şükela:  tümü | bugün
  • 2008'de görebileceğimiz bir adet sam mendes film. filmin oyuncu kadrosunda leonardo dicaprio, kate winslet ve müthi$ oyuncu, süper ki$ilik kathy bates var. film richard yates'in 1961 tarihli aynı adlı romanından uyarlanmı$. birinci dünya sava$ı sonrası amerikası ve bir kadının hikayesi.

    ayrıca titanic'den sonra kate winslet ve leonardo dicaprio tekrar bir araya geliyor.
  • gerek yönetimiyle, gerek oyuncularıyla, gerek müziğiyle insanı koltuğuna çivileyecek bir film olduğunu 2 dakikalık fragmanda hissetirmeyi başarmıştır.
  • fragmanı ve kısa bir tanıtımı için; http://sineofrenik.blogspot.com/…ime-giden-yol.html
  • fazla mı mad men izledim nedir, trailerı izlerken bi yerlerden elinde sigarasıyla don draper fırlayacak sandım.
  • beyazperde de gördüğüm kadarıyla 13 şubatta izleyebileceğimiz film.
    türkçeye de (bkz: hayallerin peşinde) olarak çevrilmiş.
  • izlemeden önce şöyle bir derin nefes alınıp öyle izlenmesi gereken bir film. türü psikolojik dram desek yeridir. zor bir film.

    çok değil, ara ara spoiler içerebilir, atlayarak okuyun.*

    oyunculuk kesinlikle ön planda, özellikle leonardo dicaprio ve kate winslet'ın uzun süren bir tartışma sahnesi var ki, ayakta alkışlanacak cinsten. oscar'ı kazandıracak gibi görünüyor en sonunda ikisine de. 1950'lerin havası filmin kasvetini daha bir artırmış desek yeridir; elvis'in crying in the chapel'ı film devam ederken insanın zihninde çalmaya devam ediyor sanki. bir dikkat çeken özellik de 1950'ler ve sigara furyası, sönmek bilmeyen bir sigara geçiti izliyoruz filmde.

    sam mendes, kişilerin yaşadığı bunalımların tavırlarındaki yansımalarıyla yakın çekim ilgilenmiş. amerikan aile yapısının savaş sonrası bunalımdan dolaylı da olsa etkilenmesi falan gibi bir durum ancak kassan söz konusu olabilir. revolutionary road, bir devrim hikayesi belki ama bu dönüşüm (devrim) ilk akla geldiği manada değil, elindeki seçenekleri değerlendirmek için çaba sarfeden ve revolutionary yoluna çıkan bir evde hayatlarını devam ettirmeye çalışan bir ailenin devinim hikayesi aslında. o yüzden v for vandetta türünde bir film sakın beklemeyin, isme kanmayın. yazık olur size. ha bir de kathy bates'i es geçmemek lazım. küçük ama önemli bir rolde kendisi. tatlı sempatik hali belki de ilk kez rahatsız edici bir hal almış filmde.

    spoiler tehlikesi bitti.

    biraz american beauty, biraz in the bedroom, azıcık unfaithful kokan ama hiçbiriyle karıştırılmaması gereken bir film zira son dönem amerikan sineması için önemli bir film olmuş kanımca. öyle çerez filmlerden değil, oturulup üzerine düşünülmesi gerekenlerden...
  • yıllar önce, titanik faciasında başrol oynayan ikilinin, yıllar sonra oyunculukta katettikleri yol için bile izlenmesi gereken, 4 dalda altın küre adayı film.

    --- spoiler ---

    filmin senaryosu oldukça sıradan. son zamanlarda görmeye alıştığımız, izleyiciyi zorlayacak bir senaryo değil. fakat bu kadar sıradan bir senaryoda kate winslet ve leonardo di caprio o kadar iyiler ki, sahnelerdeki duyguları ve gerilimi siz de hissediyorsunuz. özellikle tartışma sahneleri çok başarılı.

    filmdeki karakterlerin neredeyse hepsi, bir şekilde istemedikleri hayatlar yaşıyorlar. ya bunu farkedemeyecek kadar sıradanlar, ya bunu farketmelerine rağmen bir şey yapmayacak kadar korkaklar, ya da wheeler çifti gibi bir şekilde engelleniyorlar. özellikle en son sahnede, kathy bates'in kocasının, karısının dırdırını duymamak için işitme cihazını kapatması çok vurucuydu.

    yakın zamanda evlenmeyi düşünüyorsanız, bu filme gitmenizi tavsiye etmem.

    --- spoiler ---
  • american dream dediğimiz olguyu yerden yere vuran film. boş, umutsuz ve mutsuz bir hayattan kurtulup gerçekten yaşamak isteyen bir kadının hikayesi anlatılyor. senaryo basit görünse de çok derin ve çok vurucu. oyunculuk resmen konuşmuş bu filmde. leonardo di caprio ve kate winslet titanic'teki anlamsız ve donuk oyunculuklarından sonra, bu filmde karşılıklı döktürmüşler. herkesin dediği gibi, özellikle tartışma sahneleri müthiş. sam mendes, american beuty'den sonra yine american dream ve insan ilişkileri üzerine çok derinlikli bir film yapmış. filmin değerinin giderek daha fazla anlaşılacağı görüşündeyim. ayrıca artık sam mendes tapınılacak yönetmenler arasına kendini sokmayı başardı. filmde sade bir yönetmenlik tekniğini seçmiş ve oyunculukları öne çıkartmıştır kendisi. bu da, filme asıl havasını kazandırmıştır.

    --- spoiler ---

    demek ki neymiş? kadınlardan korkacaksın, hele kalbi kırılınlardan, ölesiye kaçacaksın.

    --- spoiler ---
  • 30'lu yaslarini yasayan herkes icin bir uyari.
  • içinde birazda nuri bilge ceylan'ın iklimler'i havasını barındıran film. leonardo di caprio'nun 2000 yılındaki the beach filminden sonra oynadığı hepsi üst düzey filmlerinin sonuncusu.