şükela:  tümü | bugün
  • kamuoyunda reza zarrab davası olarak bilindiği için başlıkta öyle yer alsa da, artık resmileştiği üzere artık dava reza davası değil, halkbank eski genel müdür yardımcısı mehmet hakan atilla'nın yargılandığı dava kastedilmektedir.

    bilindiği üzere abd'de soruşturması uzun süren, iran ambargosununun delinmesine ilişkin yargılama, 28 kasım 2017 tarihi itibariyle başlamış bulunmaktadır. türk siyasilerin bakan düzeyinde belki daha üst düzeyde rüşvet aldıkları iddilarının da yer aldığı bu dava kamuoyunda, en azından sosyal medyada gündem olması gerekirken bugün çok farklı bir gelişme yaşandı.

    (bkz: 28 kasım 2017 kemal kılıçdaroğlu açıklamaları)

    bugüne kadar bylockçu akpli vekiller de dahil olmak üzere bir çok konuda iddiada bulunup sonrasında bu iddiaları takip etmeyen, belge sunacağız deyip sunmayan sayın kılıçdaroğlu, aslında gündemi çok önceden hazır olan bir günde gündem değiştirdi. 2011 yılına ait para transferi belgelerini açıkladı.

    bir grup hükümet yandaşı, bu belgelerin abd menşeili olduğu, sahte olduğu iddiasını ileri sürmeye başladılar. bunu müteakiben ilgili belgelerin basın ile paylaşılıp paylaşılmayacağı sorusuna ise chp kanadı olumsuz cevap verdi. belgeler paylaşılmış olsaydı, halk nezdinde belki bir anlam ifade edecek olan açıklamalar, bu sayede sadece suni bir gündem yaratmaktan öteye gidemedi. ama sosyal medyaya baktığımızda, bir grup kılıçdaroğlunun iddiasını ispatladığını konuşurken, bir grup belgelerin sahte olduğunu ve kılıçdaroğlu'nun sahtekar olduğunu ifade eden söylemlerde bulundu.

    peki ne oldu? reza davası zaten ana akım medyada kendine yer bulamayacaktı, ama sosyal medyada belki birileri bu meseleyi gündeme getirebilecekken, birden tek konuşulan kılıçdaroğlu ve belgeleri oldu.

    şimdi insanın aklına öncelikle şu soru geliyor:
    bu belge açıklamaları en çok kimin işine yaradı?

    normalde bu tip gelişmeler öncesinde akp, kürtaj, alkol yasağı, milli içkimiz ayrandır gibi suni gündem yaratır, bu süreçte arka planda asıl gündemi iç ederdi. şimdi bu vazifeyi ana muhalefet lideri akp yerine yapmış gözüküyor.

    şimdi bu söylem ortaya konulduktan sonra insanlar şunu sorabilir: bu belgeler önemli, halkla paylaşılması gerekmez mi? ama şunu gözardı etmemek icap etmektedir, söz konusu belgelerin 2011 yılındaki işlemleri ortaya koyduğu iddia edilmektedir. bu belgeler ne zamandan beri chp'nin elinde idi? neden bugün açıklandı da geçen hafta açıklanmadı?

    seçmen nezdinde sahteliği iddia edilince herhangi bir inandırıcılığı olmayacak olan bilgiler neden bugün paylaşıldı? hatta niyetler tamamıyla halis desek bile, belgeler en azından el altından basına ve sosyal medyaya sızdırılmadı?