şükela:  tümü | bugün
  • 1983 senesinde 82 kiloda avrupa şampiyonu olan güreşçimiz. tek dalma tekniğini en güzel uygulayan güreşçilerdendir.
  • sanki başka bi numarası yokmuş gib resit karabacak tek daldıydı,dilimize öyle yerleşmiş adıydı...
  • gundeme oturdugu sene itibariyle soyadlarin kisiliklerle ozdes olup olmamasi gerektigini irdeledigimden olsa gerek bacaklarinin yeterince kara olmadigini farkettigimde uzuldugum insan. buna benzer ahmet kostarikanin orta amerikayla hic bir ilisigi olmadigini ogrendigimde de yikilmistim.
  • bu güreşçimizin antrenorlüğünü uzun süre muharrem atik yapmıştır.. ona* tek dalmayı (tek dalmak) öğretebilmek için kafayı yemişliği rivayeti vardır bu güzide insanın..
  • ata sporu gureste yıllar sonra avrupa sampiyonu olunca milletce kendimizi kaybetmistik,sisli'nin gobeginde apartman boyu posterleri asılmıstı,sportif basarılara kolay ulasamadıgımız yıllardı,heryere omuzlarda goturulurdu,turk milletini mutlu etmis bir insandır yasayanlar bilir
  • 1984'de los angeles olimpiyatlarina tek madalya umidi olarak gonderdigimiz, fakat amerikan ayisi mark schultz'un 30 saniyede tus etmekle kalmayip kolunu kirarak hastanelik ettigi guresci.
  • ayrica dogru hatirliyorsam hayli killi bir bunyeye sahip guresci.
  • yanılmıyorsam artık yağlı güreş turnuvalarında kule hakemliği yapıyor.
  • yillar önce fila nin güres kurallarinda yaptigi bazi degisikliklerle ilgili bir muhabirin sorusuna "evet bazi çelikşiler oluyor" diye cevaplamisti.

    (bkz: çelikşi)
  • küçüklüğümde en çok korktuğum insanlar listesi yapacak kadar canım sıkılsa, ilgili listeye en yukarılardan giriş yapacak olma ihtimali son derece yüksek olan eski güreşçi.

    zamanında ergenliğinin ve enerjisinin doruğunda olan ve kendisinden 7 yaş küçük kardeşi karşısında belirgin bir kilo avantajı bulunan abi pacifica, evde yalnız kalındığında yapılan "azma - tepişme" aktivitelerinde "kardeşi ters çevirip salonda döndürmek" ve "işeme seviyesine kadar gıdıklamak" kategorilerinden sonra bir de "ayağa tek dalarak kardeşi oradan oraya fırlatmak" eylemini icra ederdi.

    işte tam bu sırada, hani nasıl sokakta futbol oynanırken prekazi diye bağrılıyorsa, o dönem tek dalarken de bu reşit karabacak ismini büyük bir hazla bağırırdı kendisi*.

    ben durumdan habersiz, reşit bey'i temel reis'teki kabasakal'a benzer bir canavar olarak hayal ederdim tabii küçük aklımla. kıllı kıllı kocaman kara bir bacak, ağız burun sakaldan birbirine karışmış bir varlık. korkunç.

    kendisi eminim çok beyfendi bir insandır tabii. yani emin değilim de öyle umuyorum.

    "reşit karabacaaaaaak tek dalyooooor"

    nereye dalıyor anasını satayım, zaten demin tuvalete zor yetiştim.