrik testeresiyle bileğinden itibaren koparır. neyse elimizi alıp yola devam ederiz. hand gun bulup mia'yı tekrardan öldürürüz ama tabii kısa bir süreliğine bu sırada manyağın biri arkadan gelip ''welcome to the family son'' deyip suratımıza yumruğu indirir. bir kalkarız ki manyak bir ailenin yemek masasında bağlı durumdayız. ağzımıza garip garip yiyecekleri tıkıştırırlarken, biz naz yapınca evin reisi ekmek bıçağıyla ağzımızı kesmeye başlar, telefon çalar yırtarız ve sonra olaylar gelişir.

    - bu oyun çok enteresandır, içinde bir çok yenilik taşır ama iyi mi olmuştur, kötü mü olmuştur? tam çözemedim. öncelikle oyun fps yani first person shooter olmuştur. artık kamera kendimiziz. bu son yıllarda çıkan outlast, slenderman gibi oyunlar yeni bir korku furyası çıkardığı için re oyunu da bundan feyz alıp, kamera açılarını değiştirmiştir. bunun yanında yaratıklar çok sınırlıdır. hep aynı tarz yaratıklar vardır. bu oyunda zombiler tamamen konuşma modundadır ve işin enteresanı biz hiç bir zaman kendi yüzümüzü görmeyiz. yani oyun aslında iyi gibi durmakla beraber, çokta iyi değil gibi de durmaktadır. iddialı sinematikler ortadan kalkmıştır ve oyunda envayi çeşit bulmaca vardır. oyun biraz silent hill'in çıkmayan oyunu p.t'den de esintiler almıştır.

    - ama o kadar belli olan bir şey var ki. oyun vr cihazı için yapılmış yani. düz bir şekilde oynarken çok keyif alamadım açıkçası ama vr ile oynayınca oyun bambaşka bir kimliğe büründü.

    - biraz şey durumu da vardır. capcom'a son dönemde o kadar değişiklik diye bastırıldı ki şirkette ''alın size değişiklik amk'' diyerek bir oyun çıkarmış gibi durdu. yani oyun aslında güzel sayılır fakat resident evil gibi değil, biraz outlast, biraz p.t havası var oyunda. keşke başka bir adla çıksaymış, o zaman daha farklı bir gözle inceleyebilirdim ama konu resident evil olunca işte o zaman çarşı karışıyor.
    --- spoiler ---
  • '96da playstation ile aldığım ilk oyunlardan biri.. (diğeri de nfs)
    bir hafta hafıza kartı olmadan, birkaç defa en baştan başlayarak deli olunca, hafıza kartı almak da farz olmuştu..
    ilk çıktığı versiyonda titreşim özelliği yoktu (ki playstation ilk çıkan modelinde de dualshock yoktu ya) , resident evil 2 'yi dualshock ile oynarken gerilim üzerine gerilim yaşamıştım!

    serinin bütün oyunları oynamış biri olaraktan, hala en zoru diyebilirim rahatlıkla. son birkaç senedir yeniden oynamak istiyordum kendilerini, ama evde tv olmadığından (o makinayı senelerdir almadım, almicam da!) birbirimize bakıp bakıp duruyorduk zaman zaman..

    iş güç yönünden tatilde de olduğumdan, aklıma gelmişken araştırıvereyim pc monitöründe nasıl oynarım diye..
    ve cidden yaşlandığımı gördüm!
    şöyle birşey varmış ve ben yeni öğrendim! (siparişi de verildi!) ve ayrıca emulator denilen şeyler çıkmış ya lan! cdyi iso yapıp çalıştırdım ki; ben bu netlikte oynamamıştım tvde! bu oyun klavyeyle oynanmaz deyip, bir de kol aldım dün! mutluluğun resmini çizme vakti geldi 19 sene sonrasında!
    bu arada kol, gün içinde kargolandı, bugün de elime ulaştı. tuş yumuşaklığı ve malzemesi neredeyse ps1 kolu gibi, alacaklara tavsiye..
    oyundaki bulmacaları zerre hatırlamıyorum, iyi ki de hatırlamıyorum, aynı keyfi alacağım demektir! bitirdikten sonra editlerim artık, bitirebilirsem..
    geçmişi yaad etme zamanı başlasın artık!

    **edit 1:
    hem imla, hem de 7 saat aralıksız oyun yeter bugünlük!

    *edit 2:
    an itibariyle, on bir buçuk saatte, on dokuz sene sonunda efsane tekrar hatmedildi!
    bulmacaların neredeyse hepsini de hala hatılıyormuşum bu arada. tüm seriyi hatmeden birisi olarak, ilk oynadığıma nazaran daha çabuk ve kolay bitirebildim. öldürdüğüm zombi neredeyse yok denilecek kadar az; kaçmak ne kadar da basitmiş halbuki. ilk oynadığımda mermi diye döt veriyordum resmen.
    neyse, on iki save, on iç defa da you died ile oyunu bitirebildim.
    jill ile bitirdiğimde, real survival mod ile hanfendiye birtane de elbise açılıyor, bir de oyun giriş sayfası değişiyormuş.

    madem bu kadar çabuk bitti, re2 'yi de tekrardan hatmemem için bir sebep yok!
  • gerçek anlamda tırstıran ender oyunlardandı.bu arada erkek kahraman(chris redfield) ın saç stiline de hayranlık beslerdim gizliden.
  • village çıkmadan önce, kısaca umbrella şirketi, eski resident evil oyunları ve 7. oyunun hikayesini özetlediğim, kurgulu ve alakalı görsel materyaller ile bezeli bir video yaptım. seriye yabancı olan oyuncular, ve hikayeyi kısaca hatırlamak isteyenler için hem linkini, hem de video metnini bırakıyorum. umarım, merak edenlere faydalı olur.

    link:

    resident evil’ın hikayesinde ilk olarak bilmeniz gereken şey, umbrella şirketi’nin ne olduğu ve amacıdır.1970’lerde kurulan umbrella şirketi en başlarda ilaç, kozmetik ve gıda sektörlerinde aktif olarak yer alsa da, zamanla gizli bir şekilde biyolojik silah araştırmalarına da başlamıştı.

    şirketin amacı, ürettiği biyolojik silahlardan kâr sağlamaktan ziyade, insan ırkına evrim geçirtip üstün bir insan türü yaratmaktı. bu projenin adı ise, wesker planı idi. bu proje kapsamında, dünyanın pek çok yerinde zeki ve başarılı ailelerin çocukları toplanmış, ve hepsine de wesker soyadı verilmiştir. bu planı ise ilk defa 5. oyunda öğreniyoruz. ve serinin pek çok oyununun ana kötü karakteri ise, albert wesker adında bir doktordur ki o da bu proje kapsamında toplanan çocuklardan birisidir aslında.

    şirketin kurucuları arasında 3 önemli isim yer almakta, ve zamanla bu isimleri yazının ileriki kısımlarında bolca anacağız. doktor oswell spencer, doktor edward ashford, ve dr james marcus. bu 3 bilim adamı, resident evil evreninde çok kritik yere sahip, ve serideki olayların tetiklenmesine de doğrudan etki etmekteler.

    her ne kadar şirketin nihai amacı üstün bir insan ırkı yaratmak olsa da, bu proje için paraya ihtiyacı vardı. bu sebeple şirket, ilk olarak biyoorganik silahlar üretmeye başladı. ürettikleri ilk biyoorganik silah, t virüsüydü. ilk başlarda insanları direk öldüren bu virüs, yapılan araştırmalarda öldürmekten ziyade “zombileştiren” bir virüse dönüşmüştü. basit bir şekilde bu virüs, bulaştığı insanların beyin ve diğer organlarına hasar vermesine rağmen hayatta tutan bir virüstü. bu virüse sahip insanlar, agresifleşiyor, ve açlıktan dolayı yamyamlık yapıyordu.

    fakat şu keşfedilmişti ki, nüfusun %10’u bu virüse karşı bağışıklığa sahipti. işte bunu farkeden şirket, hayatta kalanları avlamak amacıyla bu virüsten yeni biyolojik silahlar yarattı. ilk yarattıkları biyolojik silah bir tarantula olsa da, resident evil serisinin belki de en ürkütücü yaratığı olan “hunter alfa”, şirketin en büyük başarılarındandı. bu yaratıkları yaratan kişi ise, resident evil 2’deki esas düşmanımız william birkin’den başkası değildi.

    tabii umbrella güçlendikçe, şirketin kurucuları arasında çeşitli güç oyunları yaşanmaktaydı. kuruculardan edward ashford, daha t virüsü ortaya çıkmadan, spencer tarafından öldürüldü. yerine geçen oğlu alexander ashford, bir virolog olmadığı için ailesinin şirket içinde sivrilmesine engel olmuştu.

    alexander’ın ikiz çocukları, alexia ve alfred ise, bu sebeple babalarına birer ezikmiş gibi davrandı. özellikle bu ikizlerden alexia, bir dahi seviyesindeydi. özel bir karınca kolonisi kraliçesinde keşfettiği virüsü t virüsü ile sentezleyerek, “t veronica” adında yeni bir virüs keşfetti. bu virüsü babası alexander ashford’a enjekte ederek, “nosferatu” adında korkunç bir yaratığa dönüşmesine sebep oldu. ardından virüsü geliştirip kendisine enjekte etti, ve babasının başına gelen zararlı mutasyonlardan etkilenmemek adına kendisini 15 yıl sürecek bir buz uykusuna soktu. gerizekalı kardeşi alfred ise, bu sürede ailenin başına geçti.

    şirketin kalan 2 kurucusu ise, birbirinin kuyusunu kazma planları yapıyordu. doktor james marcus, öğrencileri olan albert wesker ve william birkin ile beraber, sülük dna’sını t virüsü ile birleştirerek yeni bir virüs yaratmaya çalışıyordu. bu çalışmasında çocukları ve stajyerlerini kullanmaktan çekinmedi. resident evil 0’da göreceğimiz işkence odaları, aslında insanlar üzerinde deneylerin yapıldığı test odalarıydı.

    tabii bu çalışmalar çok uzun sürmedi. spencer, verdiği emir ile doktor james marcus’u öldürttü. hem de kendi öğrencileri olan william birkin ve albert wesker’a. çalışmaları ile birlikte nehre atılan doktor james marcus, burada üzerinde deneyler yaptığı bir kraliçe sülük ile dna’sının birleşmesi sonucu, mutanta dönüşür ve vücudu anında iyileşir.

    kendisini öldüren öğrencilerinden william birkin, james marcus’un çalışmaları üzerinde yoğunlaşarak t virüsünün gelişmiş bir versiyonu olan g virüsünü geliştirir. albert wesker ise, önce orduya katılır, ardından da stars adındaki umbrella şirketinin özel kuvvetleri olarak nitelendirilebilecek ekibin başına geçer. bu arada umbrella şirketinin özel kuvvetler birimi bulunmakta, çünkü virüs patlak verene kadar 100 bin kişilik raccoon şehrinin 3te biri umbrella için çalışmaktaydı, şirketin öyle bir gücü vardı anlayacağınız. ayrıca dünyanın pek çok yerinde umbrella araştırma üsleri bulunmaktadı. antarktika’da bile vardı hatta.

    şirket hakkında bilmeniz gereken temel bilgileri bitirmeden önce, bir de tyrant’lardan bahsetmek isterim. şöyle ki, resident evil serisinde bolca boss görmekteyiz. bu bossların en güçlüleri, genelde “tyrant” adı verilen özel silahlardır. resident evil 2’deki mr x, ya da resident evil 3’teki nemesis. hepsi birer tyrant idi. diğer zombilerden farklı olarak, virüsün direkt olarak laboratuvar ortamında enjekte edilmesiyle yaratılmışlardır.

    şirket hakkında yeterince bilgi sahibi olduğunuza göre, artık hızlı bir şekilde 7. oyuna kadar olan olayları şöyle bir özetleyelim:

    resident evil 0, her ne kadar ilk çıkan resident evil oyunu olmasa da, hikayenin başlangıcını anlatan resident evil oyunudur. umbrella şirketine ait bir trene saldırı düzenlenir, ve bu saldırıyı araştırmak üzere stars ekibinin bravo timi olay yerine ulaşır. saldırıyı düzenleyen, şirketin kurucularından dr james marcus’tan başkası değildir, hani şu öğrencileri tarafından öldürülüp nehre atılan umbrella şirketi kurucusu.

    oyunda, daha sonradan resident evil 1’de de göreceğimiz rebecca chambers, ve bir daha hiç göremeyeceğimiz billy coen ile oynayarak, ikilinin kaçmasını sağlıyoruz. bu oyunun hikayeye tek katkısı, resident evil evrenindeki olayların nasıl tetiklendiğini öğrenmemiz oldu. zirâ 1. oyunun özünü oluşturan, arklay dağlarında patlak veren zombi faciası, dr james marcus’un saldırıları sonucunda gerçekleştirmiştir. tahmin edebileceğiniz gibi, kendisini öldürten spencer, ve şirketi umbrella’dan intikam almak istemektedir marcus.

    oyunun sonunda dr james marcus, billy coen tarafından öldürülür. rebecca chambers ise, resident evil 1’deki malikaneye doğru yol alır.

    resident evil 1’de ise, dr james marcus’un umbrella laboratuvarlarına yaptığı saldırılar sonucu, raccoon şehri yakınlarındaki arklay dağlarında zombiler baş gösterir. tabii buraya gönderilen stars ekibinin alfa takımı, zombilerden habersizdir. bölgeye gelir gelmez, ekibin joseph ismindeki bir üyesi, cerberus adındaki zombi köpekler tarafından öldürülür. ekibin geri kalanı ise, rebecca’nın resident evil 0’da girdiği malikaneye girerler.

    burada, ekip üyeleri gerçekten çok önemli. ekibin ilk üyesi chris redfield, resident evil serisinin 2 ana karakterinden biri diyebiliriz. çünkü resident evil 1, code veronica, revelations, 5, 6, ve 7’de göründü. hatta resident evil village’ın bile kapağında bulunmakta. aynı zamanda, 2. oyundaki claire redfield’ın abisi. anlayacağınız çok önemli bir karakter.

    ekip üyelerinden jill valentine ise resident evil 1,3, revelations ve 5’te görüldü. barry burton ve rebecca chambers, biraz daha unutulmuş karakterler kategorisine girse de, ekibin son üyesi olan albert wesker, çok uzunca bir süre boyunca serinin kötü adamı olarak kaldı.

    geldikleri malikane, aslında bir umbrella araştırma tesisiydi. ve gerçekte ekibin bu malikaneye gelmesi, wesker’ın bir planıydı. umbrella şirketinin ürettiği tyrant’ı rakip bir şirkete satmak istiyordu ve bunun için de savaş datası toplaması gerekliydi. bu sebeple de, stars ekibini buraya çekmişti. ancak stars ekibi başarılı olup, tyrant’ı yok etti ve laboratuvarı bombaladı. oyunu oynarken, ekibin lideri albert wesker’ın tyrant tarafından öldürüldüğüne şahit oluruz.

    ancak aslında wesker ölmemiştir. dr william birkin, albert wesker’a t virüsü şırıngada bir t virüsü vermiştir, ve bu virüsü kullanarak süper insan gücüne erişebileceğini belirtmiştir. normalde bu virüs biyolojik silahlar yaratmak amacıyla kullanılsa da, albert wesker’a süper güçler verdi. çünkü wesker, en başta bahsettiğim wesker projesinin bir ürünüydü. bu sayede resident evil 1’de ölümden kurtulup, süper güçlere erişmiştir.

    resident evil 2’nin konusu ise, raccoon şehrinde patlak veren t virüs faciasını konu almakta. ve bunu yaparken de 2 ana karakter üzerinden ilerlemekte oyun. şehirdeki ilk görev günü olan leon scott kennedy, ve abisini arayan claire redfield’ı anlatmaktadır oyun. bu kez virüs şehre yayılmıştır, sebebi ise dr william birkin’dir.

    umbrella ile fikir ayrılığına düştükten sonra g virüsünü amerikan hükümetine satmaya karar vermesine rağmen, umbrella tarafından laboratuvarına baskın düzenlenir ve özel ajan hunk tarafından g virüsü çalınır. william birkin vurulur, ve ölmek üzereyken kendisine virüsü enjekte ederek bir mutanta dönüşür. laboratuvarını basan askerleri öldürerek intikam alır, ancak bu sırada bolca t virüsü kapsülü kırılır. fareler, bu virüsü alıp şehre taşır, ve böylece şehirde muazzam bir zombi salgını açığa çıkar.

    her ne kadar umbrella ajanı hunk virüs örneğini çalmış olsa da, virüsün son bir örneği daha vardır, ve bu da william birkin’in kızı sherry birkin’in madalyonundadır. bu virüs örneğini alması için albert wesker, ada wong adında bir çin ajanını yollar. ayrıca umbrella, bu virüs örneğini alması ve hayatta kalanları öldürmesi için, t-00 adında bir tyrant da yollar – ki bu oyuncular arasında mr x olarak da bilinir. oyunun sonunda ise leon, claire, ada ve sherry şehirden kaçar, raccoon şehrine atom bombası atılır, ve bir hikaye daha sona erer. tabii oyun biterken ada’nın hayatta kaldığını bilmeyiz.

    resident evil 3, daha önceden “en iyi resident evil oyunu” adlı videomda da bahsettiğim gibi, hikayeye fazla katkısı olmayan bir yan oyundu ve basitçe resident evil 2’deki olaylar yaşanırken, ilk oyunun ana karakteri jill valentine’ın şehirden kaçışını konu alır. hikaye açısından seriye çok da bir katkısı yok.

    code veronica ise, temelinde claire redfield’ın abisi chris redfield’ı aramasını konu alsa da, hikaye açısından seri için en önemli oyunlardan birisidir. albert wesker’ın yaşadığını bu oyunda öğreniriz ve süper güçlerine de ilk olarak bu oyunda tanık oluruz. chris ile aralarındaki düşmanlık da bu oyun ile başlar. oyunun sonunda kısaca redfield kardeşler birbirine kavuşur, ashford ailesi yok edilir, ve wesker da t veronica virüsüne sahip steve burnside’ın cesediyle adadan ayrılır.

    tabii tüm bu olaylardan sonra, umbrella şirketi de dağılır. 2006 yılında umbrella’nın amerika kolundan, “blue umbrella” adında yeni bir şirket kurulur, ve bu şirketin de resident evil 7 ve 8 ile doğrudan alakası bulunmakta.

    2. oyunun ana karakteri leon kennedy, raccoon city olaylarından sonra gizli servise katılır, ve resident evil 4’te los ılluminados adlı bir tarikat tarafından kaçırılan abd başkanının kızı ashley graham’ı kurtarmak için göreve çıkar. seride t ve g virüsü ile enfekte olan kimse kalmadığı, ve sağa sola atom bombası atıldığı için, 4. oyunda da tabii yeni bir virüs ortaya çıkar: las plagas. bu virüs ile enfekte olanlar, önceki oyunlarda gördüğümüz zombilere göre çok daha zeki ve becerikli. oyunda albert wesker ve ada wong’u da bolca görürüz. wesker, ada wong’u bu sefer de las plagas virüs örneğini alması için yollar, ve yolları yeniden leon kennedy ile kesişir. oyunun sonunda leon abd başkanının kızını kurtarır, ada virüs ile kaçar, ve virüs ile birlikte tarikat da yok edilir.

    bu olaylar yaşanırken, chris redfield ise bsaa adlı bir bioterörizm karşıtı örgüte katılır. partneri jill ile beraber, albert wesker’ın yerini öğrenip yüzleşmek için yola çıkarlar. wesker, şirketin hayatta kalan son kurucus oswell spencer’ın malikanesindedir. burada, oyunculara wesker projesinin ne olduğu açıklanır, ve ardından wesker spencer’ı öldürerek umbrella şirketine resmi olarak son vermiş olur. ardından chris ve jill ile girdiği münakaşada, jill ile birlikte malikaneden atlar ve ikisi de kayıplara karışır.

    resident evil 5’te yine chris olarak – bu sefer afrika topraklarında – bir maceraya atılırız. uroboros diye başka bir virüs vardır, ve seride bir daha göremeyeceğimiz partneri olan sheva alomar ile virüsün arkasındaki isimleri araştırırken, aslında wesker’ın bu işin arkasında olduğunu öğreniriz. wesker, atmosfere uroboros füzeleri atarak, bütün nüfusun enfekte olup, sadece kendisi gibi üstün genlere sahip insanların hayatta kalacağı bir dünya hedeflemektedir. jill de kendisinin beyin kontrolü altındadır. oyunun sonunda chris wesker’ı öldürür, planını engeller, jill’i kurtarır, ve resident evil serisinin hikayesi de böylelikle bitmiş olur.

    resident evil 6, ne yazık ki serinin ekmeğini birazcık daha yemek amacıyla çıkartılmış bir oyun ve hikaye anlamında gerçekten de rezalet bir oyun. hikayesini anlatmaya gerek yok. genel hatlarıyla resident evil serisinden bildiğimiz karakterlerin dünya çapında virüs ile mücadelesini anlatan, saçma sapan bir oyundu. bir de wesker’ın nereden çıktığı bilinmeyen oğlu jake ve chris arasında intikam hikayesine de yer verir ki gerçekten saçmalığın daniskasıdır. ne yazık ki bütün olaylar ana evrende geçmektedir, yani gerçek hikayede vardır bu olaylar.

    fakat bu oyun ile birlikte, resident evil 5’te mantıken biten bir hikaye, bu sefer resmen bitirilmiştir.

    resident evil 6’dan 5 yıl sonra gelen resident evil 7’de ise, önceki oyunlardan farklı bir yolda hikayeye girişilmiştir. fakat yine de, seri ile bağlarını tamamen kopartan bir oyun da değil. bu sefer hikayede umbrella yerine “the connections” adında bir biyoterörist örgüt vardır ve ellerinde de "eveline" adında bir biyolojik silah bulunmaktadır. embriyo aşamasında iken kendisine enjekte edilen bir bakteri ile temasa geçtiği insanların zihnini kontrol edebilen bir mutanttır eveline.

    kendisini üreten şirket “the connections”, eski umbrella çalışanları tarafından kurulan biyolojik silah karşıtı örgüt olan “blue umbrella”dan kaçarak eveline’i başka bir laboratuvara götürmek üzereyken, çıkan bir kasırga sonucu eveline kontrolünü kaybedip gemi çalışanlarına saldırmaya başlar. ardından gemi louisiana yakınlarında kaza yapar.

    eveline, küçüklüğünden beri mia winters adındaki the connections çalışanını annesi olarak görmekteydi. kazadan da ikisi sağ kalır. ikiliyi, jack baker adında bölgede yaşayan bir aile babası kurtarır ve kendi evlerine yerleştirir. evde eveline ve annesi olarak bildiği mia winters dışında aile reisi jack baker, eşi marguerite, kızı zoe ve oğlu ve lucas yaşamaktaydı. ancak eveline, bu aileyi kontrolü altına alır. sebebi ise, küçüklükten beri ailesiz yaşadığı için aile konusunda takıntılı olmasıydı. zoe baker, eveline’in yaptıklarının farkına vardığı için, enfekte olmasına rağmen eveline’in beyin kontrolüne karşı koyabilmişti. fakat ailenin geri kalanı, eveline tarafından kontrol ediliyordu. zamanla, ailenin oğlu lucas baker, the connections ajanlarıyla irtibata geçer ve onlardan bir serum alır. bu serum sayesinde, eveline’in beyin kontrolünden etkilenmez. karşılığında ise, şirkete aile hakkında sürekli bilgiler vererek casusluk yapar.

    oyunda lucas baker’ın sadistçe şeyler yapma sebebi, anlayacağınız eveline’in kontrolünden ziyade, lucas baker’ın ruh hastası olmasıdır. fakat yine de, eveline’i kandırmayı başarır ve eveline lucas’ı kontrol ettiğini zanneder.

    eveline, ailesini büyütmek amacıyla çevredeki insanları kaçırmalarını emreder baker ailesine. zamanla, bölgeden pek çok kayıp insan ile ilgili haberler ulaşır. hatta oyun içerisinde bulduğumuz kasetler ile, clancy adında bir kameramanın yaşadıklarına da 1. elden şahit oluruz.

    bu esnada eveline, laboratuvar ortamındaki ilaçlarından eksik kaldığı için, hücreleri normalden 25 kat daha hızlı bölünmeye başlar. ve böylece, kısa bir süre sonra 80li yaşlarında bir kadının görüntüsünü alır vücudu.

    son olarak eveline, kendisine bir baba figürü olması için mia’yı manipüle ederek, kocası ethan’ı bulundukları eve çağırır. ana karakter ethan da, 2 yıldır öldü bildiği karısından gelen video kaydına kayıtsız kalamaz ve çiftliğin yolunu tutar. fakat burada karısını kurtarmaya çalışınca, mia’yı ethan’ı öldürmesi için kontrol eder. çünkü onun gözünde ethan, aileyi yıkacaktır. fakat ethan buna direnir.

    yine de, jack baker tarafından ele geçirilir. ardından kısa süreliğine de olsa kurtulan ethan, ailenin kızı zoe ile iletişime geçer ve ilaç yapıp karısını nasıl kurtaracağını da öğrenir.

    bu aşamada, ethan’ın baker aile fertleriyle yüzleşmesini izleriz. lucas dışındaki aile fertleriyle yüzleşen ethan, sonunda ilacı yapıp karısına kavuşur, ancak jack baker tarafından saldırıya uğrar. 2 tane ilaç yapmıştı ethan. biri zoe, biri ise mia için. ancak jack baker’ı durdurmak için, ilaçlardan birisini kullanır.

    ve bu aşamada oyuncudan bir seçim yapması istenir. son kalan ilaç ile zoe’yi mi kurtaracak, mia’yı mı? aslına bakarsanız, bu seçim hiçbir işe yaramıyor, çünkü oldukça saçma. ve hikaye açısından doğru olan, serumu mia’ya vermeniz. eğer serumu zoe’ye verirseniz, eveline’in saldırması sonucu zoe ölüyor, ve ardından ilaç vermediğimiz için de mia ölüyor. eğer mia’ya verirseniz, mia kurtuluyor, ve zoe’nin başına gelenleri de “end of zoe” ek paketinde öğreniyoruz.

    mia’ya serumu verdikten sonra, eveline’in saldırısı sonucu kaza yapıp mia ile oynayarak, başta sizlere anlattığım kısımları deneyimliyoruz. ardından, tekrardan ethan’ın kontrolünü alarak eveline ile final dövüşü başlıyor. normalde ethan’ın eveline’i öldürmesi imkansız iken, o sırada helikopter ile olay yerine varan blue umbrella tarafından kendisine atılan albert 01 adlı silah ile eveline’i öldürmeyi başarır. bu silahın adının, resident evil serisinin ana kötüsü olan albert wesker’a gönderme yapılarak böyle koyulduğu çok bariz.

    ardından helikopterden blue umbrella takımının lideri olan chris redfield inip, ethan ve mia’yı kurtarır. buradan sonra ise, aile ile ilgili yarım kalan işleri tamamlamak için işe koyulur.

    her ne kadar eveline ölse de, jack baker ve lucas halen daha hayattadır. ayrıca zoe’ye ne olduğu bilinmemektedir.

    end of zoe ek paketinde, ailenin aslında joe baker adında bir üyesinin daha bulunduğunu öğreniriz. kendisi bataklıkta yaşadığı için eveline’den etkilenmemiştir. nasıl olduğu bilinmese de, yumruklarıyla yaratıkları öldürecek kadar güçlüdür. jack baker, ethan tarafından serum verilmesine rağmen hayattadır ve eveline’den bağımsızlığını kazanmıştır. ek paketin sonunda joe baker, kardeşi jack baker’ı öldürür. ardından olay yerine gelen chris, zoe ve joe’yu kurtarır.

    son olarak da, not a hero ek paketinde, chris’in ailenin hayatta kalan son üyesi olan lucas baker’ı öldürmesine şahit oluruz. ve böylelikle, resident evil 7’nin hikayesi sonlanmış olur.

    resident evil village ise, tam olarak 7. oyunun bittiği yerden başlar. yine hikayenin merkezinde ethan winters, mia winters ve chris redfield yer almaktadır. blue umbrella şirketinin geçmişinin muhtemelen daha detaylı gösterileceği bu oyunda, bu sefer yine resident evil 4’teki gibi bir tarikatın başrolde olması söz konusu. şimdilik oyunla ilgili olarak sadece lady dimitrescu, kardeşi heisenberg, mother miranda ve winters çiftinin çocukları olan rosemary biliniyor.
  • bunun filmi çekiliyo. milla jovovich oynuyo.
  • dört bölümden oluşan, ilk alındığında çığlık çığlığa oynanan, zamanla atraksiyonuna alışılan, ilk bölümün dört ayda, son bölümün üç günde bitirildiği aşmış oyun