şükela:  tümü | bugün
  • 1993 yılında piyasaya çıkan bir peter maffay albümü.albümde yer alan parçalar;
    1. rock & roll
    2. liebe wird verboten
    3. über sieben brücken mußt du geh'n
    4. ist es gut - ist es schlecht
    5. woran glaubst du
    6. revanche
    7. weil es dich gibt
    8. erst dann hat der teufel gesiegt
    9. ich geh fort
    10. selbstvertrauen
    11. baby, baby apielt verrückt
    12. mein kind
  • avusturyalı yönetmen götz spielmann'ın 81. oscar ödüllerinde yabancı dilde en iyi film kategorisi'ne aday gösterilen psikolojik dram türündeki filmi.
  • aslında anaakımdan alışık olduğumuz bir karakter anlayışı ve hikaye kurgusu var bu filmin. farklılaştığı noktaysa yönetmenin anlatımı; çok fazla dramatize etmeden sabit kamera, dingin görsellikle adeta bir rus filmi havasında geçiyor, özellikle sonlara doğru.

    kısaca iki bölüme ayırabiliriz. ilk bölümde ukrayna'dan gelmiş ve nedeni çok açık olmamakla birlikte orospuluk yapan bir kadının hikayesi var. onun yalnızlığını ve çalıştığı yerde fedailik ya da yardımcılık yapan biriyle yaşadığı ilişkiyi görüyoruz. bu ilişkinin anlatıldığı bölümler oldukça klişe; gizli gizli buluşup sevişmeler şeklinde tezahür ediyor. bu bölümde kadının yalnızlığı iki noktada vurgulanıyor; ilki sevişmeye geldiğinde ailesiyle telefonda görüşme fırsatı yakalaması (aslında oralarda altyazı yoktu, benim yorumum o yönde), bir de patronun daha fazla para teklif etmesine rağmen yalnız bir yerde kalmak yerine arkadaşlarıyla birlikte daha az para kazanmayı tercih etmesi.

    filmin kırılma noktasından sonraysa film bir anda keskin bir dönüş yapıyor, daha çok adamın hikayesine odaklanıyoruz. yaşadığı iç sıkıntı, düştüğü ikilem... özellikle ikinci yarıda karakterler oldukça iyi, havada kalan bir şey yok. hikayenin geneli neden sonuç ilişkisinde ilerliyor ve bence bitmesi gerektiği gibi bitiyor. hatta film temposuna, meramına çok uygun bağlanıyor diyebilirim.

    bir de film 2009 oscarlarında avusturya'yı temsil edecekmiş. aslında üç maymun'a benzer şekilde suç, vicdan, ceza, yalnızlık gibi kavramlara eğilmesiyle ortak noktalar taşımıyor değil ama biçim olarak o kadar sade ki üç maymun bu filmin yanında, ecnebinin pretentious diye tek kelimede özetlediği; gösterişli ama yapmacık kalıyor. belki bu film olmasa üç maymun ilk beşe kalabilirdi, kısmet.
  • suc/soygun filmlerinin ana yapisini alan ve onu bambaska bir 'intikam' hikayesine donusturen film.
  • --- spoiler ---
    açıkcası iyi kurgulanmamış hikayesi, ağır ve sizi kendine çekmekten uzak akışı ve bir anlamda klişe olan konusu ile çok şeyler vaad etmeyen bir film olmuştur.

    iki insanın yalnızlık içindeki birlikteliği, çaresizliğin kaçış noktasının sonları oluşu ve intikam / özlem / şiddet mi derken bitiveren ve ucu açık veya kapalı bir sonu olmaması ile zaman kaybının ötesine geçememiş. hani filmi kurtaran tek şey oyuncular ve karakterlere - özellikle iki adama bakıp * *- aslında iyi insanlar bunlar demeniz. bu size iyi aktarılmış. intikamı gerektirecek bir şey de yok bir yandan iyi insanlar söz konusu olduğu için .... benzer şekilde iyi insan olduğu için vicdan azabını da gerektirecek bir şey yok vicdan azabı kökenini iyi insanlıktan almış bile olsa. kadın * ise katelizör sanki gizli bir bilgili - key word ; fotoğraf- bulması için var sanki senaryoda. pezevenk bile iyi adam kendisi yatmıyor fahişeleri ile ... herkes iyi, oyunculuk iyi ama film kötü.
    --- spoiler ---

    http://www.imdb.com/title/tt1173745/
  • rövanş olarak da çevrilebilir, intikam olarak da. film her iki yönlü olarak da algılanabilir. zaten intikamını rövanşda alıyor demek de mümkün.
    28. istanbul film festivalinin en iyi filmlerinden biri gözümde. sade, tutarlı, iyi oyunculuklar ve daha fazlasıyla bütün olarak iyi. izlenmesi tavsiye edilir.
  • görüntüleriyle beni benden alan film.
    karakterlerin içinde bulunduğu durum bence çok güzel verilmiş. oyunculuklar güzel. kameranın sabitliği, ki bunu çok severim ben, filmin konusuyla son derece uyum içinde.
    oscar'da bence iddialı bir yapım. ama rakibi olan michael haneke'nin das weisse band filmini geçebilir mi, o konuda tereddütlüyüm.
    belki de haneke diye tereddütlüyüm, orası da ayrı konu.
  • --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    ben mi yanlış anladım filmin kötü karekteri kadındı çünkü. herkes kendi derdinde iken, kız arkadaşı kocası tarafından öldürülen adamdan hamile kalmaya çalışarak evliliğini kurtardı, yada öyle umuyor. bunun farkında değil ama asıl önemli konu üremek için sarf ettiği çaba. hani görünen hikaye daha klişe kalsada, bence bu kısım daha çarpıcıydı. kadının çabası, elamanın uygulamaya koyduğu banka soygunundan çok daha komplike bir plandı. tabi sonu dramatik bir yere gitti; doğacak çocuk gerçek babasının sevgilisini öldüren adamı baba bilicek ömür boyu.

    sonuçta hatun bildiği iki büyük sırrı ölene kadar saklayacak. "kocama anlatmıcaksın demi?" cümlesiyle de tek derdinin kendi çıkarları olduğu da yönetmen amca tarafından gözümüze sokuldu.

    bundan ne biçin türk dizisi çıkar be.

    --- spoiler ---

    --- spoiler ---