şükela:  tümü | bugün
  • bizlere love actuallygibi nefis bir romantik komedi bahsetmis yazar-yonetmen. daha once senaryosunu yazdigi filmlerde bizlere yabanci degil: bridget jones's diary (2001), notting hill (1999), four weddings and a funeral (1994). ayrıca sayısız mr.bean skeci yazmistir.
  • the boat that rocked filminin senaristi, yapımcısı ve de yönetmen kişisidir.
  • the black adder serisinin yazarlarındandır. ayrıca doctor who'nun son (5.) sezonunda izlediğimiz vincent and the doctor isimli en güzel bölümün de yazarıdır.
  • bu yıl about time diye bir filmi geliyormuş. yönetmenliğini yaptığı ilk iki filmi gayet keyifliydi. ikisini de birkaç kez izledim.** bu yeni filminde de benzer tarzda, çok oyunculu ve leziz bir şey yapacağını düşünüyorum. keşke biraz daha erken başlasaymış film yönetmeye de birkaç filmle idare etmek zorunda kalmasaymışız. adam 57 yaşında, daha üçüncü filmi. :/
  • ingiliz garipliklerini sevimli gösteren adam. seviyoruz.
  • çerezlik filmlerin insanıdır. bunu olumsuz anlamda söylemiyorum; gerçekten senaryo olsun, yönetmenlik olsun, bu abimizin adını gördüğünüz filmi gönül rahatlığıyla, çerezinizle biranızla seyredebilirsiniz. filmleri asla sıkmaz, yormaz ve aradan yıllar geçse de o çerezlik dediğim film yine de bir şekilde hatırınızda kalır. öyle sabun köpüğü filmlerden bahsetmiyoruz yani, bu adam gerçekten işi biliyor.

    about time da tam kendi çizgisini gösteren, on numara bir film olmuş. ellerine sağlık.
  • bu adamin cidden, bir film yazarken kafasinda onlarca soru isareti oldugunu ve hepsini tek tek cevaplandirmadan asla senaryosuna son seklini vermedigini dusunuyorum. yoksa bu harika filmleri baska turlu yapamazdi.

    kendisi romantik-komedi filmlerinin ustadi olmakla kalmamis, mr. bean'i yani rowan atkinson'un da hayatini degistiren isim olmustur. zira onunla tanismak rowan atkinson icin hayatinda bir kirilma noktasidir. zaten kendisinin iki filminde de kisa da olsa cok onemli ve komik rollerde oynamaktadir. bunlar love actually ve four weddings and a funeral.
  • çok sevdiğim ve ortaya çıkardığı işlere hayran olduğum, yeni zelanda doğumlu, oxford üniversitesi'nde ingiliz dili ve edebiyatı okumuş senarist, yönetmen.

    zeki ve alçakgönüllü bir dile sahip olduğunu düşünüyorum.
    karakterler günlük yaşamdan, bizden biri ama yazar onları, göze batmayan bir komedi diliyle öylesine naif, tatlı, doğal bir şekilde ortaya çıkarıyor ki, yaptığı iş de çabucak evrenselleşiveriyor.

    bir de iyi karakterler bunlar. her an karşımıza çıkacakmışçasına iyiler, bir yandan da bize dünyayla ilgili fazla umut veriyorlar sanki. dünya derken, insanoğlu ile ilgili.

    about time, izlediğim en iyi romantik komedi olabilir.
    kayınvalidenin müstakbel geliniyle tanıştığında ona sorduğu ilk şeylerden birinin, "kusurların nelerdir?" olması ne kadar hoş. gelinin de ona tek tek, açık yüreklilikle kusurlarını sayması.

    mum: and what are your faults? i mean, little weaknesses.
    mary: well, i’m very insecure.
    mum: sweet.

    filmde en en en sevdiğim sahnelerden biri burda.