şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: pseudonym)
  • kitap-lık'ın 45inci sayısında cem akaş 'reşit imrahor: sınırlarını zorlayan kollektif yapma kimlik' adlı yazısında kandile ısık tutuyor.
  • bir gultekin emre yazisinin konusu.

    // -degisik 'selam'-

    tan dergisinin nisan 1983'teki sayisinda bes siiriyle siir dunyamizda yankilanmalara neden olur. onunla ilgili ilk yaziyi haziran 1983'te ahmet oktay yazar: gorunmekle gizlenmek. ahmet oktay, boylece, onu, siir dunyamizda ilk kez, resmen selamlamis oluyor. sonra, bu gizemli sair ahmet guntan 'dan siirlerini ister gergedan 'in nisan 1988 sayisinda. gergedan'in mayis 1988 sayisinda iki siiri daha yayimlanir bu gorunmeyen sairin. siir ati 'nin 6. sayisinda da bir siiri yayimlanir bu gorunmekten, ortaya çikmaktan hoslanmayan ama kendinden çok soz ettiren sairin. sonra polemikler baslar. tempo dergisi bu gizi çozmeye çalisir. ahmet guntan , izzet yasar ve enis batur adlari one çikar. polemikler surer ahmet guntan'la. 1989'da ilk kitabi kuvve yayimlanir. yapi kredi yayinlarinda unutulmus sairler antolojisi yayimlanir (1993). trt2 'deki okudukça programinda sirti ekrana donuk olarak yer alir. ikinci kitabi kuvve den fiil e 'yi (1993) cenk koyuncu yayina hazirlar. resit imrahor'dan soz ediyorum. siir-lik'in subat 1998 sayisinda onun hamis baslikli siirini, mayis 1998 sayimizda da karsi yakada gol siirini yayimladik. sonra, resit imrahor'dan nil gunesin altinda yeni bir sey yok 1993-1994 dosyasi geldi. bu sayimizin dosyasini bu uzun siire ayirdik. resit imrahor mektubunda çalismasini soyle degerlendiriyor: "harf be harf yasayarak yazmak zorunda kaldigim 'nil gunesin altinda yeni bir sey yok 1993-1994, sadece akvaryumun, fanusun disina çikmak olarak degerlendirilmemeli: nerval 'in kendisini bir sokak lambasina asmasi, bugun bizlerin peygamberlerin dustukleri tuzagi tanimamiz ne yazik ki pek bir sey degistirmemize yetmiyor. bize kalan, olan karsisinda kendi kendimize sonuna dek gitmek ve olumlu bir bagla baglanmak." atlantigin karsi kiyisindan gonderilen bu uzun siiri severek yayimliyoruz.

    (...)

    resit imrahor, siir dunyamizda kendine kalici bir yer edinmis gorunuyor. gizemli, gizli kalsa da, bir baska siirle degisik bir 'selam' sunuyor siirseverlere.

    ---

    (...) //

    g.e.

    ic. siir lik, haziran 1998 berlin sayi:52
  • hikayenin ayrintili anlatimi icin isteyen kediler krallara bakabilir'e bakabilir.
  • resit imrahor "gercegi"ni bir de ilhan berk'ten dinleyecek olursak: bir zamanlar uc cins sair boyle tek bir ad altinda yaziyorlardi. kisa surede de unlendiler: izzet yasar, mustafa irgat, ahmet guntan. sonradan mustafa irgat'in yerini enis batur aldi. bilinmezlik bir ilkeydi onlar icin...
    boyle uzar gider tamami icin (bkz: izzet yasar) (bkz: dil oyunlari) (bkz: sel yayincilik)
  • beduh dergisinde "sanctis spiritus" şiiriyle yeniden hortlayan şiir hayaleti.
  • pessoayi okumus yazarlarin kullandigi bir pseudonym, izzet yasar resit imrahor hakkinda eglenceliydi gibi bir yorumda bulunur..
  • ilk görüldüğü an'ı şöyle anlatırlar:

    "bir gün sekreterim kapıdan başını uzattı, ‘reşit imrahor adında garip bir bey geldi,’ dedi. gelsin dedim, konuşkan değildi. şiirlerini usulca masama bıraktı... sonra da çekip gitti."

    (bkz: pandemonium mektupları)